'Kötü enerjiden uzak duruyorum'

Roman Kreatif Direktörü Suzan Toplusoy ile iş dışı yaşamını, hobilerini ve çocuklarıyla ilişkisini konuştuk...

6.03.2020 13:29:000
Paylaş Tweet Paylaş
'Kötü enerjiden uzak duruyorum'

Ayçe Tarcan Aksakal

[email protected]

ROMAN KREATİF DİREKTÖRÜ SUZAN TOPLUSOY, 15 YAŞINDA İKİZ ÇOCUK ANNESİ. HAFTANIN 7 GÜNÜ ÇALIŞAN VE OLDUKÇA YOĞUN BİR İŞ TEMPOSU OLAN TOPLUSOY, YOGA VE NEFES EGZERSİZİ YAPARAK FORMUNU KORUYOR. YILDA BİR KEZ DETOKS KAMPINA GİDEN TOPLUSOY, “NEGATİF VE KÖTÜ ENERJİ VEREN ORTAMLARDAN UZAK DURMAYA ÇALIŞIYORUM” DİYOR.

Suzan Toplusoy, 15 yıldır Roman Kreatif Direktörü. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Tasarım Bölümü mezunu olan Toplusoy, iş hayatına Zeki Triko’da mayo tasarımcısı olarak başladı. Dört yıldır perakendenin çatı örgütlerinden Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) başkan yardımcılığını da yapan Toplusoy, aynı zamanda ikiz çocuk annesi. 15 yaşındaki ikizleri Zehra ve Mehmet’i büyütürken yoğun çalışma temposuna devam ettiğini söyleyen Toplusoy, iş ve yaşam dengesinin sırrının iyi planlama yapmaktan geçtiğini belirtiyor. Toplusoy, “Çok yoğun çalışmama rağmen zamanımı iyi yönetebiliyorum. Şirkette verimliliğimi iyi kullanmaya çalışıyorum. Daha kısa, öz, hızlı ve sonuç odaklı toplantılar yapıyorum ve iyi raporlama alıyorum” diyor. Geçtiğimiz yıl Abdi İpekçi’deki yeni Roman mağazasını “Yorganlar Fora” sergisiyle açan Roman Kreatif Direktörü Suzan Toplusoy ile iş dışı yaşamını, hobilerini ve çocuklarıyla ilişkisini konuştuk:

İş temponuz ne kadar yoğun?

Haftanın her günü çalışıyorum. Hafta içi 5 gün aktif olarak Roman’dayım. Ancak gerekli durumlarda çalıştığım gün sayısı 7’ye de çıkabiliyor. 

İkizleriniz var. İş ve yaşam dengesini nasıl kuruyorsunuz? 

Çok yoğun çalışmama rağmen zamanımı iyi yönetebiliyorum. Şirkette zamanımı verimli kullanmaya çalışıyorum. Daha kısa, öz, hızlı ve sonuç odaklı toplantılar yapıyorum ve iyi raporlama alıyorum. Raporlar üzerinden hareket ediyorum, risk almamaya gayret ediyorum. 

Zamanı iyi yönetmek için ne yapıyorsunuz? 

Mutlaka 6 aylık ajandam önceden bellidir. Ajandama göre iş planımı yönetiyorum. Bu nedenle ailemi ve çocuklarımı ihmal etmemeye çalışıyorum. Onların sorunlarıyla ilgilenmeye, onlarla vakit geçirmeye özen gösteriyorum. Çok kolay tempo değil ama bu yoğunluğa alıştım. Tabii belli dönemlerde yoğun tempodan dolayı vücudu şarj etmek gerekiyor. 

Nasıl şarj oluyorsunuz, sırrınız ne?

Belli dönemlerde dinlenme ve detoks merkezlerine gidiyorum. Detoks merkezlerinde genellikle yılda 10 gün kalıyorum. Bu sürede telefona bile bakmıyorum. 

Detoks için gittiğiniz özel bir yer var mı? 

Yurt dışında yılda bir kere Avusturya’daki detoks kampı Viva Mayr’a gidiyorum. Dört yıldan bu yana her sabah vaktime göre yarım saat ile 45 dakika arasında yoga yapıyorum. 5-6 yıldır da nefes egzersizi çalışıyorum. 

Yogayı hocayla mı yapıyorsunuz? 

Yogayı başta hocayla çalıştım, şimdi kendim yapıyorum. Yogada kursa gittim ve koçluk seviyesine kadar geldim. 

Özel hayatınızda nelere dikkat edersiniz?

Negatif ve kötü enerji veren ortamlardan uzak kalmaya çalışıyorum. İşim ne kadar stresli olsa da yaratıcılık, yeni bir şeyler üretmek, yeni fikirler paylaşmak ruhuma çok iyi geliyor. Şirketin hep yenilikçi, atılımcı ve inovatif olmasında en önemli nedenlerden biri de her alanda yaratıcılığa çok önem veriyor olmam. Ekip arkadaşlarıma da yaratıcılıklarını kullanmalarını öğütlüyorum. Bugün bizde yapılan bütün aksesuarlar aslında buradaki yaratıcı ekipten, tasarımı bilmeyen kişilerden çıktı. Çünkü düşünceyi özgür bırakmak lazım. Hiç tahmin etmediğiniz kişilerden çok farklı fikirler çıkabiliyor. 

Çocuklarınız kaç yaşında? 

Zehra ve Mehmet adında ikizlerim var. 15 yaşındalar. 

Onların yaptığınız işle, modayla ilgilisi nasıl? 

Çocuklarımın ikisi de tamamen e-ticaret üzerinden alışveriş yapıyor. Hiç mağazaya gidip alışveriş yaptıklarına şahit olmadım. Vakitsizlikten online olarak istedikleri ürünleri satın alıyorlar.

Çocuklarınızı yetiştirirken nelere önem verdiniz? 

Her şeyden önce sorumluluk sahibi, vicdanlı olmalarına çok önem veriyorum. Benim için vicdan çok önemli. Kendi vicdanlarını sorgulamaları lazım. Bir de özgürlüklerine ve yaratıcılıklarına çok önem veriyorum. 

Ne yapıyorsunuz? 

Fikirlerini dinlerim, saygı duymaya çalışırım. Önyargılı davranmam, onlara öğüt vermem. 

Neden?

Öğüt vermenin eski kaldığını düşünüyorum.Baktığınızda artık bizim öğütlerimiz bu dönemde geçerliliğini kaybetti. Sadece onların olayları anlamalarına yol göstermeye çalışıyorum. Hiçbir konuyu onlara dikte etmiyorum. Çünkü artık gençlerde bildiğimiz yöntemler işlemiyor. 

Yaratıcılıklarını geliştirmek için ne yapıyorsunuz? 

Zorlamayla değil istedikleri alanda bir uğraş edinmelerini önemsiyorum. Örneğin oğlum tenisi çok seviyor. İstediği bir spordu ve bu alanda devam ediyor. Kızımınsa sporla alakası yok. Birlikte tenise başlamalarına rağmen kızım bırakmak istedi ve bıraktı. 

Sizin yoga ve terapi dışında başka hobileriniz var mı? 

Seyahat etmeyi seviyorum. Özellikle işimle ilgili çok sık seyahat ederim. İşimin dışında da yeni yerler görmeyi hem Türkiye’de hem de yurt dışında seviyorum. Çünkü bunlar beni besliyor. Özellikle koleksiyon hazırlarken seyahatlerden, farklı insan ve kültürlerden, dokulardan çok besleniyorum. Gittiğim yerlerde insanları izlerim. 

Size başka neler ilham verir? 

Gençleri anlamak gerekiyor. Yenilik üretmek için inovatif yaklaşım, yeni dünyayı anlamak, yeni kültürleri anlamak çok önemli. Bu da geleceği dizayn etmek anlamına geliyor. Aslında işin temeli bu. 

Nelerden hoşlanırsınız? 

Sanata meraklıyım. Resim ve heykelle ilgili sanat eserlerini takip ediyorum, izliyorum. 

Çocuklarla birlikte neler yaparsınız? 

İkiz büyütmek çok zor. Çoğu zaman sevdikleri alanlar da farklı olabiliyor. Kızım Zehra benim gibi daha sanata meraklı, sanat algısı yüksek. Yaratıcılığı daha ön planda. Birlikte çağdaş sanatı takip etmekten hoşlanıyoruz. Müze ve galerilere birlikte gidiyoruz. Oralarda vakit geçirmekten hoşlanıyor, anlamaya çalışıyor. Sanat onda bir iz bırakabiliyor. Oğlum ise daha çok sporla ilgileniyor. 

Çocuklar size işinizle ilgili yorumda bulunuyor mu? 

Onlardan çok fazla şey öğreniyorum. Daha da öğreneceğime inanıyorum. 

Bundan sonraki hedefiniz, hayaliniz nedir? 

Yurt dışına açılmak için doğru yerlerden başladığımızı düşünüyorum. Bir marka için New York, Miami gibi merkezlerde olmak çok önemli adımlar. Hayalim, Türkiye’den çıkmış bir marka olarak dünyada önemli niş marketlerde olmak, tanınan ve bilinen marka olmak. Önümüzdeki dönemde Organik Roman koleksiyonuyla ilgili küçük mağazalar açma planım var. E-ticareti sanat gibi işleyerek büyütmek de istiyoruz.


“Kalıplar kırılıyor”

ZAMANSIZ TASARIMLAR ÖN PLANDA 

Son yıllarda, CEO’ların giyim tarzında kalıpların yavaş yavaş kırıldığını düşünüyorum. Artık CEO’ların giyim stilinde de zamansız ve mekansız tasarımlar ön plana çıkıyor.
RAHATLIK ÖN PLANDA Artık insanlar rahat edebileceği kıyafetleri tercih ediyor. Tarz ise insanın içinden gelen bir şey. Yurt dışında daha rahat ve sade tasarımlar tercih ediliyor. Bizde iş kıyafetleri daha resmi ve zorlayıcı olabiliyor. “GENÇLERDE RAHATLIĞA KAYMA VAR” Genç yöneticilerde ise biraz rahatlığa kayma var. Bunun da nedeni kendilerine önem vermelerinden kaynaklanıyor. Ancak bazı durumlarda iş gerekliği biraz daha resmi olmayı gerektirebiliyor. Biraz da iş hayatında giyim tarzı kişinin karakteriyle ilgili olabiliyor.



“Uzak Doğu’yu seviyorum”

“KÜLTÜRÜ ESKİYE DAYANIYOR” 
Ben daha çok Uzak Doğu’yu seviyorum. Japonya, Hong Kong, Hindistan, Tayland gibi kültürü eskiye dayanan yerler hoşuma gidiyor. Amerika’nın da enerjisini, çağdaş sanatını izliyorum.
TEKNE TATİLİ Ailece de yaptığımız seyahatler oluyor. Çocuklarla birlikte yeni yerler keşfetmeyi seviyoruz. Yazın da denizi seviyoruz. Mümkün olduğu kadar çocuklarla birlikte teknede olmayı, denizde vakit geçirmeyi seviyoruz.
“KIŞIN KAYAĞA GİDİYORUZ” Çocuklar da ben de kayak sevdiğimiz için kış sporlarını seviyoruz. Bu yıl oğlumun tenis turnuvalarından dolayı biraz zor oldu ama kışın genellikle kayağa gidiyoruz.



“Koleksiyonlarımızda hep zanaatlerden etkilenirim’’

“YENİ YERLERİ SEVİYORUM”
Yeni ve görmediğim yerlere gitmeyi seviyorum. Modern sanatı takip eden biriyim. Bütün seyahatlerimde mutlaka sergileri izlemeye çalışırım.
“GÖZÜMÜ EĞİTİYORUM” Türkiye’deki galerileri de ziyaret etmeye çalışırım. Esere sahip olmanın ötesinde gözümü eğitirim. Mutlaka bunların da tasarımlarıma etkisi olduğunu düşünüyorum.
“HER PARÇANIN HİKAYESİ VAR” Deneyimlerimi insanlara tasarımlarımla aktarıyorum. Koleksiyonlarıma hep bir bütün olarak bakıyorum. Her parça çok kıymetli ve her birinin bir hikayesi var.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz