"Sürdürülebilirlik dev fırsat yaratacak"

Brown ise bunu elde edebilmek için tek gerekenin “vizyoner ve devletleri ikna edebilecek cesur CEO’lar” olduğunu söylüyor. İşte Brown ile sohbetimizden satırbaşları...

25 EYLÜL, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
"Sürdürülebilirlik dev fırsat yaratacak"

Aslı Sözbilir

[email protected]

Aynı anda hem daha kârlı şirketlere hem daha kalkınmış ve eşit bir dünyaya sahip olabilir miyiz? Günümüzde çok sayıda insana bu soru ütopik görünse de “İş ve Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu”nun (Business & Sustainable Development Commission) Davos Zirvesi’nde açıkladığı rapor bu konuda somut öneriler sunuyor. “Bu rapor bir küreselleşme manifestosu sayılabilir” diyen İş ve Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu Başkanı MARK MALLOCH-BROWN ile hem iş fırsatlarını hem daha iyi bir dünya kurmanın yollarını konuştuk. Brown, iş dünyasına 4 ana sektörde insanlığın da hayrına dokunacak 12 trilyon dolarlık 60 fırsatın ipuçlarını veriyor. Ancak, bunun için küreselleşme modelini yenileyerek işletmenin ve cesur bir iş dünyasının şart olduğunu da vurguluyor.

Son dönemde yaşananlar bazılarımıza dünyanın sağduyusunu neredeyse tamamen yitirdiğini düşündürüyor. ABD’de Trump’ın zaferi, Birleşik Krallık’ı AB’den koparan Brexit kararı ve Avrupa’da yükselen milliyetçi dalga bu düşünceleri pekiştiren somut olgular… Peki, ne oldu da toplumlar son 100 yılın en önemli barış ve kalkınma projelerinden biri olarak gösterilen küreselleşmeden kopup içe kapanma trendine girdi? Uzmanların çoğu bunu gelişmiş ülkelerde yaşasalar dahi küreselleşmeden yarar sağlamamış ve içeride artan eşitsizlik dolayısıyla “kollanmamış” hisseden kitlenin mevcut “kurulu düzene” karşı başkaldırışı olarak yorumluyor. Burada ise yeni bir soru ortaya çıkıyor; “İçe kapanmak daha eşit ve daha iyi bir dünya yaratacak mı?”. İş ve Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu’nun (Business & Sustainable Development Commission) bu yılbaşında Davos Zirvesi’nde açıkladığı rapora göre bunun yanıtı “Kesinlikle hayır”. Bu komisyon, Ocak 2016’da 36 CEO ve sivil toplum liderinin bir araya gelmesiyle kurulmuş bir yapılanma. Amacı iş dünyasını kapsayıcı ve sürdürülebilir bir küresel ekonomik model oluşturmak amacıyla motive etmek ve BM Kalkınma Hedefleri’ne ulaşılmasına katkıda bulunmak. Davos’ta açıklanan rapor ise iş dünyasının dünyanın ekonomik gelişiminde nasıl bir pozitif rol oynayabileceği sorusuna cevap arıyor. Komisyonunbaşkanı Mark Malloch-Brown ise Dünya Bankası Başkan Yardımcılığı, BM Genel Sekreter Yardımcılığı, BM Kalkınma Programı Yöneticiliği’nin yanı sıra İngiltere’de Gordon Brown kabinesinde bakanlık yapmış önemli bir isim. Brown, küreselleşme sayesinde insanlık tarihindeki en başarılı 30 yıllık ekonomik büyümeden daha yeni çıktığımızı söylüyor ve ekliyor: “Umarım raporumuz bu kritik kavşakta dünyanın milliyetçiliğe değil küreselleşmeye doğru yönelmesine yardımcı olur.” Rapor BM’nin 17 sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda belirlenen 4 ana sektörde getirisi 12 trilyon dolara varabilecek 60 sıcak iş fırsatına işaret ediyor. Brown ise bunu elde edebilmek için tek gerekenin “vizyoner ve devletleri ikna edebilecek cesur CEO’lar” olduğunu söylüyor. İşte Brown ile sohbetimizden satırbaşları: 

  •  Daha iyi bir işi nasıl tanımlıyorsunuz. İyi bir şirketin tanımı nedir ve bu neden önemli? 

 Eğer beklendiği üzere 9 milyar nüfuslu bir dünya için altyapı inşa etme problemiyle başa çıkmak istiyorsak işin içine iş dünyasını da katmak zorundayız. Aksi takdirde bu nüfusu besleyecek gıda sistemlerine ve herkesin satın alabileceği kadar ucuz sürdürülebilir enerji altyapısına sahip olmamız veya insanlara istedikleri gibi meslekler yaratmamız mümkün görünmüyor. İşin içinde iş dünyası olmaksızın devletlerin ve sivil toplumun kaynakları bu iş için yeterli değil. Bu büyük altyapı sorunlarını çözmeye çalışan ve üzerlerine kafa yoran şirketlerin daha iyi şirketler olduğunu düşünüyoruz ve bunu da ABD’de işletme fakültelerinde yapılmış araştırmalarla ispatlıyoruz. Bu araştırmalara göre bir misyonu olan şirketler daha iyi insan kaynaklarına sahip, hisse değerlerini daha başarılı bir şekilde koruyabiliyor ve üst segmentte daha uzun var olabiliyor. Argümanımız belirlediğimiz bu kalkınma sorunlarının şirketler için şu andakinden çok daha fazla kârlılık getirebilecek büyük iş fırsatları olduğu. 

  •  Şirketler bu küresel hedeflerin gerçekleştirilmesine nasıl yardımcı olabilir? 

 Şirketler yeteneklerine, çevrelerine ve kapasitelerine bakarak kendilerine biz bu büyük kalkınma problemlerini nasıl çözebiliriz diye sormalı. Türkiye’de altyapı üzerine uzmanlaşmış birçok inşaat şirketi var ve birçoğu ülke dışında da faaliyet gösteriyor. Buna devam etmeliler, Asya’nın, Afrika’nın veya Güney Amerika’nın altyapı sorunlarına eğilmek gibi… Güney Asya veya Orta Asya gibi bölgelerde iyi evler, enerji sistemleri, yollar, limanlar gibi yatırımlar oralarda yaşayanların iyi yaşamasına direkt etki edebilir. Türkiye için bu sektörde veya gıda gibi sektörlerde ölçek artırmak ve gıda kaybını azaltmaya çalışmak da bir yol. Sürdürülebilir kalkınma için BM’in belirlediği sıfır yoksulluk, sıfır açlık, iyi sağlık ve esenlik, ulaşılabilir ve temiz enerji, kaliteli eğitim gibi tam 17 hedef bulunuyor. Biz bu 17 hedef üzerinde en çok etki yaratacak 4 sektörü belirledik. Bunlar; mobilite ve şehirleşme, sürdürülebilir enerji, gıda tedarik zinciri/üretimi ve sağlık. Sonra da bunlarda yüksek getiri sağlayacak ve bir global sorunu çözecek 60 iş fırsatı belirledik. Bu fırsatlar gerçekleştirilirse dünya ekonomisine en az 12 trilyon dolarlık değer katacak. 

  • Raporunuz ayrıca bize küresel ekonominin tekno iyimserlik ve siyasi kötümserlik arasında gidip geldiğini ve bu belirsizliğin de global olarak CEO’ların güvenilirliğini azalttığını anlatıyor. Bunun temel sebebi nedir?

 Dünyanın iki tarafa da yönelebileceği bir kavşakta olduğunu düşünüyoruz. İnsanlık tarihindeki en başarılı 30 yıllık ekonomik büyümeden daha yeni çıktık. Dünya tarihinde hiç olmadığı kadar fakirliği azalttık, insan hayatını uzattık, daha çok çocuğu okuttuk ve sağlık hizmetlerini iyileştirdik. Tüm bunlar küreselleşme adı verilen büyük servet yaratma makinesi sayesinde oldu. Küreselleşme, o kadar iyi durumda olmadığını düşünen vatandaşlar yüzünden şimdi siyasi bir duvara toslamış durumda. Ayrıca insanlar hayatlarında gerçekten anlamı olan şeylerin iyileşmediğini de hissediyor, belki artık daha zenginler, daha önce sahip olmadıkları şeylere sahipler ama hayatlarının manevi yanı, güvenlik ve kontrol duyguları bir şekilde yok oldu. Bu aslında bir kriz ve bu rapor uluslararası ekonomik politikalarının sona erdirilmesinin büyük bir hata olacağını savunuyor. Bugüne dek bu kadar insanın hayatını iyileştirmeyi başarmış olan bu politikadan vazgeçmemeliyiz ama kesinlikle iyileştirmeli ve daha sorumlu ve hesap verebilir hale getirmeliyiz. Şirketlerin para kazandıkları ülkelerde vergi ödediği, iyi kurumsal vatandaşlar olduğu, iş hukukuna ve çevreye saygılı olduğu, devletlerin kural ve kanunlarına saygı gösterdiği bir sosyal kontrat seçenek olabilir. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.