Okula Dönüş

İş dünyası çocukları için okul seçerken nelere dikkat ediyor? İşte detaylar...

2 AĞUSTOS, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Okula Dönüş


Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

İş dünyası için çocuklarının “okula dönmesi” eylül ayının en önemli konusuydu. Kimi anaokuluna, kimi ilkokula kimi ortaokul ve liseye başlayan çocuğuyla aynı heyecanı paylaştı. Çocuklarının ellerinden tutup her anlarında onlara destek oldular. En az okula başlama kadar önemli bir diğer süreç ise çocukların gideceği okula karar vermek. Okul seçimi her anne babanın gündemindeki en önemli konulardan biri. İş dünyasının pek çok temsilcisi en az hayatında bir kez bu önemli seçimle yüz yüze kalıyor. Çocukları 3 yaşından itibaren okul yoluna düşen aileler okul seçerken pek çok kritere göre karar veriyor. Eve yakınlık, yabancı dil eğitimi, akademik başarı, sosyal ve kültürel aktiviteler bunların başında geliyor. Bazı aileler çocuklarını kendilerinin hatta dedelerinin okudukları okullara kayıt ettirirken bazıları çocuğun karakterine en uygun sistemi arıyor. Bazıları akademik başarıyı öncelik olarak görürken CEO’ların önemli bir kısmı “özgüven” ve “dünya kültürü” aşılayan okulları tercih ediyor. 

“SADECE AKADEMİK BAŞARI YETMEZ” 

Pek çok iş insanı okulda sadece akademik başarıya odaklanılmasından hoşlanmıyor. Bunlardan biri de Sanko Enerji Genel Müdürü ve Sanko Holding Stratejik İş Geliştirme Direktörü Cem Aşık. Aşık’ın 15 yaşında bir kızı var. Alman Lisesi’nde okuyor. Hazırlık sınıfını bitirip 9’uncu sınıfa geçti. Aşık, kızının 3 yaşında anaokulu öncesi gruplarda okula düzenli gitmeye başladığını söylüyor. Yine de kızları ilkokula gittiği gün oldukça duygusallaşmışlar. Aşık, lise kaydınınsa TEOG yüzünden oldukça koşturmaca içinde geçtiğini belirtiyor. Aşık, “Okul kapılarında listeleri takip edip, stratejiler kurduk. Sonunda istediğimiz okula kaydımızı yaptırdığımızda, herkesin ağzı kulaklarına varıyordu” diye anlatıyor. Aşık, okul seçerken dikkat ettikleri kriterleri şöyle anlatıyor: “Öncelikle öğretmen kalite ve tecrübesi, laboratuvar olanakları ve müfredat olarak öne çıkan, öğretim yeterliliği işin olmazsa olmazı. Ancak çocukları hayata hazırlayan asıl fark yaratan kısım eğitim. Hayat tecrübemizle, yaşamdaki başarının doğrudan sınav başarısına endeksli olmadığını biliyoruz. Dolayısıyla sadece sınavlara hazırlayan ve geri kalan her şeyi ikinci plana iten okulları tercih etmiyoruz.”

SBN Sigorta Genel Müdürü Recep Duray’ın ise 8 yaşında bir kızı ve 13 yaşında bir oğlu var. Bu yıl 3’üncü ve 8’inci sınıfa gidiyorlar. Duray, okul tercihlerinde çağdaş, modern, Atatürk ilke ve inkılaplarına uygun bir eğitim verilmesine, çocukların kendini ifade edebilecekleri özgür bir ortamın sağlanmasına, spor ve sosyal olanaklarının bulunmasına önem verdiklerini belirtiyor. Okulun eğitim kadrosunun yetkinliğine, eve yakınlığına ve geçmiş başarılarına da dikkat ettiklerini açıklayan Duray, karar vermeden önce okulun yöneticileri ve temel branş öğretmenleriyle eşiyle birlikte sohbet edip, bakış açılarını öğrenmiş.


"ÖNCELİĞİM ÖZGÜVENLİ YETİŞMELERİ”

METE VARDAR / JOLLY TOUR YÖNETİM KURULU BAŞKANI

TED VE KOÇ 
Oğlum Sinan 13 yaşında TED Koleji’nde 8’inci sınıfta okuyor. Kızım Ceylan ise 6 yaşında ve Özel Koç İlköğretim Okulu 1’inci sınıf öğrencisi. Eğitim çok önemli tabii ki ama öncelik çocukların özgüven sahibi olması. Ayakları yere sağlam basan ve ileride ailesine, ülkesine yakışır nitelikte evlatlar yetiştirme ana fikri doğrultusunda okula karar veriyoruz.
TOPLUMA YARARLI OLSUNLAR 
Aile bireyleri olarak temelleri ne kadar sağlam atmaya çalışsak da okul hayatı en az bizim onlara verdiğimiz destek kadar önem taşıyor. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz okullarından beklentilerimiz de bizim attığımız temelleri daha da sağlamlaştırıp geliştirerek onların kendilerine ve topluma yararlı bireyler olmalarını sağlamaları. Yabancı dillerinin gelişmesi ve sosyal olmaları yönünde okulun sağlayacağı katkılar da çok önemli. Bu açıdan her ikisi için de yaptığımız okul seçimlerinden son derece memnunuz. HER ANLARINI YAŞIYORUM Hayatımızdaki en güzel anılar çocuklarımızın ilkleriyle dolu oluyor. Okula ilk kayıtları sırasında ben de her ebeveyn gibi son derece heyecanlandım. Birkaç duyguyu aynı anda yaşıyor insan. Yoğun tempoma rağmen ben de her anlarını dolu dolu yaşamaya gayret gösteriyorum."



EVE YAKINLIK ÖNEMLİ 

Çocukların okul seçiminde okulun eve yakınlığı oldukça önemli bir kriter. Örneğin Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen’in 5 yaşında Naz adlı bir kızı var. Naz Sezen, bu yıl İstanbul’da Azra Eğitim Kurumları’nın Kozyatağı şubesinde anaokuluna başladı. Bu süreçte aile olarak birçok okul önerisi aldıklarını söyleyen Sezen, pek çok okul ziyaret ettiklerini ve karar vermekte zorlandıklarını belirtiyor. Okul seçerken dikkat ettikleri unsurları ise şöyle anlatıyor: “Dil eğitimi çok küçük yaşlarda başlıyor ve bir dil bile yetmiyor. Eve yakınlık önemli çünkü İstanbul trafiğinde çocuklarımızı daha küçük yaşta bu trafik stresine sokmak istemedik. Eğitimin yanında tabii ki etkinliklerin çeşitliliği de önemliydi. Bu kadar teknoloji bağımlılığına giden bir süreçte çocukların teknolojiden uzak yetişmesinde hayatlarına sosyal anlamda katkı sunacak etkinliklerin varlığı önemli.” Dunapack Dentaş Genel Müdürü Buğra Sükan’ın iki kızı var. Her ikisi de FMV Işık Okulları’nda eğitim görüyor. Okul öncesinden beri aynı okula devam eden kardeşlerin biri ilkokul 2’de diğeri 5’inci sınıfta okuyor. Sükan, okul seçerken eve yakınlığa, veli profiline, kampüsteki imkanlara, okulun vizyonuna, vakıf okulu olmasına ve yabancı dilde yetkin olmasına dikkat ettiklerini söylüyor. Sükan, okuldan en önemli beklentilerini şöyle anlatıyor: “Okul, çocuklarımın iyi bir insan olarak yetişmelerine katkı sağlamalı, öğrenmeyi öğretmeli ve öğrenmeyi sevdirmeli. Çocuğun özgüvenli bir birey olmasını teşvik etmeli. Ayrıca modern eğilimleri iyi takip etmeli. Laik, şeffaf yönetilen, yetkin ve rekabetçi bir birey olmayı çocuklara öğretmeli.”

ÜSKÜDAR AMERİKAN TUTKUSU 

Üsküdar Amerikan Lisesi, iş dünyasından pek çok ismin çocuklarını göndermek istediği bir okul. Interpay Genel Müdürü Soner Çaşur’un 2 oğlu da bu okula devam ediyor. Çaşur, okul seçerken öğrenciyi sınav sistemi içinde hazırlamayan, öğrencinin sosyal gelişimine öncelik veren ve bir dünya vatandaşı olarak yetişmesini hedefleyen öğretim kurumlarını tercih ettiklerini belirtiyor. Eğitimin öğretim kadar önemli olduğu okulları beğenen Çaşur, “Akademik kadrosu kadar sosyal ve kültürel faaliyetlere verdiği önem de bizim için en önemli kriterler arasında. Çocuklarımızın ahlaklı, sorumluluk sahibi birer birey olarak yetişmeleri her zaman en önemli hedefim oldu” diye konuşuyor. Okul açılırken hafta sonu Kadıköy’e birlikte gittiklerini ve tam 4 saat özel bir İspanyolca kitabı aradıklarını belirten Çaşur, “Kitabı ararken pasajda bir plakçıda benim için çok özel bir plak bulduk ve o akşam keyifle onu birlikte dinledik” diyor. 

İhlas Pazarlama Genel Müdürü Orhan Korkusuz’un küçük kızı Alara Dilge 15 yaşında ve SEV Üsküdar Amerikan Koleji 9’uncu sınıfta okuyor. Korkusuz, okul seçerken çocuklarının dünya vatandaşı olmasına en fazla yardımcı olabilecek onlara dikkat ettiğini belirtiyor. Okuldan beklentilerini şöyle anlatıyor: “Özgür düşünce, kendini rahat ve çok iyi ifade edebilme, doğal bir İngilizce seviyesi ve dünya vatandaşı olmalarına destek veren bir eğitim bekliyoruz.”




AKADEMİK BAŞARIYLA HAYAT BAŞARISI DOĞRU ORANTILI DEĞİL”

NEŞE GÖK / İNCİ HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI

ÜÇ YAŞINDAN BERİ OKULDA 
Oğlum Acar Gök, 13 yaşında ve 8’inci sınıfa başladı. İzmir’de okuyor. Çalışan bir annenin çocuğu olarak 3 yaşına basar basmaz, oğlum anaokuluna başladı. Okula başladığı ilk günü hiç unutmuyorum. Alüminyum jant tesisimizin açılış töreni günüydü. Bu yüzden iki büyük heyecanı aynı gün yaşadım. Tabii tören ve sonrasında gözüm hep telefonda, aklım hep oğlumdaydı.
ÜÇ ÖNEMLİ KRİTER 
Aile olarak okul seçerken en çok önemsediğimiz 3 kriterimiz var. Bu konuların başında yabancı dil eğitimi geliyor. İkincisi, akademik başarının yanı sıra sanat, spor ve müzik alanlarında başarılı, uluslararası bireyler yetiştirme vizyonu. Atatürkçü, çağdaş ve adil bir eğitim yaklaşımına sahip olması ise bizim için olmazsa olmaz. Bu kriterlerimize okulumuzun cevap verebildiğini görüyoruz.
FARKLI VE ÖZEL 
Eğitim alacakları okulun farklı öğrenme çeşitlerine ve farklı ilgi alanlarına yönelik olarak, her çocuğu özel hissettirecek, bu farklılıklara saygı duyacak ve ona göre yaklaşım sergileyecek olmasını beklerim. Önceliğim çocuklarımızın kendisi ve yaşadığı çevre ile barışık, özgüveni yüksek, mutlu bir birey olması. Çocuklar birey olmayı öğrenmiş ve ihtiyacı olan bilgiye ulaşabilme özgüvenine sahipse başarı bu temel üzerinde yükselecektir.
MERAK UYANDIRIYORUM 
Akademik başarı ile hayat başarısının doğru orantılı olmadığı iş dünyasında sık karşılaştığımız bir durum. Günlük yaşantımızda da çocuğuma bilgi yüklemesi yapmak yerine, onu öğrenmeye istekli hale getirerek, merak uyandırarak, deneyerek, yaşayarak, gezerek öğrenmesini sağlamaya çalışıyorum. Bunun başarılı sonuçlarını hep birlikte gözlemliyoruz.
ALIŞVERİŞİNİ KENDİ YAPIYOR 
Oğlumun eğitim gördüğü okul tüm ihtiyaçları kampüs içinde sağlayabiliyor. Gerekli eğitim materyallerini kendisi gidip alabiliyor. Belki erkek olduğundan, belki de karakteri gereği, alışverişe hiç hevesi yok. Yani maalesef benim hayalim olan çıkartmalar, etiketler, kalemler, güzel defterler alamıyorum.

 ÖZGÜVEN KAZANDIRMALI 

Özgüven kazanımı çok küçük yaşlarda başlıyor. Pek çok ailenin çok önem verdiği kriterler arasında ilk sırada yer alıyor. Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Baturalp Pamukçu’nun bir oğlu var. Pamukçu, çocuğunun eğitim ve öğretim aldığı okulun duygusal becerilerini ve özgüvenini artırmasına, akademik eğitim yanında diğer özelliklerini geliştirmesine ve desteklemesine önem veriyor. Pamukçu, sanatın ve sporun da çok önemli olduğunu söylüyor. “Eğitim ve öğretim faaliyetleri, çocuğumun sadece zihinsel değil aynı zamanda fiziksel ve duygusal becerileri ile özgüvenini artırmalı, yapabileceklerini genişletme konusunda cesaretlendirmeli. Ürettikleri çalışmalarla gurur duymasını sağlamalı ve onları bu konuda teşvik edecek şekilde olmalı” diye anlatan Pamukçu, okul seçimine böyle karar vermiş. Pamukçu’nun oğlu Özel Üsküdar SEV Ortaokulu’nda 5’nci sınıfta eğitim görüyor.

Arvato Türkiye CEO’su Soner Cesur’un iki kızı var. Biri 7 diğeri 3 yaşında. Cesur’un büyük kızı Ela, Alev Okulu’nda 2’nci sınıfa devam ediyor. Küçük kızı ise anaokuluna başladı. Okul seçmeye Ela 4 yasındayken, istedikleri okullarda yer olmazsa paniğiyle kafalarındaki tüm okulları gezerek başladıklarını söyleyen Cesur, “Çocukları hem sosyal yetiştiren hem akademik alanda da iddialı olan bir okul seçmek istedik. Yabancı dil çok önemli. Ela anaokulunda Almanca öğrenmeye başladığı için ilkokulda da öğrenmeye devam etsin istedik. İlerde 2 dil konuşabilmesini de tercih ettiğimiz için Alev’i seçtik” diyor. 

Cesur, okuldan beklentilerini şöyle anlatıyor: “Kızlarımı hayatta kendilerine güvenli, kendi sorumluluklarına sahip, dünyada onlar kadar şanslı olmayanlar olduğunun farkında olarak ve bunun için ellerinden geleni yapan bireyler olarak yetiştirmek istiyoruz.”

 


“İTALYAN TARZI EĞİTİMİ SEÇTİK”   

SİNAN ÖNCEL / TWİGY YÖNETİM KURULU BAŞKANI

FMV’DEN MEZUNDU 
Kızım İtalyan Lisesi son sınıfta okuyor. Bu yıl 18 yaşına giriyor. Daha önce ilk ve ortaokulu Feyziye Mektekpleri Vakfı (FMV) Işık Okulları’nda okumuştu. O okuldan oldukça memnunduk. Sonra sınava girdi. Lise seçimini yaparken en çok serbest düşünceyi ön plana çıkarmasına, çocukların okula koşarak gitmesine, mutlu bir ortamda eğitim görmelerine dikkat ettik.
ŞİMDİ İTALYAN’DA 
Birkaç okulu inceledik. Puanı bazı Fransız liselerini de tutuyordu ama kızımı Fransız liselerinin katı disiplinine sokmak istemedim. Çünkü Lara’nın çok katı disipline uyacağını düşünmedik. Lara, çok kitap okur, sosyaldir, çok arkadaşı vardır. İtalyan Lisesi detaylara değil de büyük resme bakıyor, öğrencilerin birey olmasına önem veriyor, onlara kendi sorumluluğunu veriyor. İtalyan Lisesi daha eğlenceli, öğretmenleri daha özgür düşünceli ve sosyaller.
OKULUNDA MUTLU 
Böylece İtalyan Lisesi’ne karar verdik. Doğru bir karar aldığımızı düşünüyorum. Sabah 7’de kendi kalkıp okuluna gidiyor. Hiç devamsızlık yapmıyor. Okulunda gayet mutlu. Daha sonra Milano’da moda pazarlaması okumak istiyor.
KARARLARINI KENDİ VERİYOR 
Kızım Lara’yla ilişkilerimiz çok şükür sağlıklı gidiyor. Her yaz mutlaka beraber 1 ya da 2 defa seyahat ederiz. Onunla ilgili konularda karar alacağımız zaman kararı ona bırakırken, ben sadece görüşlerimi söylerim. O da tavsiyeleri dinlemeye açık bir birey olduğundan aramızda sorun olmaz.

 

DUBAI’DE BAKALORYA 

Oğuz Özel, Fransız Telekom operatörü Orange’ın Orta Doğu’daki üst düzey yöneticilerinden biri. Dubai’de yaşayan Özel’in 2 oğlu var. Dubai’de Uluslararası Bakalorya eğitimi veren Dubai International Academy’de 8’inci ve 6’ncı sınıfta eğitim görüyorlar. Özel, eğitim dili İngilizce olan okulun Fransızca ve Arapça da öğrettiğini belirtiyor. Özel, okul seçerken nelere dikkat ettiklerini şöyle anlatıyor: “Çoklu yabancı dil, topluluk önünde konuşabilme, iletişim alanlarında sağlayabileceği gelişim, spor dallarında eğitim ve gelişim, akademik yetkinlik, uluslararası tanınmışlık ve geçerlilik temel kriterlerimizdi. Okulun çocukları, akademik alanda araştırmacı ve sorgulayıcı şekilde yetiştirirken kendini etkin şekilde ifade edebilme ve iletişim kurabilme konularında geliştirmesini de beklerim.” Özel, çocuklarının ilk defa 3 yaşında anaokuluna başladıklarında, evde konuşulan dilin dışında bir dille iletişim kurmaları gereken bir ortama girdiklerinden dolayı endişelendiklerini söylüyor. Bunu nasıl aştıklarını şöyle anlatıyor: “Sınıf arkadaşlarının çoğu İngilizce’yi ana dili olarak konuşuyordu. İlk günler biraz dışlansalar da sonrasında hızlıca uyum sağlayabildiler. Zaman içinde sporda elde ettikleri başarılar onları okulda çok popüler hale getirdi.” Özel, çocukları için alışveriş de yapan bir baba. Keyifli bir anısını şöyle paylaşıyor: “Büyük oğlum için çok beğendiğim ama ayağına oldukça büyük gelen bir ayakkabıyı sonunda almaya karar verdim. Planım sonraki yıl giymesiydi. Sonuçta, gelecek yılı beklerken ayakları çok hızlı büyüdü ve onu hiç giyemedi. Okul için güne uygun alışveriş yapmak gerektiğini anlamış oldum.”         

“ÖNCELİĞİMİZ AKADEMİK PERFORMANS” 

Logos Portföy Yönetimi Ortağı ve Mudanya Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Berrin Önder’in 14 yaşında bir kızı ve 12 yaşında bir oğlu var. Önder’in kızı Bilfen Çamlıca Ortaokulu’ndan sonra bu yıl TEOG sınavları ile Robert Koleji’ni kazandı. Oğlu ise Bilfen Çamlıca’da 7’nci sınıfa devam ediyor. Berrin Önder, çocuklarını başka bir okulda okurken Bilfen’e almış. Nedenini şöyle anlatıyor: “Kızımı 6’ncı sınıfta sadece deneme amaçlı dershane sınavlarına soktum. Kendi okulunda en iyilerinden olmasına rağmen dershane sınavlarında diğer okullardan gelen öğrencilerle aynı başarıyı gösteremedi. Böylece okul değiştirme arayışına girdiğimde TEOG sınavlarında en başarılı okulun Bilfen olduğunu gördüm. Bunun üzerine her iki çocuğumuzu Bilfen Çamlıca Ortaokulu’na kaydettirdik.” Çocuklarının lise eğitimini Robert Kolej ya da Üsküdar Amerikan Lisesi’nde almalarını hedefledikleri için ortaokul tercihlerini TEOG başarısı iyi olan okulda aldırdıklarını belirten Önder, aynı zamanda İngilizce eğitiminin de Bilfen’de iyi olduğunu söylüyor. Önder, kızını Robert Koleji’ne kaydettirirken yaşadıklarını ise şöyle anlatıyor: “İki yıllık bir çalışma döneminden sonra kızımı Robert Koleji’ne kaydettirmek çok heyecanlıydı. O anı acaba gerçek mi diye çok sorguladım. Aslında sistem tek bir sınava bağlı. Çocukların şansının da yaver gitmesi ve aynı zamanda çok büyük emek gerekiyor. Bu yüzden inanmakta zorlandım ama aynı zamanda çalışmanın sonucunu almaktan çocuğum adına keyif aldım.” 

AİLE GELENEĞİ ETKİLİ OLDU 

Hilton Dalaman Genel Müdürü Tunç Batum’un Tuna ve Deniz adında TED Antalya Koleji’ne devam eden 2 oğlu var. Batum’un büyük oğlu Tuna 11 yaşında, 6’ncı sınıfa başladı. Küçük oğlu Deniz ise 6 yaşında ve bu yıl ilkokula başladı. Batum, bir Ankaralı olarak annesi, babası ve ablası dahil olmak üzere ailecek TED Koleji mezunu olduklarını söylüyor. Çocuklarının okul seçiminde bu aile geleneğinin de önemli etkisi olmuş. Batum, çocuklarının eğitim alacağı okulu seçerken nelere dikkat ettiklerini şöyle anlatıyor: “Okulun bir duruşu, ekolü olmalı. Antalya’ya yerleşme kararı alırken şehirde bir TED Okulu olması bizim için önemli bir noktaydı. TED, aydın nesiller yetiştiren bir eğitim kurumu ve Türk Eğitim Derneği de Atatürk’ün öncülüğünde kurulmuş bir eğitim kurumu olduğu için tercihimizi bu yönde kullandık.” Eğitim sisteminin maalesef ezbere dayalı ve sınav odaklı olduğunu düşünen Batum, “Sorgulayan, merak eden, ezberlemek yerine deneyimleyerek öğreten eğitim anlayışı kriterlerimizin başında geldi” diyor. Sadece akademik başarıya odaklanan bir aile olmadıklarını söyleyen Batum, sosyal konulara duyarlı, spor ve sanatta aktif çocuklar yetiştirmek istediklerini belirtiyor. Okulun kampüsünü de çok sevdiklerini söyleyen Batum, “İdari ve eğitim kadrosunun çocuklara yaklaşımı da çok önemli oldu” diyor.      



“DÜNYA KÜLTÜRÜYLE YETİŞMESİNİ İSTEDİK”

HAYDAR YENİGÜN FORD OTOSAN GENEL MÜDÜRÜ 


BÜYÜDÜĞÜNÜ ANLAMIŞTIM 
Oğlum 15 yaşında. Çocuğumu okula ilk defa kaydettirirken onun büyüdüğünü anlamıştım. O zamanları hiç unutamıyorum. Her yıl aynı heyecanı yaşıyoruz.
İTALYAN’DA OKUYOR 
Oğlum İtalyan Galileo Galilei Lisesi’nde hazırlık sınıfını bitirdi ve birinci sınıfa başladı. Okul seçimi elbette çok önemli bir süreçti. Öncelikle çağdaş eğitim veren bir okul olmasına dikkat ettik.
KRİTERLERİMİZ 
Oğlumuzun dünya kültürüyle yetişmesini istedik. Sanat, spor ve insani değerlere önem veren bir eğitim sistemi en önemli kriterlerimizdi. Oğlumu göndereceğim okulun açık fikirli, medeni cesaret ve özgürlük aşılayan bir sistemi olması gerekir. Okul sınıflandırıcı değil kapsayıcı yaklaşımlar aşılamalı.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz