Hazır giyimin Google'ı olacağız

Nilsson’a Gant’a dair planlarını ve marka geliştirme önerilerini sorduk. İşte verdiği cevaplar...

7.01.2016 16:07:540
Paylaş Tweet Paylaş
Hazır giyimin Google'ı olacağız
Patrik Nilsson, kariyerine genç yaşta bir büyük bir mağazanın spor ayakkabıları bölümünde satışçı olarak başladı. Çeşitli spor malzemeleri şirketlerinde çalıştıktan sonra 1991’de Adidas İsveç’in satış ve pazarlama direktörü oldu. Takip eden 23 yıl boyunca da bu dev markanın çeşitli üst düzey pozisyonlarında görev yaptı ve başkan yardımcısı olarak görev yaptığı Adidas Almanya ile genel müdürlüğünü yaptığı Adidas Kuzey Avrupa’da satış rakamlarında harikalar yarattı. Bu başarısı, onu global bir marka için en belirleyici pazar olan Adidas Kuzey Amerika’nın başkanlığına taşıdı. Nilsson, Adidas’ın ürün odaklı bir şirketten tüketici odaklı bir hayat stili markasına dönüşmesinde ve böylece en büyük rakibi Nike ile tekrar rekabet edecek hale gelmesinde büyük rol oynadı. Şubat ayında, bugün İsveçli aile şirketi Maus Frères’in sahibi olduğu 66 yıllık Amerikan klasik spor giyim markası Gant’ın CEO’luğuna getirilmeden önce Kuzey Amerika’da net satışlarda yüzde 41 artışa ve rekor seviyede kârlılığa imza attı. “Tek takım, tek hedef” sloganını benimseyen Nilsson, tüketici odaklı bakış açısı, güçlü liderlik yeteneği ve çalışanlarını marka hedefleri etrafında birleştirmesiyle tanınıyor. Nilsson şimdi tüm bu özelliklerini ve marka geliştirmedeki tecrübesini, halihazırda global bir marka olan Gant’ı küresel ölçekte daha da parlatmak ve büyütmek için kullanacak. Kısa vadeli hedefi, 2015 sonunda markanın satışlarını yüzde 10 artırmak. Uzun vadede ise 2020’ye kadar Türkiye dahil dünyada kendi segmentinin lideri olmayı hedefliyor. Markanın Türkiye’de henüz 17 mağazası var ama Nilsson, Türkiye pazarı için de umutlu. “Kesinlikle Türkiye’de büyümek istiyoruz” diyor ve ekliyor: “Türkiye’de Eren Grubu gibi çok güçlü bir ortağımız var ve işimizin gidişatından çok memnunuz.” Nilsson’ın Gant için bir de daha büyük bir hedefi var: “Google’ın yarattığı gibi insanların çalışmak isteyeceği bir kültür yaratmak istiyoruz, kendi alanımızın Google’ı olmak istiyoruz.” Nilsson’a Gant’a dair planlarını ve marka geliştirme önerilerini sorduk. İşte verdiği cevaplar:
* 23 yıl Adidas gibi dev bir markanın çeşitli tepe pozisyonlarda bulundunuz ve şimdi de Gant’tasınız. Neden Gant’ın başına geçtiniz? 
 Birçok nedeni var. Öncelikle Gant, çocukluğumdan beri sevdiğim ve ürünlerini giydiğim bir marka. Hayat stilimde her zaman Gant marka tişörtlerin, ceketlerin yeri vardı. Gant hakkında çok şey biliyordum. En önemlisi de uzun zamandır potansiyelini kullanamayan bir marka olduğunu biliyordum ve markanın çok büyük potansiyeli olduğunu düşünüyordum. İkinci olarak şirket merkezi Stockholm’deydi. Son 20 yılın 17’sini dışarıda, Almanya’da ve Amerika’da geçirmiştim ve ailem için ülkeme geri dönmenin iyi olacağını düşündüm. Bilirsiniz anne babalarımızın ve büyükanne büyükbabalarımızın yanına. Ayrıca Adidas’ta 23 yıl harika zaman geçirmiştim ama artık CEO olmak ve bir markadan tüm yönleriyle sorumlu olmak, markaya ve şirket kültürüne yön vermek istiyordum. Gant ise bana tam olarak bu şansı veriyordu. 
* Gant nasıl bir marka? 
 Markanın üç dönemi var. İlk dönem, kurucu Bernard Gant’ın Ukrayna’dan New York’a göç ederek şehrin tekstil bölgesinde bir gömlek fabrikası için çalışmaya başlamasını kapsıyor. Gant, karısıyla da buraya tanışıyor ve fark ediyorlar ki Bernard gömlek yakası dikmekte, karısı da gömlek deliği yapmakta usta. Aşık oluyorlar ve aynı zamanda da kendi işlerini yapmaya başlıyorlar. Sonra New Haven’a taşınıyorlar, bir gömlek fabrikası kuruyorlar ve Gant markası doğmuş oluyor. Yani markamızın ilk dönemi, ABD’de gerçekleşti. İkinci ve en önemli dönemimiz, üç İsveçli girişimci tarafından gerçekleştirildi. 1980’den itibaren bu üç girişimci, Gant markasıyla birkaç Avrupa pazarı için lisanslı üretim yapmaya başladı ve gittikçe daha başarılı oldular. Sonunda da markanın hepsini satın aldılar. Şu anda 70’ten fazla ülkede varız. Yani ABD’de doğduk, Avrupa’da büyüdük ve şu anda tam anlamıyla global bir marka olma hedefiyle üçüncü dönemimize girdik. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz