Kötü çalışanın kulağı çekilmeli

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, 2012 ve sonrası Türk bankacılığın geleceğini, dünyada bankacılığın geçirdiği değişimi anlatıyor

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kötü çalışanın kulağı çekilmeli


Başkanın gözünden sektörün profili
1- Bizim en büyük farkımız, inceleme tekniklerimizdir. Biz yerinde denetim yaparız, diğer ülkeler ise çok nadiren yerinde denetim yaparlar.
2- En önemli teknik konu, iyi günlerde yığınak yapmak, kötü günlerde kullanıma sunmaktır.
3- 10 şiddetinde bir kriz olursa, herhalde dünyada hiçbir banka kalmaz. 7-8 şiddetindeki depremler, hep stres testidir. Dünyada şu anda X şiddetindeki bir depreme en dayanıklı ülkelerden biri de Türkiye.
4-  Ekim sonu rakamlarına göre, geçen yılın aynı dönemine kıyasla kârlarda yüzde 13'lük bir düşüş var. Geçen yıl 20 milyon TL civarındaydı; bu yıl da bu rakama yaklaşır.
5- Reel olarak baktığınızda kârlılık gerilemiştir, çünkü bilançolar aktif anlamda büyüyor.
6-  Bankacılarımız çok zeki insanlar, nereden nasıl kâr yapacakları buluyorlar, tahminler şaşabiliyor.
7-  Kredi kartlarında takibe dönüşüm oranı düştü, yüzde 6'lardayız. Kredi kartlarının artış hızı son 2 yıldır çok uslu.
8-  Kredi talebi tüketici kredilerine kaydı. Tüketici kredilerine hassasiyet göstermek lazım.
9-  2012'de yerli ya da yabancı talepler olabilir. Bankacılık alışkanlık yapıyor. Bazı kişiler, hep bankacılık yapmak istiyorlar.
10- BDDK'nin lisans vermediği gibi bir önyargı var. Ancak, yazılan pek çok başvuru yok zaten. Siemens ve Robabank'ın hiç başvurusu yok.

"BAŞARIMIZIN NEDENİ, ÖZERK OLMAMIZ"
Türkiye'deki üst kurullar için kullanılan bağımsız ifadesi yanlış. Bu, dünyada da öyle... Örneğin ABD'deki benzer kurumlar olan SEC ve OSS de özerk kurumlar. Bu tür kurumlar, bütçelerini kendi yapar, gelirini kendi belirler.
Biz gelirimizi bankalardan alıyoruz. Kararlarını sıfırdan sonuna kadar kendi alırlar. 'Bağımsız kurullar' tanımını bazen biz de kullanıyoruz, öyle yerleşmiş. Ancak, bağımsız o anlamda değil. Çünkü, bu kurullar, sokaktaki tepkiye, medyanın yazdıklarına, hükümetin veya ekonominin genel dengelerine, uzun vadeli programlara bağımlıdır. Biz de bağımlıyız. Bunlardan ayrı iş yapamayız ki, yanlış olur. Ben özerklik kavramını koruyarak makro ekonominin genel şartlarına uyumlu hareket etmekten söz ediyorum. Çarkın biri sola dönerken, siz sağa dönelim derseniz makinayı durdurursunuz.

Capital: Siz görev süreniz boyunca BDDK'yi yönetirken bağımsız kalmakta, hükümet etkisinden uzak kalmakta zorlandınız mı? Baskı hissettiniz mi?
- Hayır. Çok samimiyetle söylüyorum. İnanın, bizim buradaki başarımızın en büyük nedeni aldığımız kararlarda ve uygulamalarımızda özerk olmamızdır. Diğer kurumlarla koordineli çalışmamız, görüşmemiz özerk olmadığımız anlamına gelmiyor. Örneğin likiditeyle ilgili bir düzenleme çıkardığımızda Merkez Bankası ile ortak çıkarırız. Ya da banka bonosu ile ilgili SPK ile konuşuruz. Bu bir takım oyunu, böyle paslaşmalar yaparız. Ancak özellikle bir baskı ya da zorlama olmadı, bunu açıkça söyleyebilirim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz