Zor yılın danışma projeleri

Aslında her zaman önemliydi… Ancak pandemi sonrası KSS’nin şirketlerin gündemindeki yeri daha da arttı...

8.04.2021 12:43:000
Paylaş Tweet Paylaş
Zor yılın danışma projeleri

Nil Dumansızoğlu

ndumansizoglu@capital.com.tr

Sonuçta artık sadece müşteriler ve tüketiciler için değil, tedarikçi ve çalışanlar için de proje üretmek zorunlu hale geldi. Bunun bilincinde olan şirketler de yeni dönemde KSS alanında faaliyetlerine yoğunlaşmış durumda. Tüm bunları da kurumsal kimliklerine katkı sağlamanın yanında “dayanışma” içgüdüsüyle ele alıyorlar. Bu zor dönemde 65 yaş üstü bireyleri destekleyen, kadınlara sahip çıkan, tedarikçilerine farklı kolaylıklar sunan, sağlık alanında projeler üreten şirket sayısında da artış mevcut.

“YEME-İÇME SEKTÖRÜNE DESTEK OLDUK”

BAŞAK KARACA / COCA-COLA TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

Coca-Cola olarak pandemi nedeniyle gelişen belirsizlik ortamında topluma, tüketicilerimize ve paydaşlarımıza fayda sağlayabilmek için tüm önceliklerimizi toplumsal ihtiyaçlara yönlendirdik. Farklı alanlardaki ihtiyaç sahipleriyle birlikte, yemeiçme sektörüne destek olmaya çalıştık. Coca-Cola Vakfı aracılığıyla Türk Kızılay’la iş birliği yaparak sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında yer aldık. Kızılay’ın da katkısıyla 3 bacaklı bir destek programı yürüttük. Bu program kapsamında, Sağlık Bakanlığı’na medikal malzeme alımıyla 65 yaş ve üzeri ihtiyaç sahiplerine gıda ve içecek yardımı yaptık. Ülkemizde 7 bölgedeki 29 şehirde, 150 bin haneye ulaşan gıda bankalarına Temel İhtiyaç Derneği’yle (TİDER) gıda ve temizlik malzemesi ulaştırdık. 15 binden fazla yeme-içme hizmeti sektör çalışanına temel gıda ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için Ahbap Derneği aracılığıyla alışveriş kartı dağıttık. ‘Aç Kendini Hayata’ kampanyamız kapsamında yeme-içme sektöründe hizmet veren Türkiye genelinde 500’ü aşkın işletmeye tanıtım desteği vermeyi ve yeniden müşterileriyle buluşmalarında köprü olmayı amaçladık. Küçük yerel işletmelere dağıtılmak üzere toplam 17 bin hijyen kiti hazırladık. Hijyen kitlerini Türkiye genelinde toplam 12 bin noktaya ulaştırdık. Mekanların tekrar kapanmasıyla Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) ve Kızılay iş birliğiyle pandemiden en çok etkilenen 3 bin yemeiçme sektörü çalışanına kişi başı 400 TL’lik alışveriş çeki dağıtılmasına destek olduk. Ticaret Bakanlığı’yla iş birliği yaparak ‘Bakkalımla El Ele’ projesine imza attık ve 81 ildeki bakkalımıza dijitalleşme alanında çeşitli ücretsiz eğitimler verdik. Habitat Derneği ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğiyle 2015 yılında hayata geçirdiğimiz Kız Kardeşim projesi kapsamında, geçen yıl, yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren kadınları desteklemek amacıyla hibe programını devreye soktuk ve 11 kadına hibe desteği verdik. 2021 yılında ise ikinci kez düzenlenecek hibe programı kapsamında 30 girişimci kadına toplam 765 bin TL’lik hibe desteği vereceğiz.”

“DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN…”


MEHMET APAK / ZER GENEL MÜDÜRÜ

Pandemi, iş dünyasında bugüne kadar oluşturulan sistemlerin güçlü yönleri kadar zayıflıkları ve bir an önce geliştirilmesi gereken yönleri üzerinde yeniden düşünme imkanı sundu. Zer olarak başta kendi faaliyet alanımız olan tedarik zinciri ve satın alma olmak üzere belli başlı sektörlerin küresel seviyede yaşadığı değişimi, dönüşümü çok yakından takip ettik. Sistemden gelen uyarıları duyarak sürdürülebilir bir dünya idealine ve toplumsal gelişime katkı sunan projelerimize daha sıkı sarıldık. Aniden hayatımıza giren virüs ve tetiklediği süreç, bizim Zer olarak 2019 yılında sorumlu tüketim ve üretimi odağımıza aldığımız, kısıtlı kaynaklarımızı nasıl kullandığımızı yeniden düşünmek üzere hayata geçirdiğimiz Hayalimiz Benzer İş Birliği Programı’nın önemini de çok net şekilde ortaya koydu. Başlangıçta sadece tedarikçilerimizi dahil ettiğimiz programa çok yüksek ilgi olunca programı müşterilerimizin katılımına da açtık. İş birlikteliği bakış açımızı yansıttığımız projenin yeni döneminde müşteri ve tedarikçilerimizin bilhassa genç kuşak çalışanlarından fikir ve uygulama projelerini duymak için çağrımızı yaptık. Pandeminin tüm olağandışı şartlarına rağmen Zer paydaşları bu yıl da programa büyük ilgi gösterdi. Program kapsamında atık yönetiminden su tasarrufuna, yeşil lojistikten çevreci yakıtlara, insan hayatının sağlık ve fiziki kalitesinin artırılmasından bilinçli tüketim konusunda farkındalığın oluşturulmasına kadar pek çok proje geliştirildi. Bu ilgi, daha iyi bir dünya ideali için çalışmalarımızı kesintiye uğratmadan devam ettirmemiz için bizlere çok önemli bir motivasyon sağlıyor.”

“YARINLARA UMUT OLMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”


TANKUT TURNAOĞLU P&G TÜRKİYE, KAFKASYA VE ORTA ASYA YÖNETİM KURULU BAŞKANI

P&G olarak Türkiye’de faaliyet gösterdiğimiz 34 yıl içinde hayata geçirdiğimiz ve çeşitlilik ve kapsayıcılık, cinsiyet eşitliği ve çevresel sürdürülebilirlik ana başlıklarında topladığımız projelerle milyonlarca insanın yarınlarına umut olduk. Salgına rağmen de vatandaşların yarınlarına umut aşılamak için projelerimize son sürat devam ettik. Örneğin COVID-19 vakası ülkemizde görüldükten sonra ilk olarak yurtlarda kalan vatandaşlara ev ortamını sağlama amacıyla ürünlerimizden gönderdik ve toplamda 26 ildeki 43 KYK yurdunda toplamda 17 binden fazla insana ulaştık. Ardından vatandaşların ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmek için araştırmalar gerçekleştirdik ve ‘umut’ kavramının insanlar üzerindeki pozitif etkisinden hareketle ‘Aynı Çatı Altında Umutla Yarına’ adlı sosyal fayda çalışmamızı başlattık. Ayrıca markalarımızla birlikte farklı alanlarda gerçekleştirdiğimiz projelerle milyonlarca insanın yaşamına değer katmaya devam ettik. P&G olarak insanı veya çevreyi olumsuz etkileyebilen sorunlara şirketlerin artık tepkisiz kalamayacağına, kurumsal vatandaş olarak sorumlulukları olduğuna inanıyoruz. Markalarımızla yaşamlarına dokunduğumuz 5 milyar insan da dünyayı daha yaşanabilir hale getirmek istiyor, dolayısıyla tüketicilerimizin de bizden bu yönde bir beklentisi bulunuyor. Bu kapsamda her zaman olduğu gibi yeni normalde de projelerimizle vatandaşların yarınlarına umut olmaya devam edeceğiz.”

“YILDA 3 BİN 500 ÇOCUĞU NİTELİKLİ EĞİTİMLE BULUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ”


ALP ÖĞÜCÜ / LİLA GROUP CEO’SU

Lila Group olarak kurulduğumuz günden bu yana topluma, doğaya, çevreye, eğitime ve insanlığa yararlı olmak için çaba gösteriyoruz. Kendimizi, yalnızca şirketimizin katma değerini artırmaktan sorumlu görmüyor, aynı zamanda ülkemizin değerlerini yükseltmek ve toplumumuza fayda sağlamaktan da sorumlu olduğumuzu düşünüyoruz. Şimdiyse bizi çok heyecanlandıran yepyeni projemizi duyurmak için gün sayıyoruz. Üretim tesislerimizin yer aldığı Çorlu’da tamamen Lila Group desteğiyle açılacak TEGV Aysel Öğücü Lila Öğrenim Birimii çok yakın bir zamanda uzaktan eğitime başladı ve çok yakında fiziki olarak da kapılarını açacağız. Yılda 3 bin 500 çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmayı hedeflediğimiz TEGV Aysel Öğücü Lila Öğrenim Birimi Güvenlik, teknoloji ve eğitim mimarisi açısından birçok ilki ve yeniliği barındırıyor. Eğitim birimimizle bölgemize eşsiz değer kazandıracak olmaktan dolayı son derece mutlu ve gururluyuz. TEGV Aysel Öğücü Lila Öğrenim Birimimizin bundan sonraki benzer projeler için örnek teşkil edeceğine, model olarak alınacağına inancımız tam.”

“TOPLUM SAĞLINA ODAKLANDIK”


DEMİR AYTAÇ / MİGROS SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KOMİTESİ BAŞKANI

Pandemi sürecinin yarattığı olağanüstü koşullarda iki konu öne çıktı: Toplum sağlığının ve kırılgan grupların desteklenmesi. Migros, İyi Gelecek Planı çerçevesindeki çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik stratejilerini, 2020 yılında bu doğrultuda odaklandırdı. Sağlıklı Yaşam Yolculuğu programıyla dengeli beslenme, fiziksel aktivitenin önemi ve yeterli su tüketimi konularında kişiye özel mesaj ve ürün önerileri sunulmaya devam etti. Mağazalarında ve mobil uygulamasında bağışıklık sistemini artırıcı gıdalar ve hijyen konulu mesajlar verilmeye başlandı. Toplamda 2,3 milyon kişiye ulaşan programın katılımcılarının Dengeli Beslenme Endeksi’nin program öncesine göre 6,6 puan yükseldiği görüldü. Çocuklara yönelik düzenlenen bilinçlendirme ve farkındalık projesi olan Migros ile Sağlıklı Büyüyorum dijitale taşındı. Migros TV üzerinden çeşitli konserler, uzman sohbetleri, eğitmenlerle spor gibi içerikler sunuldu. Aile Kulüpleri’nin Instagram hesabında kısa eğitim videoları 145 bin izlenmeye ulaştı. Migros ve Macrocenter mağazalarından alışveriş yapanlar 50 TL tutarındaki ‘İyilik Kartı’nı aldığında, Migros yüzde 5 ilave katkıda bulundu ve Türk Kızılay bu kartları Türkiye’nin 81 ilindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Ariel ile 2010 yılından bu yana yürütülen ‘Kıyafeti Bağışı’ projesiyle toplanan kıyafetler TOG aracılığıyla 45 bin ihtiyaç sahibine ulaştırıldı. 2,5 milyon öğünlük gıda bağışı gerçekleştirdi. ‘Piller Migros’a Sütler Çocuklara’ projesiyle de atık pilleri yetkilendirilmiş kuruluş olan TAP’a ulaştıran Migros, her 1 kg atık pile karşılık, 1 litre UHT tam yağlı Migros marka sütün bağlanmasına katkı sağladı. 2020 yılında 5 bin 676 litre süt Koruncuk Vakfı’na bağışlandı.”

“YAŞ AYRIMCILIĞINA DİKKAT ÇEKİYORUZ”


YEŞİM TAŞLIOĞLU AVIVASA PAZARLAMA VE TRANSFORMASYON GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

İyi Kurumsal Vatandaş Olmak’ yaklaşımımız doğrultusunda müşterilerimiz, çalışanlarımız ve acentelerimizin yanı sıra topluma yönelik özel projeleri hızlıca hayata geçirerek zorlukları birlikte aşmayı hedefledik. www.heryasta.org sitesinde ve sosyal medyada, 65 yaş ve üstü insanlara yönelik korona virüs sürecinde artan yaş ayrımcılığı konusunda dikkat çektik. Çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza yaş ayrımcılığı konusunda 4 eğitim düzenledik ve 1.000 kişiye eriştik. Yaşı Yok farkındalık filmimizle sadece Instagram ve Facebook’ta 11 milyon erişime, 30 milyon izlenme sayısına ulaştık. YouTube’da 1,3 milyon izlenme ve 3,9 milyon kullanıcıya eriştik. Sosyal konulara duyarlı influencer’larla iş birliği yaparak 2 milyon izlenme ve 1,8 milyon erişime ulaştık. Türk Kızılay’ın Korona Dayanışma Projesi kapsamında, 65 yaş üstü insanlara gıda yardımı paketi ulaştırması yönünde bağışta bulunduk. Bu bağış sayesinde 3 binden fazla kişinin yaklaşık 1 aylık gıda giderini karşıladık. Pandeminin ve kısıtlamaların yaşlılarda yarattığı psikolojik ve sosyolojik olumsuz etkileri azaltmak için İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da toplam 7 belediyeyle iş birliği yaparak Pandemi Yardım Projesi’ni hayata geçirdik. 60 yaş ve üzeri toplam 2 bin 300 vatandaşa sağlıklı gıda kolilerini, sağlık ve hijyen paketlerini dağıttık. Ayrıca onların pandemi döneminde artan endişe ve yalnızlık duygularını azaltmak amacıyla Psikososyal Destek Ekibi oluşturduk. Bu ekip 900’ü aşkın yaşlı vatandaşlarımızı arayarak onların yanında oldu.” 

“GENÇLERİN KİŞİSEL GELİŞİMİNİ ÖNEMSİYORUZ”


TÜMKAN IŞILTAN / bp TÜRKIYE ÜLKE BAŞKANI

Kendilerini geliştirmeyi önemseyen gençlere yönelik destek verdiğimiz sosyal sorumluluk projemiz Gelişim, Seninle; bu dönemde de hız kesmeden çalışmalarını sürdürdü. Gelişim, Seninle gençlere farklı kanallarla fırsatlar yarattığımız ve kapsamlı olarak tasarladığımız, aynı zamanda çalışan gönüllülüğünü de merkeze alan bir proje. Projenin dijital platformu ‘gelisimseninle.com’, herkesin ulaşımına açık olarak Haziran 2020’de yayına başladı. Bu platformda gençlerin kapasitesini geliştirmeye yönelik makaleler, videolar, dünyadan haberler; kişisel gelişim, çalışma yaşamına hazırlık, aktif sorumlu yurttaşlık ve güncel başlıkları altında Türkçe yayınlanıyor. Uzmanlar, fikir önderleri, influencer’lar yazı veya videolarıyla ilham verici hikayelerini paylaşıyor. Gelişim, Seninle’nin bir diğer bacağını ise üniversite kulüplerine yönelik online eğitimler ve sosyal projeler oluşturuyor. Öğrenci kulüp ya da topluluklarındaki gençlerle gerçekleşecek ilk online eğitim dönemi mart ayında başlıyor. Kapasite geliştirmeye yönelik 5 farklı başlıktaki bu eğitimleri, gençler bp gönüllülerinden alıyor. Eğitimleri alan gençler, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda, toplum için sosyal fayda yaratacak projelerini geliştirebilecekler. Pandemiyle yaşamlarımız değişmiş olsa da çevik bir şekilde koşullara ve gerekliliklere adapte olduk. Bu nedenle Gelişim, Seninle projesini oluştururken eğitimler ve mentorlüklerin yüz yüze olması üzerine kurgulasak da pandemiyle birlikte projenin tamamını online olarak gerçekleştirmeye başladık.”

“KADIN GİRİŞİMCİYE İHRACATTA KATKI SAĞLIYORUZ”


LARS HOFFMANN / DFDS AKDENİZ İŞ BİRİMİ BAŞKANI

Pandemi sürecinde, kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımımız kapsamında öğrencilere ‘Uzaktan Eğitime Destek’ kampanyası başlattık. İhtiyaç sahibi olan öğrencilere eğitimlerinin devamlılığı adına destek verdik. Bununla birlikte COVID-19 salgınıyla mücadele çerçevesinde 7/24 çalışan Tuzla Devlet Hastanesi sağlık çalışanlarına yakın mesafede bir otelle anlaşma sağlayarak konaklama desteği verdik. KAGİDER iş birliğiyle iş kadınlarına yönelik ‘Kadın İçin Taşıyoruz’ kurumsal sosyal sorumluluk projemizi geçen temmuz ayında kamuoyuna duyurduk. Kadın girişimcilerin yaptıkları ihracata katkıda bulunmayı hedefleyen projemize Türkiye’nin farklı illerinden 108 kadın girişimci başvurdu. Proje kapsamında 15 Şubat itibarıyla 9 kadın girişimcinin ihracat ürünleri, Avrupa ve Kuzey Afrika’daki alıcılarına teslim edildi. Kadın girişimcilerin Türkiye’de ürettikleri bu ürünleri, Avrupa’ya ulaştırmalarında rolümüz olduğu ve onlara rekabetçi fiyat avantajı sağlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kadın İçin Taşıyoruz projesi aynı zamanda lojistik sektörü temsilcilerinin de güç birliği yapmasını sağlıyor. Projede tamamlayıcı rol üstlenen 24 lojistik şirketiyle Türkiye’nin hemen her bölgesinden kadınların ürünleri, Avrupa’ya taşınacak. ABC Lojistik, Alişan Lojistik, ALC Lojistik, Ares Lojistik, BKM Lojistik, Borusan Lojistik, Bulung, Çobantur Boltas, Deneks, Denko Lojistik, Ekol Lojistik, Eyüp Lojistik, Galata Taşımacılık, Globelink, Hellmann, Hüner Lojistik, Mars Lojistik, Reysaş Lojistik, Sağlık Lojistik, Sarp Intermodal, Sultantur, Tetnak, Transtaş, VİP Transport projedeki tamamlayıcı lojistik çözüm ortakları olarak destek veriyor.”

“AMACIMIZ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PROFESYONELLERİNİN YETİŞTİRİLMESİ”

ŞAFAK ÖZSOY TULIP EĞİTİM VE DANIŞMANLIK GENEL MÜDÜRÜ

Enerji ekseninde iklim baskısı altında karbon nötr bir hayatın 2050 yılında geçişinin planlanmasında, mevcut durumun analizi ve beraberine karbon nötr bir ekonomiye geçişin risk ve fırsatlarıyla yönetilmesi geniş bir disiplin altında çalışılmasını gerekli kılıyor. Enerjinin dönüşümü ve ticaretin bu merkeze göre değişimi, iklim odağında bir bakışın risk ve fırsatlarıyla planlanmasını gerektiriyor. Dönüşümde şirketlerin geleneksel iş yapma modellerinin uluslararası dönüşüme uygun hale getirmesini kolaylaştırıyoruz. Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarına bu anlamda sürdürülebilirlik danışmanlığı veriyoruz. Ayrıca bu yıl, Avrupalı bir çimento markasıyla da entegre raporlama çalışmasına başlamış bulunduk Sürdürülebilirlik odağında, Türkiye’de iş dünyasının, odalar, meslek örgütleri ve şehirler olarak yerelden ulusala hazırlık süreçleri zorunluluk gösteriyor. Bu süreçlerin tasarlanması, uygulama ve eylem planlarının döngüsel ekonomi temelinde uygulanması yolunda çalışıyoruz. Şirketlerin bireyselden ziyade odaklandıkları alanda çevresel, sosyal ve ekonomik varlıklarını sorgulayarak sürdürülebilir yönetimi tüm çalışanlarına öğretmeleri önemli. İşte bu nedenle geliştirdiğimiz Kurumsal Sürdürülebilirlik Sertifika Programımızı üç yıldır uyguluyoruz. Amacımız, sürdürülebilirlik profesyonellerinin yetiştirilmesi. Bu alanda öncülüğümüzü sürdüreceğiz.”

“İYİLİĞE KAYNAK YARATIYORUZ”


HAKAN KELEŞ / KAMPOTU İLAÇ GENEL MÜDÜRÜ

Kampotu ilaç için sosyal sorumluluk projeleri, süreçlerden bağımsız olarak çok önemsediğimiz başlıklar. Ancak pandemi döneminde yaşadıklarımız sosyal sorumluluk, yardımlaşma, insani değerler ve sağlık konuları toplumun tüm kesimleriyle birlikte bizim de farkındalığımızın ve hassasiyetimizin artmasını sağladı. Hem Kampotu ilaç hem de markamız Voonka olarak sosyal sorumluluk projelerinin bizi iş dünyasında farklılaştırdığını ve kendimizi iyi hissettirdiğini düşünüyoruz. Yaptığımız değerlendirmelerde gördük ki tüm birimlerdeki çalışanlarımız bu projelerimize farklı bir gözle bakıyor ve hızla sahipleniyor. Çalışma motivasyonları artıyor ve güzel insani bir değer yaratmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Aslında biz bu projelerle insanımızın içerisindeki değerlerin gün yüzüne çıkmasını ve verdikleri destekle yapmak isteyip de kaynak yaratamadıkları iyiliklere kaynak yarattığımızı düşünüyoruz. O kadar geniş yelpazede sosyal sorumluluk projelerimiz var ki çalışanlarımız kendilerini mutlaka birinin parçası olarak görüyor. Tohum Otizm Vakfı’yla özel sınıflar açmaktan sokak hayvanlarımız için barınaklara yardım etmeye, Ege Orman Vakfı ile ormanlar oluşturmaktan Türk Eğitim Vakfı ile geleceğin sağlık çalışanlarının eğitimlerine destek olmaya kadar mutlaka kendilerini bir parçası olarak hissedecekleri sosyal sorumluluk projelerimiz var. Bu dönemde Türk Eğitim Vakfı’yla birlikte yürüttüğümüz, bizim için çok anlamlı olan projelerimizden biri olan ‘Destek Hayat Değiştirir’in lansmanını yapacağız. ‘Destek Hayat Değiştirir’ sosyal sorumluluk projemizde ülkemizin sanat, spor, haber ve fikir dünyasında yer alan 15 değerli insanımızın desteğini aldık. Bu değerli katılımcılarımız hayatlarında aldıkları veya verdikleri kendilerinde iz bırakan destek hikayelerini paylaştı. Toplumun her kesimine ilham verecek bu hikayeleri videolaştırdık ve kitap olarak bir araya getirdik. Kitapların satışından elde edilecek geliri ve özel bağışçılardan toplanan bağışları TEV bünyesinde oluşturulan bir fonda toplayarak geleceğin sağlık çalışanlarının eğitiminde değerlendireceğiz. İçinde bulunduğumuz zorlu pandemi sürecinde istisnasız toplumun her kesimine koşulsuz destek olan, bizleri hayatta tutmak için gece gündüz çabalayan sağlık çalışanlarımızın eğitimlerine sağlayacağımız bu katkı için gurur duyuyoruz. Bir alkışın ötesine geçerek sağlık çalışanlarımızın eğitimlerine destek olmak için tüm okurlarınızı sizin aracılığınızla bu fona destek olmaya davet etmek isterim, çünkü ‘Destek Hayat Değiştirir.’”



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz