Küçük başla büyük düşün

22.06.2016 16:04:210
Paylaş Tweet Paylaş
Küçük başla büyük düşün
SORU: Tasarım ürünü elbiselerin ikinci elden satışına yönelik bir web sitesi kurdum ve daha ilk aşamasındayken işin daha fazla büyüme potansiyeline sahip olduğunu gördüm. Şimdi işi daha da büyütecek bir yol mu izlemeliyim, yoksa risk almaktan kaçınarak mevcut iş modelime mi sadık kalmalıyım?
CEVAP: İş dünyası o kadar enteresandır ki sırf ortalıktaki potansiyel fırsatlar hakkında kafa yormak bile bir girişimcinin aklını başından alabilir. Bazı insanlar kendilerini zengin edecek bir fikir arayışındayken aceleyle bir kavramdan diğer kavrama atlar; ancak bu hatalı bir yaklaşımdır. Eğer iş hayatına sadece para kazanmak için giriyorsanız bilin ki bunu asla başaramazsınız. Zoë, sen çok büyük bir çıkış yapmaya hazırlanıyor gibi görünüyorsun. Girişimcilik, her zaman pazarda bir boşluk bulmak, sonra insanların yaşamlarını daha iyileştirecek bir ürün veya hizmet sunmakla ilgili olmuştur. Anlaşılan sen bu her iki hedefi de tutturmuşsun, tebrikler! Şimdi vermen gereken büyük bir karar var. Eski planını kaldırıp çöpe atarak büyük bir hızla büyüyecek misin, yoksa istikrarlı bir şekilde yoluna yavaş yavaş mı devam etmelisin? Bu kararı vermeden önce ilk aşamada neden iş hayatına girdiğini değerlendirmen çok önemli. Ben daima hayalperest insanları yere göğe sığdıramam, çünkü onlar dünyanın ileri doğru gitmesini sağlayanlardır. Her ne kadar girişimcilerin büyük düşünüyor olması gerekse de aynı zamanda işe küçük başlamanın önemini de fark etmek zorundalar. Ürününüze dört elle sarılarak küçük ama önemli hedefleri tutturmak gelecekte en büyük rüyanızı hayata geçirmenize yardımcı olabilir. Peki ama nasıl? İşe küçük başlamak, girişimcilerin olası en mükemmel ürün veya hizmeti yaratmaya ve ona uzun vadeli bir değer katmaya odaklanmalarını sağlar.
Yaratılacak değerin boyutu bir kez ortaya çıktıktan sonra artık şirketi büyütmek hakkında düşünmenin vakti gelmiş demektir.
TRADESY DENEYİMİ
Sizin deneyiminiz bana kullanılmış kadın elbiseleri satmakta uzmanlaşmış çevrimiçi bir pazar yeri olan Tradesy’yi hatırlattı. Tracy DiNunzio, yıllar önce kadınların kullanılmış gelinlikleri ve düğün elbiselerini alıp satmalarını kolaylaştırmayı hedefleyen bir web sitesi kurmuştu. Bu fikre dört elle sarılmıştı ve bu sitenin çok büyük bir fark yaratacağına inanıyordu. Tracy, bu işi başlattıktan sadece 6 ay sonra kâra geçti ve ardından yeni olasılıkları keşfetmek için düşünmeye başladı. Kendi işinin çok büyük bir hızda büyütebileceğine karar vermiş ve elinde neyi varsa her şeyini bebeklerle çocuklara yönelik kullanılmış eşyaları satmayı amaçlayan bir web sitesi kurmaya harcamıştı. Tracy dikkatini kendi çekirdek işinden bu kadar çabuk uzaklaştırmasından kaynaklanabilecek tehlikeler hakkında sık sık uyarılmıştı. Ancak o aynı zamanda her iki işi de birlikte başarıyla yürütebileceğine inanarak olaya kötümser yandan bakanları görmezden gelmişti. Tracy, çok sıkı çalışmasına rağmen maalesef ki yeni sitesi başarılı olamadı. Ve kendi enerjisiyle zamanının çoğunu bu işe harcadığı için ilk konsepti de batmaya başlamıştı. Tracy başarmaya kararlı olduğundan işin ölçeğini
derhal küçülttü ve ilk işine odaklandı. Çok sayıda araştırma yaptıktan ve herkese danıştıktan sonra nihayetinde çekirdek sitesi büyümeye ve yeniden kâr etmeye başladı. Sonunda yeni sitesi Tradesy’yi kurmak için kendine yeterince güven gelmişti.
HAZIRSANIZ BÜYÜYÜN
O başarısızlık deneyiminden çıkardığı derslerle silahlanmış Tracy, bugün 4 milyondan fazla sayıdaki web sitesi kullanıcısıyla kendi işini olağanüstü boyutta büyüttü ve ayrıca aralarında benim de olduğum yatırımcılardan 40 milyon dolardan fazla risk sermayesi finansmanı da topladı. O şimdi kendi işinin ölçeğini büyütmek ve genişlemek isteyen tüm girişimcilere gözlerini bir an için bile olsa şirketlerinin temel odağından ayırmamalarını tavsiye ediyor ki bu önerisine katılıyorum. Bununla birlikte geleceği planlamanın hiçbir kötü yanı yoktur. Aslında karşınıza çıkması kaçınılmaz engellerle boğuşurken şirketinizin gelecekte nerede olacağına dair kafanızda net bir bakış açısı olması çok faydalıdır. Hiç olmazsa bu sayede kendi kendinizi motive etmiş olursunuz. Zoë, kendi işini büyütmenin artılarını ve eksilerini değerlendiren tüm girişimcilere tavsiyem şöyle: Tutkunuza odaklanın, işe küçük başlayın, hayalleriniz büyük olsun ve geleceğe yönelik plan yapın. Sırf fırsat kapınızı çaldı diye değil ama sadece hazır olduğunuz zaman işinizi büyütün.

TUTKU HER ŞEYİN ÜSTESİNDEN GELİR
SORU:
Kendime “Benim asıl amacım ne” diye sordum. Verdiğim cevap ise diğerlerine ilham veren şirketler hakkında sinema filmleri yapmak ve onların çabalarının ne anlama geldiğini ve bizleri nasıl etkilediklerini göstermek yönündeydi. Ancak bu konuda deneyimim yok. Ayrıca bakmakla yükümlü olduğum bir ailem var. Ne yapmamı tavsiye ederdiniz? Kendi rüyasını gerçekleştirmeyi arzulayan biri acaba sınırlı bir bütçesi olmasına ve ayırabileceği zamanı olmamasına rağmen yine de rüyasını hayata geçirebilir mi? Kevin Vivas, ABD
CEVAP: Kevin, taşı tam da gediğine koymuşsun. Şirketler dünyasında işin özü ay sonunda maaşını almak değil ama tutkularının peşinde koşmaktır. Ve senin film yapımcılığıyla ilgili tutkunu duymak çok hoşuma gitti. Dünyayı bir adım daha ileriye taşıyabilmek için bu aslında muhteşem bir araç. Oğlum Sam, iş ortağı Johnny Webb ile birlikte önemli konulara dikkat çekmek ve onlarla daha fazla sayıda insanın ilgilenmesini sağlamak amacıyla 2012’de Sundog Pictures adında bir film prodüksiyon şirketi kurdu. Ben senin Sundog’un hikayesini okuyup onlardan bilgi edinmeni çok isterim (sundogpictures. co.uk/our-story). Sinema endüstrisine bulaşmak isteyen herkes için bu müthiş bir örnek vaka ve özellikle de uyuşturuculara karşı verilen savaştaki başarısızlığı anlatan bir belgesel olan “Tabuları Yıkmak” gibi filmlerle Sundog’un yarattığı farkındalıktan fevkalade gurur duyuyorum. Hayatta neyi başarmak istediğin ve kimlerle birlikte çalışmaktan hoşlandığın gibi meselelerde kendine soru sormaya zaman ayır. Bu sorulara cevap bulman şaşırtıcı derecede zor olabilir. Ancak bu konuda alıştırmalar yapman senin başarıya giden yola odaklanmana ve kendine bir yol haritası çıkarmana yardımcı olabilir. Sonra birtakım listeler yapmaya ve birkaç net hedef belirlemeye başla. Unutma, hayallerini ve fikirlerini bir kenara not ettiğinde onlardan kolay kolay vazgeçmezsin. Muhtemelen sen de film endüstrisine girmenin çok zor olduğunu biliyorsundur ama sakın bahsettiğin engellerin ve başarısızlık korkusunun seni yolundan alıkoymasına izin verme. İlla da bir uzman olman gerekmez; en başarılı girişimciler senin gibi deneyimsiz işe başlayanların arasından çıkar. İşin işte öğrenilmesi gerektiğinin en önde gelen savunucularından biriyim ve artık böyle yapmak hiç bugünkü kadar kolay olmamıştı. Elinin altında yığınla bedava bilgi var: Çevrimiçinde film yapımıyla ilgili günlükleri ve forumları sıkı sıkıya takip et. Bir şeye gerçekten tutkuyla bağlıysan ne kadar hızlı öğrenebildiğini gördüğünde sen bile şaşırıp kalacaksın. Bu iş tam sana göreymiş gibi görünüyor! Ayrıca bu işi tek başına yapmak zorunda da değilsin ve hatta yapmamalısın da. Şirket yönetmek demek işbirlikleri kurmak demektir ve birlikte çalışabileceğin muhteşem insanlar bularak kendi hedeflerini tutturmakta yolu bir hayli kısaltabilirsin. İşe başlamak için senin ilgi alanlarını paylaşan insan topluluklarına katıl; muazzam bir akıl hocası olabileceğine inandığın birlerine ulaşmaya çalış. Her ne kadar şu anda işini bırakamayacak durumda olsan da bu rüyalarından vazgeçmen anlamına gelmez. Dünyanın en başarılı şirketlerinden bazıları kendi kurucularının fikirlerini hayata geçirmek için akşamları veya hafta sonları çalıştıkları birer ek proje olarak başlamışlardı. Ayrıca artık fonlara erişmek de bir sorun değil. Bu bir girişimcilik çağı ve el altında sonsuz seçenek var. Yerkürenin dört bir yanındaki ülkelerde ve şehirlerde yeni kurulmuş teknoloji şirketlerine fonlar sunan yığınla program mevcut ve siz de ev ödevinize yeterince çalışırsanız şirketinizi destekleyecek yerel bir tedarikçi bulmanız işten bile değil. Fikrinizi hayata geçirmenin bir diğer inanılmaz yolu da piyasada kabul görmenin, gerçek zamanlı geri beslemeler almanın, kendi fikrinizi pazarlamanın, reklamını yapmanın ve herkesçe tanınmanın muhteşem bir yolu olan kitlesel fonlamaya başvurmak. Bu yüzden cesur olun, risk alın ve asla vazgeçmeyin. Eğer kendi fikrinize gerçekten tutkuyla bağlıysanız elinizden geleni ardına koymamanız gerekir. Heybenizde hiçbir şeyin olmadığını düşündüğünüzde sizin yola devam etmenizi sağlayacak ve başarıyı hiç olmadığı kadar lezzetli bir hale getirecek olan tek şey sizin tutkunuzdur. Kevin sana bol şans dilerim! Hiç de uzak olmayan bir gelecekte senin adını sinema sektöründe görmeyi iple çekiyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz