Steve Hanke: Güç dengesi değişmeyecek

Ünlü ekonomist Steve Hanke ile Sefalet Endeksi sonuçlarının ülkeler açısından tercümesini, son gelişmeler ışığında dünya ekonomisinin gidişatını ve Türkiye özelinde krizden çıkış önerilerini konuştuk.

4.05.2020 03:22:000
Paylaş Tweet Paylaş
Steve Hanke: Güç dengesi değişmeyecek

Aslı Sözbilir

asozbilir@capital.com.tr 

Dünya ekonomisi; ticaret savaşlarının, yavaşlama emareleri gösteren Çin ekonomisinin ve Brexit’in neden olduğu belirsizlikler nedeniyle zaten zor bir dönem geçiriyordu. Küresel bir krizin sinyalleri kapıdaydı. Korona virüs salgınının tüm dünyaya yayılmasıyla küresel ekonomi daha da zorlu bir döneme girdi. Ülkelerin tekil durumları da işin içine girince yeni dönemi “okuyabilmek” güçleşti. Gelişmelerin Türkiye ve dünya açısından ne anlama geldiğini yorumlayan “Hanke Sefalet Endeksi”nin mucidi, ünlü ekonomist Prof. STEVE HANKE, küresel resesyon riskinin 2007’den bile yüksek olduğunu, tüm olumsuzluklara rağmen 2020 ve sonrasında güç dengelerinin değişmeyeceğini vurguluyor.

Steve Hanke, ABD’nin en saygın üniversitelerinden Johns Hopkins’de uygulamalı ekonomi profesörü ve aynı üniversitedeki Uygulamalı Ekonomi, Küresel Sağlık ve İşyerleri Araştırmaları Enstitüsü’nün kurucusu ve yöneticisi… Ama daha çok 1997’deki hiperenflasyon krizinde Bulgar Levası’nı kurtaran kişi olarak tanınıyor. Kısaca o, dünyaca ünlü bir para birimleri reformcusu… Bu özelliğiyle de ABD’de Başkan Ronald Reagan döneminde Ekonomi Danışmanları Konseyi’nde yer aldı, Litvanya ve Karadağ’da bakan seviyesinde görevlerde bulundu ve Bulgaristan başta olmak üzere birçok yabancı hükümete danışmanlık yaptı. Steve Hanke, aynı zamanda kendi adını taşıyan ve ülkelerin ekonomik performansını ölçen Sefalet Endeksi’nin de mucidi. Geçtiğimiz şubat ayında açıkladığı 2019 Hanke Sefalet Endeksi’nde (Hanke Misery Index) Türkiye 5’inci sırada yer alıyordu. Gelişmekte olan ülkeler üzerine çalışmalarıyla da bilinen Hanke, 2019 ilkbaharında Türkiye’nin hiperenflasyonun eşiğinde olduğu açıklamalarıyla gündeme gelmişti. Hanke ile Sefalet Endeksi sonuçlarının ülkeler açısından tercümesini, son gelişmeler ışığında dünya ekonomisinin gidişatını ve Türkiye özelinde krizden çıkış önerilerini konuştuk: 

 “2019 Hanke Sefalet Endeksi”ne göre Venezuela, Arjantin, İran, Brezilya ve Türkiye ekonomik açıdan dünyanın en kötü durumdaki ülkeleri. Bu duruma neden olan faktörleri açıklayabilir misiniz? 

 Genel olarak yüksek faiz ve tüketici enflasyonu bu 5 ülkenin Sefalet Endeksi’ndeki konumlarının en büyük nedenleri. Venezuela için en büyük neden tüketici enflasyonu. Venezuela’nın yüksek enflasyonunun arkasında gizlenen gerçekler de 2018’den 2019’a işsizlik oranının yüzde 14,9’dan yüzde 24’e çıkmış ve GSMH’deki azalışın da yüzde 16’dan yüzde 32,2’ye yükselmiş olması. Arjantin içinse ana faktör kredi faizleri. Arjantin’de kredi faizleri 2018’de yüzde 45,4’ken 2019’da yüzde 67,3’e çıktı. Arjantin’de işsizlik ve enflasyon oranları da yüksek. İran’daki sorun ise tüketici enflasyonu. 2019’da İran’da enflasyon oranı yüksekti ve GSMH de yüzde 10,4 küçüldü. Yüksek kredi faizleri (yüzde 21) ve işsizlik de (yüzde 15,8) durumun kötüleşmesine yardımcı oldu. Brezilya’daki ana sorun kredi faizleri. Ülkedeki yüksek kredi faizleri (yüzde 37,4) 2019’da endeksteki yeri konusunda belirleyici oldu. Türkiye’deki ana sorun da kredi faizleri. Ülkedeki yüksek kredi faizleri (yüzde 20,5) Türkiye’nin endeksteki yerini belirledi. Tüketici enflasyonu ve işsizlik oranı yüksek. Ayrıca kişi başına düşen reel GSMH de 2019’da azaldı.

Macaristan ve Tayland en az sefil ülkeler arasında otoriter eğilimli iktidarlara sahip olmaları itibarıyla dikkat çekiyor. Bazı ekonomistler güçlü bir ekonominin güçlü bir demokrasi ve hukuk devletiyle mümkün olduğu görüşünde. Macaristan ve Tayland bu açıdan bize ne anlatıyor? 

 Macaristan’da kişi başına düşen gerçek GSMH artış hızı göreceli olarak yüksek (yüzde 5,1) ve 2019 itibarıyla ülkede makul işsizlik, enflasyon ve kredi faizi oranları vardı. Tayland’da kredi faizi oranları yüksekçe ama bu durum düşük işsizlik, enflasyon ve makul büyüme hızı (yüzde 2,1) sayesinde daha az etkili oluyor. Aşırı rejimler siyasi yelpazenin hangi tarafında olursa olsun yönetişim için iyi değil. Ancak makul sayılabilecek rejimler ekonomi için iyi olabilir. Macaristan ve Tayland otoriter tarafta olsa bile mesela Venezuela’nın rejimiyle alakaları yok. Hükümetlerin otoriter tandansları olsa da düşük işsizlik, kredi faizi, enflasyon oranları ve yüksek reel büyüme oranlarına ulaşabilirler. Ve tüm bunlar Sefalet Endeksi sıralamasında en önemli faktörler. 

Korona salgını da tabloya eklendiğinde 2020’de dünya ekonomisinde büyüme bekliyor musunuz?

 Korona virüsünden önce Hindistan hariç tüm büyük ekonomilerin büyümeleri konusunda ortalama beklentiden daha iyimserdim. Şu anda ise 2020’de pek bir büyüme olacağını düşünmüyorum. Ekonomik resim karamsar. Bir kısım büyüme; hane halklarının ve özel sektörün bilançolarının iyi ve parasal genişlemenin güçlü olduğu ABD’den gelecek. Son birkaç 10 yılda dünya büyümesine en büyük katkıyı vermiş olan Çin’in katkısı küçük kalacak. AB ise yapısal olarak zayıf ve dünyanın büyümesini kötü etkileyecek. 

Dünya ekonomisi için 2020’de en büyük risk ve zorluklar sizce neler?

 Küresel resesyon riski ve belirsizlikler 2007’dekinden çok daha yüksek. Beni endişelendiren ABD bankaları değil, mesela çok borçlu durumda olan büyük hedge fonları. Bu fonların taşıdığı pozisyonlar zarar ediyor ve şu anda da bu zararı karşılamakta zorlanıyorlar. 1998’deki “ruble krizi” sırasında Long Term Capital Management’ın başına gelenlere çok benziyor. 1998 Rusya Ekonomik Krizi olarak da bilinen olay şöyle gelişmişti: 18 Ağustos 1998’de Rusya’nın daha önce sattığı devlet tahvillerinden olan yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini açıklaması, Rusya ile oldukça ilgisiz gibi görünen çok sayıda ülkeyi de sıkıntıya soktu. Açıklamadan iki ay önce Rusya’nın kredi notunun yükseleceği düşünülüyordu. Ama krizin patlak vermesinden beş gün önce art arda iki not indirimi oldu. Bu gelişmeler Rusya’da krizi tetikledi. Temmuz 1998 ile Ocak 1999 arasındaki beş aylık dönemde ruble yüzde 262 oranında değer yitirdi. Rusya’nın ve diğer yüksek kredi riskli ülkelerin mali varlıklarından bol miktarda tutan ve ABD’de mukim Long Term Capital Management adlı hedge fund 2 Eylül 1998’de battı. Bu gelişme, Rusya ile fazla ticari ilişkisi olmasa da bazı yükselen piyasa ekonomilerinin de krizden etkilenmesine yol açtı. 

 Peki, korona virüsünün Çin ve dünya ekonomilerine etkisi ne olacak? 

 Çin’in büyümesinin hızlı bir şekilde azalacağını düşünen tüm ekonomistlerin hatalı olduğunu düşünüyordum. Çin şu durumda bile kendini toparlayıp geri gelecek. Küresel güç dengeleri pek değişmeyecek. Büyük ekonomiler merkezde kalacak ve Türkiye gibi daha zayıf ekonomiler marjinalize olacak. 

 Bize dünya ekonomisi üzerindeki “Trump Etkisi”nden bahsedebilir misiniz? 

 Başkan Trump’ın ekonomi karnesi biraz karışık. Vergiler konusunda başarılı, vergileri azalttı. Devlette israfı ve bürokrasiyi azaltma konusunda çok başarılı. Dış ticarete gelince Trump korumacı ve merkantilist, tam bir felaket. Devletin ekonomideki rolünü kontrol etmekle de ilgilenmiyor, yine tam bir felaket. 

 Brexit sonrası Avrupa ve dünya ekonomileri yeni durumdan nasıl etkilenecek? 

 Uzun vadede durum İngiltere için iyi olacak, çünkü AB’yi terk ettiler. Ne kadar iyi olacağını bilemiyorum çünkü AB, İngiltere’yi egemenlik haklarını kullandığı için cezalandırmaya kararlı acımasız bir siyasi yapı. 

Gelişmekte olan ülkelerin, özellikle Türkiye’nin kaderi 2020’de nasıl olacak?

 Çoğu gelişmekte olan ülke kötü ekonomi politikaları, büyük yolsuzluk ve değersiz para birimlerinden muzdarip. Örneklerden biri de Türkiye. Türkiye merkez bankasını kapatıp yerine bir para kurulu kurmalı. Benim 1997’de Başkan Petar Stoyanov’un danışmanıyken Bulgaristan’da kurulmasına yardım ettiğim kurul gibi... Cumhurbaşkanı Erdoğan kolayca lirayı altınla eş değere getirebilir. Tüm yapması gereken, benim 2019’da yayınlanan son kitabım “Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Para Kurulları”nda tasvir ettiğim altına bağlı para kurulunu kurmak. Lira’nın ne kadar değersiz olduğunu 1970’ler, 1980’ler, 1990’lar ve 2000’lerdeki ortalama yıllık enflasyon oranlarına bakarak anlayabilirsiniz: Sırasıyla yüzde 22,4, yüzde 49,6, yüzde 76,7 ve yüzde 22,3. Bu rakamlar liranın bazı değer kayıplarını gizliyor. 1994’te, 2000-2001’de ve en son 2018-2019’da lira paramparça oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan lirayı bu aşağı düşüşten kurtarabilir ve enflasyonu dizginleyebilir. Yapması gereken bir para kurulu kurmak. 

 Önerdiğiniz para kurulu nasıl çalışacak? 

 Para kurulları yabancı bir para birimine sabit bir değerle bağlı olan banknot ve madeni paralar basar. Tüm borçları kadar yabancı para rezervi tutar ve tuttuğu rezervlerin getirdiği faiz geliriyle borçlarının yarattığı masraf arasındaki farktan para kazanır. Doğası itibarıyla para kurullarının herhangi bir para piyasası gücü yoktur ve kendi başına para basamaz. Bir kur politikası vardır ama para piyasası politikası güdemez. Kur da sabittir. Pasif ve otomatik olarak hareket eder. Tüm fonksiyonu kuru sabitlediği yabancı para kadar yerel para basmaktır. Sonuç olarak tedavüldeki para miktarı tamamen piyasa şartlarıyla belirlenir, kısaca yabancı para birimi talebiyle. Yerel para birimi, değerinin sabitlendiği para biriminin bir ikizi olduğu için de ülkenin entegre para politikası çıpalarından biridir. Para kurulları 70’ten fazla ülkede uygulandı. İlki bir İngiliz kolonisi olan Mauritus’da 1849’da kuruldu. Şu ana kadar başarısız olan bir para kurulu olmadı. Buna Rus iç savaşı sırasında 1918’de kuzey Rusya’da kurulmuş olan Ulusal Emisyon Kasası da dahil. Bu kasa İngiliz Sterlini’ne sabit bir kurla bağlı “İngiliz rubleleri” basıyordu. Bu İngiliz rublelerinin fikir babası da o zamanlar İngiltere Hazinesi’nde bir memur olan John Maynard Keynes’ten başkası değildi. İç savaşa rağmen İngiliz rublesi sterlinle olan sabit kur rejiminden hiç vazgeçmedi. Diğer Rus rublelerinin aksine İngiliz rublesi güvenilirdi. Doğal olarak diğer rubleleri dolaşımdan kovdu. 

 Para kurulunun kurulması halinde Türk Lirası’nın “ikizi” neden altın olmalı?

Altın Türkiye gibi ülkeler için özellikle uygun çünkü herhangi bir yabancı güç tarafından basılmıyor ve saygıdeğer bir varlık. Böylece lira da altın gibi değerini koruyan uluslararası bir para birimi haline gelir. Altın kadar değerli olur. l Yatırım açısından sizi önümüzdeki 10 yılda en çok heyecanlandıran piyasalar hangileri? n Korona virüsün yarattığı toz bulutu dağıldığı zaman ABD en çekici yer olacak. Birçok kaliteli şirketin hissesi gerçek değerlerini yansıtmayan düşük fiyatlara alınabilecek. ABD hayatta bir kez gelebilecek şanslar sunacak.


TRUMP YANILIYOR

“İŞE YARAMIYOR”
ABD Başkanı Trump defalarca gururla ticaret savaşı stratejisi ve taktiklerinin nedeninin ticaret açığını azaltmak olduğunu söyledi. Ama gerçekler Başkan’ın stratejilerinin işe yaramadığını gösteriyor. Söyledikleri devamlı yalanlanıyor. Yakın zamanda ABD Ticaret Bakanlığı hem mal hem de servisler için ticaret açığının geçen yıla göre yüzde 5,4 arttığını açıkladı. Bu gerçekler Trump’ın planlarının yanlış olduğunu gösteriyor.
“YABANCILARIN SUÇU DEĞİL” Diğer çoğu iş dünyası lideri gibi Başkan Trump’ın da uluslararası ticaret ve özellikle de ABD dış ticaret dengesi konusunda güçlü fikirleri var. Dış ticaret açığının; kurları manipüle eden, gümrük engelleri inşa eden, fikri mülkiyet hırsızlığı yapan ve haksız ticaret taktikleri uygulayan “kötü niyetli” yabancıların suçu olduğuna inanıyor. Ama bu yanlış bir düşünce tarzı.
SORUN TASARRUF AÇIĞI ABD’nin verdiği dış ticaret açığı ABD kaynaklı ve kamunun tasarruf açığından kaynaklanıyor. Yabancılar resme sonradan dahil oluyor. Dış ticaret açığı olan ülkeler bu açığı dış ticaret fazlası olan ülkelerden borç alarak finanse etmek zorunda. Kısaca Başkan Trump haksız ticari rekabet yarattığını düşündüğü ülkeleri canının istediği kadar korkutabilir veya onlara ticari yaptırımlar uygulayabilir ama bu, cari açık dengesini etkilemeyecek.



TÜRK EKONOMİSİ NASIL CANLANIR?

FED FAİZLERİ 
FED, faizleri uzun bir süre olabilecek en düşük seviyede tutacak. Türkiye’ye gelince, bunun pek bir etkisi olmayacak çünkü kimse para birimleri arasındaki faiz farklarıyla ilgilenmiyor ve Türkiye bunun sayesinde ayakta kalabiliyor. Türkiye ekonomisi konusunda çok karamsarım. En büyük risk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikaları, özellikle de lirayla alakalı olanlar.
ÇARE PARA KURULU Cumhurbaşkanı Erdoğan lirayı kurtarmak istiyorsa altına bağlı bir para kurulu sistemi kurmalı. Bunu yaparsa Türkiye ekonomisi coşar. Eğer Türkiye bir an önce lirayı iyileştirir, Merkez Bankası’nı kapatıp yerine bir para kurulu kurar ve liranın değerini de altına sabitlerse Türkiye hakkında çok iyimser olurum. Liranın değeri sabitlenmediği sürece kötümser olacağım.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz