"Ana işimizi korumakla meşgulüz"

SOCAR Türkiye CEO'su Zaur Gahramanov ile yeni dönem planlarını konuştuk...

10.08.2020 13:56:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Ana işimizi korumakla meşgulüz"

Enerji sektörü yılın ilk çeyreğinde petrol savalarının ve salgının yıkıcı etkisini bir arada yaşadı. Petkim, TANAP, STAR Rafinerisi gibi Türkiye’de pek çok stratejik yatırımın sahibi SOCAR’ın Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov, zor dönemi iç pazara yoğunlaşarak atlattıklarını söylüyor. COVID-19’la gelen ekonomik kriz nedeniyle bazı yatırımları ve halka arzı ertelediklerini belirten Gahramanov, kriz senaryolarını 2’nci dalga ihtimaline göre oluşturduklarını ifade ediyor. “Ana işimizi korumakla meşgulüz” diyen yönetici, daha çok petrokimya ve rafinajda büyüyerek ilerleyeceklerini açıklıyor.

Aslı Sözbilir / asozbilir@capital.com.tr

Capital Temmuz sayısından 

 SOCAR , Türkiye’ye girerken 19,5 milyar dolarlık yatırım portföyü ayırmıştı ve bugüne dek  bunun 16,5 milyar dolarını gerçekleştirerek “Türkiye’nin en büyük dış yatırımcısı” unvanını elinde tutuyor. Şirket 2019 haziranında Alman enerji şirketi EWE Turkey’den Bursagaz, Kayserigaz, Enervis, EWE Enerji ve Millenicom’u satın aldı; Bursa ve Kayseri’de doğal gaz dağıtım faaliyetine başladı.

2019, SOCAR Türkiye için her açıdan mutlu sonla bitti. Ancak 2020’nin başında patlak veren petrol savaşlarına mart ayındaki salgın da eklenince şirket, tüm enerji oyuncuları gibi “kusursuz fırtınaya” yakalandı. Petrolün fiyatının bir günde 3 kat düşmesi, üretime sekte vurmasa da ciroyu büyük ölçüde etkiledi ve SOCAR Türkiye varil başına 40 dolar kaybetti. Salgın da eklenince iç satışlar mart ayında düştü. Bazı ürünlerini petrokimyaya dönüştüren şirket, bunları iç piyasada sattı. Doğal gaz dağıtım işinde de “evden tüketimin artmasıyla” gelir dengesini korumayı başardı. Şirket bu süreçte kritik olmayan tüm yatırımlarını erteledi. 2021’de planlanan IPO’sunu ise 2023 hatta 2024 yılına ertelemeyi düşünüyor.

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov, “İlk çeyreği beklentimizin yüzde 20-30 aşağısında bitirdik. İnanıyoruz ki 2-3 ay sonra bunu pozitife çevirebiliriz” diyor.  COVID-19 sonrası “Daha çok petrokimya ve rafinajda büyüyerek ilerleyeceğiz” diyen CEO Zaur Gahramanov ile yeni dönem planlarını konuştuk:

SOCAR, 2008’de Türkiye’ye girdiğinde ülke için ayırdığı toplam yatırım portföyü 19,5 milyar dolar civarındaydı. Şu ana kadar bunun ne kadarını gerçekleştirdiniz?

Şu ana kadar Türkiye’ye toplam olarak 16,5 milyar dolar yatırım yaptık. Prensip olarak daha da çok yapabilirdik ama çok efektif olarak TANAP projesini yürüttük.

TANAP’ta şu anda ne durumdasınız?

 TANAP projesi inşaat bakımından bitmiş sayılır. 2019 yılında Avrupa kısmını da bitirdik. Şimdi gazımızı Avrupa’ya gönderebilmek için Yunanistan’dan İtalya’ya giden TAP projesinin tamamlanmasını bekliyoruz. O da COVID-19 nedeniyle biraz erteleniyor. Adriyatik Denizi’nin altındaki boruları geçen hafta bitirdiler. Belki bu yılın sonuna doğru bu proje de bitecek ve artık Azerbaycan gazı Avrupa’ya ulaşacak.

2019, SOCAR Türkiye için nasıl geçti?

 Bizim ana sektörümüz petrokimya ve burada 2019’da Petkim’de bir rekor kırdık. 3,4 milyon tonluk bir üretim, 11 milyar 672 milyon TL’lik bir ciro ve 765 milyon TL net kâr yaptık. Petkim’e her yıl ortalama 100 milyon dolar para yatırıyoruz ve bunun dönüşü büyük oldu. 2018-2019 yıllarında Petkim’de üretim bakımından rekorlar kırdık. Petkim toplam olarak yüzde 97-98’e yakın üretim kapasitesiyle çalışıyor.

STAR Rafinerisi beklentilerinizi karşıladı mı?

 Petrol üretiminde 2019’da en büyük hedefimiz, STAR rafinerimizin yüzde 100 çalışma seviyesine getirilmesiydi. Onu da 2019 Ekim’inde gerçekleştirdik. Geçen yıl toplam olarak rafineride 7,1 milyon ton ham petrol işlendi. Bu, bizim için çok iyi bir netice. STAR, “10 milyon ton üretim kapasiteli bir rafineri olacak” hedefiyle yola çıkmıştı. Mayısta bir üretim rekoru kırdık; rafineride 900 bin ton ham petrol ve 567 bin ton dizel mazot ürettik. Bu rakamları yıl sonuna dek bu şekilde devam ettirirsek bizim 10 milyon tonluk değil 11 milyon 800 bin tonluk bir rafinerimiz olacak.

Elbette planladığımız ciroya ulaşıyoruz; ancak maalesef COVID yüzünden Türkiye’de tüketimdeki düşüşler, dönem dönem yüzde 70-80’lere kadar çıktı. Bu elbette ki gelirlerimize de yansıyor. Ama biz inanıyoruz ki bu dalgalı bir süreç ve bunu da aşacağız. STAR rafinerimiz SOCAR’a para getiren bir yatırım olacak.

 Geçen yıl bir tesis yatırımınız olmuştu. Bu yatırım size ne kazandırdı?

 Geçen yıl büyük bir depolama tesisi yatırımı gerçekleştirdik. Bu yatırımla depolama tesislerimiz toplamda 525 bin metreküpe ulaştı. Böylece en büyük depolama sistemlerinden birini, Türkiye’den SOCAR ailesine kattık.

2019’un ikinci yarısında şirketimize Bursagaz, Kayserigaz, Enervis ve Millenicom şirketleri katıldı. Orada da planladığımız gibi önemli işler görüyoruz. Hem Bursagaz’da hem Kayserigaz’da optimizasyon işlerine başladık. Türkiye gaz piyasasının potansiyeline inanıyoruz. Rekabetçi bir piyasa, farklı farklı oyuncular var, ama artık bu piyasada yerimizi belirledik. Kısaca çalıştığımız tüm sektörlerde 2019 hedeflerimizi tutturduk.

2020’nin ilk çeyreği nasıl geçti?

Bizim için kötü günler ilk çeyrekte başladı. Çünkü sadece salgın yoktu, OPEC ülkeleri arasında petrol savaşları da başlamıştı. Onun dalgaları şubat ayında gelmeye başladı. Petrol fiyatları düştü ve ilk çeyrekte bu 20 dolarlık fiyatların kötü etkisini gördük.

Depolarımızdaki petrolün fiyatı bir günde 3 kat (60 dolardan 20 dolara) düştü; bunun da ciromuza etkisi büyük oldu. Piyasaları çok daralttı. Türkiye’de iç satışlar mart ayında düşmeye başladı. Uluslararası taşımalar çok azaldı. Bize en büyük etkisi jet yakıtında oldu. Jet yakıtını Türkiye’de satıyorduk, ihraç etmiyorduk. THY ve İGA ile çalışıyorduk. Ancak jet yakıtı üretimini durdurduk. Biz de jet yakıtı üretimini dizele çevirmeyi başardık. Özetle bu dalgalanmaların sonucu olarak hem teknik hem ciro bakımından büyük problemler yaşadık.

 Bu dalgalanmaların ilk çeyrek rakamlarınıza yansıması ne oldu?

 Planladığımız gelir rakamlarından biraz aşağıya düştük. Diğer şirketlere göre bir avantajımız da oldu, petrol rafinerisinin yanı sıra petrokimya tesisimiz de var. Son 1 yıldır bu tesisleri entegre bir şekilde çalıştırdık. Bu bize büyük destek oldu. İlk çeyreği beklentimizin yüzde 20-30 aşağı seviyesinde bitirdik. Elbette ki bu ortamda bu iyi bir rakam.

Salgında üretimi düşürdünüz mü?

 Hayır, düşürmedik. Haftalık senaryolarla çalıştık. Rafinerimiz en yeni teknolojiyle inşa edilmiş olduğu için üretimi hafta içi yüzde 50 düşürüp yüzde 50 yükseltebiliyoruz.

Salgın ve petrol krizi 2020 planlarınızı nasıl etkiledi?

Bazı planlarımızı ertelememiz veya yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini biliyorduk. Her bir taşın altına baktık. Hem cari yatırımlarımızı hem yatırım programımızı gözden geçirdik. Bazı yatırımlarımızı 2021 ve 2022’ye erteledik.

Ertelediğiniz yatırımlar hangileri?

Her yıl 200-250 milyonluk bir cari yatırım programımız var. Bunun tahminen 100 milyonunu 2020’den 2021’e erteledik. Rafineride planladığımız büyük bir projeye ise devam ediyoruz. Ham petrol için yeni bir depo tesisi yapıyoruz, onu durdurmadık.

Ayrıca bir petrokimya projemiz var, bu 2 milyar dolarlık bir yatırım. Onun şimdi dizayn ve mühendislik işleri devam ediyor. Onlar da programlandığı gibi gidiyor. Ancak küçük ve kritik olmayan yatırımlarımızın hepsini 2021 ve 2022’ye erteledik.

Elbette en önemlisi halka arz planımızdı. Minimum 2 yıl bu planımızı erteleyeceğiz. Çünkü bu kriz, büyük bir kriz olacak; 2008 krizi gibi olmayacak. V şeklinde toparlanma olacağını söylüyorlar, ama toparlanma yarıda da kalabilir. Dünya olarak belki II. Dünya Savaşı’ndan sonra gördüğümüze benzer bir krizi yaşayacağız.

Salgındaki kayıp ne zaman telafi edilebilir?

 Parasal olarak beklediğimiz gelirleri elde edemedik. Ama şimdiki durumda rafineriler hiçbir yerde para kazanmıyor. İnanıyoruz ki bu devamlı olmayacak, 2-3 ay sonra biz bunu pozitife çevirebiliriz.

Sektör olarak toparlanmayı ne zaman bekliyorsunuz?

Temmuz ayından sonra bir toparlanma olacak. Çünkü hem petrol savaşları bitti hem ekonomide biraz canlanma var. Elbette ki toparlanma ikinci dalga olup olmayacağına bağlı.

 Tüm bu karmaşık ve belirsiz koşullara stratejinizi nasıl uyarladınız?

 Petrol çeşidi bakımından bazı değişiklikler yaptık. İç ticari stratejimizi biraz değiştirdik, Türkiye içinde daha rekabetçi olmaya karar verdik.

Şu andaki durumda benim en çok korktuğum şey, dünyadaki ekonomik kriz. Bu yılın sonunda rakamlara bakıp gelecek yatırımlarımızı, halka arz programımızı planlayacağız.

Petrol krizinden sonra biraz daha iç piyasaya yoğunlaştınız diyebilir miyiz?

Çok doğru. Bazı üretim tesisleri bu dönemde üretimi kısınca fırsatlar ortaya çıktı. Bir boşluk oluştu, ya biz bu boşluğa girmeliydik ya ithalden gelecekti. Biz adımları attık, ek ürün ürettik ve bu ürünleri Türkiye’de iyi fiyatlarla satabildik. Kısaca, iç piyasada daha aktif olduk.

Türkiye’de planladığınız yeni inovatif yatırımlar var mı?

 Şimdiki durumda elbette ana işimizi korumakla meşgulüz. Tüm şirketlerimizde dijital dönüşüme çok büyük bir önem veriyoruz ve oradaki yatırımlarımızı da artıracağız. Bizim için en önemli konu, önümüzdeki yıl ikinci petrokimya projesi olan Mercury’de son resmi kararı vermek. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor.

SOCAR TÜRKİYE’NİN KRİZ DÖNEMİ STRATEJİSİ

1- Petrol savaşları sırasında varil başına 40 dolar para kaybettik.

2- İlk çeyreği, beklentimizin yüzde 20-30 aşağısında bitirdik. 2-3 ay sonra bunu pozitife çevirebiliriz.

3- Kritik olmayan tüm yatırımlarımızı 2021 ve 2022 yıllarına erteledik.

4- 200-250 milyonluk cari yatırım programımızın 100 milyonu 2021’e ertelendi.

5- Rafineride ham petrol için yeni bir depo tesisi yapıyoruz, durdurmadık.

6- 2 milyar dolarlık devam eden bir petrokimya yatırım projemiz var.

7- 2021’deki halka arz planını minimum 2 yıl erteleyeceğiz.

8- İç ticari stratejimizi değiştirdik, Türkiye’de daha rekabetçi olacağız.

9- Şimdiki durumda ana işimizi korumakla meşgulüz.

10- Şirketimizi daha çok petrokimya ve rafinajda büyüterek ilerleyeceğiz.

 “ENERJİDE YENİ PADİŞAHLAR GÖRECEĞİZ”

 YENİ REALİTE BASKISI 

Sektörümüz büyük baskı altında. Salgından sonra yeni bir realite olacak, insanlar otomobillerini daha az kullanacak, daha çok evlerden çalışacak. Yenilenebilir enerji artık büyük bir rakip. Tüm bunlar, sektörü çok etkiliyor. Hammadde ihracatını kontrol eden şirketler eskiden dünyanın devleriydi. Bugün dünyanın devleri dijital şirketler. 

 HAM PETROLÜN DÜŞÜŞÜ

Ham petrol şirketleri gücünü kaybediyor. Ham petrol kendi öz değerini yitiriyor. Bu süreç maalesef artık geri dönülemez halde. Bu dünyanın yeni şartları, yeni padişahları ortaya çıkacak. 2025’ten sonra ham petrolün fiyatının düşeceği şeklinde tahminler var. Ama neyin fiyatı artacak? Ham petrolden çıkan maddelerin, petrokimya maddelerinin… Yani ilave katkı getiren maddelerin fiyatı yukarı gidecek. 

SOCAR’IN PLANI 

Biz grup olarak elbette bunları çok düşünüyoruz. Türkiye üzerinden yatırımlarımızı yaparken ham petrolün katma değerli ürüne nasıl  dönüşebileceği üzerinde çalışıyoruz. Son yıllarda gaz dağıtım sektörüne yatırım yaptık. Yeni petrokimya kompleksini çalıştırıyoruz, çünkü petrokimya gelecek demek. Dünyada petrokimyanın sadece yukarı gideceği yönünde bir inanış var. Biz de buna katılıyoruz.

“İKİ TREND VAR”

Azerbaycan’da 2-3 büyük petrokimya kompleksi yaptık, hem gazda hem petrolde. Biz şirketimizi daha çok petrokimya ve rafinajda büyüterek ilerleyeceğiz. Diğer petrol şirketleri de benzer şekilde düşünüyor; ya petrokimyayı ya yenilenebilir enerjiyi büyütecekler. Yani petrol şirketlerinin tamamında iki trend var. Biz petrokimya tarafına yöneleceğiz.

“8-9  SENARYO HAZIRLADIK”

NELER OLACAK?

Dünya ve Türkiye’nin negatif bölgede olacağını görüyoruz. Yani hem dünya hem Türkiye için düşüş bekliyoruz. Bu düşüşün ne kadar olacağı, elbette salgında ikinci dalganın gelip gelmeyeceğine bağlı. 8-9 senaryo hazırladık ama esas olarak 2 ana senaryomuz var.

EN İYİ VE EN KÖTÜSÜ

İkinci dalga ne zaman olacak ve uzunluğu ne olacak? Esasen senaryolarımız  onunla ilgili... En iyi senaryoda COVID’den önceki dünyaya gelecek yılın 3’üncü çeyreğinde ulaşacağız. En kötü senaryoda ise toparlanma süresi 7 yıl. Ortalama beklentimiz 2 yıl. Bunu genel ekonomi için söylüyorum. Kendi durumumuza gelince bizim durumumuz elbette biraz daha iyi. Gelecek yılın ilk ya da ikinci çeyreğinde tahmin ettiğimiz sonuçlara ulaşabileceğimize inanıyoruz. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz