"Hayalim Jaguar fotoğraflamak"

En büyük hayali Amazonlar'a gidip jaguarları çekmek.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Hayalim Jaguar fotoğraflamak


Deha Orhan, 37 yaşında. Ten Çamaşır Sanayi'nin başkan yardımcısı. Şirketin ikinci kuşak temsilcisi. Son dönemde babası, yeni iş alanları olan özel yurtlarla o da 55 yıllık Ten markasını yeniden canlandırmakla meşgul. En büyük hedefi, Ten'i dış giyimi de içine alacak şekilde büyütmek. Bunun için geçtiğimiz yıl Deniz Akkaya'nın tasarımlarıyla hazır giyim sektörüne giren, Türkiye'nin en lüks AVM'lerinde kendi mağazalarını açan Orhan, tüm bu koşuşturmanın içinde hobilerinden vazgeçmiyor. Seyahat etmeyi çok seviyor. 3 yıldır da vahşi kedi fotoğrafları çekmek için dünyayı dolaşıyor. Bugüne dek binlerce leopar, kaplan ve puma fotoğrafı çektiğini söyleyen Orhan, "Eskiden kedilerden nefret ederdim. Artık en büyük zevkim kediler oldu" diyor. Orhan'ın, Arnavutköy'deki Boğaz'a nazır evini paylaştığı son kedisi Paçi himalayan cinsi. Oldukça uysal bir sarman. Ancak evin duvarları Paçi'nin aksine puma, leopar ve kaplan fotoğraflarıyla süslü. Orhan'ın bunlar arasında en sevdiği fotoğraf, Kenya'da çektiği ve oldukça nadir rastlanan leopar portresi. Orhan, Kenya'da kuru devasa bir ağacın dalında uzanan leopar için "Benim için çok büyük şans oldu. Kolay kolay kendilerini göstermezler" diye konuşuyor. Bir günlük işi 3 günde yapan fotoğrafçılara kızdığı için özel ders alıp Ten'in tüm katalog çekimlerini kendi yapmaya başlayan daha sonra da dünyanın en tehlikeli ve vahşi kedilerine merak salan Deha Orhan ile sıra dışı tutkusunu konuştuk:

ŞİRKETTE STÜDYO KURDU

Fotoğrafçılık merakım vardı ancak bu düzeye geleceğini tahmin etmiyordum. Önceleri katalog çekimlerinde sıkıntıdan kamera arkası görüntüleri çekmeye başladım. Sonra fotoğrafçılarla kavga ettik. Birbirimizle hiç anlaşamıyorduk. Günlük ücretle çalıştıkları için çok yavaş çalışıyorlardı. Hepsi bir gün lük işi 3 güne nasıl sarkıtabilirim diye düşünüyordu. Bize de hem dünya kadar zaman kaybettiriyor hem de ciddi maliyet kalemi oluşturuyorlardı. En son Amerikalı bir fotoğrafçıyla çalışıyordum. Bir gün iyice tepem attı. "Atla deve değil ya ben de yapabilirim" deyip çekimleri kendim yapmaya karar verdim. 6-7 ay Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü'nden bir hocadan ders aldım. Şirketin yukarısındaki boş bir odayı stüdyo yaptık. "Şansımızı deneyelim" deyip katalog çekimlerine başladık. İlk katalog çekimini pijama modellerimiz için yaptım.

"TEK ŞARTLA SPONSOR OLDUM"

Bir gün doğa fotoğrafçısı Süha Derbent geldi. Doğaya düşkün olduğumu bildiği için sponsorluk projesi getirdi. Ben de ona, "Tek şartım var. Beni de yanında götürsen projene sponsor olurum" dedim. O da "Tamam" dedi. Böylece vahşi kedi fotoğrafları maceramız başladı. İlk seyahatimizi ABD'nin Montana Eyaleti'ne yaptık. Burada pumaları görüntüledik. Ondan 8 ay sonra Kenya'ya leopar çekmeye gittik. Daha sonra kutup ayısı fotoğrafı çekmek için Kuzey Kutbu'na gittim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz