İlk önce tüm yöneticileri işten kovalım

Sizin organizasyonunuz da muhtemelen kendi kendini yönetme prensipleri doğrultusunda kurulmamıştır.

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
İlk önce tüm yöneticileri işten kovalım


Çalışanlara kendi aralarında anlaşma yapma imkanı sunun.

Morning Star çalışanlarının her biri yaptığı işten en fazla etkilenen iş arkadaşlarıyla her yıl bir "Meslektaş Uzlaşma Metni (CLOU)"ni müzakere eder. Bir CLOU aslında özünde birisinin işini tam anlamıyla yapabilmesi için gerekli bir eylem planıdır. Bu müzakereler esnasında bir çalışan 10 veya daha fazla sayıda iş arkadaşıyla konuşabilir ve her bir diyaloğun süresi 20 ila 60 dakika arasında olur. Bir CLOU, 30'a kadar çıkabilen eylem alanlarını kapsayabilir ve gerekli tüm performans ölçümleri ayrıntılarıyla belirlenir. İşte Morning Star'ın tam zamanlı çalışanları arasındaki 3 bin kadar resmi ilişkiyi tanımlayan bu CLOU'lardır. CLOU'lar değişen işler ve farklılaşan ilgi alanlarını yansıtacak şekilde her yıl biçim değiştirir. Zaman içinde deneyim kazanan iş arkadaşları daha karmaşık görevler üstlenir ve basit işleri yeni işe girmiş meslektaşlarına devrederler. Rufer, CLOU'ların arkasındaki mantığı açıklarken, bağımsız taraflar arasında yapılan gönüllü anlaşmaların fevkalade verimli bir koordinasyonu sağlayabildiğinin altını çiziyor. "CLOU'lar kendiliğinden bir yapılanma yaratıyor. Bir meslektaşınız olarak ben bu raporu size vermeyi veya bu konteynırları kamyona yüklemeyi ya da bir makineyi belirli kurallara göre çalıştırmayı kabul ediyorum. Bu kendiliğinden gelişen bir süreç ve size müthiş bir esneklik sağlıyor. Aslında ilişkiler bizim yukarıdan aşağıya yapmaya çalıştığımızdan çok daha kolay şekil değiştirebiliyor" diyor. Çok enteresandır ki Rufer, özgürlüğü koordinasyonun düşmanı olarak görmüyor; onu bir müttefik olarak görüyor. Morning Star'daki herkes çok taraflı bir taahhütler ağında yer alan birer taşerondur. Bir takım üyesi bana şöyle söylemişti: "Burada kimse sizin patronunuz değildir ama herkes sizin patronunuzdur." Ayrıca Morning Star'daki 23 iş birimi de CLOU benzeri bir süreçte her yıl müşteri tedarikçi müzakereleri yapar. Her birimin kendine ait birer kâr-zarar hesabı olduğundan burada pazarlık süreci olağanüstü acımasız gerçekleşebilir. Örneğin çiftçilerden sorumlu birim ve işleme tesisleri, miktarlar, fiyatlar ve teslimat tarihleri hakkında kıyasıya bir pazarlığa girişebilir. Buradaki felsefe çalışanların CLOU'larındakiyle aynıdır: Bağımsız varlıklar arasında yapılan anlaşmalar, teşviklerin aynı hizaya getirilmesi ve gerçekleri yansıtması konularında, merkezi olarak dayatılan anlaşmalardan çok daha iyidir.

Herkese yetki verin ama gerçekten.
Şirketlerin çoğunda çalışanlara yetki vermek aslında retorikle yani içi boş ama süslü sözlerle sınırlıdır. Morning Star'da ise durum farklıdır. Bir iş geliştirme uzmanı olan Nick Kastle, eski işvereni ile Morning Star arasında çok net bir kıyaslama yapıyor: "Eskiden doğrudan, kıdemli bir BY'ye (başkan yardımcısı) ama kendisi de üst düzey bir BY'ye rapor veren bir BY'ye rapor verdiğim bir işte çalışıyordum. Orada otobüsü kendim kullanıyordum. Hiç kimseye derdinizi anlatamıyordunuz, size sadece 'bu işi hallet' deniliyordu. Yapılması gereken ne kadar iş varsa siz yapmak zorundaydınız." Burada kendi işinizi yapmanız için gerekli alet ve edevatları da sizin kendi başınıza temin etmeniz gerekiyor. Morning Star'da ne bir merkezi satın alma departmanı ne de harcamaları onaylayan bir üst düzey yönetim vardır; satın alma prosedürüne herhangi bir insan karar verebilir. Eğer bir bakım ve onarım mühendisinin 8 bin dolar değerinde bir kaynak makinesine ihtiyacı varsa kendi başına sipariş verebilir. Ve faturası geldiğinde de cihazı teslim aldığına dair bir onay verir ve faturayı ödenmesi için muhasebeye gönderir. Her ne kadar satın alma süreci ademi merkeziyeleştirilmiş olsa da bu onun koordine edilmemiş olduğu anlamına gelmez. Benzer kalemlerden büyük miktarlarda veya aynı satıcılardan alım yapan Morning Star çalışanları periyodik olarak bir araya gelerek satın alma güçlerini maksimumlaştırmaya çalışır. Ruffer bu sürecin ardında yatan mantığı şöyle açıklıyor: "Bir gün kesilen çekleri onaylarken birden aklıma geldi 'Zaten iş işten geçmiş'. Kendi kendime buna hiç gerek var mı diye sormuştum. Önümde bir satın alma siparişi duruyordu ve ilişikteki bir notta siparişin gönderildiği, bizim elimize geçtiği ve faturanın üzerindeki tutarın siparişimizle aynı miktarda olduğu yazıyordu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz