"Dünyadan Kadına Teşvik"

Alınan mesafe az değil. Yanında işçi çalıştıranların sayısı 40 bine, kendi işinin sahibi olanların sayısı da 700 bine ulaştı. Ancak, erkeklerin yanında oranlar çok düşük. Üstelik sadece Türkiye’de ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Dünyadan Kadına Teşvik
Alınan mesafe az değil. Yanında işçi çalıştıranların sayısı 40 bine, kendi işinin sahibi olanların sayısı da 700 bine ulaştı. Ancak, erkeklerin yanında oranlar çok düşük. Üstelik sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada aynı sorun var. Ulusal ve uluslar arası kuruluşlar, daha çok kadının “işveren” olması için programlar düzenliyor, yarışmalar yapıyor.  
 
Bütün dünyada kadınların iş dünyasına katılmasına yönelik girişimler var. Örneğin, Birleşmiş Milletler’e bağlı UNICE, bu amaçla kadın girişimciler yarışması düzenliyor. Her yıl özellikle gelişmekte olan ülkelerde başarılı kadınlar seçilip, ödüllendiriliyor. Türkiye’de ise yeni kurulan Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), bu amaç için çaba gösterecek. Hedef, daha çok kadının iş dünyasına katılması…  
 
Ancak, şu ana kadar gelinen nokta, bırakın Türkiye’yi, dünyada da önemli bir değişime işaret etmiyor. Bazı sektörler dışında, kadının “işveren” olarak iş dünyasındaki yeri çok sınırlı. Tek başına çalışılan, bakkal, manav, tuhafiyeci, butik gibi işler bir yana bırakıldığında, birden fazla insana iş sağlayan konum açısından Türkiye’de sadece 32 bin kadın girişimcinin olması da bunu destekliyor. Üstelik, 2001 yılında, bir önceki yıla göre 4 bin azalma göstermiş. 32 bin rakamı 2001 yılına ait. 2002’de ise sınırlı bir artış olabileceği tahmin ediliyor.  
 
DİE istatistiklerine göre, Türkiye’deki bütün girişimciler içinde kadınların payı yüzde 10 düzeyinde. Ancak, birden fazla kişiye iş sağlayanlar açısından baktığımızda, bu oran yüzde 3 düzeyine geriliyor.    
 
Dünyada ve Türkiye’de yıllar itibariyle kadın girişimci sayısında çok önemli artışlar yaşanmıyor. Örneğin AB ülkelerinde 5 yıl boyunca kadın girişimci sayısı yıl bazında sadece yüzde 3 artış göstermiş. Erkek girişimciler ise neredeyse tüm sektörlerde liderliği elinde bulunduruyor.  
 
Avrupa Birliği Ülkeleri İşgücü Araştırması’na göre, işveren olmayan ancak tek çalışan kadınların çalışan tüm kadınlara oranı yüzde 8.  Bu oran girişimci ve işçi çalıştıran kadınların sayısına bakıldığında daha da geriliyor. Kadın patronlar daha çok küçük işletme sahiplerinden oluşuyor.  
 
En fazla kadın girişimci oranı yüzde 8 ile İtalya’da. Ancak, AB ülkeleri ortalamasına bakıldığında, girişimci kadınların tüm çalışanlar içindeki payı oranı sadece yüzde 4. Bu oranlarda girişimci işgücünün oldukça fazla bir bölümünü içeren tarım sektörü dışarıda bırakılıyor.  
 
Yine de kadın girişimciler gelecekte kendilerinden daha çok söz ettirecekler gibi görünüyor. K Partners danışmanlarından Banu Başol, kadınların ayak sesi geliyor diyor ve ekliyor: “Bir işin önü açıldıktan sonra arkası çorap söküğü gibi gelecektir. Şu anda kadınlar daha çok büyük kentlerde faaliyet gösteriyor. Ancak, kadın girişimcilerin yaygınlaşması sayılarını daha da arttıracaktır. Girişimcilikte cinsiyet ayrımının ortadan kalkacağı günlerin geleceğini düşünüyorum”.  
 
Kadın ve erkeğin girişim profili  
 
Kadınlar son yıllarda Türkiye’de ve dünyada girişimci yönleriyle de öne çıkmaya başladılar. Özellikle insan odaklı ve iletişime dayalı olan sektörlerde kadın girişimcilerin ayak sesleri duyuluyor. Kadınlar önce bir işte çalışıp uzmanlaşmayı ve daha sonra benzer bir alanda girişimde bulunmayı tercih ediyorlar.  
 
Erkeklerde ise durum biraz daha farklı. Girişimciliğe ağırlıklı olarak sıfırdan başlamayı tercih ediyorlar. Ray&Berndtson Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna, “Erkekler, özellikle de finansal kaynakları varsa, kendi kurdukları ve daha somut olan işlerle uğraşmayı tercih ediyorlar” diyor.  
 
Ayrıca, erkekler, kadınlara göre daha büyük işletmelerin patronluğunu yapıyorlar. Bunu en belirgin nedeni girişimci olarak daha uzun zamandır ekonominin içinde yer almaları. Ekonomiye son yıllarda dahil olan kadınlar kendi patronları olmayı ya da daha küçük işletmeler çalıştırmayı tercih ediyorlar.  
 
Avrupa’da kadın girişimci  
 
Kadın girişimcilerin sayısı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da erkeklerin oldukça gerisinde kalıyor. Eurostat’ın Nüfüs ve Sosyal Konum araştırmasından çıkan veriler de bu saptamayı doğrular nitelikte. Tarım sektöründe yer alan girişimci kadın oranı yüzde 41 iken, erkeklerinki yüzde 57. En yoğun kadın girişimci de bu sektörde yer alıyor.  
 
Kadınlar genellikle kamu hizmetleri, sağlık, dağıtım, turizm, yiyecek-içecek ve eğitim gibi sektörlerde yer almayı tercih ediyorlar. Örneğin, AB üyesi ülkelerde perakende ve toptan dağıtım alanında kendi işi olan erkeklerin oranı yüzde 23 iken, kadınlarda bu oran yüzde 30 civarında. Girişimci erkeklerin neredeyse üçte biri endüstri ve yapı sektörlerinde yer alırken kadın girişimciler bu sektörlerde son derece küçük oranlarla temsil ediliyor.  
 
Tüm yaş gruplarına bakıldığında girişimci kadınların genelde 40 yaş ve üzerinde oldukları görülüyor. AB ülkelerinde girişimci kadınların sadece yüzde 3’ü 25-39 yaş aralığında yer alıyor. Ücretli çalışanlara bakıldığında ise kadınlar tüm çalışanların yaklaşık yüzde 38’ini oluşturuyor.  
 
Ülkelere göre dağılım  
 
AB’de işveren erkeklerin tüm çalışan erkek nüfusa oranı yüzde 7-7.5 aralığında iken, kadın işverenlerin çalışan nüfusa oranı yüzde 3 seviyelerinde kalıyor. Danimarka ve İsveç bu farkın en belirgin izlendiği ülkelerin başında geliyor. Bu ülkelerde girişimci kadının kadın çalışanlara oranı yüzde 1.5. Erkeklerde ise bu oran yüzde 5.5 düzeyinde. İtalya’da işveren kadın oranı yüzde 8 ile AB ülkeleri arasında en üstte yer alıyor.  
 
Danimarka’da girişimci kadınların yüzde 46’sı, İsveç’te de yüzde 50’si kamu hizmetleri, sağlık ve eğitim sektörlerinde yer alıyor. AB ülkelerinin tümünde bu sektörlerde yer alan işveren kadınların oranı yüzde 35 erkeklerin oranı ise yüzde 15. Bu rakamlar ülkeler bazında kamu hizmetinin önem derecesine göre farklılık gösterebiliyor. Örneğin, Yunanistan ve Portekiz’de işveren kadınların sadece yüzde 24’ü kamu hizmetleri sektörünü tercih ediyor.  
 
Türkiye’ye gelindiğinde durum farklılaşıyor. DİE istatistiklerine göre, Türkiye’de tarım sektöründe işveren olarak bulunan kadınlar yüzde 20 iken tarım dışı sektörlerde bu oran yüzde 7’lere geriliyor.  
 
Kadın neden girişimci oluyor?  
 
Geleneksel anne rolünün dışına çıkan kadın artık işveren olarak da öne çıkıyor. Ayrıca, ev kadınları da artan oranda aile ekonomisine katkıda bulunuyor ve bu anlamda küçük girişimci olarak niteleniyorlar. Bunun en büyük nedeni Türkiye’nin son 10 yılda ard arda yaşadığı ekonomik krizler.  
 
Ray & Berndtson Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna, “Son dönemde kadın girişimci rakamlarındaki artış dikkati çekiyor. Bunun bir nedeni kriz ortamında ortaya çıkan zorunluluk olarak değerlendirilebilir. Krizde işlerine bir süre ara vermiş olan kadınlar kendi uzmanlık alanlarında ya da daha başarılı olacaklarını hissettikleri alanlarda girişimde bulunuyorlar. Ayrıca, kadınlar için örneğin boşanmak da itici bir güç oluyor. Bu noktadan sonra kadın kendi ayakları üzerinde durabilmek istiyor” diyor.  
 
Bunun yanında kadınların iş ortamında umduklarını bulamamaları, engellendiklerini hissetmeleri, patronları için yaptıkları işi kendileri için yapmak istemeleri de girişimci yönlerinin ortaya çıkmasında etkili oluyor. Farklı fikirler üreten kadınlar bu fikirlerini hayata geçirebilmek için girişimci olmayı seçebiliyorlar.  
 
Hangi sektörler tercih ediliyor?  
 
Kadınlar gerek çalışan gerekse işveren olarak hizmet sektöründe yer almayı tercih ediyorlar. İnsan ilişkileri, duygusal zeka (EQ) ve iletişimin yoğun olduğu alanlarda kadın girişimcilere daha çok rastlanıyor. K Partners danışmanlarından Banu Başol, işveren kadınların ağırlıklı olarak tekstil, danışmanlık, reklam, halkla ilişkiler, organizasyon, pazarlama çözümleri, turizm, hukuk danışmanlığı ve insan kaynakları danışmanlığı gibi hizmet sektörlerinde bulunduklarına dikkat çekiyor.  
 
Başol, özellikle tekstil sektöründe yer alan kadınların aile şirketlerini geliştirdiklerine değiniyor. Kadınların daha çok kendi bildikleri ya da uzman oldukları konularda bir süre profesyonel olarak çalışmayı tercih ettiklerini söyleyen Başol, “Daha sonra kendi işlerini kurma cesaretini edinerek şirket kuruyorlar” diyor.  
 
Kadınlar bir üründen çok bir düşünceyi satmakta daha başarılılar. Ancak, erkekler üretim sektöründeki girişimleri daha fazla tercih ediyorlar. Boyden Global Executive Search Başkanı Özlem Ergün’e göre, erkekler iletişim kurmaktan sıkılıyor ve daha sonuç odaklı çalışmayı seçiyorlar.  
 
Kadına destek projeleri gündemde  
 
Özellikle küçük işletmelerin başında bulunan ya da fikirlerini girişime dönüştürmekte yeterli maddi olanağa sahip olmayan kadınlara destek olmak amacıyla farklı projeler gerçekleştiriliyor. Yönetim kurulu başkanlığını kendisi de girişimci bir kadın olan Meltem Kurtsan’ın yaptığı Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) bu konuda akla gelen ilk örnek. Girişimci iş kadınlarını desteklemek amacıyla kurulan KAGİDER yaratıcı fikirleri olan ve kendi işinin sahibi olmak isteyen kadınlara teknik ve mali destek vermeyi hedefliyor.  
 
Ayrıca KOSGEB’in de kadın girişimcileri destekleme amaçlı bir finansal destek programı bulunuyor. Bunun yanında TESK’in yürüttüğü ve AB’nin mali destek sağladığı, potansiyel kadın girişimcileri ekonomiye kazandırmayı hedefleyen bir proje de mevcut. Bu projede öncelikli olarak kadınların eğitilmesi ve iş kurmak isteyen kadınlara danışmanlık verilmesi hedefleniyor. ardından işveren olmaları sağlanmaya çalışılıyor.  
 
Türkiye’nin ünlü kadınları  
 
Her ne kadar kadın girişimci sayısı henüz gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasa da Türkiye’de dünya çapında başarılı kadın girişimci örneklerine rastlamak mümkün. 2001 yılında Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomi Komisyonu’nun (UNECE) en iyi kadın girişimciler listesinde yer alan 9 girişimci Türk kadını bu konuda verilebilecek en önemli örnek.  
 
Çin’e yazılım satan Merlin Bilgisayar’ın kurucusu Melek Bar Elmas, Silk&Cashmere’in yaratıcısı Ayşen Zamanpur, Zonguldak’lı küçük bir girişimci olan Ayla Demirbat, ofis ve mutfak eşyaları üreten Formçelik’in sahibi Gönül Güvener, Kurtsan Eczacılık ve Otacı’nın patronu Meltem Kurtsan gibi isimler girişimci Türk kadınının kısıtlı da olsa resmini çiziyor.  
 
“KADIN VE ERKEK GİRİŞİMCİNİN TERCİHLERİ FARKLI”  
 
Ayşe Öztuna/Ray & Berndtson  
 
ERKEKLER SOMUT İŞ PEŞİNDE
: Erkekler, kadınlara göre daha az rekabetçi. En önemli fark ise kadınların duygusal zeka olarak daha üstün olmaları ve ilişkilerde daha ılımlı ve olumlu yaklaşmaları. Erkekler daha somut bir işi, projeyi yönetmek, bu tip alanlarda girişimde bulunmak ağır basıyor. Son dönemde erkekler teknoloji alanında yoğunluklu olarak girişimde bulunuyorlar. Kadınlar bu alanda daha az yer alıyorlar.  
 
AVRUPA ERKEK YOĞUN: Türkiye’de yetişmiş insan gücü konusunda eksiklik var. Girişimci olarak kadınlar, bu akımı başlattıktan sonra işleri Avrupa ülkelerindeki kadınlara göre daha kolay. Bu ülkelerde sektörler daha erkek yoğun bir yapı içinde. Bu ülkelerdeki rekabet ortamında kadınların kendi başlarına, erkek bir ortakları olmadan başarılı olmaları daha zor görünüyor. Türkiye’de belki kadınlara yoğun bir teşvik ya da destek verilmiyor. Ancak, kadınlar değer yarattıkları sürece daha olumlu karşılanıyorlar.  
 
EĞİTİMLİ NÜFUS GİRİŞİMCİ: Türkiye’de genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmanın avantajları yaşanıyor. Ayrıca, son yıllarda gelişen yeni okullu kesimin getirdiği çok daha girişimci ruhlu bir nüfus var. Bir de kriz ortamlarının herkesi çözüm bulmaya ittiğini unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla, kadınlar da erkekler de alternatifler yaratıyorlar. Kendi başlarına çalışarak başarılarına göre ücretlendirilmeyi de kabul ediyorlar.  
 
“ABD’Lİ KADIN GİRİŞİMCİNİN PROFİLİ”  
Amerika’da kadın girişimcileri desteklemek amacıyla kurulmuş olan The National Foundation For Women Business Owners’ın çizdiği ABD’li kadın girişimci profilinden öne çıkan başlıklar şöyle:  
 
•ABD’de kadınların sahibi olduğu şirketler son 12 yılda 2 katına çıktı.  
 
•Kadın patronların çalıştırdığı insan sayısı 4, satış hacimleri 5 kat arttı.  
 
•Bugün ABD’de patronu kadın olan 9 milyonun üzerinde şirket var.  
 
•Patronluğunu kadınların yaptığı şirketler, ülkedeki toplam iş kapasitesinin yüzde 38’ini oluşturuyor.  
 
•Bu şirketlerde 30 milyona yakın kişi çalışıyor.  
 
•Kadife eldivenli patronların sahip olduğu şirketlerin 4 trilyon dolar civarında satış hacmi bulunuyor.  
 
•Kadınların sahibi olduğu şirketler arasında en büyük pay hizmet sektöründeki şirketlerde bulunuyor.  
 
•Özellikle son yıllarda inşaat, toptan ticaret, nakliye, tarım, üretim gibi kadınların fazla yer almadığı sektörlerde de girişimde bulunan kadınların sayısı artıyor.  
 
•Onlar erkeklere göre iş ilişkilerinde rakamsal verilere daha çok önem veriyor.  
 
•Kadın girişimciler kararlarını daha çabuk uygulamaya koyuyorlar.  
 
•Son yıllarda kendi işlerini kuran kadınların çoğu daha önceki işlerinde yöneticilik konumundan geliyorlar.  
 
•Kadın girişimciler, erkeklere oranla kurdukları işlerde hobilerinden daha çok ilham alıyorlar.  
 
“GİRİŞİMCİ KADIN MADDİ DESTEK BULAMIYOR”  
 
Birleşmiş Milletler Endüstriyel Gelişim Örgütü (UNIDO)’nün gelişmekte olan ülkelerde kadın girişimciler üzerine yaptığı bir araştırmada son derece çarpıcı sonuçlar yer alıyor:  
 
•Gelişmekte olan ülkeler arasında daha iyi konumda olan Türkiye’de girişimci kadınların yüzde 67’si üniversite eğitimine sahip. Kadın girişimcilerin yüzde 41’i ise kredi bulmakta zorlanıyor.  
 
•Gelişmekte olan ülkelerde 100 milyonun üzerinde kadın pek çok farklı sektörde çalışıyor.  
 
•Her ne kadar bu kadınların çoğu girişimci olarak nitelense de, kendilerine yetmekte ve ailelerini desteklemekte zorlanıyorlar.  
 
•Kadın girişimcilerin en büyük ihtiyacı kendilerine destek olacak fonlar ve krediler. Ancak, gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik koşullar bunu her zaman olanaklı kılmıyor.  
 
•Kadınların aile içi sorumlulukları gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde başarılı girişimciler olmalarının önünde engel teşkil ediyor. Çocuk, ev ve aile bireylerinin yükü kadının tüm enerjisini işine yöneltememesine neden oluyor.  
 
•Kadınların girişimci ruhlarının daha fazla öne çıkabilmesi için geleneksel değerlerin ve cinsiyet ayrımının bir an önce ortadan kalkması gerekiyor.  
 
•Gelişmekte olan ülkelerde kadınların eğitim seviyeleri düşük ve teknolojik gelişmeleri izleme olanağı bulamıyorlar.  
 
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz