"Hedefimiz yatırımcıya daha iyi getiri sağlamak"

Deniz Portföy Genel Müdürü Fatih Arabacıoğlu ile Deniz Portföy'ün hedefleri konusunda konuştuk.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Hedefimiz yatırımcıya daha iyi getiri sağlamak
Deniz Portföy, Denizbank Finansal Hizmetler Grubu bünyesinde oluşturulan “Ortak Akıl ve Portal Yaklaşımı” modeli çerçevesinde çalışmalarını bütünleştirdi. Bu bütünleşmenin etkisiyle hızla büyüyerek yüzde 3,5 pazar payına ulaşan Deniz Portföy’ün genel müdürü Fatih Arabacıoğlu, hedeflerinin ilk etapta yüzde 5 pazar payı olduğunu söylüyor. Arabacıoğlu, mevduat-fon ürünüyle, yatırımcılara daha iyi getiri sağlamayı hedeflediklerini kaydediyor.

Türkiye ekonomisinin son 10 yıldaki momentumuna bakıldığında, bu büyüme eğilimine portföy yönetimi sektörü, geniş anlamda da sermaye piyasaları ayak uyduramadı. Sektör tüm yelpazesinde; yatırımcı sayısından, ürün çeşitliğine, halka arzlardan, yatırım fonu büyüklüklerine, hatta kurumsal yatırımcı tabanının oluşturulmasına kadar, hak ettiği seviyelere ulaşamadı. Bu konuda yatırım fonları pazarını örnek gösteren Deniz Portföy Genel Müdürü Fatih Arabacıoğlu “Bu pazarda toplam fon büyüklüğü 2005 yılı sonunda 25 milyar TL'den yüzde 20 büyümeyle 2012 yılı sonunda sadece 30 milyar TL'ye çıktı. Bu düşük oran acı ve düşündürücü” diyor. Sektördeki ürün dağılımının da sıkıntılı olduğunu söyleyen Arabacıoğlu, sektörde fark yaratan ürün ve hizmetlerle büyümeyi sürdürdüklerini kaydediyor. Arabacıoğlu sektörün yapısı ve Deniz Portföy'ün hedefleri konusunda şunları söylüyor:

Sektörün nasıl bir ürün dağılım yapısı var?
Son 10 yılda hemen her alanda gördüğümüz canlılık, hareket ve büyümeye direnç gösteren tek sektör, yatırım fonları ve portföy yönetimi oldu. Büyüyüp gelişmesinin aksine yapısı itibarıyla hala bir direnç görüyoruz. Örneğin 2012 yılında tüm piyasadaki toplam fon büyüklüğünün yüzde 70'i B tipi likit ve kısa vadeli tahvil fonları. Faizlerin bu düşük seviyesinde bile halen yatırımcılar tarafından tercih edilmesi, hisse yoğun veya diğer fonlar lehine kayda değer bir değişim içinde olmaması düşündürücü. Borsa rekorlar kırarken içinde hisse bulunduran fonların toplam ağırlığı yüzde 4 civarında.

Portföy yönetimi pazarında yeterli gelişmeden söz edilemese bile olumlu gelişmeler var mı?
Bizim için en önemli moral kaynağı, BES'te yıl başından itibaren geçerli olan yüzde 25 kamu desteği. Bu çerçevedeki fonlara olan talep, sistemin en önemli itici motoru halini alıyor. Yanı sıra, faizlerdeki düşüş, politik ve ekonomik istikrar, Türkiye'nin önümüzdeki dönem ile ilgili büyüme beklentileri, yeni SPK Kanunu ve tebliğleri, geçmişte kaybolan yatırımcı güveninin de tekrar sağlanması sonucuna yol açtı. Sektör gerek yatırım fonlarında gerekse bireysel ve kurumsal portföy yönetiminde şuan için olumlu sinyaller vermeye henüz başladı.

Böyle bir yapıda Deniz Portföy, nasıl bir strateji belirliyor? Sektördeki büyüklüğünüz nedir?
Bu düzenin bir parçası olmamak adına, Denizbank Finansal Hizmetler Grubu bünyesinde oluşturduğumuz ve amiralimiz Hakan Ateş komutasında da bankamızın kısa sürede geldiği çok başarılı konumunun en önemli kilometre taşı formülü olarak bilinen “Ortak Akıl ve Portal Yaklaşımı” modeli çerçevesinde çalışmalarımızı bütünleştirdik. Geçen yıl yüzde 49 ve bu yıl içinde yıl başından günümüze yüzde 30'luk bir büyüme gerçekleştirerek yüzde 3,5'luk bir pazar payına ulaştık. Hedefimiz ilk etapta minimum yüzde 5'lik bir pazar payı büyüklüğünü yakalamak. Bu çerçevede tabii ki portföy yönetim şirketlerinin olmazsa olmazı olan bireysel ve kurumsal portföy yönetimi bacağında da daha aktif olmayı hedefliyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz