Abdullah Bey'in büyük pişmanlığı

Abdullah Kiğılı ile hem sektörün hem Kiğılı’nın içinden geçtiği dönemi konuştuk...

6.04.2017 12:10:540
Paylaş Tweet Paylaş
Abdullah Bey'in büyük pişmanlığı
“YÜZDE 5 KÂR ARTIK BAŞARIDIR”
İMAJIMIZ ÇOK KÖTÜ

Gerçekten üzülerek söylüyorum, halkın nezdinde çok kötü bir imajımız var. ‘Fiyatları yukarıya alıyor, sonra aşağıya indiriyor, bunlar ciddi para kazanıyorlar’ gibi düşünülüyor. ‘Maşallah her biri çok zengin bir de ağlıyorlar’ diyorlar. Ama benim müessesemde, malın çıkış noktasında eder fiyatını koymak zorundayım.
EN UCUZ GİYİM BİZDE
Nedir bu eder fiyat derseniz Kiğılı’nın çarpanı en fazla 3’tür. Yani 10 liraya mal ettiğimiz ürünü 30 liraya satmamız lazım. Arzu ettiğiniz kadar eder fiyattan satamıyorsunuz, çünkü alışkanlık olmuş, indirim beklentisi var. Yarı yarıya indirim yaptığında 30 liraya satman gereken malı 15 liraya satacaksın. Buradaki kâr seni yeteri kadar mutlu etmiyor, çünkü AVM’lerde yapılan ciroya göre kira oranları yüzde 15’lere geldi. Ortak alan gideri olarak da yüzde 5 koyuyorsun, oluyor yüzde 20. Yüzde 2 de çalışanları koyarsanız yüzde 5 kâr mağazaya yetmiyor. Ama bununla yaşamak zorundasınız. Bir hazır giyim mağazası bütün masraflar çıktıktan sonra net yüzde 5 kâr ediyorsa bu artık başarıdır. Çünkü Türkiye her geçen gün Avrupa’nın ve dünyanın en ucuz giyim lokasyonu haline geliyor.
10 GÜNDE BİR MAĞAZA
Büyüme oranları bir zamanlar yüzde 9,5-10’lara varmıştı. Türkiye de yüzde 10 oranlarında büyüyordu. Ben 2007 ve 2008’de bir yılda 36 mağaza açtığımızı bilirim. Her 10 günde bir mağaza açmışız. Ortalama kârlılık vardı, satış vardı, talep çok arz azdı. Yıllar boyu Türkiye bununla yaşadı. Bugünse talep yok arz o kadar çok ki… Sistem bozuluyor. Türkiye’de büyüme oranları yüzde 3-3,5 deniyor. Bizim baktığımız en önemli rakamlardan bir tanesi tüketici güven endeksi her geçen gün aşağıya iniyor.

“AVM’DE DENİZ BİTTİ”
AVM SAYISI 500 OLUR

Türkiye’de şu anda faal yaklaşık 367 AVM var. Önümüzdeki yıllarda taş çatlasa 125-140 AVM daha açılacak. Önümüzdeki 3-5 yılda AVM sayısı 500 olur. Ekonomik krizde bundan sonraki AVM’lerin işi daha zor. Bugün ekonomik krizi de geçtim terör devam ettiği sürece işimiz çok daha zor.
EVE DÖNÜŞ
İnsanlar haklı olarak geleceğinden endişe duymaya başladı. Akşamları saat 7.30- 8.00’den sonra caddelerde araba sayısı düşmeye trafik azalmaya başladı. Artık insanlar akşam eve girdikten sonra dışarı çıkmıyor. YANLIŞLAR
Şimdiye kadar yapılan bir sürü hata var. Birincisi 15 milyonluk şehirde artık AVM açmak son derece yanlış bir iş. Zincirlikuyu’dan İstinye’ye kadar aynı cadde üzerinde, 5 km’lik yolda yan yana 5-6 tane AVM var. Hiç biri de yeterli derecede satış potansiyelini yakalayamıyor.
YENİLERİ DE GELİYOR
Önümüzdeki 6 ayda ya da 2017 sonuna kadar bu güzergahın üzerinde yetmezmiş gibi 2 AVM daha açılacak. İstanbul’un her tarafı ayıca Ankara da doygunluğa ulaştı. Ankara’da AVM sayısı 25’i buldu. Yaklaşık 5’ten fazla da yeni AVM yatırımı var.
DOĞRU YÖNETMEK ÖNEMLİ
Ayrıca AVM’ler açısından Antalya, Bursa, İzmir, Gaziantep, Konya, Denizli ve Kayseri de doldu. Her açılacak AVM eski AVM’den müşteri alıyor, yenisi de ciroyu sağlayamaz duruma geliyor. Yani AVM denizi bitti. Artık önemli olan var olan AVM’leri doğru yönetmek.

KİĞILI’NIN GELECEK HEDEFLERİ
* 2016 yılını yüzde 5 düzeyinde büyüyerek kapattık ve hedeflediğimiz ciroyu yakaladık.
* Kiğılı ve Abdullah Kiğılı markalarının mağaza sayılarını artırdık. Yurtdışı hedefleri için çalışmalar yaptık.
* Türkiye genelinde 225, yurt dışında ise 25 mağazası ve 2 bin 200 çalışanıyla sektörde lider konumda.
* Çok büyüdüğümüz, çok mağazamızla olduğumuz yerlerde geri planda kalan cadde mağazalarımızı kapatıyoruz.
* 2007 ve 2008’de her 10 günde bir mağaza açardım. Artık o büyüme yok.
* Bazı lükslere son verdik, masrafları mümkün olduğunca kısıyoruz. Mağaza kapatmadan devamı amaçlıyoruz.
* Kira/ciro oranları yükseldiği takdirde, AVM sahipleriyle anlaşamazsak dükkan kapatırız.
* 2017 yılı terör olaylarıyla başladı ama yüzde 5 büyümeyi bu yıl da yakalamayı ümit ediyorum.
* 2023’te dünyaca başarılı 10 Türk markasının arasında olmayı hedefliyoruz.

“KENDİMİ SIKINTIYA SOKMAK İSTEMEDİM ”
KAZANANLAR

Türkiye’ye, Türk markalarına ortak olmak için gelen yatırımcıların olduğu bir dönemden geçtik. Ortak alan oldu, ortaksız devam eden oldu, yurt dışına gidip marka satın alanlar oldu. O dönemde ortak olan arkadaşlarımızın hepsi şanslı. Kafaları çok çalışıyormuş, hepsini tebrik ediyorum. Şirketlerine gerçekten ortak aldılar, belirli hisse karşılığında da para aldılar.
O AKLI GÖSTEREMEDİM
Benimki de huzurlu, çok talep gören bir şirketti. Maalesef ben bu aklı gösteremedim, şirketimi yabancılara veremedim. Şirketimi satmaya çok talipli olmasına rağmen gönlüm razı olmadı. Bundan sonra bu şartlar altında sistem böyle giderse, yabancının hazır giyim markalarına gelip yatırım yapması zor. Bugün ‘Keşke verseydim’ diyorum. Yani yüzde 50’ye kadar verebilecektim, bu sıkıntıların içinde olmayacaktım, hiç olmazsa diğer yarısının mesuliyeti yabancıya ait diyecektim. Para da alacaktım. Şimdi tamamı benim üzerimde.
NEDEN VERMEDİM?
Elimde büyüttüğüm, meydana getirdiğim, çok emek verdiğim bu markayı zaten soyadımı taşıyan, zor telaffuz edilen bir markayı vermek istemedim. Arkadan gelecek olan bir sürü torun ve çocuklarım var. Markamı onlara emanet edip öyle ayrılmak istiyorum. Bugün düşünüyorum da parayı alsaydım belki daha doğru yapmış olacaktım. Belki sıradan bir marka olsaydı, adımı soyadımı taşımayan bir marka olsaydı çok daha rahat verebilirdim. Yabancıyla ortak olduktan sonra gelen 3-5 yıl sonra çıkmak istiyor. Arada kârı cebine atıyor, başkasına satıyor. Bugün bu yabancıyla yarın öbür gün başka bir yabancıyla... “Ne gerek var, kendimi sıkıntıya sokmayayım” dedim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz