İlk ava ben çıkarım.

Yıldırım Holding, Türkiye’nin sınır ötesinde büyüyen önemli gruplarından biri. Başında YÜKSEL YILDIRIM bulunuyor. Son 12 yılda cirosunu 6,5 kat büyüterek 1,3 milyar dolara taşıyan grup, bunu inorganik büyümeyle gerçekleştirdi. Satın almanın kendisi için bir hobi olduğunu söyleyen patron Yüksel Yıldırım, “İlk ava ben çıkarım, sonra ekibim bakar” diyor. Global olmak için odaklandıkları alanlarda şirket alarak büyüyeceklerini söyleyen Yıldırım, yakında sıçratan hamleler yapacaklarına dikkat çekiyor.

8.07.2015 11:34:000
Paylaş Tweet Paylaş
İlk ava ben çıkarım.

* 2014’te nasıl bir yıl geçirdiniz? 
* 2014 sonu ciromuz, 1,3 milyar dolar oldu. Bir önceki yıla göre yüzde 19 büyüdük. Bu cironun 410,6 milyon doları metal ve maden, 396,6 milyon doları gübre-kimyasal, 239,7 milyon doları liman, 126 milyon doları gemi inşa ve 121 milyon doları da kömürden geldi. Kalanı ise diğer alanlardan oluştu. 
* Yurtdışında özellikle satın almalarla büyüyorsunuz. Nasıl bir strateji izliyorsunuz? 
* Benim ödün vermediğim prensiplerim var. İlk avcılığı, bizzat kendim yaparım. Bu benim için artık hobi gibi bir şey. Bir satın alma olacaksa mutlaka kendim gider, incelerim. Her detaya bakarım. Eğer doğru iş olduğunu hissedersem proje finansman ekibimiz devreye girer. Daha sonra diğer aşamalar başlar. İkinci prensibim ise ana sektörlerimde yaptığım satın almalarda asla küçük ortak olmam. Çok büyük kısmında yüzde 100 satın alma yaptım. Ortaklık olacaksa da mutlaka yüzde 51 de olsa yönetici ve büyük ortak oluyorum. Tabii bu sektöre ve pazara göre değişiyor. Örneğin Afrika’daki yatırımı, yüzde 40 lokal ortakla kurduk. Sadece girişim sermayesi işlerinde küçük ortak olarak girerim. Üçüncü olarak da inanmadığım, bilmediğim hiçbir işe girmem.
* Bir şirketi gözünüze kestirdikten sonra bu işlemin sonuçlanması genelde kaç yıl sürüyor? Bu nasıl bir süreç? 
* 3-4 yıl sürebiliyor. Örneğin 4 yıldır radarımda olan, defalarca görüştüğüm, hayır cevabı aldığım ama peşini bırakmadığım bir iş var. Şimdi yine görüştüm, ciddi bir aşamaya geldik. Türkiye’de bir iş olduğu için gizlilik prensibi nedeniyle daha fazla bilgi veremem. Bir başka iş olarak Fransa’da bir metal şirketi var. O da 3 yıldır radarımızda. Devamlı olarak finansallarını inceliyoruz. Nisan sonunda CEO’su ile Türkiye’de bir görüşmemiz olacak.Odaklandığımız belli sektörler var. Metal, liman, gübre gibi. Bu alanlarda, belli ülkelerde, belli ölçek ve kriterlere sahip tüm şirketleri sürekli tarıyoruz. O şirketlerin piyasasını, finansallarını izliyoruz. Hastalanmaya başlayanları çok net fark edebiliyoruz. Örneğin satışları düşüyor, hissesi düşüyor, haberleri çıkıyor… Çok güvendiğim bir ekibim var. Bu ekipteki arkadaşlarımız düzenli analizler yapıyor. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz