"Yüksek hedef sendromu!"

Uzmanlar, "Hedef zor olmalı, imkansız değil" derken, CEO'lar yaşadıkları stresi reddetmiyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yüksek hedef sendromu!


Çalışanların yüzde 74'ü hedeflere ulaşma konusunda üzerinde baskı hissediyor. Bunların yüzde 52'si ise baskının ciddi oranda yüksek olduğu görüşünde. Üstelik böyle düşünenlere yöneticiler de dahil. Satış departmanları, hedef tutturma konusunda en yoğun stresi yaşarken, baskıcı sektörlerin başında bankacılık, otomotiv, ilaç ve perakende geliyor.  En önemlisi sektör yetkililerine göre patronlar, çıtayı yükseltmekten vazgeçecek gibi gözükmüyor. Daha yüksek ciro, daha yüksek kârlılık, daha yüksek pazar payı... Aslında bu üç hedef, tüm şirketler için aynı. Eskiden de böyleydi, şu anda da durum değişmiş değil. Tek bir farkla. Artık hedefler daha da yüksek, stres daha fazla.... Dolayısıyla hem üst yönetimin hem çalışanların üzerindeki baskı giderek artıyor. Uzmanlara göre bunun en önemli nedeni, küresel anlamda giderek artan rekabet. "Artık 10 yıl öncesinin kuralları yok" diyen uzmanlar, hedefi sürekli yükselten patronların yöneticiler üzerinde ciddi bir baskı kurduğunu doğruluyor. Patronlar da bunun farkında. Ama onlara göre başarının yolu yüksek hedeflerden geçiyor. Yenibiris.com'un Capital için 1.285 kişiyle gerçekleştirdiği özel çalışma da hangi kademeden olursa olsun tüm profesyonellerin ciddi oranda "hedef baskısı" hissettiğini ortaya koyuyor. Araştırmanın sonuçlarına göre çalışanların yüzde 74'ü kendisine verilen hedeflere ulaşma konusunda üzerinde baskı hissediyor. Üzerinde baskı hissedenlerin yüzde 22,3'ü bu baskının "çok yüksek" düzeyde olduğunu belirtiyor. Baskıyı "yüksek" bulanlar yüzde 29,6, "normal" bulanlar ise yüzde 29 oranında. Peki hedefler neden sürekli yükseliyor? Artan baskı zannedildiği gibi verimi artıyor mu? En çok hangi sektörler ve pozisyonlar baskı altında? Tüm bu soruları işin uzmanlarına sorduk:

HEDEFLER NEDEN YÜKSELİYOR?
Aslında hedefleri yükselten iki önemli neden var. Bunlar, giderek küçülen dünya ve artan rekabet. Capital'in bu konuda Yenibiris.com'la yaptığı araştırmaya katılanların yüzde 30,7'si baskıya neden olarak ilk sıraya rekabeti koyuyor. Rekabeti yüzde 21,5 ile satış, yüzde 19,7 ile patron/yönetici hırsı, yüzde 15,6 ile de kârlılık izliyor. Uzmanlara göre de hedeflerin yükselme nedenleri anket sonuçlarıyla paralellik gösteriyor. Pazarlama ve yönetim uzmanı Al Ries, "Yükselen hedefler konusu son yıllarda tüm şirketlerde kendini gösteriyor. Çünkü iş dünyası tamamen global hale geldi. Her şirket kendini potansiyel bir global şirket olarak görmeli. Global bir şirket için ise hedeflere odaklanmak değil doğru istikamete odaklanmak çok daha önemli" diyor. Bir diğer yönetim uzmanı Dave Ulrich ise hedeflerin ve baskının giderek artmasını şu şekilde açıklıyor: "Giderek şeffaflaşan teknoloji, yükselen tüketici beklentileri ve global rekabet, iş hayatını her zamankinden daha rekabetçi ve talepkâr hale dönüştürdü. CEO'lar artık dahayaratıcı olmak, yeni stratejiler geliştirmek konusunda her zamankinden fazla stres altında. Performanstaki standartlar gelecekte daha da yükselecek ve tüm bu talepler doğrultusunda yöneticilerin yetenekleri ve taahhütleri artmak zorunda kalacak." Yönetim Danışmanı Saide Kuzeyli de baskıyı artıran en önemli nedenin rekabet olduğunu vurguluyor ve ekliyor: "20 yıl öncesinde çalışanın ortaya koyduğu performansın ve yetkinliklerin yeterli görülmesi işte kalabilmeye yetiyordu. Günümüzdeki global boyuttaki rekabet, şirket birleşmeleri ve artan maliyet odaklılıkla artık çalışanın tabiri caizse şapkadan tavşan değil tavşanın kulağından şapka çıkarması bekleniyor."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz