"İzleme Listesi"

Aslında isimler daha çok olabilirdi. Ancak, iş dünyası ve özellikle de sektörlerince yakından izlenen, yapacakları merakla beklenenleri seçtik. Canan Edipoğlu, Nedim Esgin, Fazıl Bener, Tufan Darba...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
İzleme Listesi
Aslında isimler daha çok olabilirdi. Ancak, iş dünyası ve özellikle de sektörlerince yakından izlenen, yapacakları merakla beklenenleri seçtik. Canan Edipoğlu, Nedim Esgin, Fazıl Bener, Tufan Darbaz, Muhtar Kent, Ahmet Nazif Zorlu, Ömer Koç ve diğerleri… 2003 yılında hepsi çok yakın takibe alınacaklar. Satın alma, birleşme, ihracat bağlantısı, yeni strateji ve yeniden yapılanma… Ne yapacakları, şirkete ve sektöre ne getirecekleri büyük bir ilgiyle izlenecek.  
 
Bankacılıktan, gıdaya; teknolojiden, tekstile her sektör için kritik bir yıla girdik. Irak belirsizliği ve ekonominin gidişi nedeniyle bütün şirketlerin işi zor. Neredeyse her yönetici alarmda olacak. Sıkıntılardan korunmak, işlerini büyütmek ve yeni fırsatlar yaratmak için çaba gösterecekler. Ancak, bazı şirketler ve onların yöneticileri ile patronları açısından durum daha farklı. Bu tip yönetici ve patronlar, iş dünyası tarafından, özellikle de sektörlerince daha yakından izlenecek. Deyim yerindeyse, “gözler” onların üzerinde olacak… Bazıları yeni genel müdür oldu, bir bölümü yeniden yapılanma sürecinden geçiyor, kimileri de satın alma operasyonlarına devam ediyor. Yeni genel müdürün şirkette yapacağı değişim ve sektöre yansımaları, büyük ilgi ile izlenecek. Tıpkı Shell Türkiye’nin yeni genel müdürü Canan Edipoğlu’nda olduğu gibi… Ya da Arçelik’in genel müdürü Nedim Esgin’in yeni ajandası… Satın almaların devam edip etmeyeceği ve bunun sonuçları, 2003 yılında büyük ölçüde yanıtını bulacak.  
 
Sadece bunlar mı? Doğuş Holding’den Unilever’e, Koç Holding’den HSBC’ye, çok sayıda şirket için aynı soruların yanıtı aranıyor. Bu yanıtları almanın yolu da yönetici ve patronlarını, daha doğrusu onların stratejilerini yakından izlemekten geçiyor. Capital, 2003 yılında bu açıdan “izlemeye” alınacak isimleri bir araya getirdi…  
 
Akaryakıttaki ilk kadın  
 
Kısa süre önce Shell Türkiye Genel Müdürlüğü’ne atanan Canan Ediboğlu, akaryakıt sektöründe genel müdürlük görevini üstlenen ilk kadın yönetici oldu.  
 
Çalışma yaşamına 1978 yılında İngiltere'de Southampton Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak başlayan Ediboğlu, 1980 yılında Türkiye’ye döndü ve Shell Türkiye’de göreve başladı.  
Bu tarihten itibaren şirkette çeşitli pozisyonlarda görev yaptı. 1998 yılında Shell Türkiye’ye finansman direktörü olarak atandı. Bu süreçte Avrupa'da "ilk" olarak gerçekleştirdiği proje ve uygulamalarla Shell Türkiye Finans'ın Avrupa'ya örnek olmasını sağladı. Bu başarıları nedeniyle Shell Avrupa'nın finans “Leadership” grubunda da yer alarak global seviyede önemli kararların altına imza attı.  
 
2003 Ocak ayında ise Shell Türkiye’nin eski genel müdürü Genel Müdürü Melih Türker, Ticari Yağlar Avrupa Genel Müdürlüğü görevine atanınca, ondan boşalan genel müdürlük görevine getirildi.    
 
İki nedenle yakından izlenecek. Birincisi, olası Irak savaşı nedeniyle, akaryakıt sektöründeki bir şirketi yönetecek. Bu, Edipoğlu’nun görevinin önemini de artırıyor. İkinci faktör ise bir kadın olarak “erkek” sektöründe genel müdürlük yapıyor olması. Bu iki nedenden dolayı Canan Edipoğlu’nun performansı hem Türkiye hem de Shell merkez tarafından yakından izlenecek.      
 
Efes’i dünyaya taşıyan adam  
 
Muhtar Kent, Kasım 1997’den bu yana Anadolu Grubu’nun çeşitli şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyordu. Çalışma yaşamına 1978’de Atlanta’da Coca Cola International’da pazarlama uzmanı olarak başlayan Kent, ABD, İtalya ve Hollanda’da çeşitli görevler üstlendi. 1985 yılında Coca Cola Internaitonal’ın Türkiye bölgesine genel müdür olarak atandı. 1989’da şirketin Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Genel Müdürlüğü’ne getirildi.  
1991 yılında Coca Cola Interntional’ın Orta ve Doğu Avrupa Bölümü Başkanı ve Coca Cola Internaional’ın birinci başkan yardımcısı olarak Viyana’ya atandı.  
 
1995-1997 yılları arasında Coca Cola’nın şişeleme grubu olan Coca Cola Amatil Holding Avrupa Başkanlığı döneminde 1 milyar dolarlık Orta ve Doğu Avrupa yatırımlarını gerçekleştirerek, 23 ülkede, 26 yeni fabrikanın kurulmasını sağladı. Ve nihayet 1999 yılında Anadolu Grubu’nda İlker Keremoğlu’ndan boşalan Efes İçecek Grubu Başkanlığı’na getirildi.  
 
Muhtar Kent göreve atandıktan sonra grubun özellikle uluslararası vizyonunun fiilen gerçekleşmesinde önemli rol oynadı. Geçmiş tecrübeleri Anadolu İçecek Grubu’nun gelişimine büyük katkı sağladı. Grup son dönemde uluslararası platforma taşınma konusunda ciddi girişimler yapıyor. Rusya’da Kazakistan’da, Ukrayna’da fabrikalar kurdu, yerel bira üreticilerini satın aldı ve bu pazarlarda lider oldu.  
 
Önümüzdeki dönem Efes’in girmeyi düşündüğü başka ülke pazarları da var. Yakın zamanda lisans veren bir Türk bira şirketi olmayı hedefliyor. Bu süreçte yine Muhtar Kent’e büyük rol düşüyor. Bir yönetim danışmanı, “Uluslar arası alanda ciddi tecrübeleri var. Anadolu İçecek Grubu’nu daha ileri bir düzeye taşıyacağını düşünüyorum” diye konuşuyor. Sektörden bir yetkili ise “Grubu yakından izliyoruz. Sadece Türkiye’de değil, yakın coğrafyada yapacaklarını büyük bir merakla bekliyoruz” diyor.  
 
En nitelikli profesyonel  
 
İnsan kaynakları danışmanı Murat Yeşildere’ye göre, Arçelik 2002 yılında çok önemli satın almalar gerçekleştirdi, ihracat bağlantıları yaptı. Bunların meyveleri ise 2003 yılından itibaren toplanacak. Yeşildere, “Nedim Esgin de 2001 yılında Türkiye’nin en zor krizinin ortasında aldığı görevinin ‘baharını’ 2003 yılında yaşayacak. Onun gerçek performansını sergileyeceği yıl olacak” diyor.  
 
Gima Genel Müdürü Dengiz Pınar ise Arçelik Genel Müdürü Nedim Esgin’in, şirketinde büyük bir değişim projesi başlattığına dikkat çekiyor. Ona göre, Arçelik, teknoloji odaklı ve yenilikçi bir şirket olarak öne çıkmaya başladı. Pınar, “2003 yılı, Arçelik’in beyaz eşya sektöründeki iş ve iletişim hedeflerine ulaşması açısından kritik bir yıl olacak. İzlemeye devam edeceğiz” değerlendirmesini yapıyor.  
 
Bir başka insan kaynakları danışmanı ise Nedim Esgin’i, “Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi profesyonellerinden biri” olarak değerlendiriyorlar. Aynı danışman, “Tecrübesi ve birikimelri ile Nedim Esgin bugün dünyanın neresinde olursa olsun büyük bir şirketin başına geçebilecek nitelikte yöneticidir” diye konuşuyor. Aynı danışmana göre, Arçelik, Nedim Esgin’le birlikte önümüzdeki dönemde yeni arayış ve bağlantılar peşinde olmaya devam edecek.  
 
Öyle ki, insan kaynakları ve yönetim danışmanı Haluk Alacaklıoğlu’na göre önümüzdeki dönem Nedim Esgin’e Arçelik yetmeyebilir, hatta Türkiye’de yeterli olmayıp yurtdışına gidebilir.  
 
Fazıl Bener Advantage’da neler yapacak?  
 
Boyner Holding bünyesinde geliştirilen ve son dönemin en dikkati çeken girişimlerinden biri haline gelen Advantage, 2002 yılında HSBC’ye geçti. Yeni dönemde şirketin başına ise Fazıl Bener getirildi. Türkiye’nin en büyük alışveriş kartı organizasyonlarından birini yönetmeye balayan Bener’in 2003 ve sonrasındaki performansı, iş dünyasında merakla bekleniyor.  
 
Bu önemli görevi üstlenen Fazıl Bener, ODTÜ Makine mezunu. Yüksek lisansını ABD Wisconsin Eyalet Üniversitesi'nde yaptı. Citibank ve Süzer Holding’de çeşitli üst düzey yönetim görevlerinde bulundu. Süzer Holding bünyesindeki Atlas Yatırım Bankası'nda genel müdürlük, ardından yine Süzer Holding'te dış ilişkilerden sorumlusu görevlerinde çalıştıktan sonra HSBC bünyesine katıldı. HSBC Bank’da kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısı Vekili olarak görev yaptı. HSBC’nin Benkar’ı satın almasından sonra daha önce Levent Ersalman’ın yürüttüğü Genel Müdürlük görevine getirildi.  
 
Finans sektöründe rekabet ortamı gün geçtikçe daha zorlu bir hale gelirken, HSBC Bank A.Ş. bünyesinde Advantage Card’ın bu ortamda alacağı duruş merak ediliyor. Fazıl Bener’in ardında HSBC gibi büyük bir desteği nasıl kullanacağı ve Advantage’ı taşıyacağı konum önümüzdeki dönem merakla izlenecek. Bir bankacı, “Advantage’i çok önemli bir noktadan ve büyüme sürecinden sonra aldı. İşi zor görünüyor. Hepimiz sonucu merakla bekliyoruz” yorumunu yapıyor.  
 
Bireysel emeklilikte favori isim  
 
Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Kanunu çerçevesinde, Emeklilik şirketi kurmak üzere Hazine Müsteşarlığına başvuran ve dönüşüm izni alan şirketlerin sayısı artıyor. Bireysel emeklilik sistemine giren şirketlerin aynı zamanda Emeklilik Yatırım Fon'u kurmak üzere SPK'ya başvurması gerekiyor. Yatırım Fon Sistemlerinin kurulması, 2003 yılında Mali Piyasalar açısından önemli bir iş istihdamı yaratacak. Emeklilik Fonlarını yönetecek olan şirketler de önemli sayıda eleman alımına başvuracaklar. Uzmanlar, yeterli tanıtım yapılır, şirketler arası dayanışma ve paylaşım sağlanırsa 4-5 yıllık bir sürede 10 Milyar Dolarlık bir pazar oluşması bekleniyor.  
 
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nin hazırladığı 2002 yılı 9 aylık Faaliyet Dönemi Raporuna göre genel toplamda Axa-Oyak Sigorta, sektörde en yüksek primi üreten ve en büyük pazar payına sahip. Şirket bu ünvanıyla ve yepyeni bir yönetimle 2003 yılına giriyor. Kısa süre önce şirketin Genel Müdürlük görevini daha önce Commercial Unıon Sigorta Genel Müdürü olan Cemal Ererdi devraldı. Yeni süreçte gözler onun üzerinde olacak.  
 
Doğan Holding’de Tufan Darbaz dönemi  
 
Tufan Darbaz, Türkiye’nin önde gelen profesyonellerinden biri. Uzun yıllar Sabancı Holding’de çalıştı. Son olarak Sabancı Holding’de iş geliştirme direktörü olarak görev yapıyordu. Derken 2001 yılında Doğan Holding’e geçti. Ocak 2003 itibariyle de Holding’in CEO’luğu görevini devraldı.  
 
Tufan Darbaz göreve gelmeden önce yaklaşık 2 yılını, grubu incelemek, zayıf ve güçlü yönlerini keşfetmekle geçirdi. Bu süreçte Grup için geleceğe yönelik stratejiler, politikalar üretti. Darbaz’ın Doğan Holding için çok iddialı hedefleri var. Öncelikle Doğan Holding’i kurumsal yönetimde Türkiye’nin en iyi kurumu yapmayı hedefliyor. Beş yıl sonra grup şirketlerinin, “Türkiye’nin en beğenilen şirketleri” arasında ön sıralarda yer alacağını ifade ediyor.  
 
Hedefler belirlenmiş durumda, iş planı hazır. Tufan Darbaz, Doğan Grubu’nun kurumsallaşmasına yönelik çalışmalarının büyük bir bölümünü 2003 yılı içerisinde gerçekleştirmeye başlayacak. Planlar içerisinde Petrol Ofisi’nin Türkiye coğrafyasının dışına taşınması ve grup şirketlerine yönelik yeni projeler var. Hürriyet Pazarlama ve Milpa şirketlerinde 2003 yılında yeni iş modellerinin hayata geçirilmesi için çalışmalar başlatılmış durumda. Tufan Darbaz’lı Doğan Holding’de neler olacağı merakla bekleniyor.  
 
HSBC’de yola devam  
 
Piraye Antika, 2001 yılına kadar Türkiye’deki küçük yabancı bankalardan biri olan HSBC’nin genel müdürlüğünü yürütüyordu. Sektördeki ender kadın genel müdürlerden biri olarak da dikkati çekiyordu. Ancak, Demirbank’ın satın alınmasından sonra işler değişti. Türkiye’nin 6’ıncı büyük bankası olan Demirbank, 180 civarında şubesi, 3 bin 500 çalışanı ve 1 milyon bireysel, 4 bin ticari müşterisiyle HSBC Bank’ın bünyesine katıldı.  
 
HSBC geçtiğimiz yıl Demirbank’ı satın alarak bankacılık sektöründe büyük yankı uyandırdı. Bu yankılar 2003 yılında da sürecek. HSBC 2003 yılında özellikle bireysel bankacılıkta daha etkin olmayı düşünüyor. Geçtiğimiz yıl yapılan atılım meyvelerini bu yıl alacak. Belki yeni satın almalar gündeme gelecek. Bu nedenle bankanın ve Genel Müdürü olarak Piraye Antika, 2003’te finans sektörü için izlenecekler listesinde yer alan isimlerden biri olarak görülüyor.  
 
Hem finans hem telekom izleyecek  
 
Ersin Özince, İş Bankası Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı da yürütüyor. İş Bankası Grubu’nun büyüklüğü nedeniyle, işinin kapsamı çok geniş. Çünkü, grupta bankacılık ve finansın dışında çok sayıda sanayi ve hizmet şirketi de bulunuyor. Bu deve son olarak Aria ve Petrol Ofisi ortaklıkları katılmıştı.  
 
Önemli bir görevi yürüten Özince, ODTÜ İşletme Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1976 yılında müfettiş yardımcısı olarak İş Bankası’na girmiş. Bu tarihten itibaren bankanın çeşitli kademelerinde görev yapmış.  
 
Genel müdürlük koltuğuna ise İş Bankası’na girdikten tam 22 yıl sonra oturdu. Onun döneminde Aria ve Petrol Ofisi yatırımlarının kararı verildi. Finans sektörünün yeniden yapılanması sürecinde önemli rol oynadı. Banka, geçtiğimiz yıl, hizmet verdiği hemen hemen tüm bankacılık alanlarında önemli pazar payı artışı elde etti. 2003 yılındaki gelişimi de her zamanki gibi merakla izlenecek.  
 
Ersin Özince ve İş Bankası’nı 2003 yılında gündemde tutacak başka etkenler de var. Aria ve Petrol Ofisi’nde yapılacaklar, ilk akla gelenler. Uzmanlar, Aria’nın abone sayısının hızlı artması durumunda, Ersin Özince’nin üzerindeki baskının azalacağına inanıyorlar. Diğer yandan yabancı ortağın İŞ-TİM’den ayrılması gibi dedikodular da gözlerin İŞ-TİM’in üzerinde olmasına sebep oluyor.  
 
Ersin Özince’nin gündeminde bir de “iştirak” satışı konusu var. Camdan demir-çelik sektörüne onlarca iştiraki olan bankanın alacağı kararlar merakla bekleniyor.    
 
Zorlu’nun bu yıl da büyük hedefleri var  
 
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, 1946 yılında, Denizli’nin Babadağ ilçesinde doğdu. Çocukluğu babasının dokuma tezgahında geçen Zorlu, gençlik yıllarında ailesinin yardımıyla ilk mağazasını Trabzon'da açtı. 1968 yılında İstanbul'a geldi. Bir fabrikaya fason olarak emprime çarşaf ürettirdi. İlk dokuma fabrikasını Bursa'da kurdu. Bugün ise tekstil perde, brode, gipür ve ev tekstili konusunda dünyanın üçüncü, Avrupa'nın birinci en büyük endüstri tesislerine sahip.  
 
90'ların başında Vestel'i ve Collar Holding'i satın aldı. Bugün Vestel'in Manisa'daki fabrikasında renkli TV, internet TV, monitör, PC, faks gibi elektronik araçlar ile beyaz eşya üretimi yapıyor. Üretiminin yüzde 97’sini 107 ülkeye ihraç ediyor.  
 
İstikrarlı büyüme politikası izleyen Ahmet Zorlu, 1997 yılında Denizbank’ı alarak finans alanına da girdi. Ardından bu sektörde hızlı genişlemeye başladı. Esbank’ın Avusturya’daki bankasını ve Tarişbank’ın şubelerini satın aldı.  
 
Zorlu Holding, 2002 yılını 2.3 milyar dolar ciro ve 1.3 milyar dolar ihracatla tamamladı. 2003 yılı için 2.7 milyar dolar ciro ve 1.6 milyar dolar ihracat hedefliyor. 2003 yılında yurt içi ve yurt dışında toplam 200 milyon dolarlık yeni yatırım yapması planlanıyor. Toplam 47 şirketiyle elektronik, tekstil, enerji ve finans alanlarında faaliyet gösteren, 1 milyar dolara yaklaşan ihracatı ve 16 bin çalışanıyla Türkiye için önemli bir ekonomik değer üreten Zorlu Holding’in bu yıl da yapacakları merakla izlenecek.  
 
Ford’da strateji değişikliği  
 
Ford Otosan, Belçika’nın Genk kentinde bulunan Ford fabrikasındaki Transit üretiminin Kocaeli Fabrikası’na kaydırılmasıyla birlikte önemli bir gelişme kaydetti. Bu süreçte Kocaeli fabrikası için 550 milyon doların üzerinde yatırım yapıldı. Connect projesiyle birlikte Ford Otosan, marka bazında pazar lideri oldu. 2004 yılında Kocaeli Fabrikası’nın üretim kapasitesinin 200 bine, ihracatının ise 160 binlik adetlere ulaşması bekleniyor.  
 
Ford Otosan, 2005’den itibaren ihracat gelirlerini 1 milyar 650 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu rakamlar, gerek Ford Otosan’ın gerekse Türk otomotiv endüstrisinin Avrupa için bir üretim merkezi haline gelmesinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.  
 
Bütün bu gelişmeler sırasında şirkette yönetim değişikliği de oldu. Bir süre öncesine kadar Ford Otosan’ın genel müdürlüğünü yürüten Mark Schulz görevinden ayrıldı ve yerini bir Türk yöneticiye bıraktı. Yeni stratejinin bir parçası olarak değerlendirilen bu değişiklikle genel müdür koltuğuna oturan Turgay Durak, görevinin ilk dönemini başarıyla tamamladı. Şimdi iddialı hedeflerin tutturulmasına sıra geldi. Bu dönemde Turgay Durak’a büyük iş düşüyor. Önümüzdeki dönem sektörde gözler onun üzerinde olacak.  
 
Koç’un enerji planları ondan sorulacak  
 
Koç Grubu, 200 akaryakıt istasyonu bulunan akaryakıt dağıtım şirketi OPET ile iştiraklerinin yüzde 50'sini 125 milyon dolar karşılığında satın alarak ortak oldu. Hisselerin yüzde 40'ı Aygaz'a devredilirken kalan yüzde 10'luk hisseler de Mogaz, Beko Ticaret ve Demir Eksport arasında paylaşıldı.  
 
Opet’in alınmasında Koç Holding Enerji Grubu Başkanı Ömer Koç’un önemli rolü oldu. Akaryakıt dağıtım sektörünün bayi yönetimi konusundaki güç ve deneyimleri ile katma değer yaratabileceklerine inandıkları bir alan olduğunu savunan Ömer Koç, grubun enerji politikasını da bu doğrultuda belirledi.  
 
Şimdi sırada Tüpraş var. Halen Koç Holding Enerji Grubu'nun büyüklüğü 1 milyar dolar seviyelerinde. Ömer Koç, Petkim ve Tüpraş'ın özelleştirilmesiyle şekli ve zamanına göre ilgilenebileceğini söylüyor. Koç Holding’in önümüzdeki dönem nasıl bir strateji izleyeceği konusunda gözler Ömer Koç’a çevrilmiş durumda.  
 
Unilever’in Türkiye politikalarına yön verecek  
 
Gıda, dondurma, ev bakım, kişisel bakım ve profesyonel gıda sektörlerinde lider markalarla 1952 yılından beri Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Şirket bir süredir küresel düzeyde yeniden yapılanma içinde. Bunun sonuçlarının 2003 yılında Türkiye’de de almaya başlaması bekleniyor.  
 
Unilver’in Türkiye'yi de etkileyen radikal değişim sürecinin sonucunda gerek kategori gerekse de ürün sayısı azaltıldı. Bunlarla birlikte insan kaynakları da yeniden yapılandırıldı. Türkiye Başkanlığı’na İzzet Karaca getirildi. Görevi Jacques Ferriere’den alan Karaca, 1998 yılından bu yana Algida Türkiye’nin genel müdürlüğünü yürütüyordu. Algida’nın pazarda yaşadığı başarıda onun çok büyük rolü var. Başkanlığa giden yol da sanıyorum başarıdan geçti...  
 
İzzet Karaca, 1988 yılından beri Unilever’de görev yapıyor. İş hayatına ilk başladığı yer ise Koç Holding... O dönemde Ar-Ge proje müdürlüğü yapan Karaca, daha sonra 1985 yılından 1988’e kadar,  Otosan’da sistem-organizasyon daire müdürü olarak çalışmış. Ardından Unilever’e transfer olmuş.  
 
2003 yılında çetin rekabetin yaşanacağı iç piyasada bu değişimin etkileri ve Karaca’nın izleyeceği stratejiler merakla izlenecek.  
 
Telekom’da neler olacak?  
 
Türkiye’de 2003, Türk Telekom’un hazırlık yılı olacak. Bu süreçte en belirleyici kurum olan Telekomünikasyon Kurulu’nun başındaki isim olarak Doç. Dr. Ömer Arasıl izlenecek. Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Ömer Arasıl, geçtiğimiz yıl Avrupa Komünikasyon Ofisi’nde çalışmak üzere Telekomünikasyon Kurulu Başkanlığı görevinden istifa eden Fatih Mehmet Yurdal’ın yerine başkanlık koltuğuna oturmuştu.  
 
Arasıl özelleştirme konusunda uzman bir isim. Doktora sonrası çalışmalarını ABD’de 1986 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof. Dr. James Buchanan’ın yanında yapan Arasıl, şimdiye kadar Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölüm Başkanlığı, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Müşavirliği ve Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Türk Telekom’da neler yapacağı ise merakla bekleniyor.  
 
Ferit Şahenk babasının izinde ilerliyor  
 
Yarım asırlık Doğuş Holding’in genç başkanı Ferit Şahenk, Ayhan Şahenk’den görevi devraldığı günden bu yana babasının “Başarı zamana ayak uydurma demektir” nasihatı ile hareket  ediyor. Ferit Şahenk, 2002 yılını yeniden yapılandırma ile geçirdi. İçinde bulunduğumuz yılda ise yeni kararların sırada olduğu tahmin ediliyor.  
 
Grubu yakından tanıyanlar, en büyük sürprizin bankacılıkta olabileceğini ve Garanti Bankası’nda yeni bir yabancı ortaklık görüşmesinin gündeme gelebileceğini belirtiyorlar. Ayrıca, Doğuş Holding, 2003 yılında, özellikle bireysel emeklilik ve factoring alanlarında önemli ataklar yapmayı planlıyor. Garanti Bankası’nı Osmanlı Bankası ve Körfez Bank ile birleştirerek finans sektöründeki yeniden yapılanmaya öncülük eden Doğuş Grubu’nun 2003’te de bu önemli duruşunu koruması bekleniyor.  
 
İnşaat sektöründe uluslararası büyüme hedefleniyor. Otomotivde geçtiğimiz yılı herkes gibi Doğuş Grubu da olumsuz ekonomik şartlar altında geçirdi. Bu süreçte korunan pazar payının önümüzdeki dönem artması bekleniyor. 2003 yılında medya ve turizm alanlarında ise organik büyüme hedefliyor. 2003 yılında faaliyet gösterdikleri mevcut sektörler dışında yatırım yapmayacaklarını açıklayan Doğuş Grubu’nun babasının izinde ilerleyen genç başkanının neler yapacağı yine merakla bekleniyor.  
 
Beko Profilo’yu satın alacak mı?  
 
Ali Sümerval, profesyonel iş hayatına, 1987'de Beko Elektronik AŞ'nin pazarlama departmanında başladı. 1998 yılından itibaren Beko Ticaret'e geçti. 2000 yılında ise Arçelik'te Pazarlama Direktörü olarak çalıştı. Arçelik’te edindiği tecrübesi onu önce Beko Elektronik’te genel müdür yardımcılığına, ardından da genel müdürlüğe taşıdı.  
 
Avrupa’nın en büyük üçüncü televizyon üreticisi olan Beko Elektronik, Ali Sümerval liderliğinde geçtiğimiz yıl Profilo Telra ile aylar süren birleşme görüşmeleri ile gündemde kaldı. 2002’de sona ermesi beklenen görüşmeler in tamamlanması ise 2003 yılına kaldı. 2003 yılında tamamlanması planlanan görüşmelerden çıkacak sonuç merakla bekleniyor.  
 
Geçtiğimiz yıl Beko Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Çubukçu, yaptığı açıklamada, Beko Elektornik-Profilo Telra birleşmesinin Beko çatısı altında olacağını, Beko isminin değişmeyeceğini belirtmişti.  
 
Beko, 2002 yılında TV üretim kapasitesini 2 milyondan 4 milyon adete çıkaran Telra ile evlenebilirse, Avrupa’nın en büyük televizyon üreticisi haline gelecek. Birleşmeden sonra yeni şirketin çalışan sayısı 5 bin, yıllık üretim kapasitesi de 10 milyon adete ulaşacak.  
 
Coşkun Ulusoy, Oyak’ı nereye taşıyacak?  
 
Coşkun Ulusoy, Türk iş dünyasına Ziraat Bankası Genel Müdürü olarak 1980’lerde adım attı. Bankada büyük bir değişim stratejisi devreye soktu, örnek bürokratlar arasına girdi.  
Kamudaki görevinden ayrıldıktan sonra Koç Tüketici Finansman’ı kurdu. Bir süre burada görev yaptıktan sonra Oyak Holding Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Oyak Grubu geçtiğimiz dönemde önemli bir yeniden yapılanma sürecine girdi. Bu süreçte Coşkun Ulusoy’un önemli bir rolü oldu.  
 
2002 yılında OYAK şirketleri büyüdü, portföyleri gelişti. Grup bünyesinde, bireysel emeklilik, konut, gayrimenkul değerlendirme ve enerji sektörlerinde olmak üzere 4 yeni şirket kuruldu. Oypa'nın faaliyetleri durduruldu. Boşalan mağazalar Migros gibi perakende devlerine satıldı. Omsan Lojistik olarak Bulgaristan'da yeni bir şirket kuruldu.  
 
Cuşkun Ulusoy’un deyimiyle, 2002 Oyak Grubu için “müdafaa” yılıydı, 2003 ise “hücum” yılı olacak. 2003 yılında Oyak Grubu bünyesindeki bazı şirketlerin halka açılmaları planlanıyor. Hazırlıkları geçen yıl başlayan halka açılma projesi 5-6 şirketi kapsayacak.  
 
Goodyear'dan çıkmayı da düşünüyorlar. Sahip oldukları yüklü nakit kaynaklarını iştirak alımlarında değerlendirecekler. Bu kapsamda Grup, Tüpraş, Petkim ve THY ile ilgileniyor. Satışa çıkması halinde Türk Telekom’u bile satın almak planlar dahilinde.2003 yılında gözler Oyak Grubu’nda olacak.  
 
Proje bitti Karaçam gitti  
 
Arthur Andersen, Pamukbank,  Egebank, Yapı Kredi Bankası gibi kurumlarda çeşitli üst düzey görevlerde bulunan Burhan Karaçam, bankacılık sektörünün parlak isimlerinden biri… Yaklaşık 12 yıl genel müdürlüğünü yürütmesi nedeniyle adı Yapı Kredi Bankası ile anıldı. Ancak, 1999 yılında, mesleğinin zirvesindeyken radikal bir karar alıp kendisiyle özdeşleşen bu görevinden ayrıldı, kendi işini kurmaya karar verdi.  
 
Amerikalıların ‘‘Value creation’’ (Değer yaratma) diye adlandırdıkları işi yapmak üzere bir danışmanlık şirketi kurdu. 2000 yılında da Koçbank’a danışmanlık yapmak üzere kurumun yönetim kurulu başkanlığına getirildi. Bu süreçte Koç Finansal Hizmetler’in yüzde 50 hissesinin İtalyan UniCredito’ya satılmasında, büyük bir rol oynadı.  
 
Proje başarıyla sonuçlandıktan sonra 2002 sonu itibariyle Koçbank’taki görevinden ayrıldı. Koçbank’ta gerçekleştirdiği başarılı satın birleşme projesinden sonra buradan ayrıldı. Karaçam’ın bundan sonra ne yapacağı, başka satın almalarda görev yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.  
 
Bolayırlı’dan sonra THY’de neler olacak?  
 
Türk Havayolları uzun zamandır özelleşme gündeminde olan bir kurum. Bu süreç devam ederken emekli olan genel müdür Yusuf Bolayırlı’nın yerine THY’nin genel müdürlüğüne, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Ulaşım AŞ.'nin eski müdürü Abdurrahman Gündoğdu atandı. 1961 doğumlu Gündoğdu, İTÜ Makine Fakültesi Uçak Mühendisliği mezunu.  
 
İTÜ’de lisans eğitimini tamamladıktan sonra ABD'de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde eğitimine devam eden Gündoğdu, 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım AŞ'de genel müdür yardımcısı olarak göreve başladı. Aynı yıl genel müdür oldu ve Ocak 2003 'e kadar bu görevini sürdürdü.  
 
Ulaşım AŞ.’deki 8 yıllık görevi süresince yerli tramvay üretimi, klima ve raylı sistem gibi önemli projelere imza attı. 1979 yılında Bolayırlı’nın yanıda stajyer olarak çalışan Gündoğdu’nun şimdi genel müdür olarak neler yapacağı merakla bekleniyor. Gündoğdu’nun özellikle özelleştirme konusunda kritik kararlar bekliyor.  
 
Aycell’de yeni yönetim  
 
Aycell Yönetim Kurulu 7 Şubat 2003 tarihinde yenden değişti. Yeni yönetim,  
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un oğlu Osman Yıldırım Coşkun ile AKP'li isimlerden oluşturuldu. Bu süreçte Genel Müdür Fahrettin Aydın da görevden alındı ve yerine Cahit Paksoy getirildi.  
 
Aycell Genel Müdürlüğü görevine getirilen Cahit Paksoy, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. 1958 doğumlu olan Paksoy, iş hayatına mühendis olarak başladığı Deniz Nakliyat’ta, Amerika Kıtası Ülke Temsilciliği görevine kadar yükseldikten sonra, Turktel Grup Şirketleri Türkiye Bölümü Genel Müdürlüğü görevini yaptı.  
 
Fahrettin Aydın’la birlikte önümüzdeki dönem Genel Müdür Yardımcıları Haluk Ünal ile Tahsin Yılmaz'ın da görevden alınması bekleniyor. Telekom şirketlerinin karşı tavırlarıyla sıkıntılı günler geçiren Aycell’de Cahit Paksoy liderliğinde yeni yönetimin neler yapacağı merakla bekleniyor. Aycell’deki gelişmeler dikkatle izlenecek.  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz