Yeni CEO'nun global ajandası

Doğtaş ve Kelebek’in yeni CEO'su ile küresel bir şirketten aile şirketine geçiş hikayesini,ve büyüme planlarını konuştuk:

1.05.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Yeni CEO'nun global ajandası

CİDDİ BİR SÜREÇ
Bence global marka olmak, yabancı bir ülkede, o ülkenin vatandaşlarına satış yapabilmektir. Sadece Ortadoğu’da ya da Rusya’da olmak global olmak değildir. İngiltere’de, İngiliz vatandaşına mobilya sattığınızda globalsinizdir. Bu da gerçekten ciddi bir süreci gerektiriyor. Hem pazarlama hem satış hem üretim ayağında belli gerekleri var. Ama şunu kesinlikle diyebilirim ki Doğtaş ve Kelebek, önünde sonunda global bir Türk markası olacaktır.

KELEBEK ! BUYUK BİR ŞİRKETE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ'
GİDİLECEK ÇOK YOL VAR

Türkiye’de, 60 bin mobilya şirketi, 30 bin üretici var. Tüm bunların içinde 15-20 marka bulunuyor. Sektörün benim için önemli göstergelerinden biri, pazarın yarıdan fazlasının organize olmaması. Pazardaki ilk 3 markanın toplam payı, tüm mobilya pazarı içinde yüzde 20’leri bile bulmuyor. Ben bu durumu çok ciddi bir fırsat olarak görüyorum.
ÖNCE PASTA BÜYÜMELİ
Markalaşma anlamında, Türk mobilya sektörünün gideceği çok yol var. Markalı üreticiler olarak bence birinci amaç, organize pazarı, markalı pastayı büyütmek olmalı. Çünkü organize olmayan kısımdan alınacak çok ciddi bir pay var. Önce bunu yapmak gerekiyor. Ondan sonra markaların birbiriyle rekabeti daha anlamlı olacaktır.
KÂRLILIKLAR NASIL?
Her iki şirketin de finansal durumu gayet sağlıklı. Daha da sağlıklı hale getirecek bir iş planı yaptık. Kelebek, şu anda çok küçük. Ama benim hep bir sözüm vardır: “Her şirket kârlıdır. Eğer doğru ölçeği bulursanız.” Şu anda Kelebek kârlı ama küçük bir şirket. Biz bunu kârlı ve büyük bir şirkete dönüştüreceğiz.

"HEP SEVDİĞİM İŞLERİ YAPTIM"
SEKTÖR TAKINTIM YOK

Şahsen hiçbir zaman sektör takıntım olmadı. Otomotiv sektöründe 5 yıl Otosan’da çalıştım. Oraya başladıktan kısa bir süre sonra Ford ile jointventure girişimi başladı. Daha sonra Adidas’a geçtim. İlk yılında yine jointventure anlaşması imzalandı. Şimdi geriye baktığımda hep şirketlerin stratejik dönemeçlerinde işin içinde olduğumu görüyorum. Belki de tesadüftür... Burada da benzer bir durum var.
SEVDİĞİM BİR ALAN
Açıkçası bir yönetici olarak şanslıyım. Hep hobi olarak veya özel hayatımda da sevdiğim işlerde çalışma fırsatım oldu. Otomotivde çalıştım ki çok severim. Hatta yarışırım. Sporcuyumdur ve bu sektörde de uzun yıllar çalıştım. Şimdi de mobilya. Mobilya da her zaman ilgimi çekmiştir. Her zaman dekorasyona, mobilyaya, tasarıma ilgi duymuşumdur. Bu işle ilgilenmeden önce de her ay bütün dekorasyon dergileri evimize girerdi. Dolayısıyla merak ettiğim ve sevdiğim bir konuydu. Bu da beni mutlu etti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz