Frene basmıyoruz

Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu’na yeni yatırım planlarını, finansal riskleri nasıl yönettiğini ve gelecek döneme ilişkin beklentilerini sorduk...

1.09.2020 13:47:000
Paylaş Tweet Paylaş
Frene basmıyoruz

Ayçe Tarcan Aksakal

atarcan@capital.com.tr

Tüpraş, Capital500 araştırmasına göre Türkiye’nin en büyük özel şirketi. Tüpraş Genel Müdürü İBRAHİM YELMENOĞLU, 2020 sonuna kadar 855 milyon TL yatırım yapmayı hedeflediklerini söylüyor. “Herkesin aksine frene basmıyoruz” diyen ve her krizin içinde fırsatlar barındırdığını anlatan Yelmenoğlu, yatırımlara devam edeceklerini belirtiyor. “Kriz ortamını fırsata dönüştürmek lazım” diye konuşuyor.

İbrahim Yelmenoğlu, Türkiye’nin en büyük şirketi Tüpraş’ın 5 yıldır kaptan koltuğunda oturuyor. Pandemi nedeniyle bu yıl ilk çeyrekte ciro ve kârlılıklarının olumsuz etkilendiğini, 2020 hedeflerini revize ettiklerini söylüyor. En önemli hedefinin, Tüpraş’ı güvenli şekilde kriz ortamından çıkarmak olduğunu belirtiyor. Kriz dönemlerinde frene basan pek çok şirketin aksine yatırıma devam edeceklerini söylüyor. 2020 sonuna kadar 855 milyon TL yatırım hedeflediklerini belirten yönetici, “Frene basmıyoruz. Krizin getirdiği fırsatları değerlendireceğiz” diyor. Yatırıma devam edeceklerini söyleyen Yelmenoğlu, finansal riskleri yönetmek için nakit yönetimine odaklandıklarını anlatıyor ve “Bu dönemde kâr etmekten daha önemlisi borçlarınızı ve alacaklarınızı yönetebilmek” diyor. “Krizde nakit kraldır” diyen Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu’na yeni yatırım planlarını, finansal riskleri nasıl yönettiğini ve gelecek döneme ilişkin beklentilerini sorduk: 

 Geçen yıl nasıl geçti? 

 2019, ticaret savaşlarının etkisiyle küresel ekonominin öngörülenin altında büyüdüğü bir yıl oldu. Buna karşın talep artışının iki katını aşan yeni rafinaj kapasitesi devreye girdi. Biz de bu dönemde sektörde ve kârlılıklarda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere karşın finansal riskleri disiplinli ve dinamik bir anlayışla yönettik. İşletme sermayemizi ve sağlam bilanço yapımızı koruduk. Ciromuzu 89,6 milyar TL’ye yükselttik. 

 Ne kadar yatırım yaptınız? 

 2019’da rafinaj faaliyetlerimize yaklaşık 890 milyon TL yatırım yaptık. Toplam yatırımımızsa yaklaşık 1,4 milyar TL’ye ulaştı. 

Pandemiden nasıl etkilendiniz?

Pandemi petrol ürünleri talebinde 2008 finansal krizi dahil daha önceki hiçbir dönemde görmediğimiz tarihi düşüşe yol açtı. Bu büyük düşüşün etkisiyle oluşan stok zararı nedeniyle 2020 ilk çeyrek ciromuz ve kârlılığımız olumsuz etkilendi. Yüzde 84,6’lık kapasite kullanımıyla 6 milyon ton üretim yaptık. 4,6 milyon tonu yurt içinde olmak üzere toplam 6,2 milyon ton ürün satışı gerçekleştirdik. Yılın ilk çeyreğinde ciromuz 16,9 milyar TL olarak gerçekleşti. 

Kriz dönemini nasıl yönetiyorsunuz? Hangi konulara odaklanıyorsunuz?

 Her zaman birinci önceliğimiz çalışanlarımızın sağlığı ve emniyeti. Ama mali açıdan değerlendirecek olursak maliyetlerimizin önemli bir kısmını enerji oluşturuyor ve kullandığımız doğal gazı ancak enerji tasarrufu projeleriyle azaltabiliyoruz. Geçen yıl modernizasyon ve enerji verimliliği projelerine 320 milyon TL yatırım yaptık. Yaptığımız bu çalışmalarla rafinerilerimizde 2018’de 99,1 olan enerji yoğunluk endeksimiz, 2019’da 98,4’e düştü. Ortalamanın altında enerji tüketerek iyi performans gösterdik. Bu yıl ise enerji yoğunluğu endeksini daha da düşürmek için yeni projelerimiz var. Bugüne kadar enerji tasarrufunda çok önemli mesafe kaydettik. Tüpraş’ı özelleştirmeden aldığımızda enerji yoğunluk endeksi 130’lardaydı. Bugün enerji yoğunluğunda 100’ün altına geldik. Şimdi bunu daha fazla düşürmek ve kısa vadede 90’lar seviyesine gelmek istiyoruz. En önemli amacımız, enerji verimliliğinde dünyanın en iyi rafinerileri arasına girmek. Bu nedenle enerji verimliliği ve tasarrufu projelerimiz birinci odağım. 

Ajandanızda başka neler var? 

 En önemli operasyonel giderlerimizden biri lojistik. Ankara’daki demiryolu sinyalizasyon çalışmalarının tamamlanmamış olması nedeniyle demiryolu şirketimizde hedeflediğimiz optimizasyon ve tasarrufa ulaşamıyoruz. Şu anda demiryolu şirketimiz normal mesafenin 2,5 katı yolu kat etmek zorunda. Bu da maliyetlerimizi azaltmamıza ve sefer sayılarımızı istediğimiz sayıda artırmamıza izin vermiyor. Odaklandığım üçüncü konu ise dijitalleşme. Rafinerilerimizde her gün 650 milyon satır veri üretiliyor. Bunların işlenip anlamlandırılması konusunda çalışıyoruz. İTÜ ve ODTÜ’de iki ayrı analitik ofis kurduk. Amacımız dünyanın en iyi veri analitik birimine sahip rafinerilerinden birine sahip olmak. Koç Topluluğu’na da bu anlamda öncülük etmek istiyoruz. 

Buradan çıkan projeler oldu mu?

 Veri analitik merkezlerimizde inanılmaz sayıda proje üretiyoruz. Geçen yıl sadece bu merkezlerimizde hayata geçirdiğimiz iki projeyle şirketimize yaklaşık 10 milyon dolar tasarruf sağladık. Bu projeler hayata geçirildikçe veri analitiği rafinerilerimiz için çok önemli bir konu olmaya devam edecek. Gündemimizin önemli bir kısmını sürdürülebilirlik faaliyetleri oluşturuyor. Bu konudaki en önemli hedeflerimizden biri enerji üretimimizi çeşitlendirmek. Buna rüzgar, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarıyla bioyakıt gibi alternatif yakıtlar dahil. Bu alanlardaki her türlü gelişmeyi çok yakından takip ediyoruz ve bunlarla ilgili proje üretiyoruz. 

 Kesinleşen proje var mı? 

 Şu anda kesinleşen proje yok. Yatırımların ekonomik dönüşü çok önemli. Ancak yakın zamanda rüzgar ve güneş enerjisiyle ilgili güzel haberlerimiz olabilir. 

 Şu anda akaryakıt ürünlerine talep nasıl? 

 Maalesef pandemi hem dünyada hem ülkemizde tüketim alışkanlıklarını derinden etkiledi. İlk kriz döneminde başta jet yakıtlarında olmak üzere çok ciddi talep düşüşü gördük. Jet yakıt talebindeki düşüş yüzde 70- 80’leri buldu. Biz de bu dönemde mümkün olduğu kadar üretim optimizasyonu içinde jet yakıt üretim oranlarımızı düşürdük. Jet yakıtı yerine motorin ve benzin üretmeye başladık. Ancak nisan ve mayıs aylarında benzin ve dizel yakıt talebinde yüzde 40’lar seviyesinde düşüşler oldu. Tabii bu durum satışlarımızı etkiledi ve satışlarımızda düşüşler meydana geldi. 

 Bu yıla ilişkin tahmininiz nedir? 

 Pandemiyle ilgili ikinci bir dalga olmazsa dünya genelinde 2020’nin yüzde 10 civarında talep düşüşüyle sonlanacağını bekliyoruz. İkinci bir dalga olursa bu rakamlar daha da büyük olur.

Pandemi öncesi döneme dönüş ne zaman olur? 

 İptal edilen ve durdurulan uçuşlar kısmen açılmaya başladı. Ancak yüzde 70’leri bulan jet yakıtı talep kaybının, uluslararası uçuşlara karşı değişen tüketici alışkanlıkları da göz önüne alındığında yakın zamanda toparlanması biraz güç. Motorin ve benzinde talebin eskiye dönüşü 2021’de ancak gerçekleşir. Jet yakıtında ise eskiye dönüş 2022 ve 2023’ü bulur. 

Finansal riskleri nasıl yönetiyorsunuz?

 Kriz dönemlerinde nakit kraldır. Bu dönemde kâr etmekten daha önemlisi borçlarınızı ve alacaklarınızı özetle bilançonuzu yönetebilmek. Biz de özellikle nakit durumumuzu güçlendirmek amacıyla mevcut kredilerimizi daha uzun vadeli olanlarla yapılandırdık. Ayrıca uzun vadeli yeni krediler bulduk. Koç Topluluğu’nun risk politikaları çerçevesinde döviz pozisyonlarımızı yönettik. Döviz açığı taşımıyoruz, cari oranlarımız belli seviyenin üzerinde. Sonuçta nakdimizi, likiditemizi yönetmek bizim için çok önemliydi, bunu çok başarılı şekilde yönettik. 

 Salgın hedeflerinizden nasıl bir sapmaya neden oldu? 

 COVID-19 salgının hız kazandığı nisan ayı içerisinde başta jet yakıtı olmak üzere akaryakıt ürünlerinin talebinde görülebilecek değişimleri göz önüne alarak 2020 için öngördüğümüz toplam üretim beklentimizi 28 milyondan yaklaşık 24 milyon tona, toplam satış beklentimizi ise 29 milyondan yaklaşık 25 milyon tona revize ettik. Revize edilen üretim planımız çerçevesinde İzmir rafinerimizde mayıs ve haziran aylarında üretime ara verdik. Normalleşme süreciyle İzmir rafinerimizdeki üretim faaliyetlerimizi temmuzda kademeli olarak devreye aldık. Tüm yıl için kapasite kullanım oranı öngörümüz yüzde 80-85 seviyesinde. 

Türkiye’nin en büyük şirketinin CEO’su olarak en büyük hedefiniz nedir?

 Böyle dönemlerde en büyük hedef, gemiyi sağ salim güvenli limanlara ulaştırabilmek. Bu nedenle birinci önceliğim Tüpraş’ı güvenli bir şekilde bu kriz ortamından çıkarmak. Sadece güvenli bir şekilde kriz ortamından çıkarmak yetmiyor aynı zamanda bu dönemden değişerek ve dönüşerek çıkmak gerekiyor. Belki kriz ortamını fırsata dönüştürmek gerekiyor. Özellikle böyle dönemlerde başkalarının yapmadığı, düşünmediği yatırımları düşünerek adımları atmak lazım. Bu dönemde pek çok şirket, yatırımları durdurup frene bastı. Bizse tam tersini yapıyoruz. Yatırımlarda frene basmıyoruz, çünkü her kriz içinde fırsatları barındırıyor. Bu anlayışla yatırımlarımızı devam ettiriyoruz.

 Kriz ortamını nasıl fırsata dönüştüreceksiniz? 

 Bu yıl 855 milyon TL yatırım hedefimiz var. Bu, çok ciddi bir rakam. Özelleştirmeden sonra 15 yılda yaptığımız toplam yatırım tutarı yaklaşık 6,9 milyar dolara gelmiş olacak. Bugünkü kurla Tüpraş’a yaklaşık 45-50 milyar TL yatırım yapmış olacağız. Halihazırda devam eden yatırımlarımıza devam edeceğiz. 

 Bu projeler hangi alanda? 

 Rafineriyle ilgili olacak. Ancak enerjide hiçbir zaman yan sektörleri ve yeni alternatif yakıtları es geçmiyoruz. Sürekli olarak bunlarla ilgili çalışıyoruz. Uzun vadeli değerlendirdiğimizde, gelecekte ortaya çıkabilecek her türlü farklı yakıt ihtiyacını karşılamanın Tüpraş’ın engin tecrübesiyle uyumlu faaliyetler olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle alternatif yakıtları, bu yakıtların üretimini sağlayacak teknolojileri ve bu süreçlerde oluşabilecek değer zincirlerini de sürekli olarak yakından izliyoruz. 

 Star rafinerisinden kaynaklanan rekabet nasıl etkiliyor? 

 Yeni rafineri özellikle motorine yönelik rekabet getirdi. Ancak biz yıllardır ithalatla rekabet eden bir şirket olarak Star’la da sağlıklı bir rekabet yaşadığımızı düşünüyorum. 

 Tüpraş ne zaman kârlılığını ve büyümesini artıracak? 

 Emtia sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak kârlılığımız ham petrol maliyetlerinden ürün fiyatlarına, operasyonel performanstan finansal gelişmelere kadar pek çok değişkenin dinamik bileşiminden etkilenebiliyor. Pandemi sürecinin getirdiği dinamikler de belirsizlik unsuru olarak öne çıkıyor. Bu faktörlerin etkisinin azalması ve piyasalardaki normalleşme sürecinin hızlanması kârlılığımızı olumlu yönde etkileyecek.


“2008’DEN DAHA BÜYÜK BİR KRİZ YAŞIYORUZ”

RAHMİ KOÇ NE DEDİ?
Bu dönemde bize düşen en önemli görev ülkemizi akaryakıtsız bırakmamak. Her zaman anlattığım bir anekdot var. 2008’de ağır bir kriz döneminden geçerken yönetim kurulunda ne kadar zarar ettiğimizi anlatıyorduk. Yönetim Kurulu Şeref Başkanımız Rahmi Bey dinledi ve toplantının sonunda “Ne yaparsanız yapın ülkemizi akaryakıtsız bırakmayın” dedi. Rahmi Bey’in bu sözü beni çok etkiledi. Bugün de aynı vizyonla çalışıyoruz. Koşullar ne olursa olsun ne kadar zarar ediyorsak edelim ülkemizi akaryakıtsız bırakmadık, bırakmayacağız.
ZARAR DAHA BÜYÜK 2020 krizi 2008’dekinden daha zor ve daha büyük bir kriz. 2008 bir nevi talep kriziydi, arzla ilgili bir sıkıntı yoktu. Akaryakıt sektöründe bu kadar büyük talep düşüşü yaşamadık. 2020 ise şu ana kadar insanlığın gördüğü en önemli kriz yılı. Çünkü içinde hem pandemi hem ekonomi var. Bu nedenle diğer krizlere göre etki daha büyük. 2008 krizinde öngörülebilirlik vardı ve ekonomik politikalarla aşılabilirdi. Şimdi ekonomik olarak ne yaptığımızdan bağımsız olarak hastalıkla da uğraşıyoruz.



TÜPRAŞ’IN YENİ ROTASI 


1 2019’da rafinaj faaliyetlerimize yaklaşık 890 milyon TL yatırım yaptık. Toplam yatırımımız yaklaşık 1,4 milyar TL’ye ulaştı. 2 Bu yıl 855 milyon TL yatırım hedefimiz var. Özelleştirmeden sonra 15 yılda yaptığımız toplam yatırım 6,9 milyar dolara gelmiş olacak.
3 Gelecekte ortaya çıkabilecek her türlü farklı yakıt ihtiyacını karşılamanın Tüpraş’ın engin tecrübesiyle uyumlu faaliyetler olacağını düşünüyoruz.
4 Alternatif yakıtları, bu yakıtların üretimini sağlayacak teknolojileri ve bu süreçlerde oluşabilecek değer zincirlerini yakından izliyoruz.
5 Her kriz içinde fırsatları barındırıyor ve bu yüzden yatırımlarda frene basmıyoruz.



“DÖNÜŞÜM İÇİNDEYİZ”

İLK DEĞİŞİM 
Pandemi döneminde çalışma şeklimizi değiştirip dönüştürdük. İlk yaptığımız COVID-19’la mücadele kapsamında yeni vardiya modeline geçmek oldu. Bu çerçevede 2 vardiyamız 12 saat süreyle 7 gün çalışma yaparken, diğer 2 vardiyanın bir hafta boyunca evlerinde dinlenmesi ve izole kalmasını sağladık.
GÜVENLİ ÜRETİM BÖLGESİ Bu noktada, sorumluluk bilinci ve büyük özveriyle çalışan tüm Tüpraşlılara, özellikle de vardiyalı çalışanlarımıza ve sendikamıza bir kez daha teşekkür ediyorum. İzmit rafinerimiz alınan önlemler kapsamında TSE- Covid19 Güvenli Üretim Belgesi’nin sahibi oldu. Diğer rafinerilerimizde de bu süreç devam ediyor.
UZAKTAN ÇALIŞMA Kişisel olarak pandemi süresince sürekli ofise gelmeyi ve sahada olan çalışma arkadaşlarımın yanında olmayı istedim. Ofis çalışanlarımızınsa çok büyük bir kısmı bu dönemde uzaktan çalıştı. Evden çalışan sayısı arttıkça her işimiz şekil değiştiriyor. Pandemi sonrası dönemde kalıcı yapmayı düşündüğümüz çalışma modellerimiz olacak. Bunun getirdiği organizasyon ihtiyaçları üzerinde çalışıyoruz.



“KRİZ DÖNEMLERİNDE DAYANIŞMA LAZIM”

DESTEKLER ARTTI 
Kriz dönemlerinde toplumsal dayanışmayı son derece önemsiyorum ve böylesi zorlu dönemlerde tüm kişi ve kuruluşların üzerine önemli görevler düşüyor. Bizler de bu anlayışla pandemi döneminde destek çalışmalarımızı artırarak sürdürdük.
ROBOTİK SINIFLARI Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle “Enerjimiz Geleceğe; Kodluyorum, Modelliyorum, Üretiyorum” projemizi hayata geçirdik ve rafinerilerimizin bulunduğu İzmit, İzmir, Kırıkkale, Batman’daki 30 okulda robotik kodlama, 3 boyutlu modelleme ve üretim beceri sınıfları kurduk.
DÖNÜŞÜM PROJESİ Pandemi döneminde okullarımızdaki robotik kodlama sınıflarımız 3 boyutlu yazıcıları kullanarak siperli maskeler üretti. Bizim için çok hızlı değişim ve dönüşüm hikayesi oldu. Çevreye ve topluma yapılabilecek en güzel katkılardan birisi olarak bu, bizi mutlu etti.
CİNSİYET EŞİTLİĞİ Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında toplumda farkındalığı artırmak hedefiyle “Eşitlik İçin Enerjimiz bitmez” sloganıyla Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) HeForShe hareketi ve Fenerbahçe Spor Kulübü ile başlatılan iş birliğimiz hız kesmeden devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de bu konular gündemimizi oluşturmaya devam edecek.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz