Türkiye'nin fabrika ligi

Türkiye'nin üretim cephesinde yeni dönemde yaşananlar...

1.07.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Türkiye'nin fabrika ligi
Faaliyette oldukları sektör sayısını azaltan ve güçlü oldukları alanlara odaklanma kararı alan Koç, Kale ve Sabancı, bu stratejilerini başarıyla yöneterek bugün daha sade ama daha kârlı bir noktaya gelmiş durumda. Örneğin 2011 yılını 75,7 milyar TL ciroyla kapatan Koç Holding, 10 yıl içinde Mako'dan İzocam'a, Demirdöküm'den Beldesan'a kadar tam 11 üretim şirketini elden çıkardı. Böylece fabrika sayısı da 66'dan 28'e inmiş oldu. Bu süre zarfında Kale Grubu'nun fabrika sayısı 15 adet, Sabancı Holding'in ise 12 adet azaldı. Uzmanlar da azalan fabrika sayılarında holdinglerin uyguladığı bu stratejilerin önemli bir etken olduğuna inanıyor. Egon Zehnder Türkiye Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, "Sanayi alanındaki yatırımların genel olarak azaldığına yönelik bir gözlemden bahsetmek mümkün. Bu değişimin holdinglerin yatırım portföylerindeki değişim ve konsolidasyonla da eşzamanlı gerçekleştiğinin altı çizilmeli" diye konuşuyor. Öte yandan bazı sektörlerin cazibesinin azalması da fabrika yatırımlarını azaltan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Yeşildere, bu noktada, "Bazı sektörlerde çevre başta olmak üzere regülasyon ve bilincin artmasıyla cazibe ortadan kalktı. Tekstil, konfeksiyon, otomotiv gibi bazı sektörlerde ise geçmişte yapılan aşırı yatırımların yarattığı kapasite hala kullanılamıyor" yorumunu yapıyor.
Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

RİSK FAKTÖRÜ ETKİLİ
Fabrika sayısında düşüş gözlenen gruplara baktığımızda odaklanma dışında başka nedenlere de rastlıyoruz. Bunlardan en önemlisi riski bölmek. Son 10 yılda hem Türkiye'nin yaşadığı ekonomik krizler hem tüm bunların üzerine gelen 2008 küresel krizi, risk konusunu tüm sanayicilerin ajandasında ilk sıraya taşıyor. 10 yıl önce sadece 1 fabrikası varken bugün yurt içi ve yurtdışında 7 fabrikaya ulaşan Aktaş Holding'in CEO'su Burhan Kurt, riski bölme stratejisinin, işadamlarını büyük çaplı fabrika yatırımlarından uzaklaştıran önemli bir neden olduğunu düşünüyor: "2008 kriziyle birlikte şirketler riski dağıtmak adına farklı alanlara yatırım yapmaya başladı. Ayrıca sanayi üretimi birçok etkenin birleşmesiyle yapılabiliyor. Bu kapsamda da sanayi üretiminden çıkışlar oldu. Bir diğer nokta ise hammadde fiyatlarının yüksekliği ve buna bağlı olarak maliyetlerin de yükselmesi. Eğer dünyada iş yapar hale geldiyseniz oyunu dünya kurallarına göre oynamalısınız. Yoksa zor dönemler yaşama ihtimaliniz var." Raiffeisen Investment AG Türkiye Genel Müdürü Gökçe Kabatepe de risk konusuna değiniyor ve ekliyor: "Fabrika gibi büyük çaplı sanayi yatırımları daha yüksek sermaye ve dolayısıyla daha yüksek borçluluk gerektiriyor. Geri dönüşler ise bu borcun ödenmesinden dolayı daha yavaş. O nedenle birçok işadamı, bu riski almaktan ve çıkabilecek yeni bir küresel krizde çok daha fazla yara almaktan çekiniyor." Egon Zehnder Türkiye Yönetici Ortağı Murat Yeşildere ise risk faktörüne ek olarak merkezi üretime yönelmenin de bu azalmada etkili olduğunu düşünüyor. Yeşildere, şunları söylüyor: "Gerek holdinglerin gerekse finansal yatırımcıların verimliliği ön plana alarak daha merkezi üretim alternatiflerine dönmesi de fabrika yatırımlarının sayısal olarak azalmasına neden oluyor."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz