Daha az karmaşa

Türkiye’nin önde gelen 12 şirketinin sadeleşme stratejisini ve elde ettikleri kazancı araştırdık.

1.08.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Daha az karmaşa

En son dalga olarak da şirket, birlikte çalıştığı tedarikçilerini yalın yönetim yoluna sokar, onları da değişime zorlar” diyor. İşte şirketlerin tedarik zincirlerini kontrol altına aldıkları bu ikinci dalgada Türk şirketleri, ciddi çalışmalara imza atıyor. Borusan Holding bünyesinde yer alan Borusan Oto, geçtiğimiz yıl antrepo kullanımını iptal ederek yeni bir dağıtım merkezini devreye aldı. Borusan Holding CEO'su Agah Uğur, böylelikle yıllık 600 bin dolar kazanç sağladıklarını söylüyor.
HIZ KAZANDIRIYOR
Aynı şekilde hazır giyim perakendesinin önemli isimlerinden Kiğılı da aracı bir şirket kullanmak yerine kendi lojistik yönetimini kuruyor. 15 milyon dolara mal olan lojistik merkezi ile marka 3 haftayı bulan sevkiyatı 2-3 güne indiriyor. Kiğılı CEO'su Hilal Suerdem, “Bu adımla hız ve zaman kazandık, satış hızımız arttı. Maliyetlerimizde yüzde 15-20 tasarruf sağladık. Bu da ciroya yüzde 10'dan fazla katkı demek... Diğer alanlarda da gerçekleştirdiğimiz basitleşme süreciyle satışlarımız yüzde 20 arttı” diye konuşuyor. Eczacıbaşı Vitra'da da vitrifiye seramik sağlık gereçleri, armatür, mobilya ve küvet iş alanlarını tek bir çatı altında topladı. Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkan Yardımcısı Atalay Gümrah, bu adımların yanında tedarik zincirinin de yalınlaşması ile 2009- 2011 döneminde operasyonel giderlerin satışa oranında yüzde 20 tasarruf yakaladıklarını ve teslimatta sürenin 3,7 gün geri çekildiğini belirtiyor.

3-YALINLAŞMA SÜRÜYOR

Sanayi, tekstil ve otomotiv gibi sofistike ürün yapılan alanlarda süreçleri basitleştirme, üretim aşamasından başlıyor. Burada da dünyayı bu süreçle tanıştıran ve hala takip edilen Japon otomotiv devi Toyota başı çekiyor. Toyota Türkiye’de de 1994’te başlatılan üretim faaliyetlerinde yalın üretim uygulamalarını her aşamada uyguluyor. Toyota Türkiye CEO’su Orhan Özer, “Maliyetleri azaltabilmek için muda, muri ve mura yani israf, aşırı yük ve dengesiz üretimi ortadan kaldırmaya yönelik sürekli iyileştirme prosesi uyguluyoruz. 2011 yılında üretimimizi bir önceki yıla göre yüzde 10 oranında artırdık ve ürettiğimiz 92 bin otomobilin yüzde 90’ını ihraç ettik” şeklinde konuşuyor. Kendi sektörlerinde lider Türk şirketleri de üretim tarafında yalınlaşma trendini takip ediyor. Koton, Çilek, Vitra ve OYAK gibi büyükler, üretimde süreçlerini sadeleştiriyor. Mobilya alanının önemli markalarından Çilek de bu şirketlerden biri... “Yalın üretim çalışmalarımız, Nisan 2008’de başladı. Sıfır hatalı, tam zamanında, küçük partiler halinde, yüksek çeşitlilikte üretim yapmak üzere yola çıktık” diyen Çilek Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Çilek, aldıkları başarılı sonuçları şöyle anlatıyor: “Taleplere çok daha kısa zamanda cevap veriyoruz. Ürün çevrim sürelerini 187 saatten 65 saate düşürerek yüzde 65 hız yakaladık. İşletme içi stoklarımız da yüzde 65 azaldı. İyileşmeler neticesinde parti büyüklüklerini yüzde 50 azaltarak üretim kaybetmeden aynı gün içerisindeki ürün çeşitliliğimizi artırdık.” Korozo Ambalaj da 2011’de yalın üretim ve yalın planlama konularında çalışmalar başlattı. Korozo Genel Koordinatörü Jeki Mizrahi, “Stratejik ürün ailemizde üretim akış süresini 11,5 günden 3 güne düşürdük, yüzde 75 kısalma sağladık. Önceki yıllara nazaran yüzde 50’lere varan oranda üretim verimini artırdık” diyor.

4- HİYERARŞİYE VEDA HIZLANIYOR

Günümüzün hızlı karar alınması gereken iş dünyasında, asıl basitleştirme yönetim aşamasında gerçekleşiyor. HP, dünyada yalın yönetimi en iyi uygulayan devlerden... Silikon Vadisi’nde doğan HP’de hiyerarşik yapıyı vurgulamak ve formaliteye odaklanmak yerine, olabildiğince rahat ve sade bir şirket kültürü etkin. HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, bu yönetim anlayışını Türkiye’de de uyguladıklarına dikkat çekiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz