"Golfte İsmim Anılacak"

Golfün hayatında büyük bir yer kapladığını söyleyen Mehmet Aygün, “Her golf tutkunu gibi ben de iyi bir golfçü, bu alanda ismi anılır bir sporcu olmak istiyorum” diyor.

7 AĞUSTOS, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
"Golfte İsmim Anılacak"


Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

Aygün Group Yönetim Kurulu Başkanı MEHMET AYGÜN, 1,5 yıldır golf oynuyor. Golfle geç tanışmasına rağmen haftanın 6 günü 4,5-5 saat oynayarak sıkı bir golfçü haline geldi. Şimdiden 20 handikap seviyesine ulaştığını söyleyen Aygün, aralarında Fettah Tamince, Fikret Öztürk, Kaya Çilingiroğlu ve Özgür Çinkılıç gibi iyi oyuncu olan işadamlarıyla sık sık golf için bir araya geliyor. Golfün hayatında büyük bir yer kapladığını söyleyen Aygün, “Her golf tutkunu gibi ben de iyi bir golfçü, bu alanda ismi anılır bir sporcu olmak istiyorum” diyor.


Aygün Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün’ün hayatında çok önemli dönüm noktaları var. 16 yaşında Giresun’dan çıkarak Berlin’e gitmeye karar vermesi bunların en önemlisi. Her şeyin başlangıcının bu kararı olduğunu söyleyen Aygün, ilk olarak bir gıda fuarında Almanları dönerle tanıştırmış. Bu sayede Almanya’da hızlı bir büyüme yaşamışlar. Türkiye’ye dönüp Antalya’da Türk turizmine ilk tematik otel konsepti olan Titanic otellerini kazandırması ise diğer önemli dönüm noktası olmuş. İş ve özel yaşam dengesini başarıyla kuran iş insanlarından biri olan Aygün, otelleri sayesinde golfle tanışmasını ise hayatının önemli anlarından biri olarak tanımlıyor. Fettah Tamince, Fikret Öztürk, Kaya Çilingiroğlu ve Özgür Çinkılıç gibi işadamlarıyla sık sık golf için bir araya geldiğini söyleyen Aygün, “Golf spor olmanın ötesinde bir yaşam tarzı. Golf oynarken doğayla baş başa kalabiliyorum. Yürüyüş yapmış oluyorum. Bol kalori kaybediyorum, formumu koruyorum. 

Konsantrasyonu artıran sporların da başında geliyor” diyor. Aygün, haftada 30 saatini golf oynayarak geçirdiği için kısa sürede 20 handikap seviyesine ulaşmış. Oldukça hızlı ilerlediğini söyleyen Aygün, “Her golfçü gibi ben de iyi bir golfçü, bu alanda ismi anılır bir sporcu olmak istiyorum” diyor. 

Aygün Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün, CEOLife’a golf tutkusunu ve iş dışı yaşamının diğer yönlerini anlattı. 

  • Hem Berlin hem Antalya’da yaşıyorsunuz. Bu şehirlerin en çok nelerini seviyorsunuz?

 Hayatımın büyük bölümü bu iki şehirde geçiyor. Titanic Deluxe Bodrum’un açılması ile birlikte Mayıs 2016’dan bu yana Bodrum’da yaşıyorum. Antalya’nın sıcak iklimini, doğasını, hayatın rahat akışını seviyorum. İnsanların acelesi yok, koşturmaca yok. Sakin bir düzen kurabiliyorsunuz. Berlin ise en beğendiğim Avrupa şehirlerinden bir tanesi. Özellikle sanat ve kültür faaliyetlerini çok seviyorum. Şehrin tarihi sembolleri, dokusu insanı etkiliyor. 

  • Bir gününüz nasıl geçiyor, sabah kaçta kalkarsınız? Gün içinde neler yaparsınız? 

Sabahları en geç 07:30’da uyanırım. Kısa bir yürüyüşün ardından işimin başında olurum. O sırada bulunduğum otelin yönetimiyle günlük genel operasyon hakkında bilgi toplantısından sonra diğer otellerle ilgili değerlendirmeler yapıyorum. Mevsimine göre sabahları golf oynarım. Birebir işin içinde olmadan içim rahat etmiyor. Bazen misafirlerimizle kahve içerken bazen gelen misafir yorumlarını değerlendirirken buluyorum kendimi. Otel içinde mutlaka gün içinde birden fazla tur atarım. Gözlem yaparım. Yöneticilerimizle kısa toplantılar, görüşmeler yapıyorum. Hafta sonları genellikle en büyük tutkum golftür. Genelde golf kulübünde olurum. Dostlarımla ve misafirlerle zaman geçiririm. 

  • İş, özel yaşam dengenizi nasıl sağlıyorsunuz? 

İşim yaşamımın en önemli parçası. Çalışırken kendimi dinamik ve keyifli hissediyorum. İşim bana enerji veriyor, hayatımı dinamikleştiriyor. En önemlisi işimi severek yapıyorum, mutlu oluyorum. Elbette bununla beraber arkadaşlarımdan, ailemden ve hobilerimden vazgeçmiyorum. İki tarafı da dengeliyorum, zaman yönetimimi iyi yapıyorum. Çünkü işiniz ve özel yaşamınızı dengede tutmadığınız ve bir tarafı eksik bıraktığınız zaman olmuyor. 

  • Günün en keyifli anları sizin için hangi zamanlar? Bu süre zarfında neler yapmaktan keyif alıyorsunuz? 

Golf oynadığım sabah veya akşamüstü saatlerinden büyük keyif alıyorum. Yemek yemeyi ve yemek yapmayı da seviyorum. Gastronomi önemli ilgi alanlarımdan bir tanesi. Özellikle yemek yaparken deşarj oluyorum. Yeni tatlar ortaya çıkarmak hoşuma gidiyor. Ailemle birlikte geçirdiğim zamanlar da çok keyif veriyor. Çocuklarımla sohbet etmeyi severim. Onlarla hem iş hem günlük yaşamdan konuşmak iyi geliyor. Yeni nesilden de birçok şey öğreniyorsunuz. 

  • Nasıl dinlenmeyi tercih edersiniz? Sizi en çok dinlendiren etkinlikler neler? 

Nehirde balık tutarak günün yorgunluğunu, stresini atıyorum. Bunun yanı sıra SPA’da zaman geçirmek çok iyi geliyor. Yoğun temponun içinde insanın vücudunu da dinlendirmesi çok önemli. Sauna ve sonrası masaj öncelikli tercih ettiğim yöntemler arasında. Bazen de sadece yüzüyorum. Yüzmek çok rahatlatıyor ve zihnimi açıyor. 

  • Golf tutkunuz ne zaman başladı? 

Yeni sayılsam da bu konuda oldukça iddialıyım ve hızlı ilerliyorum. 2015’te Antalya Belek’teki otelimizin bünyesine golf kulübünü ekledik. Bununla birlikte golfle iç içe olmaya başladım ve golf hayatımın bir parçası haline geldi. Zamanımın büyük bölümünü golf sahasında geçiriyorum. Gün geçtikçe golfe daha da bağlandım. Özel dersler aldım. Hızlı ilerledim. Bu konuda yetenekli olduğumu gördüm. Şu anda 20 handikap düzeyindeyim. Golf sahasında golf oynayan dostlarım ve misafirlerimizle epey vakit geçiriyorum. Golf insana olumlu yönden gerçekten çok şey katıyor. Bu bir yaşam tarzı haline geliyor. Golf oynarken doğayla baş başa kalabiliyorsunuz, yürüyerek kalori kaybediyorsunuz. Golf konsantrasyonu da artıran bir spor. Bu, iş hayatınızda da fayda sağlıyor. 

  • Ne sıklıkla golf oynuyorsunuz? 

Haftanın 6 günü oynuyorum. Yaklaşık 4,5-5 saat sürüyor. 

  • En fazla kimlerle oynuyorsunuz? İş dünyasından golf arkadaşlarınız var mı? 

Otelimizin golf misafirleriyle birlikte de oynuyorum. İş dünyasından sıklıkla golf için bir araya geldiğim isimler arasında Fettah Tamince, Fikret Öztürk, Kaya Çilingiroğlu ve Özgür Çinkılıç var. 

  • Onlarla keyifli bir anınızı anlatabilir misiniz? 

Titanic Golf Club’ı satın aldıktan sonra 1,5-2 ay ders aldım. Sonra yıllardır golf oynayan arkadaşlarıma karşı ilk oyunumda galip geldim. Bu benim için unutamayacağım ve her zaman kendi aramızda keyifli sohbet konusu olan bir anı oldu. Böylelikle benim hafife alınmayacak bir rakip olduğumu görmüş oldular. 

  • Golf sizin yaşamınıza ne kattı? 

Golf partnere gerek duymadan bireysel oynayabileceğiniz, sadece sahaya karşı mücadele edebileceğiniz tek spor. Yeşil bir alanda 4-5 saat boyunca yürümek, yarışma sırasında 100-150 vuruş hareketi yapmak sağlık açısından da çok faydalı. 

  • Seyahat tutkunuz var mı? 

Seyahat tutkum olduğunu söyleyemem çünkü daha çok iş odaklı olduğum için işimle ilgili seyahat ediyorum. Gezi amaçlı seyahatlerim pek fazla mümkün olmuyor. Ama elbette iş seyahatlerim arasına bazen geziler de sıkıştırıyorum. İş için de Berlin-İstanbul- Antalya ve Bodrum arasında mekik dokuyorum. 

  • En unutamadığınız size bir şeyler öğreten seyahat anınızı anlatabilir misiniz? 

Birkaç yıl önce Miami’ye seyahat ediyordum. Uçakta yan koltuğumda oturan kişiyle sohbet etmeye başladım. Karadeniz’den ve tabii pideden açıldı konu. Karadeniz’in pidesinin nasıl yapıldığını, lezzet sırrını uzun uzun anlatmışım. Konu yemek olunca sohbetten de keyif aldığım için yolculuk süresince epey bu konudan bahsettik. O sırada farkına çok varmamışım ama sohbet ettiğim beyefendi de büyük bir ilgiyle dinliyordu. Bana detaylı sorular soruyordu. Pideyi öyle bir anlatmışım ki sonradan Miami’de restoran sahibi olduğunu öğrendiğim bu kişi bana Miami’de pideci açma teklifinde bulundu. Bir Türk klasiği olan pideyi işinin erbabıyla yapmak istediğini ve yüzde 100 başarılı olacağımı vurguladı. Elbette çok gurur duydum. Seyahat sırasında tanıştığım beyefendiyle belirli dönemlerde halen iletişim halindeyiz. İlerleyen dönemlerde yatırım planımıza alabileceğimiz bir konu. Geleneksel lezzetlerimizi Avrupa’dan sonra Amerika’ya taşımak bizim için önemli bir adım ve büyük bir başarı olacaktır.


“TAKIMIMA AŞKLA BAĞLIYIM” 

TUTKULU TARAFTARIM 
Futbol, ayrı bir tutkum. Uzun yıllardır futbola gönül veriyorum. Galatasaraylıyım. Tutkulu bir taraftarım. Takımıma aşkla bağlıyım. Son zamanlarda oynamasam da futbol oynamayı, izlemeyi ve yorumlamayı her zaman çok sevdim.
KULÜP BAŞKANIYDIM 
Geçmiş dönemde Almanya’da Türkiyemspor Berlin’in başkanlığını da yaptım. Hobiden öte profesyonel bakış açısıyla aktif olarak yönetim sürecine dahil olmak çok farklı. Futbolun oyun boyutundan çıkıp yönetici rolünü üstleniyorsunuz. Olaylara gerçekçi bakmak, duygu ve mantığı birlikte kullanmak durumunda oluyoruz. Futbol kulübü yöneticileri hem kulübün havasını, taraftarın atmosferini idare edebilen hem kulübü sportif manada daha ileriye taşıyabilen vizyona sahip olmalı.



“GOLFTE İDDİALIYIM”
KARARLI İLERLEYİŞ 

Şu anda yeni bir oyuncuyum, elbette yolun başındayız ama bu konuda kararlıyım. Çok iyi bir oyuncu olmak istiyorum. Şu anda 20 handikap seviyesindeyim. Henüz turnuvalara katılmadım ama yakın bir sürede bu alanda ismimi duyabilirsiniz.
İŞ İNSANLARI OYNAMALI 
Golfü iş insanlarına kesinlikle tavsiye ederim. Tek başınıza da çok rahatlıkla oynayabileceğiniz, grupla birlikte oynarken de yine ferdi olarak oynayabileceğiniz bir spor. Sağlık alanında, kardiyovasküler sistem üzerinde ve mental olarak pek çok pozitif etkisi var. Diğer sporlarla karşılaştırdığınızda böyle bir spor daha yok.
İYİ GOLFÇÜ OLACAĞIM 
Golfü dostlarınızla birlikte oynadığınız zaman birlikte zaman geçiriyor, sohbet ediyorsunuz. Her golfçünün olduğu gibi ben de iyi bir golfçü, bu alanda ismi anılır bir sporcu olmak istiyorum.



“YEMEK EN EĞLENCELİ SANATTIR”MUTFAK DENEYİMİ 
Mutfak hikayem ilk restoranımız Hasır’ı açtığımız zaman başladı. 1977 yılından bugüne yemek yapıyorum. Yemek yapmayı hem iş hem hobi olarak görüyorum. Yemek yapmak en eğlenceli sanatlardan bir tanesi.
TERAPİ GİBİ 
Yemeği hazırlamak, sunmak ve insanlara tattırmak bana büyük keyif veriyor. Farklı malzemeleri bir araya getirip, yeni lezzetler ortaya çıkarmak ve sonucunun da güzel olması gerçekten insana farklı bir haz veriyor. Yemek yapmak aynı zamanda bir terapi gibi. Hem konsantre olabiliyorsunuz hem günün yoğunluğundan uzaklaşarak dinginleşiyorsunuz.
EN İYİSİ TÜRK MUTFAĞI 
Türk mutfağını çok severim. Benim için kesinlikle dünyanın en iyi mutfağı. Türk mutfağı gerçekten çok zengin ve lezzetli. Yemek kültürümüz muhteşem. Yeni lezzetler de beni heyecanlandırır. Elbette Türk mutfağı dışında tüm dünya mutfaklarını yakından takip ediyor ve mutlaka deniyorum.
ÖZEL SPESİYALLERİM 
Türk mutfağından sonra İtalyan ve Uzak Doğu mutfağı favorilerim arasında. Fırsat buldukça aileme ve dostlarıma da yemek yapmayı seviyorum. Son zamanlarda fazla fırsatım olmasa da zaman zaman yemek pişiriyorum. Çocuklar için özel spesiyallerim var.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz