KKM’de çözülmeler olabilir

Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Khodr Temsah, hem bankacılık geneli hem katılım bankacılığına yönelik sorularımızı şöyle yanıtladı...

29.11.2023 10:13:440
Paylaş Tweet Paylaş
KKM’de çözülmeler olabilir

Elçin Cirik

[email protected]

“Hem mali hem para politikasında daha sıkı bir döneme girdik. Sıkılaşma süreci devam ediyor” diyen Albaraka Türk Genel Müdürü MALEK KHODR TEMSAH, katılım bankacılığında 13 haftalık yıllıklandırılmış kredi büyümelerinin yüzde 22’ye kadar düştüğüne dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde de kredi büyüme hızının yavaşlayacağını söyleyen yönetici, KKM hesaplarındaki çözülmenin de hızlanabileceğini belirtiyor. Temsah, 2024 sonuna kadar “Geçtiğimiz son iki yıla göre kredilerde büyümenin daha ılımlı ve ağırlıkla regülasyon yönlendirmelerinin işaret ettiği alanlarda olmasını bekliyorum” yorumunu yapıyor.

Faiz politikası ve alınan makro ihtiyati kararlar, bankacılıkta etkisini iyice göstermeye başladı. Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Khodr Temsah, sadece katılım bankalarında değil sektör genelinde KOBİ, ticari, kurumsal kredilerde özellikle seçim öncesi döneme göre önemli bir yavaşlama olduğunu söylüyor. Temsah’a göre bu trend yılın son çeyreğinde de devam edecek. 13 haftalık yıllıklandırılmış verilerde yüzde 90’lara ulaşan kredi büyümelerinin nisan ayı itibarıyla gerileme trendine girdiğini ve oranın yüzde 22’ye kadar düştüğünü açıklayan Temsah, “Sıkı para politikasının 2024’ün önemli bölümünde sürmesi beklentisiyle önümüzdeki dönemde daha ılımlı kredi büyümeleri yüksek ihtimal” yorumunu yapıyor. “Hem mali politikalar hem para politikasında daha sıkı bir döneme girdik. Sıkılaşma süreci devam ediyor” diyen Temsah, uygulanan bu değişikliklerin sektöre tam etkisini görmeden, sıkılaşma sürecinin boyutu ve zamanını netleştirmeden öngörü yapmanın zor olduğu fikrinde. Bu nedenle de 2023 sonu ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini paylaşmıyor. Sadece temmuz sonu 1,7 trilyon olan katılım bankaları toplam aktif büyüklüğünün yılı 2 trilyon TL’nin üstünde kapatacağı öngörüyor. Temsah, KKM’deki çözülmelerin hızlanmasını beklediğini, 2024’te risk oluşturabilecek alanları da parasal sıkılaşmanın yan etkileri ve potansiyel kur riskleri olarak aktarıyor. Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Khodr Temsah, hem bankacılık geneli hem katılım bankacılığına yönelik sorularımızı şöyle yanıtladı: 

 Katılım bankacılığında kullandırılan fonlar, yani kredilerde büyüme ne kadara geldi?

8 Eylül itibarıyla katılım bankacılığında kullandırılan fonlarda, 2022 sonuna kıyasla yüzde 37 büyüme mevcut. 13 haftalık yıllıklandırılmış verilerde yılın ilk yarısında katılım bankacılığının kredi büyümelerinin yükselme eğiliminde olduğu, fakat yüzde 90’lara ulaşan büyümelerin nisan ayı itibarıyla gerileme trendine girdiği görülüyor. Şu anda katılım bankacılığında 13 haftalık yıllıklandırılmış kredi büyümeleri yüzde 22’ye kadar düştü. Seçim sonrası devreye alınan hem parasal hem mali sıkılaştırma politikaları bankacılık genelinde kredi büyüme hızını yavaşlattı. Sıkı para politikasının 2024’ün önemli bölümünde de sürmesinin beklendiği düşünüldüğünde önümüzdeki dönemde daha ılımlı kredi büyümeleri görülmesi yüksek ihtimal. 

Bankacılık sektörü kredi büyümesiyle karşılaştırdığınızda tablo nasıl? 

Eylül ayının ikinci haftasıyla beraber bankacılık sektöründe 2022 sonuna göre kredi büyümesi, katılım bankalarına paralel şekilde yüzde 39 olarak gerçekleşti. Büyüme trendini değerlendirmek gerekirse bankacılık sektörü kredi büyümesi, 13 haftalık yıllıklandırılmış verilere göre yüzde 36’ya kadar geriledi. Tabii burada kamu bankalarıyla özel bankaların kredi büyüme trendi arasında ayrışma da görüyoruz. Özellikle bu yılın ilk 6 ayında kamu bankalarının büyüme patikası bankacılık sektörü ortalamasını yukarı çekti. Özel mevduat bankalarındaki büyüme hızı katılım bankalarının gerisinde kalmış durumda. 

Faizler artıyor, bu ortamda kredi talepleri nasıl gidiyor? 

Kredi piyasalarında ekonomi yönetimi tarafından alınan parasal sıkılaştırma kararları ve makro ihtiyati tedbirlerin etkisini yakından görmeye ba��ladık. Sadece katılım bankalarında değil bankacılık genelinde KOBİ, ticari, kurumsal kredilerde özellikle seçim öncesi döneme göre önemli bir yavaşlama söz konusu. Yine yılın ilk yarısında başta taşıt olmak üzere hızlı büyüyen bireysel kredilerde uygulanan politikaların etkileri görülüyor. Hızlı parasal sıkılaşma dönemlerinde geçmişte de tecrübe ettiğimiz bir durumdu bu… Parasal ve mali politikalar açısından piyasanın dengeye oturmasının ardından geçtiğimiz döneme göre daha ılımlı olsa da kredi büyüme oranlarının da daha stabil bir patikaya oturmasını bekliyorum. 

Peki daha çok hangi sektörlerden talep geliyor? 

Parasal sıkılaşma adımları ve politika faizindeki artış, kredi maliyetlerinde de yükselişe neden oldu; finansmana ulaşım olanakları, bütün sektörler için görece daha sıkı hale geldi. Reel sektör nezdinde talepler, halen canlı olsa da kullandırım oranları daha ılımlı ilerliyor. Bu noktada özellikle regülatör kurumlar tarafından desteklenen hedefli sektörlerde yani ihracat, yatırım gibi alanlarda kredi taleplerinin karşılanma oranının daha yüksek olacağını düşünüyorum. Bu dönemde ithalat yoğun çalışan, borçluluk oranı yüksek şirketlerde finansmana erişim olanakları daha kısıtlı olabilir. Selektif kredi alanlarının dışında, temel ihtiyaçlara yönelik alanlarda faaliyet gösteren bilanço kaliteleri yüksek, kur riskine duyarlılığı az şirketlerin de finansmana erişimi görece daha yüksek olabilir. 

Mevduat tarafında nasıl bir tablo mevcut? 

8 Eylül haftası verilerinde 2022 sonuna göre mevduat büyümesi, bankacılıkta yüzde 48, katılım bankalarında katılım fonu büyümesi de yüzde 47. Bu büyümenin önemli bölümü, KKM ve katılma hesaplarının desteğiyle vadeli TL hesaplarından kaynaklanıyor. Öyle ki toplam mevduat ve katılım fonunun yüzde 26’sını oluşturan KKM ve katılma hesaplarının, yılbaşından bu yana büyüme oranı yüzde 135. Böylece hem bankacılıkta hem katılım bankalarında TL fon oranı arttı. Toplam mevduat/katılım fonu içinde TL payı bankacılık sektöründe yüzde 58’e, katılım bankalarında yüzde 52’ye yükseldi. 

KKM tarafında yılın devamında nasıl bir değişim beklentiniz var? 

Tabii bu konuda regülasyonel yönlendirmeler büyük önem taşıyor. Yeni ekonomi yönetimi gerek yeni politika uygulamalarıyla gerekse söylemleriyle KKM’den kademeli çıkış iradesini ortaya koydu. Son dönemde devreye alınan zorunlu karşılık uygulamaları, KKM’den dönüşe ilişkin verilen hedefler gibi adımlar da bu iradenin somut göstergesi. Bu adımların sonucu KKM hesaplarında çözülmeler görmeye başladık. Önümüzdeki dönemde bu politikaların devam etmesi, parasal sıkılaşmanın sürmesi ve enflasyon beklentilerinin stabilize olmasıyla KKM hesaplarındaki çözülmelerde hızlanma görebiliriz. Bu arada gerek katılım bankacılığının müşteri portföyü gerekse ülkemiz için altın oldukça önemli yatırım enstrümanlarından, piyasaya döndürülmesi de önemli. Saklanan fiziki altınların dijital temsili konumunda, blokchain temelli dijital altınları ifade eden “BİGA” projesi gibi altının piyasaya kazandırılmasına destek olacak dijitalleşme projelerine dahil olarak müşterilerimizin altına ilgisini destekliyoruz. Yatırım enstrümanı olarak müşterilerimizin altın beklentisine desteklesek de regülasyonel yönlendirmeleri de takip ederek bu dönemde banka olarak TL’leşme stratejisine odaklanıyoruz. 

Yılın devamı için nasıl bir öngörünüz var? Hem bankacılık hem katılım bankacılığı için nasıl bir son çeyrek bekliyorsunuz?

Sıkı para politikasının etkisiyle krediler tarafında daha ılımlı büyüme bekliyorum. KKM hesaplarından dönüşler de sektörün önemli gündemlerinden olacak. Buradaki çözülmenin nasıl seyredeceği ve buna paralel alınacak olası ek tedbirler de önemli. Öte yanda bankacılık sektörü son 1-2 yılda gelir üretim kapasitesinin önemli bölümünü bilançolarını güçlendirmek için kullandı. Sektör genelinde takipteki alacaklar oranı son yılların en düşük seviyelerinde; birçok banka özel karşılık oranlarını artırdı. Aynı şekilde bilançolardaki TL dönüşümün geldiği noktada bankacılık sektörünü göreceli olarak kur riskine karşı daha dayanıklı hale getirdi. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde bankacılık sektöründeki kullandırımların bir miktar yavaşlamasını, ancak sektör genelinde güçlü bilanço görünümleri sayesinde bankaların bu dönemi başarılı geçirmesini bekliyorum. Sektörün son çeyrekte kısa vadeli odak noktaları, başta KKM dönüşümleri olmak üzere regülasyonel düzenlemelere uyum sağlamak olacaktır. Bununla birlikte selektif kredi alanlarında ve bilanço görünümü sağlam şirketler özelinde sektörün belirli oranda kullandırım iştahı olacağını düşünüyorum. Diğer taraftan yine regülasyonlara bağlı gelişmelere paralel sermaye üzerindeki risk ağırlığı artırılan bireysel krediler alanında yavaşlama olası. 

2023 sonunda ana göstergelerde ne kadarlık büyümeler görebileceğiz? 

Hem mali politikalar hem para politikasında daha sıkı bir döneme girdik. Sıkılaşma süreci devam ediyor. Dolayısıyla uygulanan bu değişikliklerin sektöre tam etkisini görmeden, sıkılaşma sürecinin boyutu ve zamanını netleştirmeden öngörü yapmak oldukça zor. Temmuz sonu itibarıyla katılım bankalarının toplam net kârı 26 milyar TL’ye, toplam aktif büyüklük 1,7 trilyon TL’ye ve toplam krediler 790 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Yılın geri kalanında ilk 7 aydaki büyüme trendine göre bir yavaşlama görmemiz olası. Bu yavaşlamanın özellikle krediler tarafında daha belirgin olmasını bekliyorum. Yıl sonunda katılım bankalarının toplam aktif büyüklüğünün 2 trilyon TL’nin üzerine çıkmasını öngörüyorum. 

2024 yılı için öngörüleriniz nasıl? 

Bu yılın son çeyreği için bahsettiğim öngörüler, 2024 yılının geneli için de geçerli. Geçtiğimiz son iki yıla göre kredilerde büyümenin daha ılımlı ve ağırlıkla regülasyon yönlendirmelerinin işaret ettiği alanlarda olmasını bekliyorum. Risk oluşturabilecek alanlar olarak parasal sıkılaşmanın yan etkileri ve potansiyel kur riskleri söylenebilir. Ancak geçmiş dönemlere göre bankacılık sektörünün bilanço görünümü bu alanlardaki olası şoklara karşı çok daha sağlam denebilir. 

Katılım bankacılığına yeni ve dijital oyuncu girişleri görüyoruz. Katılım bankalarının sektörden aldığı pay önümüzdeki 2-3 yılda kaça çıkabilir?

Toplam aktif büyüklüğünde katılım bankalarının sektörden aldığı pay yüzde 9 civarında. Pazar payındaki kademeli artışın sürmesini bekliyorum. Gerek şu andaki katılım bankalarının sektör ortalamasının üzerinde büyümesi gerekse faaliyete geçmesi beklenen dijital katılım bankalarının oyuna dahil olmasıyla 2024 ve sonrası için bu trendin hızlanacağın düşünüyorum. 2025 için yüzde 15 pazar payı hedefi ulaşılması zor gözükse de orta vadede yakalanabilir.

 


"TABANA YAYGIN BÜYÜMEK İSTİYORUZ"

YÜZDE 32 BÜYÜME
Bu yılın ilk altı ayında 2022 sonuna göre kredilerde yüzde 32, toplanan fonlar yani mevduatta yüzde 22 büyüdük. 99,5 milyar TL kredi hacmi ve 137,6 milyar TL mevduat hacmine sahibiz. Türk parası fon payımızı yüzde 37 artırırken yabancı para fonlarımızı dolar cinsinden yüzde 22 azalttık. Kredilerde bireysel, mikro ve KOBİ kredilerini artırmaya odaklandık; bireysel kredilerimizi yüzde 42, KOBİ kredilerini yüzde 44 artırdık. 1 milyona yaklaşan aktif müşteri sayımızı dijital odaklı hizmet ve ürünlerimizle daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz. 2024’te ajandamızın üst sıralarında müşteri tabanımızı genişletmek ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak yer alıyor.

RİSK YÖNETİMİ ÖNEMLİ Yakın gelecek için büyüme stratejimizin temelinde tabana yaygın büyüme hedefi var. Regülasyonların da destekleriyle şekillendirmeyi hedeflediğimiz stratejimizde, dijitalleşme odak alanların başında. Dijital göçün tamamlanmasını önceleyen yakın dönem stratejimizle otomatize sistemlere geçişi ve müşteri tanıma programlarıyla yapay zeka temelli süreçleri hizmetlerimizin temeline yerleştirmeyi hedefliyoruz. Bu sayede risk yönetimini en iyi şekilde yaparak müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını karşılayacak ürün ve hizmetlerle yanlarında olacağız. Ajandamda aslında en büyük yer kaplayan başlıklardan biri dönüşüm ve belirsizliği yönetmek.

ODAK ALANLAR Dönüşümün en önemli parçalarından birini şüphesiz dijitalleşme ve süreç optimizasyonları oluşturuyor. 2024’te önceliğimiz tüm süreçlerimizi uçtan uca dijitalleştirme yolunda emin adımlarla ilerlemek olacak. Dijital deneyimlerle zenginleştirdiğimiz bireysel segment önümüzdeki dönem stratejilerimizde önemli bir yer alıyor. Regülasyonlarla desteklenen ticari ve KOBİ segmentleri de diğer odak nokta olacak. Yine regülasyonlara bağlı yönlendirmelerle desteklenen ihracat ve yatırım alanları başta olmak üzere selektif kredi alanlarında da kullandırımları öngörüyoruz. Tüm bunların yanı sıra bilanço görünümü sağlam, kur riski düşük ve verimli şirketlerle çalışmaya devam edeceğiz.



KÂRLILIK GERİLER Mİ?

GÖRÜNÜM
İlk 6 ayda bankacılık sektörünün yıllık net kâr büyümesi yüzde 48, katılım bankalarının net kâr büyümesiyse yüzde 70’in üzerinde oldu. Parasal sıkılaşma hamleleri kredi kullandırım oranlarını ve hacimleri de etkilediği için doğal olarak kârlılık üzerinde de bir etkiye sahip. Diğer taraftan makro ihtiyati tedbirlerin etkisiyle bankacılık sektörü ve katılım bankalarında kârlılığın bir miktar yavaşlayacağını söylemek doğru olur. Ancak bankacılıkta gelişen ve çeşitlendirilen gelir üretim kalemleri, kredi kanallarında bir yavaşlama olsa dahi sektörünün kârlılık görünümünü desteklemeye devam edecektir.

İLK YARIDA ULAŞTIK 2023 yılı bankacılık açısından gerçekten verimli bir yıl olmaya devam ediyor. Bu durum bankamızın da finansal göstergelerine yansımış durumda. Örneğin geçtiğimiz yıl elde ettiğimiz net kâr miktarına bu yılın henüz ilk yarısında ulaştık. Her ne kadar uygulanan parasal sıkılaşmayla hem bireysel hem ticari tarafta kredilerde talep dengelenmesinin ortaya çıkmasını beklesek de yılın ikinci yarısında da bu performansla devam etmeyi ve yıl sonunda bütün finansal göstergelerde yıl başı beklentilerimizin de üstüne ulaşmayı hedefliyoruz.

Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren gelişmeleri yorulmadan takip edebilmek için her yeni güne haber bültenimiz “Sabah Kahvesi” ile başlamak ister misiniz?


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz