"Teşvik sistemi işlevsiz"

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Şehre yatırım çekmek, yeni fırsat sunmak gibi konularda kullanabilecekleri enstrümanlarının olmadığını ifade etti.

1.09.2010 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Teşvik sistemi işlevsiz"

 On yıl boyunca bütün önceliğimizi bu işe verdik. Kültür ve sanat konusunda Eskişehir’i Anadolu’nun en önemli merkezi haline getirdik. Yeşil alanlarımız, şehrin merkezi, turistler için birer cazibe merkezi haline geldi. O kadar ki, henüz sağlık ve kongre turizmi alanında yatırımlarımızı tamamlamadan, Eskişehir’de oluşturduğumuz altyapı turist çekmeye başladı. Türkiye’de ilk defa bir şehir, sadece şehircilik anlayışı sebebiyle turist çekiyor. Turizm dışında, yüksek öğretim konusunda da Eskişehir’in potansiyelinin bütünüyle kullanılmadığı görülüyor. ÖSS’ye girecek olan öğrencilerin kendi aralarındaki haberleşme ağlarındaki mesajlardan, Eskişehir’in öğrenciler için çok cazip bir şehir olduğu anlaşılıyor. Eskişehir elbette önemli bir sanayi ve ticaret merkezi olmayı sürdürecektir. Ama şehrin taşıyıcı ayaklarının yüksek öğretim ve turizme kayacağını güvenle söyleyebilirim.

Es­ki­şe­hir’in ya­tırım­cıya sun­du­ğu ola­nak­lar ne­ler? İl han­gi açılar­dan ya­tırım­cı için ca­zip?

Eskişehir’in çevresindeki Bilecik, Afyon ve Kütahya çeşitli teşviklerle destekleniyor. Bildiğim kadarıyla kamunun Eskişehir’de desteklediği tek alan, termal kaynaklar. Ancak teşvik yoluyla olmasa da, potansiyeli marifetiyle Eskişehir otelcilik konusunda önemli fırsatlar sağlıyor. Şehrin son derece yetersiz olan konaklama kapasitesi, son dönemde, hemen her iki yılda ikiye katlandığı halde halen yetersiz. Öte yandan Eskişehir, vakıf üniversitesi kurmak için bence en cazip yer. Eskişehir ekonomisinin rotası nedir? Eskişehir Türkiye ekonomisinde gerçek potansiyelini ortaya koymak için nelere odaklanıyor, daha çok yatırım çekmek için neler yapılıyor? Türkiye’de yerel yönetimlerin, ister valilik olsun ister belediyeler, şehre yatırım çekmek, girişimcilere fırsat sunmak gibi konularda kullanabilecekleri enstrümanlar yoktur. Varmış gibi davrananlar, sizi aldatıyordur. Şehirlerin sanayi ve ticaret odalarının da bu konularda yapabilecekleri, faydasız bir lobicilikten öteye gitmez. Türkiye’de işlevsizliği çoktan ispatlanmış, anlamsız bir teşvik sistemi var ve yatırımlara yön verebildiği ölçüde bu sistem de bütünüyle Ankara’nın tekelindedir. Ankara bu tekeli, genellikle, siyasi mülahazalarla değerlendirir. Şehirlerin potansiyeli ve rekabet avantajları bu mülahazaların arasında yer almaz. Türkiye’de öncelikle yapılması gereken, teşvikleri sektörel ve bölgesel olarak uzmanlaştırmaktır. Bir bölgede ağır sanayiye, bir başkasında tarıma, bir başkasında eğitime destek sağlarsanız, teşviklerden fayda sağlamanız kolaylaşır. Ancak bu yetmez. Mahalli idarelere, kendi bölgelerindeki yatırımları yönlendirebilecek güçte enstrümanlar devretmeniz gerekir. Ankara ne yazık ki böyle bir yerelleşmeye hazır ve niyetli görünmüyor. Biz, Büyükşehir Belediyesi olarak, elimizdeki son derece kısıtlı imkânlarla bir yandan şehrin temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken, bir yandan da şehrin ekonomik geleceğini etkileyebilecek müdahaleleri yapmaya çalışıyoruz. Yukarıda da belirttiğim gibi, şehrin turistik bir cazibe merkezi olması için çok büyük fedakârlıklarda bulunduk. Beklemediğimiz kadar kısa süre içinde çok önemli neticeler aldık. Ancak her yerel yönetim bizim kadar şanslı olmayabilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz