Ne kadar sağlıklı?

Son dönemde iş dünyasında en çok konuşulan konulardan biri beklentilerin üzerinde gerçekleşen büyüme rakamları…

22 ŞUBAT, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Ne kadar sağlıklı?

Nilüfer Gözütok Ünal

ngozutok@capital.com.tr

BMD olarak PwC şirketine ayakkabı ve hazır giyim sektörünün en büyük 30 şirketinin son 3 yıllık bilançoları üzerinden büyüme oranlarını yorumlayacağımız bir rapor hazırlattık. Bu rapordan elde ettiğimiz sonuçlara göre sektör büyüyor. Ama büyüme ne kadar sağlıklı? 2016’da satış alanı yüzde 6,4 büyümüş, depolardaki stok hacmi ise yüzde 20 artmış. Kârlılıkların net satışlara oranı düşüş trendine geçmiş. Bunun en önemli nedeni, artan maliyetler. Haliyle bu durum şirketlerimiz için finansman ihtiyacı yaratıyor.” Bu sözler Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel’e ait. Öncel, sektördeki büyümeyi sağlıksız kılan bu nedenlerden dolayı perakendecinin artık “diyete” başladığını söylüyor. Bu kapsamda eski kontratları bozarak ciro bazında kiraya yöneldiklerini, öte yandan cirolarda optimizasyon için artık daha çok yurt dışına çıkma ihtiyacı hisssettiklerini anlatıyor. BMD’nin yaptığı bu analiz ve sonuçları önemli. Çünkü, iş dünyasında son dönemde en çok beklentilerin üzerinde gerçekleşen büyüme rakamları konuşuluyor. Büyümenin ne kadar sağlıklı olduğu ise çok fazla sorgulanmıyor. Biz de Capital olarak Türkiye’nin büyüyen sektörlerini masaya yatırdık. Büyümelerine daha yakından baktık. Hangi noktalarda hastalık belirtileri görüldüğünü, gerekli önlemler alınmazsa nasıl sonuçları olacağını araştırdık. 

DÜŞÜK KÂR DENGEYİ BOZUYOR 

Büyüyen sektörleri yakın markaja aldığımızda ilk dikkat çeken sağlıksızlık belirtisi düşen kârlar. Neredeyse her sektör artan rekabet ve yükselen maliyetler nedeniyle büyürken kâr marjının düştüğünü açıklıyor. Örneğin son 15 yılın en hızlı sektörü inşaat, 2017’de de yüzde 6 büyüdü. Ancak devam eden büyümeye rağmen sektörde yüksek kârlılıkların olmadığı ifade ediliyor. AYİDER (Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği) Başkanı Melih Tavukçuoğlu, yıldan yıla kârın düşme trendinde olduğunu dile getiriyor, “Şu anda marjlarımız yüzde 7’lere kadar düştü. Sağlıklı bir büyümede kâr marjının yüzde 10 olması gerekiyor” diyor. 2016’da yüzde 12, 2017’de yüzde 10 büyüyen ambalaj sektöründe de sorun aynı. Hammaddelerin büyük oranda ithal edildiğini belirten Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Zeki Sarıbekir, bunun da kâr marjını düşürdüğünü söylüyor. Kimya sektöründe de düşük kâr sorunu var. İKMİB (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, özellikle sektörün TL döviz borç dengesinde sorun olduğunu belirtiyor ve ithalata yüksek bağımlılığın da sektörün sağlığını bozduğunu ifade ediyor. Elektrolitik bakır sektöründe yüzde 5 olması gekeren kâr marjı yüzde 1-2 seviyelerinde. Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı, bu durumun sektördeki büyümenin yüzde 100 sağlıklı olmasını engellediğini söylüyor. Adil Işık Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zehra Işık da kendi sektörlerinde kâr marjının tek hanelere gerilediğini oysa sağlıklı büyüme için yüzde 15- 20’lik bir kâr marjı gerektiğini dile getiriyor. 

UZAYAN VADE BASKISI

Son birkaç yıldır çok sayıda sektör uzayan vadeler sarmalına girmiş görünüyor. Gelinen noktada uzayan vadler iş yapmayı zorlaştırıyor. Örneğin makine sektöründe vadeler 180 güne çıkmış durumda. Malzeme, hammadde alımlarında ortalama 60 gün mal alım vadeleri olduğunu belirten Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, “Satış vadeleri de 180 günden 90-60 gün bandına çekilmeli” diyor. Seramikte de vadeler büyümeyi sağlıksız kılıyor. Vadelerin 6 ay ila 1,5 yıl aralığında değişkenlik gösterdiğini açıklayan İbrahim Polat Holding CEO’su Baran Demir, “Bu da üreticiler için finansman anlamında zorluk yaratıyor. İdeal vade 120 ile 150 gün arasında olmalı” diye konuşuyor. Ağaç ve orman ürünlerinde de vadeler 6 aya kadar uzuyor. Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız, “Vadelerin 100 günün altında olması, sağlıklı büyümenin göstergesidir” diyor. Türkiye Un Sanayi Federasyonu Başkanı Eren Günhan Ulusoy, son dönemde sektörde vadelerin 60 günden 90 günlere çıkmasının büyüme için ihtiyaç duyulan verimliliğin, gücün ve vizyonun önünde engel haline geldiğini söylüyor. Baymak CEO’su Ender Çolak da klima sektöründe 2017’de vadelerin 90 günden 150 güne uzadığını ve bunun finansal gücü olmayan şirketler için büyük baskı yaratacağını ifade ediyor. 

STOK DEVİR HIZINA DİKKAT 

Birçok sektörde ise büyümeyi eriten ana sorun stoklar. 2017’de yüzde 10 büyüyen seramik de bu sektörlerden biri… Fabrikaların stok miktarlarının 4-5 aylık üretimlerine denk geldiğini belirten İbrahim Polat Holding CEO’su Baran Demir, bunun da stok fazlalığını gösterdiğini söylüyor. “İdeal stok seviyesi 45 günlük üretim miktarı kadar olmalı” diyor. Beyaz eşya sektörü bu yıl 2017 ilk 3 çeyrekte yüzde 20 büyüdü. Whirlpool Corporation Türkiye Genel Müdürü Gabriele Esposito, ÖTV teşvikinin etkisiyle yaşanan bu büyümeyi olumsuz kılan faktörler olduğunu söylüyor. Esposito, söz konusu faktörler ve sonuçlarını şöyle anlatıyor: “Bu faktörlerin başında distribütörlerin ve bayilerin ÖTV teşvikinden yararlanmak adına stoklarını artırması var. Fazla alınan stok bayi tarafından satışa dönüştürülemiyor. Stok dönüşüm hızının yavaşlaması küçük işletmelerde sermayenin iyi yönetilemeyerek nakit sıkıntılarının ortaya çıkmasına sebep olabilir.” İnşaat sektörü de bir süredir stokları eritememekten muzdarip. AYİDER Başkanı Melih Tavukçuoğlu özellikle lüks konutta ciddi bir stokla karşı karşıya olduklarını belirtiyor. “Sorun 750 bin TL bandındaki konutların satışında başlıyor ve 1 milyon TL’den yukarı fiyatlardakinde durma noktasına geliyor. Türkiye’de 200 bin adet lüks konut stoğu var” diyor. Oluklu mukavva sektöründe hammadde olan kağıdın ortalama olarak 35 ila 55 gün arasında stok tutulduğunu belirten Olmuksan IP Türkiye Genel Müdürü Ergun Hepvar, “Sağlıklı bir büyümede 30 gün civarında stok tutulmalı” diye konuşuyor. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz