"Kurumsallaşmanın %95'ini tamamladık"

Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı, grubun yeni dönemine ve pandemi sürecine yönelik sorularımızı şöyle yanıtladı...

8.04.2021 12:29:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Kurumsallaşmanın %95'ini tamamladık"

Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

Geçen yılın başında Esas Holding’de devir teslim yaşandı. Ali Sabancı başkanlık koltuğuna oturdu. Bu devir teslim, grupta kurumsallaşma hamlesinin başlamasına neden oldu. Grubun yönetim kurulu başkan vekili EMİNE SABANCI KAMIŞLI, kurumsallaşmanın yüzde 95’ini tamamladıklarını söylüyor. Kamışlı, “Hepimiz tercih ettiğimiz için burada olmalıyız. Bu çok önemli ve herkesin de ufkunu açan bir zihniyet değişikliği” diyor ve ekliyor: “Pandemi gereksiz giderleri ve alışkanlıkları ayıklamamıza vesile oldu. Gider kontrolü ve nakit yönetimi sürdürülebilirlik için çok önemli.”

Esas Holding’de 2020 yılının başında bir devir teslim gerçekleşti. Grubun kurucusu Şevket Sabancı, yönetim kurulu başkanlığı görevini Ali Sabancı’ya devretti. Emine Sabancı Kamışlı, yönetim kurulu başkan vekili olarak görevine devam ediyor. Devirle birlikte ciddi bir kurumsallaşma hamlesi başladı. Holdingin ve şirketlerin yönetim kurulları yeniden oluşturuldu. Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı, kurumsal değişimle Esas Holding’i 3’üncü şahısların da yatırım yapmak isteyebileceği bir düzeye getirmeyi hedeflediklerini söylüyor ve “İşte bu zaten kurumsallaşmak demek. Hepimiz tercih ettiğimiz için burada olmalıyız. Bu çok önemli ve herkesin de ufkunu açan bir zihniyet değişikliği” diyor. Yeni yapılanmada sorumlu olduğu ana iş kolunun Esas Sosyal ve fon yönetiminin bir kısmı olduğunu ifade eden Kamışlı, kurumsallaşmalarının yüzde 95’ini tamamladıklarını belirtiyor. Esas Sosyal ile fırsat eşitliği sağlamak için duyurdukları İlk Fırsat’ın yüzde 100 başarıya ulaştığını aktaran Kamışlı, yeni projeleri İngilizce Fırsat’tan dolayı çok umutlu olduğunu söylüyor. Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı, grubun yeni dönemine ve pandemi sürecine yönelik sorularımızı şöyle yanıtladı:

2020’nin başında Şevket Bey, başkanlığı Ali Bey’e devretti. Siz aynı görevinize devam ediyorsunuz. Bu değişimin nedeni neydi?

 Biz hakikaten değişim ve gelişim yapabilen bir grubuz. Her zaman birbirimizle konuşabiliyoruz ve daha iyisine karar verebiliyoruz. Geçen yılın başlarında Şevket Bey hayattayken grubumuza kimin daha iyi liderlik yapabileceğini konuştuk ve yeni başkanın Ali Sabancı olmasına karar verdik. Bu devirle birlikte kurumsal bir değişim sürecine girdik. Esas Holding’i 3’üncü şahısların da yatırım yapmak isteyebileceği bir düzeye getirmeyi hedefledik. İşte bu, zaten kurumsallaşmak demek. Tesadüfen pandemiye ve işlerin yavaşladığı bir döneme denk geldi. Bu bizim şansımızdı. Biliyorsunuz aile şirketlerinde sürdürülebilirlik biraz zordur. Aile şirketleri 2’nci ya da 3’üncü jenerasyonda patlak verebilir. Dedik ki burada, tüm ortaklar, herkes müşteri. Hepimiz tercih ettiğimiz için buradayız. Bu çok önemli ve herkesin de ufkunu açan bir zihniyet değişikliği.

Yeni dönemde üstlendiğiniz sorumluluklar değişti mi? 

 Günlük işlerimde para yönetimi var, o da kurumsallaşmış haliyle eskisi gibi değil... Benim vaktimin büyük kısmını Esas Sosyal alıyor. Ayrıca yönetim kurulu olarak hepimizin sorumlu olduğu farklı komiteler var. Ajandalarımız yine dolu ama artık daha verimli şekilde dolu. 

Ne yaptınız da daha verimli ajandalara ulaştınız?

 Kriterler koyduk. Herkes hangi alanda sorumluluk istiyorsa paylaşımı buna göre yaptık. İşi aile şirketi zihniyetinden çıkardık. Şu an kurumsallaşmamızın yüzde 95’i bitmiş durumda. Babam Şevket Sabancı, yönetim kurulu başkanlığı koltuğunu 19 yılın ardından oğluna devretmiş oldu. Aileden Erhan Kamışlı, Kazım Köseoğlu, Can Köseoğlu, Kerem Kamışlı da yönetim kurulunda görev alıyor. Kurula, yabancı yönetim kurulu üyeleri de katıldı. CEO’muz ve bağımsız yönetim kurulu üyelerimizle güçlü bir yönetim kurulu oluşturduk. İşi bilenler işin içinde kaldı. Mühim olan insanların kim olduğundan bağımsız, sürdürülebilir bir yapıya ulaşmak. 

 Şu an kurulda 2’nci ve 3’üncü jenerasyon var… 

 Yönetim kurulumuzda aileden 6 üye, 4 yabancı üyemiz ve bir de CEO’muz var. Bazı yönetim kurulu üyelerinin, bazı konularda benden daha çok söz hakkı bulunuyor; çünkü işi benden daha iyi biliyor. Daha önce finansta daha fazla sorumluluğa sahiptim; şimdi fon yönetiminin bir kısmı bende. Şimdi bazı yönetim kurullarındayım. Esas Sosyal benim alanım. Bu yeni yapıda daha verimli olabiliyorum, daha derine inebiliyorum. 

2020, pandemi yılı oldu. Esas Grubu ve siz pandemiden ne öğrendiniz?

 Benim jenerasyonum evde TV’nin olmadığı dönemlerden geliyor. Pandemi bize gerçekten çok şey öğretti. Bence pandemi, herkes için bir uyanıştı. Boşuna vakit harcadığım pek çok şeyin farkına vardım. Üzüldüğüm birçok şeye boşuna üzülüyormuşum. ‘Ne zaman bu kadar ayakkabım oldu? Kim giymiş bunları? Ne kadar gereksizmiş’ diyorum. Benim için özel bir uyanış oldu, çünkü nefes terapilerine başladım. Bu hakikaten sorgulamama neden oldu. Nefes terapisinde birebir temaslarda da bulunuyorsun, sadece nefes al ver değil. Hayat çok kısa. Pandemi gösterdi ki dünya, hiç kimsenin kontrolünde değil. Çünkü her yerde problem var. Birinin kontrolünde olsa sadece ona bulaşmamış olurdu. Bu problemi biz yaratmadık ama bu problem hepimize çok şey öğretti. Ne kadar fuzuli işlerle iştigal ediyormuşuz, ne kadar yüzeysel kalıyormuşuz. Mesela Instagram’da takip ettiklerimden birkaç kişiyi çıkardım. “Neden buna 15 saniye harcıyorum ki bana ne katıyor” dedim. Eminim beni de takipten çıkaranlar olmuştur. Yeni yapımızın kuruluşuna önemli bir zaman harcadığımız için pandemide ofise de geldik, hala geliyoruz. Haftada 3 gün geliyorum, 2 gün Zoom’dayım. Ama çalışma arkadaşlarımın saat 8’de e-mail attıklarını görüyorum. Bu sabah 8’de de de olabiliyor, akşam 8’de de… 

 Uzaktan çalışma sisteminden memnun musunuz? Bu süreçte nelerin farkına vardınız? 

 Evden çalışmayla birlikte ilişkiler insani boyuta geçti. Bir sürü çalışma arkadaşımın kedisi, köpeği olduğunu gördüm. Toplantıdayken arkadan kediler, köpekler, çocuklar geçiyor. Benim de köpeğim ekranda görünüyor. Dolayısıyla pandemi benim için tam bir aydınlanma dönemi oldu. Bazı şeyleri hayatımdan çıkarmam gerektiğini anladım. Enerjimi alan aslında gerekli olmayan her şeyi hayatımdan çıkardım. Ofis olarak birinci önceliğimiz, bütün çalışanlarımızın sağlığıydı. Ofiste PCR testleri yapıyoruz. Çalışma modelimizi rotasyonlu şekilde planladık. Ofise dönüşümlü 2 gün geliyoruz. Aslında gördük ki ofiste oturmak şart değil. İşimizi her yerden yapabiliyoruz. Şirketlerin giderleriyle de alakalı tespitlerim oldu. Ne kadar gereksiz harcamalar yapıyormuşuz ve bunlar kaynayıp gidiyormuş. Nakit yönetimini yapmak çok elzem. İstediğiniz kadar krediyi, düşük faizle bulun. Satış yok, nakit gelmiyor. Dolayısıyla gider kontrolü ve nakit yönetimi şirketlerin sürdürülebilirliği için çok önemli. 

 Peki siz bu anlamda nasıl bir yönetim sergilediniz?

 Normalde yönetim kurulu olarak gelir-gideri her çeyrekte görüyorduk. Şimdi pandemide her ay bakıyoruz, çünkü pandemiden dolayı bir kriz var. Gelmesini umduklarımız gelmiyor. İngiltere’deki yatırımdan da gelmiyor, Türkiye’den de gelmiyor. Hakikaten fuzuli giderleri ayıklamak gerekiyor. Pandemi de bunları ayıklamamıza vesile oldu. Tüm bunlar kalıcı alışkanlıklar yaratacak. 

 Pandemiden Pegasus çok etkilendi. Bu sürece ve işin geleceğine dair öngörüleriniz nasıl? 

 Havacılık, turizm, otelcilik, restoranlar ve tüm yeme-içme sektörü hakikaten pandemiden çok kötü etkilendi. Türkiye’deki çalışanların yüzde 35’i günlük yevmiyeyle çalışıyor. Pegasus da servis sektörünün içinde. Mağazalar, oteller, restoranlar kapalı; gelen yok giden yok. Turizm sektörü tabii ki çok kötü etkilendi. Ama iyi yönetim en azından sürdürülebilirliği sağlıyor. 2,5 milyon işletme, esnaf ‘Yarın dükkanımı açabilir miyim’ diye düşünüyormuş. Bunun kafalarda yarattığı kaosu düşünebiliyor musunuz? Para yerine konur ama akıl sağlığını nasıl halledeceğiz? Bu gerçekten tüm dünyada çok önemli bir sorun. Aşılama herkese yapılabilse ondan sonra Türkiye’nin önünde acayip fırsatlar açılacak. İstanbul Havalimanı’ndan 4 saatin altında bir sürede 40’tan fazla noktaya ulaşabiliyoruz. Böyle bir ülke yok. Londra’ya sabah git, akşam gel. Çin’in çok güçlü bir alternatifi olabiliriz. Ekonomiyi, sanayiyi yeniden hızlandırmamız gerekiyor. Avrupa’ya ana tedarikçilerinin aslında bizim olduğumuzu göstermemiz lazım. Bizden virüs de çıkmıyor, sağlık sistemimiz de tüm dünyaya örnek oldu. Bugün Londra’da hipermarketten deterjan almak için 2 derece soğukta 20 dakika sokakta bekliyorlar. Bizde böyle bir şey yok. Marketlerde de online’da da her şey var. Pandemiye olabilecek en iyi ülkelerden birinde yakalandık. Sağlık sistemi, tedarik zinciri, insanlığımız… Ama bunu artık paraya çevirmeli, PR’ını dünyaya çok iyi yapmalıyız. 


ESAS’IN DEĞİŞİM DÖNEMİ


Yeni başkan Ali Sabancı oldu. Bu devirle birlikte kurumsal bir değişim sürecine girdik.
Bu çok önemli ve herkesin de ufkunu açan bir zihniyet değişikliği.
Yönetim kurulumuzda aileden 6 üye, 4 yabancı üyemiz ve bir de CEO’muz var.
Şu an kurumsallaşmamızın yüzde 95’i tamamlanmış durumda.
Bu değişimle holding’i 3’üncü şahısların da yatırım yapmak isteyebileceği bir düzeye getirmeyi hedefledik.
 



21 KURUMSAL DESTEKÇİMİZ VAR

YENİ MODEL
Esas Sosyal’i 5 iş kolumuzdan biri olarak görüyoruz. 2015’te Esas Sosyal’i kurarken ‘Bir vakıf, dernek kurmuyoruz; bir iş modeli yaratıyoruz’ diye yola çıktık. Sürdürülebilirlik o kadar önemli ki. Biz sürdürülebilir bir modelimiz olsun istedik. Bizim için en önemli olan Türkiye’nin genç nüfusu ve onların umut dolu olması. Dolayısıyla genç nüfusun ana problemi işsizlik, bizim işimiz istihdam yaratmaksa, 12 bin kişiye istihdam yarattıysak, o zaman işsizlik problemine dokunabiliriz. Esas Sosyal’in ilk projesi olarak İlk Fırsat projesi ortaya çıktı. Bu projeyi Şevket Sabancı’ya ithaf ettik. İlk Fırsat’ta Şevket Sabancı vizyonuyla STK’lara ‘Ekstra bütçeniz olsa hangi iş pozisyonlarını açarsınız?’ dedik. Döndük kim iş bulmada dezavantajlı diye baktık. Anadolu’daki daha az bilinen üniversitelerde daha büyük sorun var.
İLK FIRSAT İlk Fırsat programı ile bugüne kadar 150 gence tam zamanlı ve maaşlı olarak toplamda 30’dan fazla sivil toplum kuruluşunda ilk iş deneyimini sunduk ve tüm katılımcılarımıza 250 saatlik mesleki eğitimlerle mentor desteği sağladık. Darüşşafaka’da, AÇEV’de, TEGV’de, TEV’de özel sektörde karşılığı olan gerçek işler var. Dolayısıyla biz yılda 150 gencimiz için 31 STK’ya katkıda bulunduk. Onlar da gençlerimize İK, muhasebe, halkla ilişkiler gibi departmanlarda iş verdi. Çok mutlu olarak söylüyorum, birinci yıl bitmeden bu gençlerin yüzde 82’si, program bittikten sonraki 3 ay içinde de tamamı işe giriyor. Normalde CV’lerinin bu şirketlerin posta kutusuna bile gidemeyeceği şirketlere giriyorlar. Bu yıl 21 kurumsal destekçimiz var.
İNGİLİZCE DEVREDE İlk Fırsat’tan gençlerin eksiklerinden birinin İngilizce sorunu olduğunu öğrendik. Bu gençlere mezun olmadan İngilizce desteği de verelim ve kendimizi yine sorumlu hissedelim diye bu programı da Hayırlı Sabancı adıyla birleştirdik. Bunların hepsi bizim kendimizi mesul hissetmemiz için benden sonraki nesiller de mesul hissetsin diye. Ve döndük İngilizce Fırsatım programını geliştirdik. E-Bursum ve Berlitz ile birlikte bir program dizayn ettirdik. Mart 15’te program başlayacak.



BİR EKOL YARATMAYA ÇALIŞIYORUZ

“DAMARINA İNİYORUZ”
Kültür değişikliğiyle ekol yaratmaya çalışıyoruz. 10 yıl sonra Emine’yi burada görmeyeceksiniz. Emine’nin takımı yine burada olabilir ama sistem o kadar büyüyecek ki Emine’nin takımı bunun ufak bir parçası olacak. Şimdi işin damarlarına iniyoruz. Mühendis yetiştiriyoruz, yurt dışında mühendis açığı var ama bizimkiler İngilizce bilmediğinden gidemiyor. Zor olanı yapmışız, mühendisi yetiştirmişiz. Türkiye’de üniversite mezunlarının yüzde 35’i hiç yabancı dil bilmiyor, iyi bilenler 3’te 1. Kalanlar orta seviyede biliyor. Bu gençler bizim geleceğimiz, İngilizce yoksa hangi makaleyi okuyacak da kendini geliştirecek. Tüm bunların sonunda bir ekol oluşturmaya çalışıyoruz.
FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ Her fırsatta gençlere yapılan yatırımın, topluma yatırım olduğunu vurguluyorum. Gençleri desteklemenin ve eğitimli gençlere işe geçişlerinde destek olmanın önemini anlatıyorum. Gençlere kulak kabarttığımızda gördük ki sadece istihdam sürecinde değil üniversite eğitiminde de fırsat eşitsizliği var. Okullarda gençlerin yeterince alamadığı İngilizce eğitimi de işe girişlerinde çok önemli bir bariyer. İngilizce Fırsatım programıyla ilk aşamada, devlet üniversitelerinin 3’üncü sınıflarında okuyan 150 gence fırsat vermeyi amaçlıyoruz. Katılımcıların, programa kabul edildikten sonra 12 ay süresince 3 kur İngilizce eğitimi alarak en az orta seviyede yabancı dil ile mezun olmaları hedefleniyor.
SİSTEMİN GELİŞİMİ Kurumsal destekçilerimizden EY, dedi ki ‘Bana gelen iş başvuruları içinde İlk Fırsat’tan gelen varsa doğrudan havuza alıyorum.’ Bunu yaratabilmeliyiz. Hayalim bu, sistem kendini geliştirecek. Buna bütçe de ayırıyoruz. İş modeli artık sistem olarak çalışmalı. İlk Fırsat için her 5 yılda bir 20 milyon TL, İngilizce Fırsat için yıllık 1,2 milyon TL bütçemiz var.



İÇ TALEP PATLAYACAK

“UMUTLUYUZ” 
İleriye yönelik umutluyuz. İspanyol gribinde milyonlarca insan öldü, ardından acayip bir tüketim patlaması oldu. Çünkü bir sürü şey ertelenmişti. Düşünebiliyor musunuz? Mart 2020’den beri yurt dışına gitmedim. Normalde ayda 3 kez iş ya da eğlence için yurt dışına giden biriyim. Açıldığı anda tatile gideceğim. Ertelenmiş talepler var. Bu bir tek benim için geçerli değil daha az gelirli insanların da ertelediği bir sürü talep bulunuyor. Uçacağız, uçmak zorundayız, çünkü herkes aynı yerde olmaktan sıkıldı.
“EN İYİ ÜLKEDEYİZ” 2021 ve sonrasında kesinlikle iç talep patlayacak, yaptıklarımızı iyi anlatabilirsek dış talep de artar. Gerçekten böyle bir ülke yok. Fon yönetiminde grup olarak dünya çapında bir şirketiz. Buradaki tecrübeme dayanarak da söylüyorum, biz bu pandemiye dünyada olabilecek en iyi ülkelerden birinde yakalandık. Biz burada set up’lıyız, örgütlüyüz, el ele verip bunu avantaja çevirmeliyiz.
SALGIN PSİKOLOJİSİ 2021’de en önemli hedeflerimden birincisi sağlıklı kalmaya devam etmek. Pandemide kendime yaptığım en büyük iyiliklerden biri de 6 aydır sigarayı bırakmam oldu. İkincisi bu ülkeye inanıyoruz, bu pandemi psikolojisinden bir an önce hep beraber kurtulmalıyız. 2021 ve 2022 için heyecanlıyız, umutluyuz. Hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz bir coğrafyada ve takımın içindeyim.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz