"Eğitim Teknolojisine Her Yıl 300 Milyon Dolar"

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Doç. Dr. Nizami Aktürk, Türkiye’nin eğitimde büyük bir teknoloji atağında olduğunu söylüyor. Eğitim portali oluşturulmasından öğretmenlerin ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Eğitim Teknolojisine Her Yıl 300 Milyon Dolar

hedMilli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Doç. Dr. Nizami Aktürk, Türkiye’nin eğitimde büyük bir teknoloji atağında olduğunu söylüyor. Eğitim portali oluşturulmasından öğretmenlerin eğitimine, BT sınıflarından notebook alımına kadar çok çeşitli alanlarda yatırım yapıldığına dikkat çekiyor. “2005 yılı sonunda internete bağlı olmayan okul kalmayacak” diye konuşuyor ve devam ediyor: “Şu anda yılda 300 milyon dolar yatırım yapıyoruz. Şimdilik bu yeterli. Ancak, kullanmaya başladıktan sonra her yıl yüzde 100 artırmalıyız”.

Milli Eğitim Bakanlığı, Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde e-dönüşüm çalışmalarına, hazırladığı eğitim portalı ile devam ediyor. 2005 yılı sonunda hizmete açmayı planladıkları portal için 3 yılda 50 bin öğretmene eğitim verildi. Öğrencilerin de kullanacağı portal, özel içeriği ve yazılımıyla, okullarda kurulan BT (Bilişim Teknolojileri) sınıflarının yanı sıra, öğretmenlere verilecek notebooklar ile, evlerde de kullanılabilecek.

Eğitim teknolojilerine yılda 300 bin dolar yatırım yaptıklarını belirten Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Doç. Dr. Nizami Aktürk, eğitim portalında her yaştan öğrencinin ihtiyaçlarını bulabileceğini belirtiyor.

Yapılan teknoloji yatırımlarının şimdilik yeterli olduğunu dile getiren Doç. Dr. Aktürk, “Portal hizmete açıldıktan sonra, teknolojiyi yenileme konusundaki yatırımlar yüzde 100 oranında artırılacak” diye konuşuyor. Aktürk, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün eğitim yatırımlarını ve gelecek planlarını anlatıyor:

Milli Eğitim Bakanlığı, son zamanlarda bir teknoloji atağı içinde. Neler yapıyorsunuz, anlatır mısınız?

Milli Eğitim Bakanlığı, e-dönüşüm projesi ve Avrupa ile uyumu çerçevesinde bir dizi çalışma yapıyor. Bu çalışmaların en önemlisi, bütün okulların ve eğitim kurumlarının internete bağlanması projesi. Türk Telekom ile birlikte çalışıyoruz. Bu senenin sonuna kadar 20 bin okulu, gelecek senenin sonuna kadar da bütün okulları internete bağlamak istiyoruz. Birinci fazdaki 43 bin okuldan 20 bini 2004 sonu itibarıyla internete bağlanmış oldu.  

Sistem ne kadar süre sonra kullanılır hale gelecek?

2005 yılının sonunda bütün okullar internete bağlanmış olacak. Deneme eğitim portalı Ocak ayının ilk yarısında online hale geldi. Milli Eğitim Bakanlığı Karar Destek Sistemi yine Ocak ayı içinde kuruldu.

School adını verdiğimiz Intel’in eğitim programı Şubat ayının sonunda tamamlanmış olacak. Öğretmenlerimiz Global GT’yi büyük ihtimalle Mayıs ayı sonunda kullanmaya başlayacaklar. Gerçek eğitim portalı 2005 sonunda ihaleye çıkacak. 80 bin tane PC alımı 2005 yılı içerisinde ihaleye çıkacak. Eğitim yazılımlarının ihalesi bitmek üzere. 2005’in ortalarında her yere gitmiş olur. Avrupa Yatırım Bankası’ndan alınacak bin 400 tane BT sınıfı 2005’in ortasında alınacak.

Sistemin kullanılması için öğretmenlere de eğitim verecek misiniz?

Bilgisayarları ve eğitim yazılımlarını aldık, bunları internete bağladık diyelim. Ama bu veriler, hala bu işte başarı kazandığımızı göstermez. En önemli ayağını ihmal edersek bu proje büyük bir başarısızlık olacaktır. O da öğretmenlerin hizmet içi eğitimi.

Bu çocuklar öğretmenlerin desteği olmadan bunları kullanamazlar. Bu noktada çok büyük bir problemle karşılaşıyoruz. Öğretmenleri eğitmek bayağı zor. Çünkü, bizim 600 bine yakın öğretmenimiz var. 600 bin öğretmeni hizmet içi eğitime tabi tutmak için gereken bütçe ya da zaman hesaplandığında görüyorsunuz ki, o kadar da kolay değil.

Eğitimi nasıl planladınız?

Piramit şeklinde sürecek bir hizmet içi eğitim planı yaptık. Intel firması ile eğitim programını başlattık. 3 yıl içinde 50 bin öğretmene yüz yüze eğitim, bilişim teknolojilerini kullanma eğitimi vermek üzere çalışma başlattık.

İlk yılın sonunda 15 bin öğretmen eğitmeyi hedefliyorduk. Bu sene sonu itibarıyla biz 20 bin öğretmenin eğitimini tamamlamış olduk. Hem de bu senenin başında biraz geç başladığımız halde. Şimdi 50 bin değil de, 75 bin öğretmenin eğitimin tamamlamayı planlıyoruz. Bunu yaygınlaştırarak yapıyoruz. Eğittiğimiz öğretmenler de gidip formatör öğretmenlere eğitim veriyorlar. Formatör öğretmenler de gidip okullardaki öğretmenleri eğitiyorlar. Böylece sayıyı artırabiliyoruz.

Eğitim, altyapı ve diğerleri… Milli Eğitim Bakanlığı teknolojik yatırımlara ne kadar para harcıyor?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinin büyük bir bölümü teknoloji yatırımlarına ayrılmıyor. Bizim 18 milyon öğrencimiz var. Avrupa’da 3-4 ülkeyi toplasanız, onların nüfusundan daha fazla nüfus. Bu öğrencilerin okullarına harcanan para, öğretmen maaşları, bütçenin büyük bölümünü oluşturuyor. Okul olmadan bu işin teknolojisi kullanılamaz. Onun için genel bütçeden gelen paranın bir kısmı da zaruri ihtiyaçlara gidiyor.

Teknolojik yatırımlar için başka bir kaynak mı var?

Bizim eğitim teknolojileri için kullandığımız paralar genellikle hibe olarak Avrupa’dan gelen ve Dünya Bankası aracılığı ile kullandığımız paralar. Avrupa Yatırım Bankası’ndan kredi yoluyla para alınıyor. Ama bunlar az meblağlar değil. Geçtiğimiz yıl içinde burada 300 milyon dolar civarında yatırım yapıldı. Yine önümüzdeki yıl da 300 milyon dolarlık yatırım yapılacak.

Teknolojik yatırımlar yeterli mi?

Kullandığımız para hiç fena değil. Daha fazla para yatırıp birden bire çok büyük gelişme sağlarsak, bunun öğrenciye dönüp dönmeyeceği tartışmalı olur. Onun için şu anda yapılan yatırım yeterlidir.

Ama öğrenci bunu kullanmaya başladıktan sonra tablo değişecektir. O zaman, şimdiki yatırımın 100 katını yapmak gerekir. Bu yatırım yeterli ama bir yıl sonra aynı miktarda yatırım yetersiz olacaktır. Mutlaka yapmamız gereken ama yapamadığımız bir konu yok. Biraz eksik yapıyoruz, keşke bütün okullarımıza bilgisayar verebilsek. Ama bilgisayar vermek de önemli değil. O bilgisayarların hepsinin kullanılması önemli.

Bir de var olan dönüşüm içinde yaptığınız çalışmalar var...

Ortaöğretim kurumu sınavlarının başvurularını internetten almaya başladık. Bu hem zaman açısından hem de maddi açıdan büyük kolaylık ve tasarruf sağlıyor. Açıköğretim liselerinde internet ortamından bütün işlemler yapılıyor. Öğretmen atamalarını internet ortamından gerçekleştiriyoruz.

MEBBİS sistemimiz sayesinde bütün öğretmenlerin atamaları, nakilleri, internet ortamında yapılıyor. Dolayısıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki e-dönüşüm şu anda üst düzeydedir. Türkiye diğer ülkelerin sistemleriyle entegrasyon çalışmalarımız devam ediyor. İngiltere’de başlayan, milli eğitim bakanlıkları arasındaki iletişimin sağlanması için çalışan bir proje var, Global GT. Türkiye bunun stratejik ortağı. Normal ortaklar yalnızca bilgileri kullanıyor. Stratejik ortak da oradaki bilgileri geliştiren ve kullanan ortak.

Türkiye şimdi eğitimde bilgisayar kullanımı konusunda ne durumda?

Bilgisayarlar, BT sınıfları olarak adlandırdığımız bilişim teknolojisi sınıflarında toplanıyor. Bu sayı, yurtdışında İngiltere’de ilköğretim seviyesinde her 8 öğrenciye 1 bilgisayar, lisede ise her 5 öğrenciye 1 bilgisayar düşüyor. Bizim ülkemizde 85 öğrenciye 1 bilgisayar düşüyor. Yani 1 öğrenci haftada yalnızca 1 saat bilgisayar ile muhatap oluyor. Genelde o da. Hiç muhatap olamayanlar da var. O nedenle bilgisayarların sayısını artırmamız lazım. Onun için de çok ciddi çalışmalar yapılıyor.

2 BİN 802 BİLİŞİM SINIFI KURULDU SIRADA 6 BİN ADET DAHA VAR

Kaç Bilişim Teknolojisi sınıfı kurdunuz?

Şimdiye kadar 2 bin 802 tane “Bilişim Teknolojisi Sınıfı” kurduk. Bunların bir kısmı 20, bir kısmı 15 kişilik. Bilgisayar, televizyon ve video cihazları yer alıyor. Yani hepsi tam donanımlı.

Ayrıca, önümüzdeki yıl Dünya Bankası kaynaklarından 4 bin BT sınıfı daha kuruyoruz. Bu kadar da değil. 1400 adet de Avrupa Yatırım Bankası kaynakları ile sınıf açacağız.

Tekstil İşverenleri Sendikası’nın yardımıyla 1000 tane BT sınıfı kuruluyor. Ziraat Bankası 100 küsur BT sınıfını hibe olarak kuruyor. Türk Telekom yine 100 tane BT sınıfı kuruyor.

Ayrıca diğer işverenlerin diğer zenginlerin yüzde 100 eğitime destek kampanyası çerçevesinde yaptığı bağışlarla bu sayının önümüzdeki yılın sonu itibarıyla 40 öğrenciye bir bilgisayar düşecek şekilde ayarlanmasını umuyoruz.

İngiltere’deki oranlara ulaşmak için kaç bilgisayar gerekiyor?

Sisteme 150 bin bilgisayar daha eklerseniz, 80 öğrenciye 1 bilgisayardan 40 öğrenciye 1 bilgisayara ulaşırız. 150-200 bin kullanılabilir bilgisayarımız var. Kendimizi çok zengin ülkelerle kıyaslamamıza gerek yok.

Dikkatin çekilmesi gereken nokta acaba aldığımız bilgisayarlar demode olmadan kullanılabiliyor mu? Asıl mesele, bu bilgisayarları almak değil, bu sistemi kurmak değil, interneti bütün okullara bağlamak değil. Bu sistemin kullanılmasını sağlamak. Bunun için de en önemli ayaklardan bir tanesi, bizim müfredatımızda buna yer verilmesidir.

ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENE ÖZEL PORTAL

Eğitim yazılımlarını nasıl alıyorsunuz?

Yine Dünya Bankası ihalelerinden eğitim yazılımları almak için ihaleye çıktık. Yaklaşık 27 kalem mal, 30 milyon dolar civarında bedelle 27 değişik bilgisayar yazılımı almak için ihale açtık. Bu yazılımları da ülke lisansı aldık. Bütün ülkede kullanılabilecek.

Bütün öğretmenler ve öğrenciler evlerine götürebilecek. Yalnızca okulla sınırlı değil. Bir öğrenci bilgisayarın başında haftada bir saat geçirebiliyor. Ama evinde bilgisayar varsa legal olarak onu alıp kopyalayıp evine götürecek, evinde kullanacak.

Öğrenciler internette serbestçe dolaşabilecek mi?

Burada en büyük sıkıntı, okulları internete bağladıktan sonra gelişmeleri devam ettirme noktasında karşımıza çıkıyor. Öğrenciler internete girdiklerinde karşılarında bir boşluk, daha doğrusu çok büyük bir doluluk görecekler. İnternet o kadar büyük bir dünya ki, o dünyaya giren insanlar, o dünyada kayboluyor. Bu öğrencileri biz nasıl eğitime yönlendireceğiz? İnterneti onların faydalı bir aracı haline nasıl getireceğiz? Bunun için öğrenciler internete girdiklerinde karşılarında yönlendirici bir portal bulmalılar. Adını ve şifresini giren öğrenciyi, intenet üzerinde takip edebileceğiz.

Portalda başka neler olacak?

Öğretmenlerin not dökümlerinin kayıtlı olduğu, öğrencilerin öğretmenlerle iletişim kurabildiği bir sistem olması gerekir. Veli portala girdiğinde öğrencisi ile ilgili çeşitli bilgilere ulaşabilecek. Deneme portalları yaptık, yakında yayına geçiyoruz. 

Haber: Aysun Doğan
Fotoğraflar: Barış Oral


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz