1 Mayıs 2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile 5651 Sayılı İnternet Kanunu (“İnternet Kanunu”) kapsamında önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda yapılan değişiklikleri içeren bu yeni düzenleme, dijital oyun sektörünü ilk kez doğrudan ve sistematik bir şekilde regülasyon kapsamına alıyor.
Söz konusu gelişme, yalnızca teknik bir mevzuat güncellemesi olarak değerlendirilmemeli… Aksine, Türkiye’de faaliyet gösteren ya da Türkiye pazarına erişim sağlayan oyun şirketleri bakımından yeni bir uyum ve denetim döneminin başladığına işaret ediyor. Bu yönüyle düzenleme, sektörün işleyişine ilişkin temel kuralların yeniden şekillendiği daha geniş bir dönüşümün parçası olarak öne çıkıyor.
Dijital oyun pazarının son yıllarda kaydettiği hızlı büyüme ve artan ekonomik hacim, bu alanda düzenleyici bir çerçevenin gerekliliğini daha görünür hale getirmiştir. Kullanıcı tabanının genişlemesi, özellikle çocukların dijital ortamlarda daha yoğun yer alması ve oyun içi harcama modellerinin yaygınlaşması, sektöre yönelik daha bütüncül bir yaklaşımı kaçınılmaz kılmaktadır.
Oyun Ekosistemi İlk Kez Tanımlandı
Düzenlemenin en dikkat çekici boyutlarından biri, dijital oyun sektörüne ilişkin temel aktörlerin ilk kez açık ve sistematik bir biçimde tanımlanmış olmasıdır. Bu kapsamda “oyun”, “oyun geliştirici”, “oyun dağıtıcı” ve “oyun platformu” kavramları mevzuata dahil edilerek, sektörün ana bileşenleri hukuki bir çerçeveye kavuşturulmuştur.
Bu adım, yalnızca terminolojik bir netleştirme olarak görülmemeli - aksine, dijital oyun ekosisteminde uzun süredir belirsiz kalan rol ve sorumlulukların tanımlandığı bir eşik niteliği taşımaktadır. Özellikle platformlar ile içerik sağlayıcılar arasındaki ilişkinin sınırlarının daha belirgin hale gelmesi, hangi aktörün hangi yükümlülükten sorumlu tutulacağına dair tartışmaları önemli ölçüde şekillendirecektir.
Bununla birlikte, “oyun platformu” tanımının geniş tutulmuş olduğunu görmek yalnızca klasik anlamda oyun dağıtım kanallarını değil; kullanıcıların oyunlara erişimini sağlayan, içeriklerin sunumunu ve etkileşimini yöneten çeşitli dijital yapıları da kapsayabilecek bir alan yaratmaktadır. Bu durum, sektörde faaliyet gösteren farklı iş modellerinin de düzenleme kapsamına girebileceğine işaret etmektedir.
Oyun Platformlarına Getirilen Yeni Yükümlülükler
Yeni düzenleme ile birlikte, özellikle oyun platformlarına yönelik kapsamlı yükümlülükler öngörülmektedir. Bu yükümlülükler, kullanıcı güvenliği, çocukların korunması ve dijital ekosistemde hesap verebilirliğin artırılması amacıyla şekillendirilmiştir.
Yaş Derecelendirme ve İçerik Denetimi & Ebeveyn Kontrol Mekanizmaları
Düzenlemenin öne çıkan unsurlarından biri, oyunların yaş derecelendirmesine tabi tutulmasına ilişkin getirilen zorunluluktur. Buna göre, gerekli sınıflandırmadan geçmemiş oyunların platformlarda yer almasına artık izin verilmemektedir. Herhangi bir derecelendirme bulunmayan içerikler ise ancak en üst yaş kategorisi kapsamında sunulabilecektir.
Bu yaklaşım, oyun platformlarının içerik üzerindeki sorumluluğunu artırarak dağıtım süreçlerine yeni bir denetim katmanı eklemektedir. Yaş derecelendirme sistemine ilişkin teknik detayların ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemelerle netleşmesi beklenmektedir.
Düzenleme ile birlikte oyun platformlarına, ebeveynlerin çocukların dijital faaliyetlerini denetleyebilmesine imkân tanıyan araçlar sunma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu kapsamda platformların, hesap ayarlarının kontrolünü mümkün kılması ve oyun içi satın alma, kiralama ile abonelik işlemlerini ebeveyn onayına bağlaması gerekmektedir.
Bu yükümlülük, özellikle oyun içi harcamalara dayalı iş modelleri bakımından platformların teknik altyapı ve kullanıcı deneyimi süreçlerinde önemli uyarlamalar yapmasını gerektirebilecektir.
Türkiye’de Temsilci Atama Zorunluluğu
Düzenleme ile birlikte, Türkiye’den günlük erişimi 100.000’i aşan yurt dışı merkezli oyun platformları için Türkiye’de bir temsilci bulundurma zorunluluğu getirilmektedir. Bu temsilci, platform ile Türkiye’deki idari ve adli makamlar arasında doğrudan bir muhatap noktası oluşturacak; iletilen bildirim ve taleplerin karşılanması, mevzuata uyumun sağlanması ve platform adına gerekli aksiyonların alınmasından sorumlu olacaktır.
Bu mekanizma, yalnızca bir iletişim kanalı oluşturmanın ötesine geçerek, platformların Türkiye’deki faaliyetlerinin daha yakından izlenmesini ve gerektiğinde hızlı müdahale edilmesini mümkün kılan bir yapı kurmaktadır. Bu yönüyle düzenleme, daha önce sosyal medya platformları için uygulamaya konulan temsilci modelinin oyun sektörüne genişletilmiş bir devamı niteliği taşımaktadır.
Bilgi ve Belge Sunma Yükümlülüğü
Düzenleme kapsamında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na oyun platformlarından kurumsal yapı, bilişim altyapısı ve veri işleme süreçlerine ilişkin geniş kapsamlı bilgi ve belge talep etme yetkisi tanınmaktadır. Platformların ise bu taleplere en geç 15 gün içinde yanıt vermesi gerekmektedir.
Bu yetki, oyun platformlarının yalnızca içerik sunumu açısından değil; veri yönetimi ve operasyonel süreçleri bakımından da daha yakın bir denetime tabi olacağını göstermektedir. Bu çerçevede, şirketlerin iç kontrol mekanizmalarını ve veri yönetişimi uygulamalarını gözden geçirmeleri önem kazanmaktadır.
Oyun Şirketlerine Yönelik Yaptırımlar
Düzenleme, oyun platformları bakımından kademeli ve giderek ağırlaşan bir yaptırım sistemi öngörmektedir. Buna göre, yükümlülüklere aykırılık halinde öncelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından bildirim yapılmakta; bu bildirime rağmen 30 gün içinde uyum sağlanmaması durumunda 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye kadar idari para cezası uygulanabilmektedir.
İhlalin devam etmesi halinde, ikinci aşamada 10 milyon TL’den 30 milyon TL’ye kadar daha yüksek tutarlı bir ceza gündeme gelmektedir. Yükümlülüklerin hâlen yerine getirilmemesi durumunda ise yaptırımlar yalnızca mali boyutta kalmayarak, platform erişimini doğrudan etkileyebilecek şekilde bant genişliğinin önce %30, ardından %50 oranında daraltılması söz konusu olabilmektedir.
Bu kademeli yapı, platformları hızlı şekilde uyum sağlamaya teşvik ederken; özellikle bant daraltma tedbiri, Türkiye pazarına erişim açısından ciddi bir operasyonel risk olarak öne çıkmaktadır. Öte yandan, yükümlülüklerin sonradan yerine getirilmesi halinde uygulanan cezaların belirli ölçüde indirilebilmesi de mümkün kılınmıştır.
Yürürlük Takvimi ve Uyum Süreci
Yeni yükümlülüklerin, yayımlanma tarihini izleyen altı aylık geçiş süresinin ardından 1 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.
Bu geçiş dönemi, sektör oyuncuları açısından yalnızca takvimsel bir erteleme değil; kapsamlı bir uyum sürecinin planlanması ve hayata geçirilmesi için kritik bir fırsat sunmaktadır. Oyun platformları, geliştiriciler ve dağıtıcıların bu süre zarfında teknik altyapılarını gözden geçirmeleri, kullanıcı ve ödeme süreçlerini yeni düzenlemelere uygun şekilde yeniden kurgulamaları ve iç kontrol mekanizmalarını güçlendirmeleri gerekecektir.
Özellikle yaş derecelendirme sistemleri, ebeveyn kontrol araçları ve temsilci atama yükümlülükleri gibi başlıklar, operasyonel düzeyde somut hazırlıklar yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle, geçiş sürecinin etkin şekilde değerlendirilmesi, yürürlük tarihi itibarıyla ortaya çıkabilecek hukuki ve operasyonel risklerin minimize edilmesi açısından belirleyici olacaktır.
Oyun Şirketleri Ne Yapmalı?
İnternet Kanunu ile gelen bu yeni çerçeve, yalnızca içerik denetimi ya da çocukların korunması gibi başlıklara odaklanmakla kalmıyor; aynı zamanda platformların gelir modellerini, veri akışını ve kullanıcı etkileşimini doğrudan etkileyen daha geniş bir dönüşümü işaret ediyor.
Bu noktada önemli olan husus, oyun platformlarının artık aktif sorumluluk taşıyan ve denetime tabi aktörler olarak konumlandırılmasıdır. Özellikle Türkiye pazarında faaliyet gösteren uluslararası platformlar açısından, bu değişim yalnızca hukuki bir uyum meselesi değil; aynı zamanda operasyonel bir yeniden yapılanma ihtiyacını da beraberinde getirmektedir.
Önümüzdeki dönemde ikincil düzenlemelerle teknik detayların netleşmesi beklenirken, şirketlerin, yalnızca mevcut yükümlülüklere “reaktif” şekilde uyum sağlamak yerine, daha bütüncül bir uyum stratejisi geliştirmeleri kritik önem taşıyor.
Somut bir adım olarak, oyun şirketlerinin kısa vadede Türkiye’ye özgü bir “uyum haritası” çıkarması; yalnızca mevcut riskleri azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda hızla değişen regülasyon ortamında şirketlere stratejik bir avantaj da sağlayacaktır.
Örneğin, Türkiye pazarına yönelik faaliyetlerin ayrı bir risk kategorisi olarak ele alınması ve bu kapsamda ülke bazlı bir uyum stratejisi oluşturulması, özellikle çok uluslu platformlar açısından kritik hale gelmektedir. Bu yaklaşım, ilerleyen dönemde farklı ülke düzenlemelerine uyum sağlama kapasitesini de güçlendirecektir.
Bunun yanı sıra, platformların kullanıcı sözleşmeleri, gizlilik politikaları ve topluluk kuralları gibi dışa dönük metinlerini yeni yükümlülüklerle uyumlu hale getirmeleri; aynı zamanda bu kuralların uygulamada nasıl işletileceğine ilişkin iç prosedürlerini netleştirmeleri gerekmektedir. Aksi halde, kağıt üzerinde uyum sağlanmış olsa dahi, uygulamada ortaya çıkabilecek aksaklıklar ciddi yaptırım riskleri doğurabilir.
Bir diğer önemli başlık ise, BTK’dan gelebilecek bilgi ve belge taleplerine hazırlıktır. Bu kapsamda şirketlerin, veri akışlarını, sistem mimarilerini ve karar alma süreçlerini hızlı şekilde raporlayabilecek iç mekanizmalar kurmaları önerilmektedir. Zira bu tür taleplere süresi içinde ve eksiksiz yanıt verilememesi, doğrudan yaptırım sürecini tetikleyebilecektir.
Son olarak, oyun platformlarının özellikle ürün geliştirme ekipleri ile hukuk ve uyum ekipleri arasında daha yakın bir koordinasyon kurmaları gerekecektir. Yeni düzenlemeler, yalnızca hukuki bir mesele olmaktan çıkmış; ürün tasarımı, kullanıcı deneyimi ve gelir modeli gibi alanlara doğrudan etki eden bir yapıya dönüşmüştür.
Konuk Yazar:
Av. Elif Engin Ahlatcı
EEA Law & Consultancy
Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?