Memleketteki evim

Ayvalık’tan Mersin’e, Tokat’tan Arhavi’ye, Adana’dan Bursa’ya işte CEO’ların memleketleri ve emeklilik hayali kurdukları asırlık evleri…

19 MART, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Memleketteki evim

Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

Kimi emeklilik günlerinde geri dönmeyi düşünüyor, kimi ise her tatil fırsatını memleketindeki evinde geçirmek istiyor. Çoğu CEO’nun doğup büyüdüğü, gençlik yıllarını geçirdiği memleketinde bir evi var. Burada huzur buluyor, yöresel yemeklerini burada tatmak için can atıyorlar. Memleketine yatırım yapan CEO sayısı hiç de az değil. Türk iş dünyasının liderleri söz konusu memleket ve memleketteki evleri olunca bir şair gibi yalın ve saf sözcüklerle duygularını dile getiriyor. Biz de CEOLife olarak CEO’ların memleketlerindeki evlerini araştırdık ve onların ağzından memleket hikayelerini dinledik. 

ARHAVİ’DE KONAĞI VAR 

MNG Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nazif Günal, Artvin Arhavili. Arhavi’nin Kale Mahallesi’nde bir konağı bulunan Günal, memleketini fırsat buldukça ziyaret etmeyi ihmal etmiyor. Günal, Arhavi’deki çocukluk günlerini, o dönemde beraber oldukları arkadaşlarını, yöresinin yemeklerini hiç unutmuyor. Günal, Arhavi’ye yaptığı ziyaretlerde dostlarıyla bir araya gelince anılarını da paylaşıyor. Bu ziyaretlerinden birinde yerel gazetecilere yaptığı açıklamalarda “Memleketimin havasını, suyunu yemeğini ve insanını özlemişim. Bundan sonraki zamanlarımda sık sık gelmeye çalışacağım. Arhavi benim memleketim. Yatırımlarımızla modern çağdaş bir şehir ortaya çıkmasında elimizden geleni ortaya koyacağız” demişti. Memleketine yaptığı ziyaretlerde özel konuklarını evinde ağırlayan Günal, memleketiyle ilgili duygularını şöyle ifade ediyor: “Baba ocağı Arhavi’de olmak bana büyük mutluluk veriyor. Ailemle ve dostlarımla burada olmaktan büyük huzur duyuyorum.” 

“EN BÜYÜK HAYALİM YERLEŞMEK”

Erham Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Hamdullah Ceylan, Tokatlı. Çocukluğu Tokat’ın en şirin ilçelerinden Niksar’ın Dönekse Mahallesi’nde geçmiş. Burada hem köy merkezinde hem yaylada evleri var. İki ayda bir köyüne gittiğini söyleyen Ceylan, “Ziyaretlerimi hafta sonuna planladığım için her gidişimde cumartesi ve pazar olmak üzere iki gün memleketimdeki evimde kalıyorum” diyor. Onu memleketindeki evine bağlayan pek çok neden var. Ceylan, bu nedenleri şöyle anlatıyor: “Anne-baba özlemi, çocukluk arkadaşlarımla zaman geçirmek, balık tutmak, ayrıca doğduğum büyüdüğüm topraklarda halen zihnimden çıkaramadığım güzel anılarımı canlı tutmak için sıkça bu eve gidiyorum. Bu evde geçmişi tekrar yaşıyorum ve bundan büyük haz alıyorum.” Ceylan, memleketindeki evinde bahçede bulunan çardaklarında, terasta mangal keyfi yaparken annesi ve babasıyla yaptığı sohbetlere doyamıyor. Bu nedenle sık sık bu evi ziyaret etmeye çalışıyor. Doğduğu, büyüdüğü bu evin kendisine huzur verdiğini söyleyen Ceylan, duygularını şöyle dile getiriyor: “Bu ev 100 yıldır ailemize ait. Anne ve babamın huzur içinde bu evde yaşamaları benim en büyük temennim. Yoğun iş yaşamımın devam etmesi nedeniyle şu an bu evde yaşayamasam da ilerleyen yaşlarda en büyük hayalim oraya yerleşmek.” 

“EMEKLİLİĞİMİ BURADA PLANLIYORUM”

Özdilek Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek’in Bursa’nın Yenişehir ilçesinin Çardak köyünde yaklaşık 800 dönümlük bir arazide bir çiftliği var. Çiftlikte aynı zamanda Özdilek’in evinin de olduğu bir sosyal tesis yer alıyor. Burayı bir emeklilik mekanı olarak gördüğünü söyleyen Özdilek, memleketindeki çiftliğini ve evini şöyle anlatıyor: “7 yıl önce burayı kurma şansına eriştik. Yöneticilerimiz aileleriyle birlikte buraya gelip doğayla iç içe bir tatil geçiriyor. Annem ve kardeşim halen burada yaşıyor. Biz de eşimle her fırsat bulduğumuzda geliyoruz. Burada en çok yürüyüş yapmayı seviyorum, yaklaşık 6 kilometre yol kat ediyorum. Keçilere ot veriyorum. Kendi sütümüzü, peynirimizi, yoğurdumuzu yapıyoruz. Tavuklarımızdan taze yumurta elde ediyoruz.” Özdilek Holding Perakende Genel Müdürü Sertaç Ünal’ın ise memleketi Tokat’ın Niksar ilçesi. Doğduğu evde halen annesinin yaşadığını söyleyen Ünal, bu evle ilgili anılarını şöyle paylaşıyor: “Buraya her gidişimde çocukluk resimlerimi, okul kitaplarımı, ilkokuldan liseye kadar aldığım tüm karnelerimi yeni baştan detaylı şekilde inceliyorum. Anneme ilkokuldayken anneler günlerinde aldığım hediyeler pırıl pırıl duruyor. 89 yaşındaki annemle sohbetlerimiz vazgeçilmezim. Her seferinde doğumumu, çocukluğumu, yaramazlıklarımı tüm detaylarıyla anlatıyor. Pencere kenarındaki uzun kanepesinde uzandığım, ders çalışma yerim, üzerinde sürekli sıcak su veya çay bulunan, altında sokaktan getirdiğim kedilerin ısınıp keyifle uyuduğu kuzinesinde ekmekleri kızartıp tereyağ ve çemen sürüp kahvaltı yaptığımız mutfağımız en gözde yerimdir. Bu eve girdiğinizde temizliğin kokusunu çok net hissedersiniz. Gördüğüm hiçbir ev öyle güzel kokmuyor.” 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz