En iyi yıla ulaşma hesabı

Hazır giyim, 2014 yılında ihracatta yakaladığı 18,7 milyar dolarlık rakamı elde etmek için çalışıyor...

28 OCAK, 20190
Paylaş Tweet Paylaş
En iyi yıla ulaşma hesabı

Aslı Sözbilir

OTOMOTİV, HAZIR GİYİM, KİMYA SANAYİNİN GÖZÜ HEP ihracat verilerinde… Turizm yabancı ziyaretçi sayısına, gayrimenkul ise satış adetlerine odaklanmış durumda. Lojistiğin odağı ise ciro… Kısaca her sektörün kendi performansını ölçebilmek için özel olarak dikkat ettiği bazı göstergeler var. Hedefleri de her daim bu kritik göstergelerdeki rekorlarını yeniden kırabilmek. Biz de buradan yola çıkarak sektörlere son 10 yılda başat verilerinde ne zaman zirveye ulaştıklarını ve bu rekoru ne zaman aşabileceklerini sorduk. Sektör temsilcileri de sanayileri için kritik olan göstergeler üzerinden bize yanıt verdi. Buna göre örneğin otomotiv sanayii ihracatta 2017 yılı itibariyle kırdığı 29 milyar dolarlık rekoru içeride ve dışarıdaki ekonomik belirsizlik nedeniyle ne zaman egale edeceğini bilmiyor. E-ticaret bu yıl ciroda yeni bir rekor kıracağından çok emin. İnşaat malzemeleri sektörü ABD ile olan gerilim nedeniyle 2013’teki 22,2 milyar dolarlık ihracat zirvesine yakın vadede yaklaşamayacağını düşünüyor. Mobilya sektörü ise zorlanarak da olsa alternatif pazarlarla 2017’deki 2,7 milyar dolarlık ihracat rekorunu bu yıl kıracağı görüşünde. 

100 MİLYON HEDEFİ

Turizm, ekonomideki dalgalanmaya karşın bir süredir keyfi yerinde olan sektörlerden… Dikkate aldığı yabancı ziyaretçi sayısı bakımından son 10 yılda en yüksek seviyeye 2015 yılında 36 milyon 244 bin 632 kişiyle ulaştı. Sektör 2016 yılında bölgede yaşanan siyasi gelişmeler nedeniyle olumsuz etkilense de 2017’de hızlı bir toparlanma sürecine girdi. 32 milyon 410 bin 34 yabancı ziyaretçiyle zirve yılına yaklaşarak 26 milyar 283 milyon 656 bin dolar gelir elde etti. 2018 ise turizmin her bakımdan zirveyi yakalayıp, üzerine geçeceği bir yıl olacağa benziyor. Yılın ilk altı aylık döneminde elde edilen turizm geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,5 oranında artarak 11,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yine ilk 6 aylık verilere bakıldığında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,3 oranında artarak 16 milyon seviyesine çıktı. Rekor yıl kabul edilen 2015’in aynı dönemine göre ise yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 7,2 oranında artış var. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı ve Detur seyahat acentesi kurucu ortağı Firuz Bağlıkaya, “Bu büyüme hızıyla devam edersek 2018 yılsonu hedefimiz olan 40 milyon yabancı ziyaretçi sayısını ve 32 milyar dolar turizm gelirini rahatlıkla aşacağız. Yılı her anlamda rekor seviye ile tamamlamayı bekliyoruz” diyor. 

3 YIL ARA

Hazır giyim sektörü, 80’li yıllardan itibaren gelişmesini ihracat odaklı olarak sürdürüyor. Son 10 yıllık süreçte sektörün ihracat büyüklüğü 2014’te 18,7 milyar dolar ile zirveye ulaştı. Sektör son 3 yılı ise 17 milyar dolar ihracatla 2014’ün gerisinde kapattı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı ve Denim Village Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Karasu, buradaki gerilemenin nedenlerini şöyle açıklıyor: “2015 ve 2016 yıllarında dünya mal ticaretindeki daralma ve AB pazarlarımızdaki küçülme, 2017’de ise 15 Temmuz darbe girişimi ve 2016’daki terör olaylarının etkisiyle müşterilerde oluşan endişeler ihracatımızın büyümesini sınırlandırdı.” Karasu bu yıldan umutlu ve “Hazır giyim sektörü 2018 yılında üç yıl aradan sonra 18 milyar doların üzerinde bir ihracata ulaşacak. 2014’teki 18,7 milyar dolarlık zirveyi aşmamız da bizim için sürpriz olmayacak” diye konuşuyor. Kendisine baz olarak ihracatı alan bir diğer sektör de Savunma ve Havacılık. Son 10 yılda ihracatını her yıl arttırma başarısını gösteren sektör zirveye ise 2017 yılında 1 milyar 740 milyon dolar ile ulaşmış. Sektörün ihracatı 2018 yılında da artmaya devam ediyor. 2018 yılı Ocak-Temmuz dönemini kapsayan 7 aylık dönemde ihracat 2017 yılının aynı dönemine göre yüzde 22 aratarak 1 milyar 105 milyon dolar oldu. Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSI) ve Sarsılmaz Silah Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, “Şu andaki veriler 2018 sonunda ihracatımızın yeni bir zirve yapacağını gösteriyor” diyor.

 GÖZLER 2018’DE 

Dış ticarette önemli role sahip olan kimya sektörünün 10 yıllık ihracat rakamlarına bakıldığında 2014 yılında 17,8 milyar dolarla zirve yaptığı görülüyor. Aynı yıl miktarda da bir önceki yıla göre yüzde 9 artışla 15,3 milyar kg’lık ihracat gerçekleştirildi. 2014-2017 arasında ise sektörün ihracatı küresel ve ulusal ekonomik, siyasi gelişmelerden etkilenerek düşüşe geçti. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı ve BETA Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister buradaki kaybı şöyle açıklıyor: “Kur farkının ve hammadde fiyatlarının ihracata etkisinin yanı sıra sektörün bitmiş ürün grubunda düşük teknolojili ve yenilikçi ürün imalatının eksik kalması nedenler arasında. Petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki düşüş, dünya ticaret hacminin daralması ve bölge ülkelerde yaşanan karışıklıkların ağırlıklı etkisi de eklenince ihracatımız olumsuz etkilendi ve azalarak, 2016 yılında 13,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.” İhracatta atılım yılı olarak kabul edilen 2017’de tekrar yükselişe geçen kimya sektörü, 16,1 milyar dolarlık dış satım yaptı. 2018 yılı Ocak-Temmuz döneminde ise değer bazında 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 9 artışla, 9 milyar 914 milyon dolara ulaştı. Sektör 2014’teki ihracat rekorunu bu yıl kırmayı planlıyor. Pelister, “2018 yılında 18 milyar doları aşarak son 10 yılın en yüksek cirosunu gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” diyor. 

ZİRVE UZAKTA 

Türkiye, temel inşaat malzemeleri üretimi ve ihracatı açısından dünyada önemli bir yere sahip olsa da son 10 yılda ihracatı inişli çıkışlı bir seyir izledi. En tepe noktaya ise 2013 yılında 22,2 milyar dolara ulaştı. Ardından önce 2015’te 17,7 milyar dolara, sonra da 2016 yılında 16 milyar dolara kadar düştü. İhracattaki bu gerilemede bölgesel gelişmelerin yanı sıra hedef pazarlardaki jeopolitik sorunlar ve ekonomik durağanlıklar etkili oldu. Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Başkanı ve Kale Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ferdi Erdoğan gerileme ve toparlanma dönemini şöyle anlatıyor: “En büyük pazarlarımızdan olan Irak ve Libya’da küçüldük. Suudi Arabistan gibi petrol geliri olan ülkelerde, petrol fiyatlarının düşmesiyle inşaat işleri yavaşladı. Uçak krizi sonrası, önemli bir pazar olan Rusya’da ciddi küçüldük. 2017’ye geldiğimizde ise ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 8 artarak tekrar 17,3 milyar dolara yükseldi.” Görünen o ki 2018 yılı inşaat malzemeleri sektörü için de iyi geçecek. Yılın ilk yarısında sektörün ihracatı geçen yılın ilk yarısına göre yüzde 17,8 artarak 9,93 milyar dolara ulaştı. Komşu pazarlarda göreceli iyileşme ile AB pazarı, ihracat artışına katkı sağlıyor. Irak, Rusya gibi pazarlarda tekrar işlerin normalleşmeye başlaması ve döviz kurlarındaki artış da ihracata destek veriyor. Ancak sektörün en büyük pazarı olan ABD ile son dönemde yaşanan gerilim ihracat rakamlarının zirve yılının yakınına yaklaşmasına müsaade etmiyor. Erdoğan, “ABD’nin son vergi uygulamasıyla çelik ve alüminyum sektörü çok etkilendi. İhracatımızın zirve yaptığı 2013’teki 22,2 milyar dolar rakamına yaklaşmışken, son dönemdeki kriz nedeniyle zirveye ulaşmamız biraz daha zaman alacak” diyor. 

UMUTLU BEKLEYİŞ

Konut sektöründe ise tam tersi olumlu bir rüzgar gözlemleniyor. Sektörün gidişatını anlamak için son yılların satış rakamlarına bakıldığında yıllar içindeki büyük artış göze çarpıyor. 2008 yılından itibaren 400 binin üzerinde gerçekleşen konut satışları, 2013’e gelindiğinde 1 milyon 157 bin 190 adede ulaştı. 2017’de ise sektör 1 milyon 409 bin 314 adet konut satışı ile son 10 yılın rekorunu kırdı. 2018 yılının ilk 7 ayında 769 bin 910 adet konut satışı gerçekleşti. Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı ve Halk GYO Genel Müdürü Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, talepte dalgalanma görülse de bu rakamın yıl sonuna kadar, 2017 yılı satışlarını aşacağını düşünüyor. Nedenlerini şöyle aktarıyor: “2018 yılının ilk 7 ayında sektöre ivme kazandıracak önemli adımlar atıldı. Tapu harcı ve KDV oranının indirilmesiyle birlikte, kamu bankalarının konut kredi faizlerini düşürmesinin ardından, Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul şirketlerinin üyesi olduğu GYODER, İNDER ve KONUTDER olarak güç birliğine giderek 15 Mayıs-30 Haziran tarihleri arasında geniş kapsamlı bir kampanya gerçekleştirdik. Tüm peşin ve konut kredili satışlarda yüzde 20 indirim ve yüzde 5 peşinat kampanyası, bankaların 0,98 faizle konut kredisi desteği sağlamasıyla birlikte sektörde büyük bir ivme yarattı. Temmuz 2018’de ülke genelinde 123 bin 878 konut satışı gerçekleşti ve konut satışında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artış yaşandı. Bu rakamlar da bize, konut alıcılarının kampanya ve teşvikleri iyi değerlendirdiğini gösteriyor. Tüm gelişmelerle birlikte, 2018 sonunda konut satışlarında yeni bir rekor kırılacağına inanıyorum.” 

KADERİ KDV’YE BAĞLI 

Konutla genelde paralel ilerleyen mobilya sektörü son 10 yıl içindeki en ciddi büyümeyi 2017 yılında gerçekleştirdi. Yıl içindeki KDV indirimi ve Kredi Garanti Fonu gibi teşviklerle sektör ciddi bir talep artışı yaşadı. Özellikle KDV oranının yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmesiyle mobilya sektöründe ticaret yüzde 40 arttı. 2017 yılında mobilya ihracat rakamları yaklaşık 2,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Ancak 8 ayın ardından KDV’nin tekrar yüzde 18 oranlarına yükseltilmesi ve sektörün düşük sezonunda arka arkaya uygulanan hammadde fiyatlarındaki zamlar, mobilya sektörünü adeta durma noktasına getirdi. 2018 yılının ilk yarısına baktığımızda sektörde yaklaşık yüzde 5,8 oranında küçülme meydana geldi. 2018 Ocak ayında büyüme hedefini yüzde 30 olarak belirleyen mobilya sektörü KDV oranlarının olumsuz etkisiyle beklentilerini 20 puan düşürdü. Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı ve Yataş Grup CEO’su Nuri Öztaşkın, “Yakın dönemde KDV indiriminin yeniden gündeme gelmesini ümit ediyoruz. Böylelikle sektörde yaşanan durgunluğu telafi edecek bir hareketlilik meydana gelecektir” diyor. Yine de sektör ihracatta rekor kırdığı 2017 yılını aşarak, 2018’i 3 milyar dolar ihracatla kapatmayı öngörüyor. Bunu da son birkaç yıldır Nijerya, Hindistan, Çin, Rusya, Afrika ve Arap ülkeleri gibi alternatif pazarlara ağırlık vererek başarmayı planlıyor. 

İKİ SEKTÖRDE DURUM FARKLI

Yeni nesil sektörlerden e-ticaret bügüne dek her yıl yüzde 30-35 büyüme gösterdi. Her yıl kendi rekorunu kıran sektör “son” zirvesini de geçtiğimiz yıl yaşadı. 2013 yılında sektörün hacmi 14 milyar TL’yken 2017’de bir önceki yıla göre yüzde 32 büyüme göstererek 42,2 milyar TL’ye ulaştı. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı ve Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Emre Ekmekçi zirveye giden yolu şöyle özetliyor: “Son 2 yıl içinde omnichannel olarak adlandırdığımız çok kanallı iş modelinin yaygınlaşması önemli ölçüde büyümeye katkı sağladı. KOBİ’lerin pazaryeri modeliyle e-ticarete dâhil edilmesi de tüketiciye aradığı her ürünü fiyat karşılaştırması yaparak internette bulabilme olanağı sunarak tüketicinin alışveriş alışkanlıklarını değiştirdi. 2023 hedefleri kapsamında da e-ihracat için tüm süreçlerimizi optimize ediyoruz. Böylece asıl büyümenin 5 yıl içinde gerçekleşeceğini düşünüyoruz.” E-ticaretin göbekten bağlı olduğu lojistik sektörü ise zirveyi tekrar yakalamak konusunda biraz kötümser. Sektör son 10 yıla bakıldığında dolar bazında en iyi yılını 52 milyar dolar ciro ile 2013’te yaşadı. 2013’ün ardından ise 5 yıldır dolar bazında düşüş yaşıyor. 2017 yılında 46 milyar dolara gerileyen sektörün büyüklüğünün, 2018 sonunda da 38 milyar dolara düşmesi bekleniyor. Tedarik Zinciri Ve Lojistik Yönetim Danışmanı Atilla Yıldıztekin, 2018 ve 2019 yılı yarısına kadar lojistik sektörünün zor bir dönem geçireceğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Dolar kurunun çok artması ithalatı engelledi ve ithalat taşımaları azaldı, ihracat taşımaları bir süre arttı ancak ihracatın temelini teşkil eden hammadde ve yarı mamul ithalatı da azaldı. Ayrıca ekonomide büyümenin gerileyeceği beklentisi üretimi ve zorunlu tüketim dışındaki tüketimi olumsuz etkileyecek ve taşımalar azalacak.” 

KUŞ GRİBİ MAĞDURU

Gıda pazarında ise kendi rekorunu kırmaya talipli bir tek süt sektörü var. Çiğ süt üretimi geçen yıl 20,7 milyon tonla zirveyi gördü. Bu yıl da 23 milyon tonluk çiğ süt üretimiyle zirvenin aşılması öngörülüyor. Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri Ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, “İhracatta da aynı şekilde 2017 yılında 353,3 milyon dolar ile zirveyi gördük” diyor. Kırmızı et üretimi de 2016 yılında 1 milyon 173 bin ton ile zirveyi yakaladı. Sektör 2017’de 1 milyon 126 bin ton üretimle zirve yılına yaklaştı ancak 2018 sonu için yapılan 1 milyon tonluk üretim öngörüsü rekor konusunda umutları belirsiz bir bahara bıraktı. Tezel, ülkenin kırmızı et açığını kapatmak için çözüm önerilerini şöyle sıralıyor: “Toplam hayvan varlığı içinde etçi ve kombine ırkların varlığı artırılmalı. Besi damızlığı ithalatı, kalite ve verimlilik esaslı teşviklerle desteklenmeli. Meralar, besi hayvancılığı yapan ihtisas sahiplerine belli süreler dahilinde tahsis edilmeli veya kiralanmalı.” Yumurta ve kanatlı eti sektörü ise zirve kriteri olarak ihracatı baz alıyor. Yumurta pazarı ihracatta zirveyi 407 milyon dolarla 2013 yılında yaşadı. Sektörün ihracatı 2015 yılında yaşanan kuş gribi vakası nedeniyle 275 milyon dolara düşse de sonraki 2 yılda ciddi bir toparlanma yaşadı. 2017 yılında yüzde 23 oranında artarak 377 milyon dolar olan sektör ihracatı, 2018 yılının ilk 7 ayında 256 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Kanatlı eti sektörü de 2014’te 670 milyon dolarla yakaladığı ihracat zirvesinden yine 2015’teki kuş gribi kriziyle geriye düştü. 2017’de ise sektör ihracatını yüzde 32 artırarak 553 milyon dolara ulaştı. 2018’in ilk 7 aylık döneminde gerçekleşen ihracatı da şimdiden 347 milyon dolara ulaştı. İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Müjdat Sezer hem kanatlı eti hem de yumurta sektöründe 2018 sonunda ihracatın geçen yılın oldukça üzerine çıkmasını beklediklerini söylüyor Toparlanma sinyalleri böylece gelse de yine de her iki sektörde de zirvenin yakın vadede aşılması beklenmiyor.


“REKORA ULAŞMAK ARTIK DAHA ZOR”
HAYDAR YENİGÜN OTOMOTİV SANAYİİ DERNEĞİ (OSD) BAŞKANI VE FORD OTOSAN GENEL MÜDÜRÜ

ZİRVE YILI
Sanayimiz 2017 yılında yüzde 90’a yakın bir kapasite kullanımıyla gerçekleştirdiği 1 milyon 696 bin adetlik üretim, 1 milyon 333 bin adet ve 29 milyar dolarlık ihracatıyla ülkemiz ekonomisine sağladığı katkıyı en üst seviyeye taşıdı. İç pazar ise 2015 yılında 1 milyon 11 bin adet ile zirveye ulaşmış olup son 2 yılda gösterdiği göreceli daralma ile 2017 yılında 987 bin adet satışla 1 milyon adet sınırının altında kaldı.
İÇERİDE DARALMA 2018 yılı ilk yarısında bir önceki yıla göre üretim yüzde 3, ihracat adet bazında yüzde 4 gerileme kaydetti. Kur etkisi ve ihraç ettiğimiz araçların değerlerindeki artış nedeniyle dolar bazında ihracatımız ise yüzde 15 artış gösterdi. İç pazarda zirveye ulaştığımız 2015 yılıyla karşılaştırıldığında ise 2018 yılı ilk yarısında pazar yüzde 20 oranında daraldı. Ağustos ayındaki gelişmelerle durma noktasına gelen satışlar sonucu iç pazarda daralmanın yılın geri kalan kısmında artarak devam etmesi endişesi mevcut.
NEDENLERİ 2016 yılında yürürlüğe giren, fiyat matrahına bağlı yüksek ÖTV oranları otomobiller üzerinde çok yüksek seviyede olan vergi yükünü daha da artırdı, iç pazarda fiyatlarda artışa neden oldu. Ardından kurlardaki artış nedeniyle maliyet artışlarının kısmen fiyatlara yansımasıyla bu fiyat artışı etkisinin daha da kuvvetlenmesi otomobil alımlarında yavaşlamaya neden oldu. Dünya genelinde çetinleşen ticaret ortamının yanı sıra otomotiv ekosisteminin önemli bir değişim sürecinde olması yeni rekorlara ulaşılmasının artık daha zor olduğunu bizlere gösteriyor. Son dönemde yaşadığımız politik ve ekonomik gelişmeler ve bunların otomotiv pazarına olumsuz yansımaları yeni rekorlar için bir öngörüde bulunmamızı zorlaştırıyor.



MİTHAT YENİGÜN TÜRKİYE MÜTEAHHİTLER BİRLİĞİ (TMB) BAŞKANI
“PROJE DEĞERLERİNDE TEKRAR ZİRVEYE YAKLAŞABİLİRİZ”

YÜKSELİŞ DÖNEMİ
Firmalarımızın yurt dışındaki performanslarının geçmiş yıllardaki seyri izlendiğinde, yeni projelerde en yüksek değere 2012-2015 döneminde yıllık 25-30 milyar dolar ile ulaşıldığı görülüyor. Ancak bölgedeki jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatlarında gerileme ve Rusya ile yaşanan krizin etkisiyle bu rakam, 2016-2017 döneminde 14-15 milyar dolar bandına indi.
ENERJİ FAKTÖRÜ Sektörün bu yılın ilk yarısında yurt dışında gösterdiği performans ise 9,2 milyar dolarlık yeni iş tutarıyla ümit verici. Belirgin düzeyde artış ivmesi kazanan enerji fiyatları, Suudi Arabistan, Cezayir, Türkmenistan gibi Türk müteahhitlik firmalarının referanslarının güçlü olduğu pazarlardaki yatırım ortamı ve finansman koşullarına olumlu yansıyabilecektir.
YENİ PAZARLAR İlişkilerin normalleşmesiyle müteahhitlerimizin bu yılın ilk yarısı üstlendiği projelerden en büyük payı yaklaşık 3,1 milyar dolar ile Rusya aldı. Ayrıca potansiyel pazarlar olan Sahra-altı Afrika, Hindistan ve ASEAN bölgesindeki fırsatlar da göz önüne alındığında, 2018 yılında yurt dışında üstlenilen yeni proje bedelinin yeniden 20 milyar dolar bandına ulaşabileceği değerlendiriliyor.




NURULLAH DAL TÜRKİYE ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ (TÖZOK) BAŞKANI
“HER YIL DAHA İYİYE GİDİYORUZ”

ÇALKANTI YOK 
Özel okullardaki gelişmeyi öğrenci sayısını baz alarak değerlendirmek bizi daha gerçekçi sonuçlara ulaştıracaktır. Bu bağlamda ülke genelinde son 10 yılda ekonomi alanında görülen gelişmeler özel okullara da yıllara göre kademeli olarak yansıdı. Dolayısıyla 10 yıl önce özel okulların genel eğitimimiz içindeki oranı yüzde 2-2,5 civarında iken, 2017-2018 öğretim yılında 1 milyon 128 bin 330 öğrenciyle yüzde 8,12 ye ulaştı.
KAMU DESTEĞİ Sektörümüzdeki sayısal veriler her yıl, bir önceki yıla oranla artış gösteriyor. 2017-2018 öğretim yılında yüzde 8,12 olan oran, 2016-2017 öğretim yılında yüzde 7,41 idi. Bir önceki öğretim yılında bu oran daha düşüktü. Kısacası önceki yılların daha ilerisindeyiz. Devletimizin özel okul velilerine 2014-2015 öğretim yılından bu yana verdiği eğitim-öğretim desteği de sektörün gelişimini olumlu etkiledi.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.