Sanayici ne yapacak?

Üretimdeki tıkanıklığı aşmak için çözüm aranıyor...

30.12.2016 14:09:400
Paylaş Tweet Paylaş
Sanayici ne yapacak?
Nilüfer Gözütok
ngozutok@capital.com.tr


"Son 5 yıldır döviz bazında artan işçilik maliyetleri, düşen kapasitelerin yarattığı maliyet artışları, Uzak Doğu, Çin ve Rus pazarlarının satın alma güçlerindeki azalmalar bize üretimin daralması şeklinde yansıdı. Kısa ve uzun vadede bir düzelme maalesef beklemiyorum. Bu durum grubumuza küçülme şeklinde yansıdı. Verimliliği artırıcı çalışmalar yapmamıza rağmen sonuç alamıyoruz.” Bu sözler deri ve tekstil sanayinin önde gelen şirketlerinden Orjin Deri’nin yönetim kurulu eş başkanı Zafer Yıldırım’a ait... Aslında Yıldırım, yaptığı bu açıklamayla sadece kendi sektöründeki değil pek çok sanayi kolunda faaliyen gösteren sanayicinin ortak sorunlarını dile getiriyor. Sanayide ciddi bir tıkanıklığın yaşandığını anlatmaya çalışıyor... Rakamlarla konuşmak gerekirse bu yıl sanayi üretimi ilk çeyrekte yüzde 5,6, ikinci çeyrekte de yüzde 2,9 oranında büyüdü. Üçüncü çeyrek sonuçları ise henüz açıklanmadı. Ancak üçüncü çeyrek sonuçlarının da pek parlak olması beklenmiyor. Sanayideki bu tablonun bir değil birçok nedeni var. Hem iç hem dış piyasada talebin düşmesi, maliyetlerin artması, finansal dengelerdeki bozulmalar, mevcut durumda rekabetin her zamankinden daha yıkıcı bir etki yaratması ve istihdam ayağındaki birtakım gelişmeler sanayinin önünü tıkayan en kritik tehditler olarak dikkat çekiyor.

TALEP DARALDI MI?
Politik ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle üretim sektörlerinin her kademesinde talep düşüşü yaşanıyor. Baymak Genel Müdürü Ender Çolak, ısıtma sektöründe iç talepte yılın ikinci yarısından itibaren yüzde 5 civarında daralma olduğunu söylüyor. Bu durumun büyük ölçüde 15 Temmuz sürecinden kaynaklandığını dile getiriyor. Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı da sektörde son yıllardaki en büyük sıkıntının iç talep yetersizliği olduğunu ifade ediyor. Altyapı yatırımlarının yavaşlaması nedeniyle talepte düşüş olduğunu açıklayan Çaycı, “Son bir yılda yüzde 10-15 civarında bir daralma oldu” diyor. Dagi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Nedim Koç, bölgesel krizlerin hem ticaret hacimlerinde daralma yarattığını hem insanların satın alma isteklerini negatif yönde etkilediğini dile getiriyor. “Çevre ülkelerdeki istikrarsızlıklar ticaret hacimlerinde makro ölçekli bir daralmaya sebebiyet veriyor” diye konuşuyor. Basım, promosyon ürünleri ve kırtasiye sektörlerinde faaliyet gösteren Acar Group’un yönetim kurulu başkanı Zekeriya Acar, basım sektöründe yüzde 40 daralma olduğunu, kurumsal hediyelik ve promosyon sektöründe ise bu daralmanın yüzde 25 civarında gerçekleştiğini açıklıyor. Yurtbay Seramik Genel Müdürü Köksal Çınar, sektördeki üretim kapasitesinin sadece yüzde 40’ının kullanıldığına dikkat çekiyor. Bu durumun önemli bir nedeninin iç piyasada beklenilen seviyede talep olmaması olduğunu söylüyor. MOBSAD (Mobilya Sanayi İşadamları Derneği) Başkan Vekili Cüneyt Yanıkçıoğlu da sektörleri için iç ve dış talebin yeterli seviyede olmadığını anlatıyor. “Dış talepte bölgesel sorunlar bu yetersizliği tetikliyor. Orta Doğu ve Kuzey komşularımızla ticaretimiz fazlasıyla azaldı” diyor. Asaş Alüminyum Grup Başkanı Safa Bayar Yavuz ise son dönemde daha da belirginleşen finansman sıkıntısının satışları etkilediğini, satışlarda yüzde 10 düşüşün olduğunu ifade ediyor.

MALİYET CEPHESİNDEN BASKI
Artan maliyetler de sanayiciyi zorluyor. Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, yükselen asgari ücret, hala değerli olarak nitelendirdiği TL ve alıcı şirketlerin istediği sosyal uygunluk şartlarının üretim maliyetlerini ciddi olarak yükselttiğini belirtiyor. Yılbaşından itibaren maliyetlerinin yüzde 3 oranında arttığını ifade eden Ünlütürk, “Fakat bunun karşılığı olan adil fiyat, iç rekabet yüzünden genellikle alınamıyor” diyor. Ak Gıda Başkanı Ali Sözen de son iki yıl içinde enerji, işçilik gibi girdi maliyetlerinde artışlar yaşanmasına karşın, tüketici fiyatlarında önemli bir değişim yaşanmadığına dikkat çekiyor. “Bunun bir sonucu olarak çiftçiden rafa kadar tüm değer zincirinde gelir kayıpları oluşabiliyor” diye konuşuyor. Kastamonu Entegre Genel Müdürü Haluk Yıldız, enerji maliyetlerinin oldukça yüksek oluşunun tüm sanayi sektörleri gibi ağaç mamulleri ve orman ürünleri sektörünü olumsuz yönde etkilediğini dile getiriyor. Yıldız, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hammadde ve enerji maliyetlerinin yüksek oluşu, rekabetin çetin olduğu pazarlarda bizler açısından bir rekabet gücü kaybına neden oluyor.” Sadece girdi değil finansman maliyetlerinin artışı da sanayinin önünde önemli bir engel. Moody’s’in Türkiye’nin yatırım yapılabilir kredi notunu indirmesiyle şirketlerin bankalardan borçlanma maliyetinin arttığına dikkat çeken İncekaralar Holding CEO’su Özgür İncekara, “Doların maliyetinin önümüzdeki yıllarda artmasına paralel olarak özel sektör yatırımlarında ve dış borç geri ödemesinde aşağı yönlü risk yaratma potansiyeli var” diyor. Olmuksan International Paper Türkiye Genel Müdürü Ergun Hepvar, mukavva sektöründe de artan finansman giderlerinin kâr marjlarının gerilemesine neden olduğunu ifade ediyor.

ÖDEMEDE VADE SENDROMU
Finansmanda yaşanan sıkıntının en önemli yansıması vadelerdeki uzamalar. Sanayinin birçok kolunda vadelerde ciddi boyutlarda uzama yaşanıyor. Braas Yönetim Kurulu Başkanı Daniş Navaro, kendi sektöründe ödeme vadelerinin 45-60 günden 75- 90 güne uzama eğiliminde olduğunu söylüyor. ZÜCDER Başkanı Ömer Ertuğrul Erdoğan, sektörel olarak vadelerin 180 ila 540 gün aralığında değişim gösterdiğini belirtiyor. İncekaralar Holding CEO’su Özgür İncekara, 120 gün olan vadelerin 180 güne çıktığını açıklıyor. Tat Bakliyat Yönetim Kurulu Üyesi Veysel Memiş, 10 yıl öncesinde vade anlayışının 10- 15 gün arasındayken bugün 120 güne çıktığını söylüyor. Yurtbay Seramik Genel Müdürü Köksal Çınar, 4-5 yıl öncesine kadar sektörde vade ortalamasının 4 ay civarında iken şu anda 8-10 aya kadar geldiğini dile getiriyor. Viko By Panasonic CEO’su Nusret Kayhan Apaydın, “Tahsilat vadelerimiz yurt dışı satışlarımızda 15 gün, yurt içi satışlarımızda ise 45 gün civarında uzadı” diyor. Ode Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, vadelerin uzamasının riskin ötelenmesine neden olduğunu söylüyor. Bu durumun yarattığı sonuçları şöyle açıklıyor: “Bu da ciddi yatırımların önünü kesiyor.” İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık da sektörlerinde vadelerin uzamasıyla kaliteyi dışlayan bir rekabet ortamı oluştuğunu, teknolojinin geri plana itildiğini söylüyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz