Güreşçi'nin Deniz Kabuğu Tutkusu

Sabancı’nın eski CEO’su, duayen profesyonellerden HASAN GÜLEŞÇİ deniz kabuğu koleksiyonunu, eşi Gülsen Hanım’la yıllardır büyük bir emekle topluyor.

28 TEMMUZ, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Güreşçi'nin Deniz Kabuğu Tutkusu


Hasan Güleşçi, iş dünyasının duayenlerinden… 40 yıl Sabancı Grubu’nda çalışan ve şirketin CEO’luğunu da yapan Güleşçi’nin tutkusu, deniz kabukları… Gerek işi gereği gittiği gerek dostlarıyla seyahat ettiği ülkelerde Güleşçi, mutlaka deniz kabuğu satan yerlere uğruyor. CEO’luktan emekliye ayrılınca yılın üç ayını Miami’de geçirmeye başlayan Güleşçi’nin koleksiyonunu zenginleştirmesinde Florida’nın önemli bir yeri var. “Florida, adeta bir deniz kabuğu cenneti gibi. Deniz kabuğu satan dükkanlarda dünyanın dört bir tarafından çıkarılmış çeşitli deniz kabuklarını bulmak mümkün” diyen Güleşçi’nin koleksiyonunda, bugün 166 aileyi temsil eden 5 bin 500 kabuk bulunuyor. Koleksiyonu, 23 Aralık 2011’den itibaren Bodrum Deniz Müzesi’nde, özel bir bölümde sergilenen Güleşçi, 2015 yılında ise bu deniz kabuklarını Bodrum Deniz Müzesi’ne bağışladı. Ayrıca koleksiyondaki parçaların her birinin resmini içeren bir “Kabuk Ansiklopedisi” yayımladı. Deniz kabuklarına hayranlığını, “Her biri diğerinden çok farklı olan kabukları harika renk ve desenleriyle sanki üstün bir mimari yeteneğe sahip. Tarih boyunca sanatkarlara ve desinatörlere ilham kaynağı da olmuşlar. Kabuklar, bana göre mükemmeliyetçiliği ve kalıcılığı temsil ediyor” diyerek açıklayan Hasan Güleşçi ile bu çok değerli koleksiyonunu konuştuk: 

  • Deniz kabukları tutkunuz ne zaman, nasıl başladı? 

Deniz kabuğu tutkum eşim Gülsen’le birlikte 1961 yazında, Adana’nın Karataş kıyısında, deniz fenerinin olduğu kayalıklarda dolaşırken başladı. Burada birkaç deniz kabuğu bulduk ve tabiat harikası nesneler çok ilgimizi çekti. Kabukları toplayıp eve götürdük ve böylece deniz kabuğu serüvenimiz başlamış oldu. Benim, merakımı giderme konusunda takipçi bir yapım var. İlgimi çekince deniz kabuklarıyla ilgili küçük bir araştırma yaptım. Bu dünyanın genişliği - derinliği beni çok şaşırttı. Bu kabukların Muricidae (Murex) ailesine ait olduğunu daha sonra öğrendim. Sonra da bilinçli olarak deniz kabuğu toplama işine başladım. 

  • Koleksiyonunuzu nasıl geliştirdiniz? 

İşim gereği Japonya’dan ABD’ye, Endonezya’dan Hawaii ve Avrupa’daki pek çok ülkeye seyahatlerim oldu. Ayrıca eşim ve arkadaşlarımızla birlikte yurtdışı gezileri de yaptık. 2000 yılında Sabancı CEO’luğundan emekliye ayrılınca ocak, şubat aylarını Miami’de geçirmeye başladık. Florida, adeta bir deniz kabuğu cennetiydi. Deniz kabuğu satan dükkanlarda, dünyanın dört bir tarafından çıkarılmış çeşitli deniz kabuklarını bulabiliyorsunuz. Bu imkan, bize deniz kabuğu koleksiyonumuzu geliştirmek ve zenginleştirmek için güzel bir fırsat sağlamış oldu. Florida’da Sanibel Island, Naples ve Marco Island’da her yıl deniz kabuğu sergileri düzenleniyor. Burada pek çok kuruluş koleksiyona konulabilecek kalitede çok çeşitli deniz kabukları satıyor. Her yıl eşimle burayı ziyaret ediyorduk. Özellikle koleksiyonumuzun eksik parçalarını, Showcase Shells deniz kabukları kuruluşunun sahibi Al Deynzer’den alıyordum. Almanya’ya yaptığımız seyahatlerde mutlaka Weisbaden’e uğrar, burada arkadaş olduğum ve deniz kabuklarını isimlendirme konusunda uzman olan Hemmen çiftiyle deniz kabukları konusunda sohbet ederdik. 

  • Deniz kabuğu bakımından en zengin coğrafyalar hangileri

En renkli ve cazip desenli kabuklar, Endonezya, Bahamalar, Madagaskar ve Hint Okyanusu sahilleri gibi sıcak denizlerden çıkıyor. Deniz kabukları sınıflandırılması ve isimlendirilmesinde “Molluscan nomenclature” adı verilen deniz kabuklarını sistematik ve evrensel adlandırma sistemi var. Her bir kabuk buna göre tanımlanıyor. Bilinen 400 aile ve 120 bin specimen var. 

  • Koleksiyonunuzu Bodrum Deniz Müzesi’nde ne zamandan beri sergiliyorsunuz? 

Sanibel Adası’nda bir ailenin kurduğu Bailey&Matthews adlı deniz kabukları müzesini gezmiştik. Müzenin tasarımı ve sergileme şekli etkileyiciydi. Koleksiyonumu, bu müzeye benzer bir şekilde sergileme fikri orada başladı. Koleksiyon 23 Aralık 2011 tarihinden beri Bodrum Deniz Müzesi’nde, özel bir bölümde sergileniyor. Koleksiyonumda, 166 aileyi temsil eden 5 bin 500 kabuk var. Kabuklar teşhire en müsait şekilde tasarlanmış, dört bir yanı, üstü ve rafları da yine cam olan, modern bir led ışıklandırma sistemi uygulanan dolaplar içinde sergileniyor. 2015 yılı sonunda da teşhir ettiğimiz deniz kabuklarını Bodrum Deniz Müzesi’ne bağışladık. 

  • Hala deniz kabukları topluyor, bu konuyla ilgileniyor musunuz? 

Mükemmeliyetçiliğin sonu yok. Konuyu yakından takip ediyorum ve koleksiyonun eksik parçalarını tamamlamaya çalışıyorum. Hedefim 8 bin kabuklu bir müze.

  • Deniz kabuğu, sizin için ne ifade ediyor? 

Yumuşaklık ve yavaşlık sembolü olan kabuklarda yaşayan yumuşakçaların, her biri diğerinden çok farklı kabukları, harika renk ve desenleriyle sanki üstün bir mimari yeteneğe sahip. İnsanı şaşırtan müthiş birer sanat ustası gibiler. Sanatkarlara ve desinatörlere ilham kaynağı da oluyorlar. Süs eşyası olarak gelinlerin ve genç kızların rekabet yaratan aksesuarları olmuş, ihtişamı ve güzellikleriyle gözlerin ve zihinlerin dinlenmesini gerçekleştirmiş, para birimi olarak kullanılmışlar. Kabuklar, bana göre mükemmeliyetçiliği ve kalıcılığı temsil ediyor.


“KABUK ANSİKLOPEDİSİ HAZIRLADIK” 
“Londra’da deniz kabuğu satan Kenneth R. Wye’le dost olduk. Mr. Wye, ‘Encyclopedia of Shells’ isimli deniz kabukları ansiklopedisini imzalayıp verdiğinde çok hoşuma gitti. Ben de sahip olduğum deniz kabuklarını kitap haline getirmeyi çok istedim.
Şimdi, koleksiyonumdaki parçaların her birinin resmini içeren bir “Kabuk Ansiklopedisi” hazırladık. İstanbul’da Denizler Kitapevi ve D&R’da satışa başlandı ve Minoa, Magnolia, Robinson, Remzi Kitapevlerin’de de satışa sunulacak. Çoğunluğu ise Bodrum Deniz Müzesi’nde satılacak.”



GÜLEŞÇİ’NİN HOBİLERİ
Antika gramofon koleksiyonu. Pul koleksiyonu (Türkiye Cumhuriyeti tamamı, Osmanlı Cumhuriyeti tamamı, ABD, Sovyetler Birliği ve Avrupa topluluğundan oluşuyor.) Bahçeyle uğraşmak. Özellikle gül ve dalya yetiştiriyorum. Hem İstanbul hem Bodrum Gündoğan’daki bahçelerimiz beni çok meşgul ediyor. Sinema, benim için başlı başına bir uğraş. 3 bin 200 tane filmim var. Dostlarımla yurtdışı seyahatlerimiz oluyor. Enteresan bir yer önerildiğinde fırsatı kaçırmıyoruz.



“ZAMANIN KONTROLÜ BENİM ELİMDE” 
EMEKLİLİK YAŞAMI Benim klasik anlamda bir emeklilik kavramım yok. Hayatta faz değiştirdiğimi düşünüyorum. Başkasının takvimine bağlı, yüksek şahsi sorumluluk isteyen atmosferden, vaktin kontrolünün benim elimde olduğu, tecrübemi paylaşmaya ve tavsiye etmeye gayret ettiğim bir atmosfere adapte oldum.
NELER YAPIYOR? Emekliliğimde, şahsıma ve tavsiyelerime saygı duyan patronlarla çalışma imkanı buldum. Vakko ve Maya İnşaat’ta yönetim kurulu üyeliği ile danışmanlık yaptım. Halen Korozo Ambalaj’ın yönetim danışmanı olarak görev yapıyorum. Onların işlerine faydalı olmaya çalışırken kendimi iş hayatından tümüyle soyutlamamış oldum.
İŞ-YAŞAM DENGESİ Bence başarılı olmanın üç ayağını beraber götürmeniz lazım: İş, aile ve hobi… Ailem benim için çok önemli. Üç kızım ve altı erkek, bir kız torunum var. İnsanın işi ve ailesi dışında bir hobisinin olması gerektiğine inanıyorum. Bana göre hobi, sizi, hayatın stresli atmosferinden bir an için de olsa başka bir ortama, başka bir dünyaya taşıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz