"Geçişler Hızlandı"

Araştırmalar, son dönemin gelişmeleri ve danışmanların değerlendirmeleri açık... Önemli bir eğilimin ortadan kalktığı, yerini yeni bir trende bıraktığı görülüyor. Eskiden bankacılıkta çalışan, yine...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Geçişler Hızlandı
Araştırmalar, son dönemin gelişmeleri ve danışmanların değerlendirmeleri açık... Önemli bir eğilimin ortadan kalktığı, yerini yeni bir trende bıraktığı görülüyor. Eskiden bankacılıkta çalışan, yine aynı sektörü seçerdi. Perakende, sigorta, teknoloji, otomotivde de öyle... Ancak, sadece Türkiye değil, dünyada da durum değişti. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. İşsizler ve işini değiştirme peşindekiler, “kariyer geçişi” yaklaşımı ile, kendilerine farklı bir dünya yaratmayı kabullenmeye başladılar.  
 
Türkiye’de 2001 yılında yaşanan kriz pek çok çalışanın işsiz kalmasına sebep oldu. Bugün hali hazırda 4 milyon işsiz olduğu söyleniyor. Bu rakamın hemen hemen yarısı kriz sırasında gerçekleşti. Yani kriz sırasında, 2 yıl içerisinde, 2 milyona yakın insan işsiz kaldı. Sadece bankacılık sektöründe 35-40 bin kadar eğitimli insan işten çıkartıldı.  
 
Bu tablonun çeşitli sonuçlarını yaşadık. Ancak, ortaya çıkardığı en önemli sonuç, “sektörler arası geçiç”, daha doğrusu “kariyer geçişleri” oldu. Sektörlerinden, daha öncekine benzer pozisyon bulacaklarından umudunu kesenler, “yeni kariyer” peşine düştüler. Bazıları da “girişimci ruhu” harekete geçirip kendi işini kurdu.  
 
Ancak, kariyer cephesinde büyük bir hareketlilik yaşandığı da ortada. Kimi daha düşük maaşla sektör içerisinde kaldı, bazıları da pozisyon değiştirdi. Genel müdürken genel müdürlük gibi pozisyonları kabul edenler oldu. Bankacılıktan perakendeye, teknolojiden sigortaya geçiş yapanlara da rastladık. Üstelik bu sürecin henüz başındayız. İş ve ekonomi dünyasındaki “büyük dönüşüm” bu geçişleri bir süre daha canlı tutacak.  
 
Sadece Türkiye’de değil  
 
Türkiye’nin kriz ortamında farkına vardığı değişim ihtiyacı, aslında tüm dünyada başlı başına bir konu başlığı olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik öyle ciddi bir düzeye ulaştı ki, dünya çapında şirketlerin araştırmalarına konu oluyor, önde gelen yayınlarda kendine yer buluyor.  
 
DBM (Drake Beam Morrin) danışmanlık şirketi de bu konuda önemli bir araştırma hazırladı. “Kariyer geçişleri”ni ele alan bu araştırma, 35 ülkede, 329 bin kişi arasında gerçekleştirildi.  
 
DBM’nin araştırması özellikle dört alanda yoğunlaşıyor; “Satış-pazarlama, üst düzey yönetim, finans-muhasebe ve üretim”. Örneğin, araştırmada başka alanlara geçiş yapan 329 bin kişiden yüzde 22’sinin satış ve pazarlama alanından geldiği görülüyor. Başka alanlardan gelip satış ve pazarlama alanında çalışmaya başlayanların oranı ise yüzde 23. Aynı şekilde üretim sektöründen alanından gelip başka alanlara gidenlerin oranı yüzde 15. Başka alanlardan üretim sektörüne geçiş yapanların oranı ise yüzde 7 düzeyinde.  
 
Türkiye’de sektörler arası geçiş  
 
Kariyer geçişleri son günlerde Türkiye’de de gündemde olan bir konu. Adecco Türkiye’nin CEO’su Pembe Candaner, Türkiye’de kriz döneminde en çok iş kayıplarının bankacılık-finans, bilişim, telekom, otomotiv, hızlı tüketim ürünleri, inşaat, kimya ve medya sektörlerinde yaşandığını söylüyor. Candaner şöyle devam ediyor:  
 
“Şirketlerin küçülmeleri ya da kapanmalarının dışında re-engineering ( yeniden yapılanma) çalışmaları nedeniyle insan kaynaklarında önemli daralma yaşayan bu sektörler aynı dönemde iş değişikliklerinin de sıkça görüldüğü sektörler oldu”.  
 
Egon Zehnder’den Murat Yeşildere ise bu olgunun Türkiye’de genellikle “reaktif” biçimde yaşandığına dikkat çekiyor ve devam ediyor:  
 
“Türkiye’de iş değiştirmeler ekonominin kötüye gittiği durumlarda, mecburiyette kalınan durumlarda daha fazla gerçekleşiyor. Kriz dönemi de bunlardan biri. Bu dönemde bilişim teknolojilerinde çalışanlar, daha çok telekom sektörüne yönelmeyi tercih ettiler. Bankacılıkta çalışanlar ise leasing, factoring ve menkul kıymetler aracılık hizmetleri gibi diğer finansal hizmetlere geçiş yaptılar.”  
 
Murat Yeşildere’ye göre, kariyer geçişleri, kriz öncesinde de gözleniyordu. Yeşildere, “1999-2000 yıllarında hemen her sektörlerden telekom şirketlerine, internet hizmet sağlayıcılarına ve portallara kaymalar oldu. 4-5 yıl önce ise hızlı tüketim ürünleri sektöründen finansa büyük geçişler yaşandı” diyor.  
 
Neden kariyer değişikliği?  
 
Yönetim danışmanlarına göre, dünyada artık bir şirkette başlayıp oradan emekli olmak yaklaşımı benimsenmiyor. 10-15 yıl gibi uzun süreler aynı şirkette çalışmak bir meziyet olmaktan çıktı. Adecco’dan Pembe Candaner, bu nedenle, işe alımlarda iş değiştirmekten çok, statik çalışma ortamlarının sorgulanır hale geldiğini söylüyor.  
 
Ancak, son yıllarda Türkiye ile birlikte dünyada da yaşanan ekonomik sıkıntılar gereği iş değişiklikleri veya isteyerek kariyer geçişleri istenildiği zaman yaşanmıyor. 2001-2002 yılları için Amerika’da 1.002 yetişkin ile yapılan bir araştırmanın sonuçları, 2002 yılının ilk çeyreğinde araştırmaya katılan 1.002 kişinin yüzde 81,3’ünün hala aynı işverende çalıştığını ortaya koydu.  
 
Pembe Candaner, Global Outplacement ve Kariyer Hizmetleri Şirketi Lee Hect Harrison’ın gerçekleştirdiği araştırmadan çıkan sonuçları, “Görünen o ki, Amerika’da kişiler kariyerlerinin veya işlerini kendi seçimlerinden öte zorunluluktan dolayı değiştiriyorlar. Neredeyse Türkiye’de de aynı tablo var” diye değerlendiriyor.  
 
Yeni fırsatlara da dikkat  
 
K Partners Yönetici Ortağı Şerif Kaynar ise Türkiye’de önümüzdeki dönem, ekonomik koşulların da düzelmesi ile birlikte iş değiştirme oranının artacağını düşünüyor. Kaynar, “Genç ve girişimci nüfus kariyer ve iş değişikliğine çok yatkın”diyor.  
 
Danışmanlar, kariyer değişikliklerinin en büyük avantajını, “yeni fırsatlar” tanımlamasıyla ortaya koyuyorlar. Onlara göre değişiklik, kariyer ve bireysel gelişim anlamında yeni olanakları beraberinde getirebilir.    
 
Ancak, şirketler tarafında sürekliliğin devamı, performans düşüklüğünün olmaması için bu değişikliklerin dengeli biçimde yapılması gerekiyor. Sonuçta iş ve kariyer değişimin avantajları dezavantajları ile de birlikte geliyor. Pembe Candaner, bu dezavantajları şöyle açıklıyor:  
 
“Geçiş yapıldıktan sonra bazen mutsuz olunabiliyor. Eski iş ortamının kültürü ile karşılaştırıldığında beklenilenlerin bulunamaması, sözü edilen iş tanımının değişiklik göstermesi endişe doğuruyor. Yeni yöneticilerin çalışma stiline uyum problemleri de geçişlerde yaşanan sancılar olarak karşımıza çıkıyor”.    
 
Dünyada yaygın  
 
İş değiştirme olgusu Avrupa ve ABD’de, Türkiye’de olduğundan çok daha yaygın. “Yurtdışında her kademede çalışan insanlar kendi kariyerlerini daha fazla kontrol etmek arzusundalar” diyen Egon Zehnder İnsan Kaynakları Danışmanlık şirketinin partneri Murat Yeşildere, bunda ekonomik gelişmişlik seviyesinin ve istihdam seviyesindeki hareketliliğin de etkisi olduğunu söylüyor.  
 
Yurtdışında işten çıkarma olgusu insanlar için Türkiye’de olduğundan çok daha ağır travmaya sebep oluyor. Ama bir sonraki aşamada ne yapacaklarını bildiklerinden bu travma uzun sürmüyor.  
 
E&E’den Kıvanç Ersöz, yurtdışında insanların bizdeki gibi aile, arkadaş desteleri de olmadığı için işlerini kaybettiklerinde hayatlarının büyük ölçüde etkilendiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor:  
 
“Bu nedenle de işlerini, bizden daha fazla önemsiyorlar. İş orada biz de olduğundan daha fazla ciddiye alınıyor. İnsanlar işlerini kaybetmemek için daha fazla çalışıyorlar. Mecbur kalıp ayrıldıklarında da başka bir iş bulmak için daha fazla çaba harcıyorlar. Benim işim yok deyip evde oturmak doğru değil. İş bulmayı bir iş olarak görüyorlar. Doğru olan da bu. Gelişmiş ekonominin getirdiği alternatifler de işlerini kolaylaştırıyor”.  
 
Son 10 yılda arttı  
 
Özellikle son 10 yılda iş değiştirme olgusunun kuvvetlendiğini belirten Kıvanç Ersöz, son 10 yılda iş değiştirme olgusunun arttığına dikkat çekiyor ve devam ediyor:    
 
“Bundan 3-5 sene önce bir genç iş değiştirecek olsa ailesi ‘otur yerinde sabret’ derdi. Şimdi daha iyi bir iş daha iyi bir para olunca, iş değiştirmesi için destek oluyorlar. Bana kalırsa bu çok ciddi bir değişim”.  
 
Bugün artık Amerika’da da, Türkiye’de de beşikten mezara kadar istihdam politikası geçerliliğini yitirmiş durumda. Dünyanın ve Türkiye’nin en büyük şirketleri, hayatlarında kimseyi çıkartmamış şirketler bile artık işçi çıkartıyorlar.  
 
“Eskiden bu şirketlerde işçi çıkarmak ayıptı. Yönetim böyle bir şey yapamazdı. Çünkü, şirket kültürüne aykırıydı” diyen Kıvanç Ersöz, Türkiye’de eskiden aynen bu yaklaşımda olan iş hayatının köklü ismi Koç’un bile artık herkes gibi eleman çıkardığını söylüyor.  
    
“YENİ KARİYERDEN KORKMAYIN”  
 
Kıvanç Ersöz/E&E Danışmanlık Yöneticisi
 
 
Yeni kariyerin pek çok avantajlarının olduğunu, iş değiştirmekten korkmamak gerektiğini söyleyen E&E İnsan Kaynakları Danışmanlığı şirketi yöneticisi Kıvanç Ersöz, bu serüvene atılanlara şu önerilerde bulunuyor:  
 
BİR SEBEBİNİZ OLMALI İş değiştirmenin öncelikle bir sebebinin olması gerekir. Benim 10 yıllık tecrübem, özellikle yöneticilerin, para için iş değiştirmediklerini gösteriyor. Daha çok ‘challenge’ için, yani daha iddialı işler için, daha büyük sorumluluklar için iş değiştiriyorlar. Daha büyük sorumluluk almak için iş değiştirmek pozitif sebepler arasında.  
 
TUTUCU OLMAYIN Bugün çalışanların önemli bir kısmı bizim tutucu dediğimiz grupta yer alıyor. Türkiye’de çalışan 100 insandan 20’si öncü, 20’si çok tutucudur. Yüzde 60’ı ise olduğu yerde durmayı seven ama iş değiştirmeyi de düşünebilecek kimselerdir. Türkiye’de insanlar bir miktar statükocudur. İnsanlar çok sık ev değiştirmezler. İş de değiştirilmez.    
 
MEMNUNSANIZ KALIN İş değiştirmek için bir şirkette 3 ile 5 yıl arasında çalışmış olmak gerekiyor ki, yaptığınız anlamlı bir geçiş olsun. Çünkü, 3 seneden az sürede bir pozisyonun deneyimini yaşamış olmuyorsunuz. 10 seneden fazla da bir iş yerinde çalışmamanız gerekli. Böyle olunca ilişkiler kemikleşiyor ve yeni bir yere gitme cesaretiniz kalmıyor. Bir tek ayrıntı var; Memnunsanız boş verin, çalışmaya devam edin. Bugün işinden memnun olan çok az sayıda insan var”.  
 
ESNEK DAVRANIN Köprüden atlayan yüz kişi ise bugüne kadar atlamayan bin kişidir. Atlamayıp dönen çoktur. İş değiştirme de böyle bir şey. Birçok insan da değiştireyim diye yola çıkıyor. Sonra değiştirmesem daha iyi diyor ve mevcut işinde kalıyor. Ama bu asker gibi 5 yılda bir iş değiştirin anlamına da gelmiyor. Sadece esnek olmakta fayda var.  
 
SEKTÖRLERİN GEÇİŞ HARİTASI  
 
Pembe Candaner/Adecco İnsan Kaynakları Danışmanlığı CEO’su
 
 
Adecco İnsan Kaynakları CEO’su Pembe Candaner, Türkiye’de kariyer geçişlerine ilişkin gözlemlerini şöyle aktarıyor:  
 
BİLİŞİM VE TELEKOM Bu sektöründekiler, sektör içinde kalıyorlar ya da hizmet verdikleri şirketlere geçmeyi tercih ediyorlar.    
 
FİNANS VE BANKACILIK Aynı sektörde veya şirketlerin finansman bölümlerine, denetim firmalarına ve niteliklerinin farklılıklarına göre şirketin ilgili departmanlarına geçiyorlar.  
 
HIZLI TÜKETİM ÜRÜNLERİ  Öncelikle kendi sektörlerine veya geçişin daha kolay olduğu alanlara kayıyorlar. Bunların başında ise doğal olarak perakende geliyor.  
 
İNŞAAT VE OTOMOTİV  Kendi içinde iş değiştiriyorlar, daha sonra farklı sektörlere geçiyorlar. Farklı sektörlere geçmek konusunda biraz daha muhafazakar olabiliyorlar.  
 
REKLAM VE MEDYA Ajanslardan, basın kuruluşlarından çıkıp çeşitli sektörlede çalışan farklı şirketler tarafına geçiş çok tercih ediliyor.  
 
BANKACILIKTA DEĞİŞİM BÜYÜK  
 
Ayşe Öztuna/ Ray&Berndtson Türkiye Yönetici Ortağı
 
 
Ray&Berndtson’ın Türkiye yönetici ortağı Ayşe Öztuna, kriz döneminde bankacılık ve medyada çalışanların hangi sektörlerde hangi pozisyonlarda iş bulduklarını şöyle özetliyor:  
 
“Türkiye’de kriz döneminde en çok kan kaybeden sektörlerden biri bankacılık oldu. Bankacılık, Türkiye’nin en iyi eğitimli grubunu barındıran sektörlerden. Yöneticilerin yüzde 90 üniversite mezunu, hepsi bilgisayar kullanabiliyor. Neredeyse yüzde 90’ı İngilizce konuşuyor ve 35-40 arasındaki bir kitleden oluşuyorlar.  
 
Kriz sonrasında bunların pek çoğu açıkta kaldı. Bu kişiler emekli olabilecek konumda değillerdi. Bu nedenle başka sektörlerdeki imkanları araştırdılar. Şirketlerin finans bölümlerine, bankanın bilgi işlem departmanında çalışanlar şirketlerin BT departmanına geçtiler.  
 
Bireysel bankacılık, pazarlama ve müşteri hizmetleri gibi deneyimlere sahip olanlar, perakendecilik, sigorta ve benzeri alanlara geçiş yaptılar. Önemli bölümü de bu şirketlerde satış, pazarlama, müşteri hizmetleri ve çağrı merkezlerinde görev aldılar.  
 
Operasyon deneyimi olanlar ise lojistik ve dış ticaret operasyonları alanlarında iş buldular. Banka bünyesinde yine hazine, finans, muhasebe, denetim, bilgi teknolojileri, insan kaynakları ve idari işlerde deneyimleri olanlar yine şirket tarafında benzer fonksiyonların adayları oldular. Ya da yine iş geliştirme, yatırım ve finansal danışmanlık gibi alanlarda deneyimlerini kullanabilme alternatiflerini kullandılar.  
 
Aynı şekilde medyada deneyim kazanan profesyoneller de kriz döneminde şirketlerdeki pazarlama ve iletişim departmanlarına, kurumsal iletişim departmanlarına veya reklam sektörüne geçiş yaptılar. Burada da marka danışmanlığı, pazarlama danışmanlığı gibi alanlara yöneldiler”.  
 
“İŞ DEĞİŞTİRME ORANI ARTTI”  
 
Tanyer Sönmezer/Management Center Türkiye Yöneticisi  
 
ORTALAMA ÇALIŞMA SÜRESİ
Ülkemizde üst düzey yöneticiler 1980-1990 yılları arasında emekli olana kadar maksimum 4,2 iş değiştiriyorlardı. Bu 1990-2000 yılları arasında 5,4’e çıktı. Önümüzdeki dönemde ise 6 ve üzeri olması bekleniyor. Gerçekleşen iş değişikliklerinin beşte üçü sektör içi ve beşte biri aynı tarz sektörler sadece beşte biri farklı sektörlerde oluyor. Dünyada ise iş değişiklikleri fonksiyon bazında daha tutucu, sektör bazında daha esnek.  
 
RAHAT GEÇİŞLER Bir lojistik müdürünü reklam ajansında özel müşteriler sorumlusu olarak görmek mümkün. Türkiye’de en rahat BT sektöründe çalışanlar sektör değiştirebiliyorlar. Hardware satanlar elektronik ve beyaz eşya sektörlerine, software satanlarsa profesyonel hizmetlere ve danışmanlık sektörlerine kolay geçebiliyorlar.    
 
SATIŞ VE PAZARLAMA Pozisyon değişikliklerine baktığımızda en çok satış kökenli olanların satış ve pazarlamaya ya da genel yönetime geçebiliyorlar. Aynı şekilde finans kökenliler de genel yönetim düzeyinde görev alabiliyorlar. Eskiden genel yönetime genellikle üretimden gelenler geçebiliyordu. Şu anda onların yerine ciddi biçimde finanstan gelenler almış durumda. Kariyer değişikliklerinde en çok zorlananlar insan kaynakları kökenli olanlar. Onlar genelde ancak aynı fonksiyonda iş değişikliği yapabiliyorlar”.  
 
 
 
 
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz