"Hayalimdeki Büyük Patron"

Jack Welch’den etkilenmeyen iş adamı var mıdır? Dünyadaki pek çok iş insanı Welch’in uygulamalarını bugün bile kendine örnek alıyor. Türkiye’de ise Sakıp Sabancı, Vehbi Koç gibi efsanevi patronlar,...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Hayalimdeki Büyük Patron

Jack Welch’den etkilenmeyen iş adamı var mıdır? Dünyadaki pek çok iş insanı Welch’in uygulamalarını bugün bile kendine örnek alıyor. Türkiye’de ise Sakıp Sabancı, Vehbi Koç gibi efsanevi patronlar, sadece kendi dönemindekilere değil, bugünün genç iş adamlarına da örnek oluyor. Bu efsanevi isimlerin iş yapış şekilleri, yaklaşımları, insan ilişkileri, yaşam tarzları iş dünyasını hala etkiliyor.

Bugünün iş dünyasında da başarılarıyla meslektaşlarına örnek olanlar var. Hüsnü Özyeğin, Oğuz Gürsel, Tuncay Özilhan, Bülent Eczacıbaşı, İshak Alaton da bu isimler arasında yer alıyor. 

Hazır giyim sektörünün önemli oyuncularından Kiğılı’nın patronu Abdullah Kiğılı, her fırsatta Hüsnü Özyeğin’e olan hayranlığını dile getiriyor. Kiğılı, Özyeğin’i kendisine örnek alıyor. “Benim gibi birçok patron işe domestik bakıyor, ama onun beyni uluslararası çalışıyor. Maalesef o beyne ve bakış açısına sahip çok az patron var. Onu dinlemekten büyük haz duyuyorum. Geçenlerde Avrupa’da faaliyet gösteren yabancı bir dil okuluyla ilgili araştırma yaptığını anlattı. Rusya’da bu konuda büyük bir eksiklik olduğunu fark etmiş. Bu dil okulunu şimdi Moskova’da açıyor. Müthiş bir strateji” diyerek Özyeğin’den nasıl etkilendiğini anlatıyor.

Ülker’in patronu Murat Ülker’in idol olarak gördüğü patron ise dünyanın en büyük çikolata şirketleri arasında yer alan Mars’ın sahibi Forrest Mars. Bir röportajında, “Forrest Mars’a benzetilmek isterim” diyen Ülker, hayatının pek çok noktasında da Forrest Mars gibi hareket ediyor. Mars, babasının kurduğu şirketi kurumsallaştırıp dünya devi haline dönüştürmüştü. Ülker’in de kendi şirketi için hayal ettiği nokta Mars’la aynı. Mars ve Ülker aileleri sadece çikolata işi nedeniyle de benzemiyor. Bir diğer benzer noktaları da fazla göz önünde bulunmayı sevmemeleri ve medyadan uzak durmaları.

Peki ya diğerleri? İş dünyasının patronları kimlere hayranlık duyuyor, kimleri örnek alıyor? İşte yanıtlar:

Nihat Özdemir’in İdolü Kim?
Limak Holding’in patronu Nihat Özdemir, Türkiye’nin en güçlü iş insanlarından biri. 32 yıldır inşaat sektöründe. 2007 yılında Limak İnşaat’ın tamamladığı projelerin toplam tutarı 4 milyar doları aştı. Grup, inşaatın yanı sıra enerji, turizm, çimento, havacılık ve gıda sektörlerinde de söz sahibi. Limak Holding’in ve Nihat Özdemir’in bu noktaya ulaşmasında bir iş adamı çok özel bir yere sahip. “O olmasaydı bugün bu noktada olamazdık” diyen Özdemir, iş yaşamı boyunca Kiska Grubu’nun Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Gürsel’i örnek aldığını söylüyor. Özdemir, Gürsel’e olan hayranlığını şöyle tarif ediyor: “Sektöre yıllarını vermiş çok tecrübeli bir işadamı olarak iş disiplini yüksek, daima sözünün arkasında duran, çalışkan ve hırslı biriydi. Tüm bunlar sayesinde birçok büyük projeye imza attı ve ısrarla alçak gönüllülüğünden taviz vermedi. Ondan etkilenmemek mümkün değildi.”

Özdemir Gürsel’i, Sivas, Gaziantep, Muğla, Diyarbakır ve Erzincan’da DSİ’nin baraj inşaatlarını yaparken tanımış. O dönemde Gürsel, Özdemir ve arkadaşlarını ufku, vizyonu, çalışma hırsı ve çalışkanlığıyla çok etkilemiş. Limak’ın ilk yıllarından itibaren kendine Gürsel’i örnek aldığını söyleyen Özdemir, “Aklımın bir kenarında hep onun iş hayatındaki çizgisi ve duruşu vardı. Sayın Oğuz Gürsel gibi örnekler önümüzde olmasaydı Limak’ı, inşaat alanında bu kadar büyütemezdik. Ayrıca şirketi turizm, enerji, çimento, havacılık, gıda gibi sektörlere taşıyacak ufkumuz olmayabilirdi” diyor. Kendinden sonra gelecek kuşaklara da Gürsel gibi örnek olabilmeyi umut ediyor.

Manas’a İlham Verenler
Sıra dışı girişimci Alphan Manas’a ilham veren patron, David Neeleman. Neeleman ve Manas’ın ortak özelliği, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (ADHD) sahip olmaları. Her ikisi de bunu 30’lu yaşlarında öğrendi. Neeleman, 1994’te Morris Air’i kurduktan 5 ay sonra Southwest Havayolları’na sattı. Ardından JetBlue Havayolları’nı kurdu. İş yaratmada başarılı, ama yönetmede başarılı olmadığını anladı ve iş yaşamını bu şekilde sürdürdü. Manas, ADHD olduğunu öğrenmeden önce kendi kendine umutsuzluğa düşüp maymun iştahlı olduğunu düşünüyordu. Neeleman’ı tanıyınca kendine güveni geldi, iş yaşamı değişti.

Manas’ın iş yaşamında hayran olduğu bir diğer isim ise Çukurova Holding’in patronu Mehmet Emin Karamehmet. Her şey Manas ve eski ortağının ceplerinde 5 kuruş yokken KVK gibi dağıtımcılığa soyunma istekleriyle başladı. 1996’da Ericsson Türkiye Genel Müdürü Ersin Pamuksüzer’le tanıştılar. Pamuksüzer onlara, bunun olamayacağını ama Çukurova Holding ile kurulması planlanan Mobicom’a ortak olabileceklerini söyledi. KVK ve Genpa’nın da yüzde 10’ar hisse ile ortak olduğu bu şirkete, Karamehmet’in, “Siz de yüzde 10 ortak olun” demesiyle Manas ve ortağının geleceği şekillenmiş oldu. Manas, Karamehmet’in kendini en çok etkileyen özelliklerini şöyle anlatıyor:

“Her fırsatı mutlaka değerlendiriyor olması ve konuştuğum her yeni girişim fikriyle ilgili kendi birikiminin olması inanılmazdı. Küçük ortağını asla incitme eğilimi yoktu. Onunla 4 şirkette ortaklık yaptık. İlk 3 şirkette başarılı olamamamıza rağmen İddaa’da da bana güvendi. 4 milyon dolar borç verdi. O sayede İddaa ortağı olduk. İki yıl sonra hisselerimizi 80 milyon dolara satıp borcumuzu ödedik. Türkiye’de bu sabrı gösterecek ve olanak tanıyacak en fazla 2-3 patron daha çıkar.”

Vural Öger, Onu Çok Etkiledi
Türkiye’nin en büyük tur operatörlerinden Jolly Tur’un kurucusu ve onursal başkanı Sinan Vardar’ın hayalindeki patron Vural Öger. Öger’le dostluğunun Marmaris’te çok ünlü bir sanatçı dostunun tanıştırmasıyla başladığını söyleyen Vardar, iş ortaklıklarınınsa 20 yıl sürdüğünü dile getiriyor. “İş yaşamımda Öger’i kendime model aldım” diyen Vardar, Öger’in öncelikle 6 yabancı dil konuşmasından etkilenmiş. 35 yıldır yurtdışında bulunup yaptıkları iş ortaklığıyla milyonlarca turisti Türkiye’ye getirme becerisine ise hayran kalmış. Öger’in iş yaşamındaki başarısının yanı sıra Avrupa Birliği’ne parlamenter seçilmesi de Vardar’ı oldukça gururlandırmış. “Başarısını sadece işte değil, sosyal ve siyasal alanlarda da sürdürüyor. Türkiye’nin tanıtımına inanılmaz katkıları var” diye konuşan Vardar’la Öger’in iş ortaklığı 4 yıl önce sona erdi. Ancak Vardar tüm yaşamı boyunca Öger’le dostluğunu sürdüreceğini ve ondan feyiz almaya devam edeceğini belirtiyor. Öger’in kendisine katkılarını şu sözleriyle ifade ediyor:

“Vural Öger ile iyi ortaklardık. Ben ona Türkiye’deki, o bana Avrupa’daki gelişmeleri aktardı. O Avrupa’daki büyümeyi sağlıyor, pazarlamada imkansızları başarıyordu. Bense Türkiye’deki ürünleri en uygun şekilde tedarik ediyordum. Ortaklığımız biterken Vardar Ailesi olarak bünyemize kattığımız Jolly Tur’un bugünlere gelmesinde de Vural Öger’in katkıları takdire şayandır.”

Babalarını Rehber Aldılar
Bazı patronlar ise babalarına hayran. Örneğin Goldaş Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yalınkaya, babası Arif Zeki Yalınkaya için “Her açıdan örnek aldığım kişi” diyor. Babasının hayatındaki bu derece keskin etkisini de şöyle açıklıyor:

“İş disiplininin yanında ticari itibarı, para kazanmanın üstünde tutması beni her zaman etkiledi. Ben ve kardeşim iş hayatımızda babamın bu özelliğini her zaman örnek aldık ve uyguladık.”

Abdi İbrahim Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut’un hayalindeki patron da babası İbrahim Hayri Barut. Barut, babasını henüz 9 yaşındayken kaybetmiş. Ona, onunla birlikte çalışmış, omuz omuza mücadele etmiş büyüklerinden dinleyerek hayran kalan Barut, bu hayranlığın hayatının tümünü etkilediğini belirtiyor. Eczacılık mesleğini seçmesinde ve iş hayatında yakaladığı başarıda da babasının büyük katkısı olduğunu vurguluyor. Barut, “Girişimci, başarı odaklı, büyük düşünebilen ve büyük idealleri olan babam, çocukluğumun hem güçlü baba figürünü hem başarılı bir iş adamı olarak örnek aldığım kişiliği oluşturdu. İşine bağlılığı, titizliği ve işiyle ailesini bir arada huzurla yaşatabilecek kadar dengeli kişiliğiyle benim iş hayatımdaki doğrularımı erken belirlememe büyük yardımı oldu” diyor.

Mustafa Boydak / Boydak Holding Yönetim Kurulu Üyesi

“Eczacıbaşı Ve Özilhan’ı Örnek Aldım”

Tevazuyu Öğrendi
Örnek aldığım 2 işadamı var. Biri Bülent Eczacıbaşı, diğeri Tuncay Özilhan. Bülent Eczacıbaşı’nın mütevazı işadamı kimliğini kendime örnek alıyorum. Oldukça varlıklı bir ailenin mensubu olmasına rağmen iş hayatında sürdürdüğü disiplini, iş arkadaşlarıyla ilişkileri ve liderliği beni oldukça etkiledi. Ailesiyle ve çocuklarıyla olan iletişimi de her dönemde ilgimi çekti.

Ne Zaman Keşfetti?
TÜSİAD üyesi olmam münasebetiyle onu yakından analiz etme fırsatım oldu. İş hayatımın tırmanma yıllarında onu keşfettim. Zaman zaman yakın sohbet etme imkanımız da oldu. Mütevazı davranmayı Bülent Eczacıbaşı’yı tanıyınca hayatımın bir parçası yapmaya karar verdim.

2 Ailenin Lideri
Tuncay Özilhan’ın da özellikle iş yaşamındaki sakinliği, beraber çalıştığı kişilere her zaman öğretici, esprili bir anlayışla yaklaşması dikkatimi çekti. Ayrıca ana hissedar olarak 2 ayrı özellikte ailenin ortak olduğu yapının icra grubunun liderliğini yapmak özveri isteyen bir iş. Bu mesele hiç de kolay değil. Bunu başarmasını her zaman takdir ettim.

Örnek Şirket
Özilhan’ı tanıdıktan sonra aile şirketimizde ilişkileri iyi yönetmemiz gerektiğini anladım. Bu konuda öncülük yapmanın işleri gerçekten büyüteceğini onlarda gördüm. Bunu kendi grubumuza da taşıma konusunda elimden gelen gayreti gösterdim. Böylece kardeşlerim ve kuzenlerimle bir bütün olarak çalışmayı becerdik.

Cemalettin Sarar / Sarar Yönetim Kurulu Başkanı

“Sakıp Bey Bizim Yol Göstericimizdi”

Öğütleriyle Büyüdük
Hayatım boyunca rahmetli Sakıp Sabancı’yı kendime örnek aldım, onun tavsiyelerini dinledim. Sabancı Ailesi’yle 1950’li yıllarda Adana’daki Bossa fabrikasıyla başlayan dostluğumuz hala sürüyor. Sakıp Bey büyümemizi her zaman takip etti. 3 kardeş olduğumuz için bizlere birlik beraberlik öğütleri verdi. Sözleri hala kulaklarımda çınlıyor. Onun verdiği öğütlerle büyüdük.

Bizi Hırslandırdı
1983 yılında Eskişehir OSB’de fabrika temelimizi attık. İnşaatı gördü ve “Kardeşim siz ne yapmışsınız? Sarar adıyla Bossa büyüklüğünde fabrika yapmışsınız, sizinle gurur duyuyorum. İnşallah, daha da büyütürsünüz. Aman birbirinize iyi sarılın” dedi. “Bundan sonraki hedefiniz dünyayı sarmak olsun”’ sözleri bizleri hırslandırdı. Her zaman bizim giysilerimizi giydi. Hatta basının önüne çıkıp, ceketini açıp “Ben, Sarar giyiyorum” diye defalarca bizleri övdü.

Ona Borçluyuz
Amerika’da ve dünyanın pek çok yerinde mağaza açmamı da ona borçluyum. Sabancı ile Amerika’da bir mağazada karşılaştık. 600 dolarlık bir mont beğenmişti, ama bedenine uymamıştı. “İyi ki üzerinize olmadı. Ben size daha iyisini 60 dolara yaparım” dedim. Türkiye’ye dönünce bedenine uygun bir mont diktik, gönderdik, para almadık tabii. Montu giyerek Eskişehir’e geldi. Fabrikalarımızı gezdi ve “Amerika’da mağaza aç” dedi. “Siz de gelecek misiniz” diye sordum. “Evet” dedi. Çalışmalarımızı hızlandırdık ve Amerika’da 2002’den sonra mağazalarımızı açtık.

Dürüstlüğü Öğretti
Bize moral verdi. Teşvik etti ve Amerika’daki mağazamızdan alışveriş yaptı. O içimizden biriydi. Dost, arkadaş, ağabey, sokaktaki insan gibi… “Türkiye’nin en zenginiyim, her şey benden sorulur” havasına hiç girmedi. Bize dürüstlüğü öğretti. ‘”Yaptığınız yatırımların fizibilitesini yapmadan yatırım yapmayınız” diye öğüt verdi. Her zaman cesur, girişimci ve ufku inançla bakan iş insanları olmamızı istedi.

Süleyman Orakçıoğlu / Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı

“Armanı Ve Alaton’dan Etkilendim”

Armanı’yi Örnek Aldım
Hayatım boyunca şu an 75 yaşında olan Giorgio Armani’den çok etkilendim. Ona “Seven Eleven Armani” diyorlar. Bu yaşına rağmen sabah 7’den akşam 11’e kadar işinin her türlü ayrıntısıyla ilgileniyor. Bu yüzden onu örnek alıyorum. Büyüyünce tabii ki kurumsallaşmak, profesyonellerle çalışmak gerekiyor. Ama önemli olan işin ruhuna katkıyı, en üst düzeyde her türlü ayrıntıya hakim olarak yapmak.

Alaton Çok Değerli
İshak Alaton, çok değerli bir iş adamı. Örnek aldığım bir patron. Bursa’da bir panelde beraberdik. O panelde hem onu tanıma hem kendimi tanıtma fırsatı buldum. Kendisine hedeflerimden bahsettim, o Türkiye’den bir dünya markası çıkmasının zorluğundan bahsetti. O daha çok stratejik işbirlikleriyle büyüme gerçekleştirmenin daha kolay olduğunu söylüyordu. İş hayatında deneyimlerini ve birikimlerini paylaşan bir iş adamı.

Başarılarının Sırrı
Armani’nin de Alaton’un da ortak özellikleri mütevazı olmaları. Bulundukları konum bu insanları değiştirmiyor, her şeye rağmen kimseye tepeden bakmıyorlar. Aynı zamanda çok paylaşımcı bir yönleri var. İlerlemiş yaşlarına rağmen enerjilerini kaybetmiyor ve her zaman genç kalıyorlar. Bu enerjileriyle birlikte birikimlerini kullandıkları zaman “başarılarının sırrı bu” diye düşünüyorum. Ben de onları örnek alıp üniversitelerde ders vererek deneyimlerimi gençlerle paylaşıyorum.

Özlem Aydın Ayvacı
oaydin@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz