"Türkiye'nin Fason Devleri"

“Fason” terimi, sanki olumsuz bir kavram gibi algılanıyor. Oysa, büyümenin, kaynak yaratmanın ve markaya ulaşmanın yolu ondan geçiyor. Türkiye’nin bu konudaki konumu da farklı olarak tanımlanıyor. ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Türkiye'nin Fason Devleri
“Fason” terimi, sanki olumsuz bir kavram gibi algılanıyor. Oysa, büyümenin, kaynak yaratmanın ve markaya ulaşmanın yolu ondan geçiyor. Türkiye’nin bu konudaki konumu da farklı olarak tanımlanıyor. Çünkü üreticilerin çoğu Orijinal Ekipman Üreticisi (OEM) ya da Orijinal Tasarım ve Üreticisi (ODM) . Gıdada ise dev markaların pek çoğu fason üretim yaptırarak ürün yelpazelerini geliştiriyor. Capital, üretimin fazla konuşulmayan fason yüzünü araştırdı. Türkiye’nin “fason” analizini yaptı, en büyükleri belirledi.  
 
Her ne kadar iş dünyasında hoşlanılmayan bir kelime olsa da, “fason” çoğu sektör için büyümenin lokomotifi. Şirketler, fason üretim yaparak “kaynak” ve “tecrübe” edinip,  güçleniyorlar. Buna en iyi örneklerden biri ise bugün dünya devleri arasında yer alan Japon şirketleri. Japon elektronik sanayi fason çalışarak büyüdü, sermaye birikimlerini ve deneyimlerini bu yolla kazandılar.  
 
Türk üreticiler arasında ise Vestel dikkati çekiyor. Vestel’in yurt dışında yakaladığı başarının arkasında uzun yıllar OEM (Orijinal Ekipman Üreticisi)  pazarında çalışması yatıyor.  
Şirketler fasonu sadece kendi markalarını güçlendirmek için bir araç olarak görmüyor. Dünyada üretici olarak isim yapmış devler de var. Yeşim Tekstil de bunlardan biri.    
Hazır giyimde dünyanın sayılı entegre tesislerinden birine sahip olan şirket, kendi markasını yaratma ihtiyacı duymuyor. Yeşim Tekstil Genel Müdürü Şenol Şankaya’ya göre, marka olmuş birçok firmaya üretim yaparak kapasiteyi doldurmak daha akıllıca. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Şirketler artık kendi kulvarlarında güçlü olsalar da fason üretim yapmayı tercih ediyorlar.  
 
Hazır Giyim Markasıyız  
 
Türkiye, hazır giyim üretiminde dünyanın üçüncü büyük ülkesi. Son yıllarda ise ikinciliğe oynuyor. İtalya ile arasındaki farkı kapatmaya çalışıyor. Türkiye’de ihracat yapan hazır giyim üreticilerinin yüzde 80’i fason olarak çalışıyor. İtalya’da ise bu oran yüzde 40 civarında.  
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Yönetim Kurulu Başkanı Umut Oran, Türkiye’nin Bulgaristan, Polonya gibi ülkelerle aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini söylüyor ve devam ediyor:  
 
“Biz İtalya ile ikincilik için yarışıyoruz. Hazır giyim üretiminde dünya markasıyız. Ürünün kumaşını, etiketini seçiyoruz. Dizaynına karar veriyoruz. Mağazalarına teslim ediyoruz. Lojistiği bile üstleniyoruz.  Polonya ve Bulgaristan gibi ülkeler fasoncu olarak tanımlanabilir. Çünkü, istenilen özelliklere uygun üretim yapıyorlar. Oturmuş bir sanayileri yok. Türkiye’de durum tam tersi.”  
 
Tekstil sektöründe başka markalar adına üretim yapabilmek için güçlü bir organizasyona ihtiyaç duyuluyor. Özellikle entegre tesisi olan şirketler, hazır giyim üretiminde ön palana çıkıyor.  
 
Hazır Giyimin En Büyüğü  
 
Yeşim Tekstil, başka markalar adına üretim yapan hazır giyim üreticileri arasında en büyük şirket olarak öne çıkıyor. Şirketin cirosunun neredeyse yüzde 100’ünü dünyanın ünlü markalarına yapılan ihracat oluşturuyor. Bu markalar arasında şu isimler öne çıkıyor: “Nike, Gap, Schlaffgut, Zara, Bershka, Pull&Bear, Massimo Dutti, Lands’ End, Tchibo, JC Penney, Marks&Spencer, Lee, El Corte, Celio, Hanes, Sears ve B&B”…  
 
Günde 80 ton örme, 120 ton boyama, 100 bin metre baskı, 200 bin adet hazır giyim ve 100 bin adet ev tekstili üretebiliyor. Bu nedenle dünyanın en büyük entegre tesisleri arasında gösteriliyor. Yeşim Tekstil Genel Müdürü Şenol Şankaya, “Son 5 yılda, her yıl yüzde 25 büyüdük. Dünyanın tanınmış firmaları, artık bir üretici markası olduğumuz için bizimle çalışmayı tercih ediyor” diyor. Kendi markalarının olmadığına değinerek şöyle devam ediyor:  
“Üretim kapasitemiz çok yüksek. Az miktarlarda üretim yapmak firmamız açısından karlı değil. Milyonlarca adet satabilecek bir marka yaratmak farklı bir yatırım. Biz şu an marka olmuş birçok firmaya üretim yaparak kapasitemizi doldurmayı daha akıllıca buluyoruz.”  
 
Elektronikte “OEM” Rüzgarı  
 
Aslında fason üretimin kapsamı oldukça geniş. Özellikle beyaz eşya, elektronik ve otomotivde farklı uygulamalar var. Bu sektörlerde fason üretim yerine “Original Equipment Manufacturer- Orjinal Ekipman Üreticisi (OEM)” konsepti öne çıkıyor.    
 
OEM, beyaz eşya ve elektronik sektöründe yoğun olarak kullanılıyor. Markalar, üretimlerini, başka tesislere kaydırıp, maliyet ve ölçek avantajı yakalıyor. Bu nedenle de elektronik ve beyaz eşya da OEM pazarı çok daha büyük.  
 
1950’li yıllarda Japonya, elektronik sanayini OEM çalışarak büyüttü. Daha sonra kazanılan tecrübe ve kaynakla Japonya kendi markalarını yarattı. Bugün dünyanın en önemli OEM firmaları Kore, Tayvan ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde bulunuyor.  
 
Sistem kendi ülkesinde güçlü olan ancak dış piyasada tanınmayan markalara dışa açılma olanağı sağlıyor. Türk üreticiler arasında da ise Vestel buna iyi bir örnek. Vestel Elektronik’in yurt dışında “Bilinilirliği” yüksek bir marka haline gelmesinde OEM pazarında edindiği deneyimler etkili oldu.  
 
“Vestel, Aslında ODM Yapıyor”  
 
Vestel Elektronik; Toshiba, Sharp, Sanyo, Hitachi, Schneider ve JVC  gibi bir çok dünya markası için başta televizyon, DVD, çamaşır ve bulaşık makinesi olmak üzere değişik ürün kalemlerinde üretim yapıyor. Vestel’in kendi markaları dışındaki, markalar için yaptığı üretimin toplam ciro içindeki payı yüzde 80’i buluyor.    
 
Vestel Şirketler Grubu, 2003 yılındaki televizyon üretimi 8 milyon adete ulaştı. Ayrıca, aynı yıl içinde 1.2 milyon buzdolabı, 100 bin çamaşır makinesi, 200 bin klima ve 5 milyon dijital cihaz üretimi yaptı. Vestel’in geçen yıl ki konsolide cirosu ise 1.9 milyar dolara ulaştı.  
Vestel Elektronik AR-GE Başkanı İhsan Alkım, diğer markalara adına yaptıkları üretimin,  fason olarak tanımlanmasının doğru olmadığını belirterek “Vestel’in üretimini ODM (Original Design and Manufacturer– Orijinal Tasarım ve Üretici) olarak tanımlamak gerekiyor. ODM kavramı son yıllarda yaygınlaşan bir kavram. Vestel, bu kapsamda kendi laboratuarlarında tasarladığı ürünleri müşterileri için üretiyor” diyor.  
 
Otomotivde Yedek Parça  
 
Otomotiv sektöründe fason üretim öncelikli olarak yan sanayiinde şekilleniyor. Otomobil üreticileri, neredeyse bütün aksamlarını büyük yan sanayi kuruluşlarına fason olarak yaptırıyorlar. Burada Bocsh ve Mako gibi güçlü yedek parça üreticileri dikkat çekiyor. Ancak, otomotiv sektöründe yedek parçalar da üreticilerin markasını taşıyor.  
Otomotiv yan sanayii 1997-1998’lerden sonra ciddi bir değişim içine girdi. Daha önce girişimciler ön plandaydı. Ancak, Türkiye’nin Renault, Tofaş ve Otosan’ın üretim üssü olmasıyla yurt dışından teknoloji transferi yapabilen, kendi teknolojisini geliştirebilen şirketler ortaya çıktı. Bunu sonucunda da pek çok yan sanayi şirketi ya lisans anlaşması yaparak ya da ortaklıklara girerek bu isteme ayak uydurdu.  
 
Mako Elektrik Genel Müdür Yardımcısı Hakan Göral, Türkiye’deki otomotiv üreticilerinin motor ve motor aksamı dışında, yüzde 70-75 oranında yerli parça kullandığına dikkat çekiyor. Pazarda yeterli boyutta bir yan sanayi şirket olabilmenin şartını ise şöyle özetliyor:  
“Yeterli boyutta bir yan sanayi şirketi değerlendirmesi yapmak subjektif olabilir. Ancak, en az 50 milyon Euro yatırım yapmış olmak bir kıstas kabul edilebilir.”  
 
Mako Avrupa’da Da İddialı  
 
Mako Elektrik dünya otomotiv pazarında adını duyuran şirketlerden biri. Geniş bir ürün gamı olan Mako’nun, bütün ürünlerde ortalama pazar payı yüzde 50’nin üzerinde.  
Koç Holding ve İtalyan Magneti Marelli ortaklığı olan Mako Elektrik, özellikle elektro mekanik, aydınlatma ve havalandırma cihazlarında iddialı. Şirket, sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da birçok otomotiv şirketi için yedek parça üretiyor. Cirosunun yüzde 75’ini iç piyasa, yüzde 25’ini ise ihracat oluşturuyor. Tofaş, Ford Otosan, Renault, Toyota, Karsan, BMC gibi bütün büyük otomotiv üreticileri ile çalışıyor. Yurt dışında da iddialı yeni üretilen Ford Fiesta’nın stop lambasını bile Mako üretiyor.  
 
Mako Elektrik Genel Müdür Yardımcısı Hakan Göral, İran pazarına dikkat çekerek “Çok büyük bir pazar olan İran’da da yıllık 800 bin araç satışı olan 2 tane lisansörümüz var. Bu 2 firmaya alternatör ve cam silecek mekanizmaları konusunda teknoloji transferi yapıyoruz” diyor.  
 
Koç’un Bisküvicisi    
 
Bisküvi, çikolata ve şekerlemede büyük fason üretici olarak Mis Bisküvi ön plana çıkıyor.   Gaziantep ve İstanbul’da iki ayrı fabrikası bulunan şirket, birçok marka için çikolata, gofret, sakız ,bisküvi ve şeker üretimi yapıyor. Yıllık 60 milyon kilogram olan üretiminde, fasonun payı yüzde 20 civarında.  
 
Mis Bisküvi’nin müşterilerinin başında Koç Holding’in Divan markası var. Şirket Divan markası için gofret, tablet çikolata, madlen çikolata, draje sakız ve krem çikolata üretiyor. Ayrıca Kibar Holding’e yüksek proteinli bisküvi üretimi yapıyor.  
 
Mis Bisküvi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Ölçücüer, fason yaptıkları ürünlerin bütün sorumluluğunu üstlendiklerini belirterek şunları söylüyor:  
“Mal üreteceğimiz firmalarla belirli anlaşmalar imzalıyoruz. Firmanın belirlemiş kriterlere uygun çalışıyoruz. Hammadden, son kullanıma kadar ürünün bütün süreçleri bizim tesislerimizde yapılıyor. Fason üretim şirketimizin ve kendi markamız olan Misbis’in güçlenmesine katkı sağlıyor.”  
 
Bil Mobilya Dikkat Çekiyor  
 
Mobilyada markalaşma oranı oldukça düşük. Markalı ürünler pazarın ancak yüzde 10’unu oluşturuyor. Ancak, son yıllarda İstikbal, Yataş ve Doğtaş gibi markaların pazarda güçlenmesi mobilyacıları farklı arayışlara itti. Şirketler markalarıyla öne çıkmayı tercih etmeye başladı.    
Sektörde kendi markası dışında üretim yapan çok az sayıda firma var. Bu şirketler arasında ise Bil Mobilya öne çıkıyor. Adet bazındaki yüksek üretimiyle ilk sıralarda yer alan Bil Mobilya, Tepe Grubu bünyesinde yer alıyor. Şirket, toplam cirosunun yüzde 5’ini başka markalara yaptığı üretimden elde ediyor. Üretimi ise yılda 1.2 milyon metrekare düzeyinde.  
 
Toplam üretiminde fasonun payı ise yüzde 6. Bil Mobilya Üretim ve Planlama Müdürü Suat Erkoyun, 1996 yılından beri fason çalıştıklarını söylüyor. Bunun şirkete, verimlilik ve kapasite kullanım oranının getirdiği kar artışı sağladığına dikkat çekiyor. Bil Mobilya aynı grup içinde yer alsa da Tepe Mobilya’nın ürünlerini üretmiyor. Kendi markası  olan “Mobili” ile pazarda yerini alıyor.  
 
Deri de dağınık olan sektörlerden bir diğeri. Burada başka markalar adına üretim yapan en büyük şirket Orjin Group. Şirket yurtdışına çalışıyor. Çok sayıda dünya markasına üretim yapıyor.  
 
Deterjanda En Büyük Kapasite  
 
Hayat Kimya, deterjan ve temizlik ürünleri sektöründe Türkiye’nin en büyük fason üreticisi. Aynı zamanda sektöründe Türkiye’deki en büyük kapasiteye sahip olan şirket, günde 600 ton deterjan üretiyor. Türkiye’nin deterjan üretiminin yarısını tek başına gerçekleştiriyor.  
Hayat Kimya, Migros, Bim ve Kiler gibi perakende zincirleri için private label çalışıyor. Bunun yanı sıra, Türkiye ve dünyada temizlik ürünleri sektöründe faaliyet gösteren çok sayıda şirkete de kendi markalarıyla ürün üretiyor. Hayat Kimya Fason ve Endüstriyel Ürünler Müdürü Kaya İper, Türkiye’deki bazı uluslar arası firmalara da hammadde verdiklerini belirterek şöyle devam ediyor:  
 
“Gizlilik sözleşmelerimiz olduğu için hangi şirketlerle çalıştığımız açıklayamıyoruz. Ancak, Türkiye’deki uluslar arası firmalara da kendi markalarıyla üretim de yapıyoruz. Ciromuz ve üretimimizde fason’un payı yüzde 5 civarında. Ancak, kapasitemizin yüksekliği göz önüne alındığında bu rakam Türkiye’de bu alandaki iddiamızı ortaya koyuyor.”  
 
Çocuk bezi, hijyenik ped ve deterjan ürünlerinin tüm türevlerini üreten Hayat Kimya’nın  İzmit’de 40 bin metrekare kapalı alanı olan ve kendi limanını kullanan bir fabrikası var. Şirketin Ukrayna ve Bulgaristan’da da iki fabrikası bulunuyor.  
 
Afrika’ya da yatırım yapma kararı aldıklarına dikkat çeken Kaya İper, bu fabrikayla ilgili fizibilite çalışmalarını bitirdiklerini söylüyor.  
 
“YATIRIM YAPMADAN MARKALARINI GÜÇLENDİRİYORLAR”  
 
Bisküvi çikolata ve şekerlemede ürün yelpazesinin çok geniş olması, şirketleri pazarda güçlenebilmek için ürün gamlarını tamamlamaya itiyor.    
Mis Bisküvi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Ölçücüer, fason üretimin tercih edilmesinin nedenini şöyle açıklıyor: “Firmalar herhangi bir yatırıma girmeden bizler sayesinde sahip oldukları markaları istedikleri alanda kullanma şansı buluyorlar.”  
 
Ölçücüer gıdada güçlü fasoncu olabilmenin yolunun makine teçhizatından geçtiğine dikkat çekerek şunları söylüyor: “Makine ve teçhizatımız son teknoloji olduğu için tercih ediliyoruz. Sektöre girmek isteyen yeni bir firmanın öncellikle çok yüklü bir sermayeye ve makine teçhizatını tanıyan kalifiye elemana ihtiyacı var.”  
 
Bisküvi çikolata ve şekerlemede merdiven altı üretimin çok yoğun olması, fason üretim yaptıracak şirketleri özellikle büyük kuruluşlarla çalışan fasonculara yönlendiriyor.  
 
BİLGİSAYAR VE TELEFON SEKTÖRLERİNDE YAYGIN  
 
Fason üretim genellikle bilgisayar ve telefon sektöründe yaygın olarak kullanılıyor. DELL, Hewlett Packard gibi dünya devlerinin üretim tesislerine sahip olmaması bilgisayarda fasonun ne kadar büyük bir pazar olduğunu ortaya koyuyor. Şirketler tasarımlarını yaptıkları ürünlerini, başka firmalara ürettiriyorlar. Telefon pazarında ise Nokia ve Ericson cihazlarını OEM olarak yaptırıyor.  
 
Vestel Elektronik AR-GE Başkanı İhsan Alkım, şu anda elektronik devi olan birçok şirketin  benzer yöntemlerle diğer şirketler adına üretim yaparak kendilerini geliştirdiğini söylüyor. Vestel’in Ar-Ge yatırımlarına dikkat çekerek şöyle konuşuyor:  
 
“Türkiye bölgedeki en büyük pazarlardan biri olmasına rağmen yine de belirli sınırlara sahip. Eğer büyümenizi sürdürmek istiyorsanız kaçınılmaz olarak ihracata yönelmeniz gerekiyor. Elektronik sektöründe, özellikle ilk başlarda kendi markanız altında ihracat yapmanız çok zor. Biz yabancı ülkelerde kendi markalarımızla satışa sonraki süreçte başladık. Vestel, bugün Türkiye’nin iç pazardaki en büyük markalarından biri. Dayanıklı tüketim sektöründe, yıllardır pazarda olan rakipleriyle başa baş mücadele ediyor. Capital’in En Beğenilen Şirketler araştırmasında, Türkiye’nin en çok tanınan ve beğenilen markaları arasına girdi.”  
Elektronik sektöründe dünya çapında bir oyuncu olmak için Ar-Ge kaçınılmaz bir gereklilik olarak görülüyor. Vestel dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmış 5 ayrı Ar-Ge merkezi sayesinde pazardaki yerini güçlendiriyor.  
 
İÇECEĞİN YÜZDE 30’U FASON ÜRETİLİYOR  
 
İçecek sektöründe fason dolum oranı toplam içecek pazarının yüzde 30’unu oluşturuyor.  Çok sayıda şirket, fason üretimi tercih ediyor. Yüksek miktarlarda fason üretim yapan şirketlerin başında ise Etap Tarım ve Gıda geliyor. Şirketin fason üretiminde Coca-Cola İçecek adına yaptığı Cappy meyve suyu ve nektarlarının dolumu önemli bir yer tutuyor. Etap satış toplamının yaklaşık yüzde 10’luk kısmını fason dolum üretiminden sağlıyor.    
Etap Tarım ve Gıda Genel Müdürü Hikmet Güneş, kendi markalarının olmadığına değinerek şunları söylüyor:  
 
“Yurtiçi ve dışında çok sayıda şirkete kendi markasıyla içecek üretiyoruz. Ayrıca, dondurma, pastacılık, meyve-sebze püreleri ve özel tasarlanmış doğal meyve preparatları da yapıyoruz. Kendi markamızla son tüketiciye ürün sunmuyoruz.”  
Gıdanın hataya tahammülü olmayan bir sektör olması, şirketleri üretimin bütün süreçlerinde titiz davranmaya itiyor. Özellikle fason çalışan şirketler, rakiplerinin arasından güçlü kontrol mekanizmasıyla sıyrılabiliyor.    
 
Şenol Şankaya, gıda sektöründe fason üretim yapabilmenin koşullarını şöyle anlatıyor:  
“Kalite olmazsa olmazların başında geliyor. Gerekli kapasite müşterinizin talebinin en az iki katı büyüklüğünde ve esnek olmalı. Meyve suyu gibi tüketimi mevsimsellik gösteren bir üründe, müşterinizin program dışı ihtiyaçlarına ve satış artırıcı faaliyetlerine yanıt verebilmeniz gerekiyor. Mesela müşterimiz operasyonu sürekli olarak takip edebilmek için yapımızda eleman çalıştırıyor. Ürün her aşamada sürekli olarak takip ediliyor. Yaratıcı önerilerde bulunmak da işimizin öncelikleri arasında yer alıyor.”  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz