Ciro değil karlılık önemli

Yıldırım Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım ile grubun son dönem büyüme ritmini ve gelecek rotasını konuştuk...

4.09.2020 14:58:000
Paylaş Tweet Paylaş
Ciro değil karlılık önemli

Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

Geçtiğimiz yıl yüzde 20 küçülen Yıldırım Şirketler Grubu, bu yıl da ciroda yüzde 20-25’lik bir daralma bekliyor. Yine de grubun patronu YÜKSEL YILDIRIM, faaliyet alanlarındaki sektörlerle şanslı bir konumda olduklarını düşünüyor. İşleri küçülse de çarkların döndüğüne, önemli olanın ciro değil kâr olduğuna işaret ediyor. Aldıkları yatırım kararlarında çok yerinde davrandıklarına da dikkat çeken Yıldırım, inorganik büyüme için 2022’yi bekleyeceklerini belirtiyor ve “Pandeminin yarattığı krizden çıkış ise 2023’ü bulacak” diye konuşuyor.

Yıldırım Şirketler Grubu, Türkiye’nin büyük gruplarından biri. Türkiye ekonomisi açısından zor geçen 2019’da Yıldırım Grup da yılı yüzde 20’lik bir küçülmeyle kapattı. Bir önceki yıl 2,5 milyar dolar olan cirosu geçtiğimiz yıl 2 milyar dolara düştü. Grubun patronu Yüksel Yıldırım, 2020’ye iyi bir beklentiyle giriş yaptıklarını ancak pandemi etkisiyle bu yıl da yüzde 2025 küçülme beklediklerini söylüyor. Madencilik, liman, enerji, gübre ve lojistik olmak üzere beş ana sektöre odaklanan grup, bu süreçte mevcut sektörlerin dışında kalan bir alana yatırım yapmayı düşünmüyor. Halihazırda mevcut sektörlerinde 1 milyar dolarlık yatırımı yürüten grup, önümüzdeki dönemde de yine yatırımlarla büyümek niyetinde. Yüksel Yıldırım, satın alma ve birleşme fırsatlarına da açık olduklarının altını çiziyor. Ancak satın almalar için 2022 yılına dek bekleyeceklerini 2023’e kadar da krizin etkilerinin süreceğini dile getiriyor. Yıldırım Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım ile grubun son dönem büyüme ritmini ve gelecek rotasını konuştuk: 

 Öncelikle 2019 yılı grubunuz açısından nasıl geçti? 

 2019 dünyada zor bir yıldı. Dünya ekonomisi yüzde 3,5 büyüse de belli ekonomilerde küçülmeler yaşandı. Türkiye ekonomisi açısından da yıl kötü başladı. Ancak son çeyrekte bir büyüme sağlandı. Biz de 2020 yılına güzel başlarız diye düşünüyorduk, fakat COVID-19 etkisiyle tüm dünyanın şalteri indi, ekonomilerde inanılmaz küçülmeler oldu. 

 Siz 2019’u grup olarak ne kadarlık bir ciroyla kapattınız? 

 Yıldırım Grup olarak 2019 yılını yaklaşık yüzde 20 küçülmeyle 2 milyar dolarlık ciroyla kapattık. Ondan önceki yıl ciromuz 2,5 milyar dolar civarındaydı. Aslında cironun pek bir anlamı yok. 

Siz daha çok kâra mı bakıyorsunuz?

 Evet kâra bakıyoruz. Niye kâra bakıyoruz, çünkü ben kâr etmezsem organik ve inorganik yatırımlarımı hayata geçiremiyorum. Büyümek için özkaynağa ihtiyacınız var. Bu özkaynağı ancak kâr yaparak elde edersiniz. Kâr olmazsa bankalar kredi vermez. Bugün Türkiye’de birçok sektör maalesef arkadan esen rüzgarın devamlı süreceğini zannedip yelkenleri şişirmiş gidiyordu. Rüzgar kesilince birden yelkenler suya indi. Arkasından hava bozdu. Birçok kişinin teknesi su almaya başladı. Herkes şimdi sağlam bir limana yanaşmak istiyor ama limanın nerede olduğunu kimse bilmiyor. 

 2020 yılına girerken ne tür hedefleriniz vardı? Bu hedefleri COVID-19 nasıl etkiledi? 

 Biz 51 ülkede ticari faaliyeti olan bir grubuz. Türkiye’de kriz olduğunda yurt dışında işler devam eder. Bizim sepet sağlam yani işlerin yarısı Türkiye, yarısı yurt dışında. 2019’da kâr ve gelir dağılımı yüzde 50-50’ydi. Bu nedenle güzel bir yıldı ama yüzde 20 küçüldük. Bu yıl da ciro ve EBITDA’da yüzde 20-25 düşüş bekliyoruz. Dünyada ertelenen talep geri gelmeye başlıyor. Kontrollü bir normalleşme başladı. Şimdi düzelme V şeklinde mi W şeklinde mi olacak diye konuşuluyor. 

 Sizin bulunduğunuz sektöre ilişkin öngörüleriniz neler, çıkış nasıl olur? 

 Biz grup olarak limanlara yatırım yaptık. Sektörde Türkiye’nin en büyüğüyüz. Dünyanın da 12’nci büyüğüyüz. Devlet tedarik zinciri kırılmasın diye limanların açık kalması için bizi teşvik etti. Gümrüklerle, devletlerle, yerel yönetimlerle iç içe çalıştık. Gemilerimizde belki kazançlar düştü ama çarkları dönüyor. Burada da bizim doğru yatırım yaptığımız ortaya çıktı. Madencilik mesela büyük bir darbe yedi, yüzde 30-40 arası küçüldü ama durmadı. Hem Kazakistan’da hem Türkiye’de krom tesislerimiz var. 

 Siz dünyada ferrokromda ilk üçteydiniz değil mi? 

 İlk dörtteydik, şimdi üç olduk. Dolayısıyla biz şanslıyız. İnsanlar evde kalsa da enerji tüketiyor, endüstriyel talep düşmesine rağmen nakit akışı var. Pandemi döneminde dünyada sayılı sağlıklı kalan şirketlerden biri olduğumuzu gördük. Bizim yatırım yapacağımız büyüyeceğimiz sektörler belirli. Dikey olarak büyüdüğümüz beş sektör var. Bunlar, metal madencilik, liman, enerji, gübre ve lojistik. Biz bunlarda büyümeyi, organik ve inorganik yatırım yapmayı istiyoruz. Örneğin havacılık ve kruvaziyer sektöründe satın alma fırsatları olsa ilgilenmem. Odaklandığımız alanlar dışında hiçbir şeye bakmamayı düşünüyoruz. Çünkü rekabet nedeniyle hem global pazarda hem lokalde ilk üçte değilseniz yaptığınız işte hayat zor. Beşten sonraysa artık büyümeleri unutun. 

Global ortamda sizin önümüzdeki dönem büyüme planlarınız nasıl?

 Biz krizlerde büyümeyi öğrendik. Kötü günde yatırım yapan bir grubuz. Şu an 1 milyar dolarlık bir yatırımın içindeyiz. Bizim şimdi Ekvador’da 300 milyon dolarlık, İtalya’da 40 milyon Euro’luk, Lizbon’da 120 milyon Euro’luk liman yatırımımız başladı. Porto’da 42 milyon Euro’luk, İsveç’te 80 milyon dolarlık liman yatırımımız var. Üç yıldır üzerinde çalıştığımız Amerika’daki limanı bir türlü bitiremedik. Temmuz ayında bitirip Amerikan hükümetine yabancı yatırımcı olarak başvuru yapacaktık. COVID-19 nedeniyle öteledik. Orada en az 50 milyon dolarlık bir yatırım olacak. Kazakistan’da soda fabrikası kuruyoruz. 300-400 milyon dolara madenlerde arama yapıyoruz. Gebze’deki limanımızın kazangirişini yapacağız. Çolakoğlu ile demiryolu bağlantısını kuruyoruz. Yarımca’daki limanımıza proje geliştirdik. Gemlik’teki limanın son fazları yapıldı. Baktığınızda devam eden bir büyüme var ve bunlar artık organik büyüme. Diğer tarafta bizim bir listemiz var. “Odaklandığımız sektörlerdeki hangi şirketler bizim ilgimizi çekiyor, piyasaya gelirse alır mıyız, almaz mıyız” diye belirlediğimiz bir liste… Onlara da bakıyoruz. 

Orada kaç şirket var?

 Şirket 3-5 tane. Ama bize sektör olarak yüzlerce şirket geliyor. Bundan 5 yıl önce Kazakistan’da dünyada bir numaralı krom şirketini bankalar bize getirdi. Teklif verdik, satıcı vazgeçti. Biz 7 milyar dolar teklif etmişken fiyatı 10 milyar dolara çıkardı. Bunun gibi Amerika’da gözümüze kestirdiğimiz birkaç liman var. Alamadık ama o limanlar duruyor, sahibi değişiyor, bazen sahibi tekrar çekiliyor ama bir gün satacak olursa diye bekliyoruz. Bunlar pırlanta taşı gibi yatırımlar. Örneğin kromda istediğimiz alımı yaparsak dünyanın bir numarası, limanda ise dünyanın sekizincisi oluyoruz. Bir de gelen ufak şirket fırsatları da var. Bu şirketleri almak bizi bir yere götürmüyor ama portföyü büyütüyor. Ülke, liman sayısı artıyor. Şirket satın alma piyasasında yer almamızı sağlıyor, yatırımcılar da bizi izliyor. 

 Önümüzdeki yıllarda odağınızda hangi sektörler olacak? 

 Liman, maden bir de yenilenebilir enerji olacak. 

Enerjide 5 bin megavat hedef vardı. Ne oldu?

 Dünyada enerji değişti. O yaklaşık 10 yıl önce koyduğumuz bir hedefti. Bizim şu anda 150 megavat hidroelektrik santralimiz var. İki de gaz santralimiz vardı, onları iptal ettik. 4 tane kömürlü termik santralimiz vardı. Yatırımcı bulamıyorum, yoksa Türkiye’nin en iyi kömürlü elektrik santrali. Onun için Kolombiya’da ülkenin üçüncü büyük kömür madenini satın aldım. En ucuz kömürü üretebiliriz. Türkiye şu an en fazla kömürü Kolombiya’dan getiriyor ve çok iyi bir kömür. Kolombiya’daki madende 700 milyon ton tespit edilmiş rezerv var. Bu rezervin ömrü 40 yıl. Ton başına sadece 10 dolar kazansanız toplam 7 milyar dolar geliriniz olur. Ama bunu kazanmak için 3-4 milyar dolar para lazım, bugün bankalar kömüre para vermiyor. Kömür kara listede. Bu nedenle de o proje beklemede. Bir taraftan da “Enerjiye iyi ki girmemişim” diyorum. Çünkü ben de enerjideki diğer şirketler gibi sıkıntıda olacaktım. 

 Enerji şimdilik mi durdu? 

 Para arıyorum, parayı bulduğum gün yapacağım. Şu an Türkiye ekonomisi bir duraklama dönemine girdi. Ülkede yeterince sermaye yok. Hammadde de ithal ediyoruz. 

 Enka ile bir projeniz vardı, onda durum nedir? 

 Onu da yavaşlattık. Enka aktif olarak Latin Amerika’ya bakıyor. Rusya tarafı durdu. Türkiye durdu. En iyi Latin Amerika görünüyor. Sadece Enka değil, bütün büyük taahhüt devleri oraya bakıyor. 

 Gözler Afrika’dan Latin Amerika’ya mı çevrildi? 

 Tabii çünkü biz Türkiye olarak dünyanın ikinci büyük inşaat grubuyuz. Çin, Afrika’da, Orta Doğu’da karşımızda. Bizim de Latin Amerika’da olmamız lazımdı. Orada finans bulmak kolay. Peru, Şili ve Brezilya ilgi çekiyor. Brezilya’da rüşvet skandalı çıkınca birçok ülke Brezilyalılara kapıyı kapadı. Bu nedenle önemli bir potansiyel ortaya çıktı. Orayı dolduracak ülke Türkiye. 

 Gündeminizdeki en önemli projeler neler? 

 Amerika’ya limancılık alanında giriş yapmak istiyorum. Amerika’da çok fırsat var. Intermodal terminal işini Orta Amerika’ya koyup o bölgedeki yükleri alıp bizim tarafa getirmek istiyoruz. Böyle destekleyici bir sistem kuruyoruz. Los Angeles’ta, New York’ta limanlara bakıyoruz. Ancak sürekli takipte olmak gerekiyor. Harıl harıl mühendislik yapıyor, rakiplerimizin SWOT analizini çıkarıyor, yatırım yapabilir miyiz, finansmanı bulabilir miyiz diye çalışıyoruz. Nereden baksanız her yıl bankalar ve eş dost üzerinden 300-500 şirket satın alma projesi geliyor. Detaylı çalışmalardan sonra yatırım yapılabilir durumdaysa masaya oturuyoruz, pazarlık yapıyoruz. Bu pazarlık da aylar, yıllar sürüyor. Bir satın almanın hikayesini yazsam bir kitap olur. Biz limancılıkta büyümeye devam edeceğiz. 

 Madencilikte hedefiniz nedir? 

 Metal ve madencilikte odaklandığımız stratejik mineraller seçtik. Gelecek 30 yılda dünyanın nereye gittiğini, hangi nadir elementlerin, ne tür baz metallerin hayatımızda olacağını araştırıyoruz. Amerika’da Oregon Üniversitesi ile çalışmalar yaptık. Madende kendimize stratejik bir yol haritası oluşturduk. 

 Kriz ne kadar sürer? 

 2023’e kadar gitme ihtimali var. 2023’te dünyada kapitalizmin çatlama yılları başlayacak deniyor. Artık yeni bir yönetim sistemi gelecek. Paraya değil insana değer veren bir sistem oluşacak. Bu süreçte de birçok şirket satılacak.


“2022’Yİ BEKLERİZ”

İFLAS EDENLER
Yeniden satın almalar için 2022’ye kadar bekleriz. Bugün Lufthansa borcu düşürmek için devletten 9 milyar Euro para alıyor, yetmiyor, 100 uçağını satışa çıkardı. Virgin Air iflas etti. Bütün fonlar kruvaziyerlerin ve havayollarının hisselerini satın alıyor. Bunlar tekrar çıkacak ama ne zaman? İki, üç belki beş yıl sonra.
“DEĞERLER HALA YUKARIDA” Sen nefesini tutup o kadar dönem suyun altında kalabilir misin? Bunu kim yapıyor? Büyük fonlar yapıyor, paraya ulaşıyor, pandemi fonları oluşturuldu. Böyle bir dünya varken sen gidip bilmediğin yerlere girersen birileri seni yer. Onun için bekleyeceksin, oralardan kaçanlar belki sana gelecek. “Stratejik iş birliği yapalım, gel beni kurtar, ben sana satayım” diyecek. Onun için bizim beklememiz lazım. Değerler hala yukarıda, düşmesi lazım.



“START UP İŞİNDEN VAZGEÇTİK”

“BİYOTEKNOLOJİ ŞİRKETİ ALDIK” 
Start up’lara bakmaya çalıştık. Bir tane Amerika’da biyoteknoloji şirketi aldık. Henüz başarı sağlayamadı. Şirket aldığımızda batıyordu, ona değer katıp exit yapmayı planlıyoruz. Ama bu işler için venture capital beyin yapısı gerekiyor.
“İSTİHDAM YARATMAK İSTİYORUZ” Peak Games’i satın aldılar. Çocuklar bu işe çok zamanlarını verdi. Yaptıkları şey belki çok inovatif değil. Bir sürü benzer oyun mevcut. Baktığınızda WhatsApp’tan da iyi uygulamalar var ama WhatsApp tutuldu.Bu tür şeylere para yatıran arkadaşlarım var. Çok para kaybedenler olduğu gibi çok iyi para kazananlar da var. Onun için biz çok agresif olmadan bildiğimiz, sürdürülebilir işlerden para kazanalım istiyoruz. İstihdam yaratmak amacındayız.



“BÜYÜRKEN HEDEF OLUYORUZ”

“SATIŞI HER ZAMAN DÜŞÜNÜYORUZ” 
Biz büyürken bir yandan da hedef oluyoruz. Satışı da her zaman düşünüyoruz. Şirketler, sahipleri ölünce ölmemeli. Ben bu şirketlerin değerini, kime nasıl satacağımı çok iyi biliyorum. Bugün satma zamanı değil. Her şeyin değeri çok düşmüş. Bugün alma zamanı. Ben endüstriyel yatırımcıyım.
“BİRÇOK LİMAN EL DEĞİŞTİRECEK” İleride finansal yatırımcı olmak istiyorum. Şirket yönetimini biliyorum, şirketlerin zayıf taraflarını görüyorum, alırken bunu nasıl değerlendiririm biliyorum, bunlara baktığım için o şirketleri alıyorum. Önümüzdeki yıl dünyada birçok limanın el değiştireceğini görüyoruz. Bu Türkiye’de de, yurt dışında da olabilir. Sıkışanlar elindeki iyi para eden varlığı satmak zorunda kalacak. Bu alıcı için bir fırsat oluyor.



YILDIRIM’IN YOL HARİTASI


1 2019’da kâr ve gelir dağılımı yüzde 50 yurt içi, yüzde 50 yurt dışı şeklindeydi. Onun için güzel bir yıldı ama biz de yüzde 20 küçüldük.
2 2018’de 2,5 milyar dolar olan ciromuz, 2019’da 2 milyar dolara düştü. 2020’de de ciro ve EBITDA’da yüzde 20-25 düşüş bekliyoruz.
3 Liman işinde Türkiye’nin en büyüğü, dünyanın da 12’nci büyüğüyüz. Pandemi sürecinde liman işinde tedarik zincirinin aksamaması için devletlerin desteğini gördük.
4 Ferrokrom’da ilk dörtteydik, şimdi üç olduk. Dolayısıyla biz şanslıyız. İnsanlar evde kalsa da enerji tüketiyor, endüstriyel talep düşmesine rağmen nakit akışı var.
5 Bizim yatırım yapacağımız, dikey olarak büyüdüğümüz beş sektör metal, madencilik, liman, enerji, gübre ve lojistik.
6 Biz krizlerde büyümeyi öğrendik. Kötü günde yatırım yapan bir grubuz. Şu an 1 milyar dolarlık bir yatırımın içindeyiz.
7 Amerika’ya limancılıkla giriş yapmak istiyorum. Amerika’da çok fırsat var.
8 Metal ve madencilikte, gelecek 30 yılda hayatımızda olacak stratejik minerallere odaklanmak için bir yol haritası oluşturduk.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz