"Bilişim Stratejisi Yeniden Oluşuyor"

Emrehan Halıcı / DSP Grupbaşkanvekili İlk Türkiye Bilişim Şurası Mayıs başında toplanıyor. Birinci amaç Türkiye´nin bilgi toplumuna ulaşma hedefini devlet politikası haline getirmek. Şura bu konu...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Bilişim Stratejisi Yeniden Oluşuyor

Emrehan Halıcı / DSP Grupbaşkanvekili

İlk Türkiye Bilişim Şurası Mayıs başında toplanıyor. Birinci amaç Türkiye´nin bilgi toplumuna ulaşma hedefini devlet politikası haline getirmek. Şura bu konuda 50-60 öneride bulunacak. Şura Düzenleme Kurulu Başkanı ve DSP Grupbaşkanvekili Emrehan Halıcı, ``Bunlardan birkaç tanesini hükümete kabul ettirebilirsek büyük gelişme olur'' diyor.
 
``Sayın Halıcı, her alanda ve her konuda yeniden yapılanmanın, sessiz mücadelesinin verildiği bu dönemde, Türkiye'nin geleceğinin belirleneceği en önemli konulardan birisine el atmanız nedeniyle sizi kutluyorum'' diyor Türkiye Bilişim Şurası´nın internet sitesindeki mesaj.
 
Mesaj, Mayıs ayında ODTÜ´de yapılacak Türkiye Bilişim Şurası’nın Düzenleme Komitesi Başkanı Emrehan Halıcı´ya... Yani diğer unvanlarıyla; Halıcı Yazılımevi´nin dahil olduğu Halıcı Şirketler Grubu yönetim kurulu başkanı, Türkiye Zeka Vakfı Başkanı ve DSP Grup Başkanvekili Emrehan Halıcı´ya...

Şuranın düzenleyici başkanı olarak Emrehan Halıcı´nın sitedeki içeriği istediği gibi denetlemesi normal. (Sitenin adresi www.BilisimSurasi.org.tr). Ama yine de bu mesajın Halıcı için, emelleri açısından büyük önemi olsa gerek.

DIGITAL, DSP Grup Başkanvekili ve Bilişim Şurası´nın Düzenleyici Başkanı Emrehan Halıcı ile Türkiye´nin bilgi toplumu hedefi, bu hedefe nasıl ulaşılacağı, Bilişim Şurası´ndan ne beklediği ve Şura´nın başarı göstergeleri üzerine görüştü...

Nedir bu Bilişim Şurası?

Yaklaşık 20 yıldır hedeflediğimiz Türkiye Bilgi çağına ulaşabilsin diye başlatılan ve son 8-10 yıldır bilgi toplumuna dönüşsün diye kamuoyunda da kabul edilmiş olan bir hedef var. Bütün siyasi partiler bunu uygun buluyor. İtiraz eden yok. Halk, basın, üniversiteler, sivil toplum örgütleri de bu hedefi benimsedi. Ama gelmek istediğimiz noktaya yaklaşma konusunda tam tatmin olmuş durumda değiliz.

Aslında Türkiye´nin önünde bilişim teknolojileri bir fırsat. Türkiye genç nüfusuyla, girişimci potansiyele sahip insanlarıyla, coğrafi konumuyla dünyanın ilgi duyduğu, gelecek vaat eden bir ülke. Eskiden gelen hantallıkları bu teknoloji yardımıyla aşacak. Türkiye´nin bu özellikleri bu hedefiyle çakışıyor. Üstelik AB ile uyum çerçevesinde e-Avrupa+´a imza atmış, bu değişiklikleri yapacağını taahhüt etmiş durumda.

Bilişim Şura´sının bu noktadaki katkısı ne olacak?

Dolayısıyla her şey toplam beklentilerimiz ve hedeflerimize uygun bir platformda. Şimdi şu konuları belirlememiz gerekiyor: Ne yapacağız, hangi adımları hangi öncelikle atacağız, nasıl bir yapılanma içerisinde bunları yapacağız, bunları nasıl kontrol edeceğiz, izleyip denetleyeceğiz, bunlarla ilgili bir görüş birliği ortaya çıksın istiyoruz.

Bunun sadece bir siyasi partiye veya hükümete ait olmaması, bir devlet politikası haline gelmesi gerekiyor. Bilişim Şurası´nın amacı da bunu, bu hedeflerimizi bir devlet politikası haline getirmek, bu adımları atmak.

Uzun yıllardır Türkiye´de benzeri bir çok çalışma yapıldı, konferanslar, seminerler. İlk defa bir şura yapılıyor. Bunun ilk olmasındaki espri hem Başbakanlığın hem de dört sivil toplum örgütünün bu işi birlikte organize etmesi.

Şura´ya nasıl hazırlanılıyor?

Davet yazısı bizzat Sayın Ecevit tarafından duyuruldu. Meclis içinde bütün partiler bu konuyla ilgili birer temsilci belirlediler. Bir araya gelip toplantılar yapıyoruz. Yaklaşık 300 uzman gece gündüz bu şurada ortaya konacak rapor üzerinde çalışıyorlar. Şura çalışmaları Eylül ayında başladı. Tüm gelişmeler www.bilisimsurasi.org adresinden izlenebilir. Bu sürece hem Türkiye içinden hem de yurtdışındaki uzmanlar katılabiliyorlar.

Şu ana kadarki ilgi nasıl? Öncelikle Meclis Grubu’nda?

Ne mutlu ki bu konu herkes tarafından ilgi veriyor. Tabii ki Bilişim Şurası’nın başarısı asıl bittikten sonra ortaya çıkacak. Çünkü, hangi adımlar atılması konusunda çok da değişik şeyler söylenmeyebilir. Kamuoyu ve tüm siyasiler de bunu benimserse, önemli olan hükümetimiz de kısa ve orta vadeli bazı adımların yanı sıra, hemen atılması gereken bazı adımlar konusunda da kararlılık ortaya koyarsa şuranın başarısı ortaya çıkmış olacak.

Siz Meclis´te toplanıyorsunuz? Hava nasıl?

Partiler arası toplantılarda çok büyük uzlaşma var. Ayrıca, bir müjde vereyim. Şura sonrası “Türkiye Bilişim Stratejileri” ve “e-Türkiye” raporu ortaya çıkacak. Bu işi parlamento daha sahiplensin, kamuoyu daha iyi duysun diye bu konuyu Meclis´te bir genel görüşme açılması için önerge vermeyi kararlaştırdık.

Tüm siyasi partilerin grup başkan vekilleri tarafından bunlar imzalandı. Herkes kendi grubundaki milletvekillerine imzalattı. Bunu Meclis Başkanı´na sunacağız. Aksilik olmaz Meclis´de de kabul görürse, Türkiye´de ilk defa bu konu Meclis´te tüm gün tartışılacak.

Sizin bir ayağınız da özel sektörde... Özel sektörün havası nasıl? Bu gelişmeleri inandırıcı buluyorlar mı?
 
İnandırıcı bulmaktan öte gerekli buluyoruz. Bu işlerin bölük pörçük yapılması var, bir politika çerçevesinde yürütülmesi var. Hem özel sektör, hem kamuda birçok kurum kendi üstüne düşeni gereğiyle yapmaya çalışıyor. Ama bu kurumlar arasında bilginin paylaşılmasından dolayı çelişkiler doğabiliyor, aynı işin iki kez yapılmasından, emeğin masrafın zamanın boşa harcanması olabiliyor, zaman zaman görüş ayrılığı kırgınlıklar yaşanıyor. Kötü bir tablo ortaya çıkıyor. Sonuçta bu işin bir temel politika çerçevesinde bir plan dahilinde bir bütün olarak ortaya konması gerekiyor.

e-Avrupa+ anlaşmasından sonra bu işi toparlama görevi biraz Tübitak´a düşmedi mi?

Burada birçok kurumun üzerine düşen görev var. Başbakanlık Müsteşarlığı ve Tübitak, fedakarca üzerlerine düşeni yapmaya çalışıyor. Ama bir yapılanmaya ihtiyaç var. Bunun adı hiç önemli değil. Genel müdürlük, bakanlık, kurum, müsteşarlık fark etmez...
Ama bir kurum konusunda bir görüş birliği sağlanarak, bu işin sahiplenildiği bilinmeli.

Bu konudaki beklentiler, sıkıntılar, eleştiriler o koruma yönlendirilebilsin. Bir yapılanmaya ihtiyaç var, bu mevcut birden fazla kurumun bir araya gelmesiyle de oluşturulabilir. Ama hangi kurumun hangi işi ne şekilde yapacağına yönelik bir bağlayıcı belirginlik olsun. Bu belirginliğin olmaması işleri düğümlüyor.

Bu bilişim şurasından ne çıkarsa biz hakikaten bundan bir kazanç sağlandı, bir fark yaratıldı, bu çalışmalar lafta kalmadı denilebilir? Şuranın başarılı olduğunu ne gösterecek?

Özel sektörün çok büyük katkısı ve beklentileri var. Ne yapılması gerektiği sorusunun cevabını şura sırasında açıklamak isterim. Ama öncelikle bunun bir devlet politikası olması lazım.

Bunun göstergesi nedir? 

Partiler arası görüş birliğini bir deklarasyon, metinle ortaya koyabiliriz. Bir de Meclis´te bunu birbirinden bağımsız kopuk yasalarla halledemeyiz. Meclis´de bir Türkiye Bilişim Reformu Çalışması yapılmalı. Eğitim, tarım reformu gibi... Bunun içinde hem sanayide, eğitimde, hem ARGE’ye yapılacak yatırımlarda, ihracatta, olayı tamamen bilişim çerçevesinden görerek bilişim yatırımlarının aslında sadece bilişim sektörünü değil, Türkiye´nin tamamını ilgilendirdiğini, şura´nın Türkiye´nin dönüşüm projesinin ilk adımı olduğu bilinciyle böyle bir reform yapılmalı.

Bazı kanunlara uyum göstermesi için yasalarda değişiklikler yapılmalı, bazı yeni yasalar çıkarılır, birtakım yönetmeliklerde değişiklikler yapılır.

Yeni bir bilgi toplumu bakanlığının kurulmasıyla ilgili taslak hükümete sunuldu?

Böyle bir bakanlığın kurulması bizim tek başımıza vereceğimiz bir karar olamaz. Bir temenni olabilir. Ama öyle sanıyorum ki, bu bir seçim sonrasında ele alınsa daha doğru olur.

Bu konunun devlet politikası haline getirilmesi dışında elle tutulur ne gibi göstergeler olabilir?

Hükümetin hemen atılması gereken, ya da hemen atılacağını vaat ettiği bazı adımları deklare etmesi, duyurması olur.

Ne gibi?

Bunları şu an söyleme şansımız yok. Ama biz bazı konularda bilişim şurası alt çalışma gruplarında şunlar yapılmalıdır diyeceğiz. 50-60 madde. Belki bunlardan birkaçını hükümet veya kendi konusu içinde olan bir bakanlık biz hemen yapacağız diye bir taahhütte bulunabilir. Bu çok ciddi bir gelişme olur.

Türkiye ekonomik açıdan sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bunun Şura´ya ve Şura ile gerçekleştirilmek istenenlere olumsuz bir etkisi olabilir mi?

Olumsuz değil olsa olsa olumlu bir etkisi olabilir. Bu ekonomik durumdaki bir çok sıkıntının işleyişten, yapısal sorunlardan kaynaklandığını söylüyoruz. Türkiye´yi değiştirmek istiyorsak, yönetimde daha etkin olunması gerektiğini düşünüyorsak, sadece teknoloji değil insan unsuru da ön planda olmalı. Bilgi çağında bilgi zeka teknoloji yan yana etik değerler çerçevesinde buluşması gerekiyor.

Ama bu adımları atmak bazı kaynaklar gerektiriyor. Bunları ülke şu dönemde atabilir mi?

Devlet politikası derken zaten kastedilen budur. Ülke geleceği açısından öncelikler belirlenir. Biz Bilişim Şurası sonucu ortaya çıkacak e-Türkiye´de bu önceliklerin düzenlenmesine yönelik çaba sarf ediyoruz. Türkiye´de özellikle hizmet, yazılım, e-ticaret alanlarında çok daha ciddi bir hareket sağlanabilir.

“SİYASET YAPAN İŞADAMLARI KENDİ İŞLERİNİ BIRAKMALI”

Bir işadamı olarak politika nasıl?

Özel sektörden geliyorum ama Meclis´te daha özgür rahat hizmet verebilmeniz için kimliğiniz konusunda bir netliğe sahip olmalısınız. Bunu hem siz bilmelisiniz. Hem kamuoyu bilmeli size saygı güven duymalı. Zaman zaman milletvekillerine yöneltilen iddialar hem kendilerini, hem Parlamento´yu yaralıyor.

Biz Mart sonu DSP olarak milletvekillerinin, milletvekilliğiyle bağdaşmayan işleri konusunda bir yasa teklifi verdik. Onda ilk sırada benim imzam var. Tabii ki iş dünyasından girişim ruhuna sahip insanlar siyasette de yer almalılar. Ama siyasette yer aldıkları anda kendi işlerini kayyuma terk etmeliler. Yasa teklifinde bu var.

İş dünyasından gelen insan iş dünyasını bildiği, problemlerini beklentilerini bildiği için tabii burada çok iyi, daha etkin çalışmalar yapabilir. Ama bunu yaparken de bir yandan da kendi menfaatleriyle bir çıkarı olmadığı konusunda alnının açık olması lazım. Buraya milletvekili bir tercih yaparak gelecek. Yönetim hakkını devretmeyecekse gelmeyecek. Devredip gelince de çok daha rahat hizmet edebilecek.

BİLİŞİM ŞURASI’NIN KÜNYESİ

TARİH: 10-12 Mayıs 2002

YER:ODTÜ Kampüsü, Kültür ve Kongre Merkezi, Ankara

ANA AMAÇLAR: ``Ulusal politikaların oluşturulması'', ``Sürekli katılımcıların tesbiti'', ``Planlama, koordinasyon, teşvik ve düzenlemeleri belirleyici mekanizmaların tespiti'', ``Hukuki alt yapının oluşturulması'', ``Takvime bağlanmış eylem planı ve izleme mekanizmalarının kurulması'', ``İnsan kaynaklarının belirlenmesi'' ve ``e-Avrupa+ hedeflerinin izlenmesi''.

DÜZENLEYENLER: Başbakanlık Müsteşarlığı, Türkiye Zeka Vakfı (TZV), Türkiye Bilgi İşlem Hizmetleri Derneği (TÜBİSAD), Türkiye Bilişim Derneği (TBD), Türkiye Bilişim Vakfı (TBV).

DÜZENLEME KURULU: Başkan Emrehan Halıcı, TZV Başkanı; Üyeler; Dr. Füsun Koroğlu, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı, Rahmi Aktepe, TBD Başkanı, Behçet Envarlı, TÜBİSAD Başkanı, Faruk Eczacıbaşı, TBV Başkanı.

ÇALIŞMA GRUPLARI: Eğitim, Hukuk, Sektörün Gelişimi, e-Devlet, İletişim Alt Yapısı, Ekonomi. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz