"Devlerin CIO’ları"

Bilgi teknolojilerinden sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapıyorlar. Batı iş dünyasında ise CIO (Chief Information Officer) tanımı kullanılıyor. Geniş yetkileri var, kritik görevler üstleniyo...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Devlerin CIO’ları

Bilgi teknolojilerinden sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapıyorlar. Batı iş dünyasında ise CIO (Chief Information Officer) tanımı kullanılıyor. Geniş yetkileri var, kritik görevler üstleniyorlar. En önemli görevleri ise bilgiyi değere dönüştürmek, teknolojinin getirdiği yeni fırsatları kollamak. Süreçlerin iyileştirilmesi ve maliyetleri düşürmek, diğer önemli görevleri arasında. Bu önemli pozisyonu üstlenenlerin sayısı henüz Türkiye’de çok sınırlı. Sadece büyük gruplarda ve şirketlerde onlara rastlanıyor. Digital, bu kritik yöneticilerden 5’ini bir araya getirdi, hedeflerini sordu.

Bu ABD’de düzenlenen CIO (Chief Information Officer)  Sempozyumunun teması “Daha kısıtlı bilgi teknolojisi kaynağı ile daha çok değer yaratmak” üzerine kurulu.  Hedef bu konuda başarılı olan 100 şirket saptanıp, ödüllendirilmesi…Bu yarışma şirket başarısı ile CIO arasındaki güçlü ilişkiyi ortaya koyması açısından önemli…Çünkü, bundan 10 yıl önce hiçbir şirkette CIO pozisyonu yoktu.

“CIO”  pozisyonu Türkçe’ye “bilgi teknolojilerinden sorumlu başkan” olarak çevrilebilir. Son 10 yılda bilginin ve bilgi teknolojilerinin artması bu yepyeni pozisyonu doğurdu. Dünyada son 3-4 yıldır yayılmakta olan CIO (Chief Information Officer) pozisyonu Türkiye’de henüz duyuluyor.

Bu nedenle, CIO’nun kim olduğundan, niteliklerinden ve görev tanımından kısaca bahsetmekte fayda var. Çünkü onlar sadece şirketlerin IT yatırımlarını yönlendirmekle kalmıyor. ABD’de yayınlanmakta olan CIO isimli derginin tanımı çok net ve şık: “ CIO şirket hedefleri doğrultusunda bilgi teknolojilerinin kullanımını yöneten kişidir.” CIO’ların hem teknoloji hem de iş süreçleri hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor. Çünkü, onlar bu çapraz fonksiyonel bakış açısı ile karar verip ve şirketin teknoloji stratejileri ile iş stratejisinin uyum içinde ilerlemesini sağlamakla yükümlüler.

Kurum içi bilgi akışının düzenlenmesinden bilgilerin gizliliğine, bilgi işlem yatırımlarının yönlendirilmesinden bu yatırımların işleyişine kadar pek çok sorumluluğu olan CIO’lar yeni ekonominin yükselen yıldızları olma yolunda ilerliyorlar.

Türkiye’de pozisyon ismi olarak yaygınlaşmasa da bir CIO ile aynı işleri yapan isimler bulunuyor. Örneğin, Vestel ve Zorlu Şirketler Grubu CIO’su Hamza Cihan Sarı bu unvanı henüz aldı. Koç Topluluğu Bilgi Teknolojileri Koordinatörü Alper Göğüş sorumluluk alanının CIO ile aynı olduğunu, ancak kurum bünyesinde bu unvanı kullanmadıklarını belirtiyor. Tıpkı Arçelik Bilişim Teknolojileri Direktörü Ahmet İhsan Ceylan ve Anadolu Grubu Bilgi Sistemleri ve ATİM Grup Başkanı Erdal Tunca gibi…Unvanları ne olursa olsun hepsinin hedefi bilgi teknolojilerini kullanarak bilgiyi işlemek ve ondan değer yaratmak…

Türkiye’deki büyük grupların içinde  farklı unvanlar altında CIO’nun görev ve yetkilerini taşıyan 5 tepe yönetici tespit ettik. Onlara CIO pozisyonunun iş tanımını, şu sıralar yönettikleri projeleri ve hedeflerini sorduk.

“VESTEL’İN BÜYÜMESİNİN CANLI TANIĞIYIM”

Hamza Cihan Sarı/Vestel Ve Zorlu Şirketler Grubu CIO’su

Vestel ve Zorlu şirketler Grubu IT Koordinatörlüğü pozisyonunu birkaç ay önce CIO olarak tanımlamaya başladı. Hamza Cihan Sarı, grup içinde bu unvanın ilk sahibi oldu. Endüstri mühendisi olduktan sonra yüksek lisansını bilgisayar alanında yapan Hamza Cihan Sarı, kendisini çok şanslı gördüğünü belirtiyor ve ekliyor: “Bu iki bölüm mezunları da Türkiye’de çok az iken ben her ikisini birleştirmiştim.”

Yurtdışında yazılım şirketlerinde 9 yıl kadar çalıştıktan sonra, 1994 yılında Manisa’da televizyon şirketinin bilgi işlem müdürü olarak göreve başlayan Sarı, o günden bu güne Vestel’in büyümesine canlı tanığı olduğunu söylüyor.

HEDEFİ ŞEFFAF ŞİRKET YARATMAK

Sarı, CIO olarak vizyon ve hedefini, “Hizmet verdiğimiz şirketlerin bilgi envanterini en alttaki yöneticiden en üsttekine kadar şeffaf ve erişilebilir yapıda kurmak” olarak açıklıyor.

Hamza Cihan Sarı ve ekibi, öncelikle şirketlerin BT alt yapılarını yapılandırmakla sorumlu. Öncelikle gerekli yapıları kurmakla işe başlıyorlar. Ardından da oluşan bilgiyi kullanarak iş süreçlerini denetlemeden, izlemeye kadar çeşitli konulara odaklanıyorlar. Bunlar arasında iş süreçleri dinamikleri içinde kendi kendisini yenileyebilecek teknolojik yapıları kurmak da var.

Hazma Cihan Sarı, “Bir CIO, kurumun bilgi teknolojileri stratejisini belirleyen, ayrıca bu stratejiyi uygulatan, uygulama için gerekli yapıları kuran ya da kurduran kişidir” yorumunu yapıyor. Ona göre, CIO’lar, şirketin zaman içinde değişen ideallerine ayak uydurabilecek altyapıları kurma ve geliştirme konusunda hızlı davranmak zorundalar.

CIO BÜYÜMEYE AYAK UYDURMALI

Sarı, hızlı büyüyen bir şirket oldukları için mevcut yapıların yetmeyeceğini anladıklarını ve yeni teknolojilere göre yeni yapılar kurduklarını belirtiyor. Dağınık yapılanmadan merkezi yapılanmaya geçişle birlikte bugün bilgi üreten birimlerde ve işyerlerinde entegre yapıların kurulması hedefleniyor.

Vestel ve Zorlu Şirketler Grubu CIO’su Hamza Cihan Sarı, grubun bilgi teknolojileri stratejisinde gelecekte gerçekleştirmek istedikleri hedeflerini şöyle özetliyor:

“Bilgiyi merkezileştirip kolay erişilebilir yapıları kurduktan sonra bu bilginin optimizasyonunu gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Şu anda elektronikte iki yıl önce başlattığımız projenin devamı bu. Diğer şirketlerde de bunu yapacağız.

CRM, Supply Chain Management dediğimiz araçları yaygınlaştırarak kendimizi geliştirecek şekilde kullanmayı hedefliyoruz. Zaman bizim için çok önemli. Örneğin, bir televizyonu 3 gün içinde siparişinin alınıp verilmesi idealdir. Şu anda dünya genelinde siparişin teslimi 1-1,5 ay sürer. Bizde ise 1, en fazla 3 haftadır. Zamanı iyi kullanabiliyoruz ama bunu daha da geliştirmemiz gerekiyor. Kısıtlı kaynakları iyi yöneterek süreyi kısaltmayı, maliyetleri azaltmayı ve çıktıyı arttırmayı amaçlıyoruz”.

“CIO BİLGİYİ DEĞERE DÖNÜŞTÜRMELİ”

Ahmet İhsan Ceylan/Arçelik Bilişim Teknolojileri Direktörü

İstanbul Alman Lisesi’ni bitirdikten sonra Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olan Ahmet İhsan Ceylan, bugün Türkiye’nin en önemli beyaz eşya ve elektronik ürünler üreticisi şirketlerinden olan Arçelik’in bilişim teknolojileri direktörü. Bu pozisyon, 2000 yılında yaşanan şirket birleşmeleri ile süreçlerin artması sonucu BT grubunun ortak yönlendirme ile hareket etmesi için oluşturulmuş.

İŞİMİZ BİLGİYİ DEĞERE DÖNÜŞTÜRMEK

Bilginin iki anlamda güç olduğunu belirten Ceylan, bilgiyi kaliteli ve gereken zamanda elde etmenin yanında elde edilince de bir güç sağladığını vurguluyor. Ceylan’a göre, bilişim teknolojilerinden sorumlu kişinin görevi, aynı silah sektöründe olduğu gibi, konvansiyonel ve stratejik olarak ikiye ayrılıyor. Ceylan, “CIO ya da bilişim teknolojileri direktörünün, bir yandan sayısı sürekli artan çalışanları şirketin hedefleri konusunda yönlendirmesi, diğer yandan işin ihtiyaçları doğrultusunda gereken teknoloji ve çözümleri kullanarak iş ve para odaklı bir davranış sergilemesi gerekiyor” diye konuşuyor.

Ayrıca, ona göre, takım çalışması dinamikleri ve proje yönetimi de CIO’nun hayatının da bir parçası olmak durumunda. Tüm bunların yanında, şirket içindeki bilgileri bulmak, ortaya çıkarmak, saklamak ve gereken kişilerle gereken zamanda paylaşmak ve şirket içinde oluşacak bilgiyi şirketin “değeri” haline dönüştürmek de stratejik sorumlulukları arasında yer alıyor.

DİNAMİK TAKIMLAR İŞ BAŞINDA

Bilgi teknolojileri departmanlarının verimliliğinin sürekli artırılması da, CIO’ların görevleri arasında. Arçelik’te bu hedef doğrultusunda yeni düzenlemeler yapılmış. Elde edilen sonucu Ahmet İhsan Ceylan şöyle anlatıyor:

“Biz Arçelik’te dağıtık bilgi teknolojileri organizasyon yapısına geçtik. Bunun sonrasında ana iş uygulamaları (malzeme, finans, satış ve insan kaynakları) dışındaki uygulamalarımızda ürün pazara sunma süremiz oldukça kısaldı. Merkezi BT grubuna sesini duyuramayan birçok bölüm, kendi BT bölümleri ile ortak çalışmalar gerçekleştirerek birçok başarılı projeye imza attı.”

BT YÖNETİMİ ŞİRKET DIŞINA TAŞTI

Bu küçük ve dinamik grupların, iş ortaklarına yönelik internet uygulamalarının birçoğunun geliştirilmesini üstlendiğini söyleyen Ceylan, “Yetkili servislerimiz, yetkili satıcılarımız ve yardımcı sanayimiz ile iletişimimizi sağlayan, işlemleri hızlandıran bu uygulamalar, verimlilik yaratma dışında süreçlerin ve servislerin kalitesini artırdı” diyerek bu dinamik yapının işleyişinden duyulan memnuniyeti dile getiriyor.

Ceylan’a göre, veri merkezi amirliğinden CIO’luğa geçişin yanında en önemli değişiklik, artık BT sistemlerinin şirket içiyle sınırlı kalmaması. Çünkü, artık bilgi teknolojisi sistemleri şirket dışına çıktı ve tedarikçiler, bayiler gibi diğer kurumlar tarafından da kullanılıyor. Bu nedenle Ahmet İhsan Ceylan, şirketlerde BT’den sorumlu olan kişilerin tüm strateji ve altyapı kararlarını verme aşamasında dikkate aldıkları "kullanıcı kitlesi" kavramında değişiklik yapmaları ve buna göre hareket etmeleri gerektiğinin altını çiziyor.

“TEKNOLOJİLER BAZEN DEVRİM GEREKTİRİYOR”

Erdal Tunca/Anadolu Grubu Bilgi Sistemleri ve ATİM Grup Başkanı

Anadolu Grubu’nda bilgi sistemleri koordinatörlüğü 1982 yılında ilk olarak oluşturulduğunda adı “sistem otomasyon koordinatörlüğü” idi. İcra kurulu başkanına bağlı olarak oluşturulan bu pozisyonun amacı, grubun BT standartlarını oluşturmak ve koruyabilmekti. 1999 yılından beri ise Anadolu Grubu Bilgi Sistemleri ve ATİM (Anadolu Grubu Bilgi Teknolojileri ve İş Tasarım Merkezi Grup Başkanlığı) adı kullanılıyor.

ATİM’in kurulması aşamasında göreve getirilen ve bir CIO’nun tüm sorumluluklarını taşıdığını söyleyen Erdal Tunca, grubun BT standartlarını belirliyor, grup şirketlerinin BT yatırımlarının planlanmasını ve gerçekleştirilmesini sağlıyor. Ayrıca, “Grup Başkanı” unvanıyla, bağlı şirketlerin BT bütçelerinin belirlenmesinde de rol oynuyor.

ATİM BAĞIMSIZ BİR ŞİRKET OLACAK

Erdal Tunca, yakın gelecekte grubun bilgi teknolojileri stratejisinde yaşanması beklenen gelişmeleri şöyle özetliyor: “2003 yılı başında Anadolu Grubu, BT sektörüne yatırım yapmaya karar verdi. ATİM, grup dışına da hizmet veren bir şirket haline dönüştürülüyor.”

Şirketin kuruluşu tamamlanmak üzere. Bu yatırımın en önemli sebebi  ise bilişim sektörünün geleceğinin parlak olması…ATİM'in sahip olduğu uzmanlıklarını serbest piyasa ortamında değerlendirebileceği fırsatların varlığı da ayrı bir şirkete dönüştürülmesinin bir diğer önemli sebebi. Tunca, 2003 yılı için planlarını, “Ayrıca, grup BT maliyetlerini düşürerek teknoloji yatırımlarının katma değerinin artırılması hedefi doğrultusunda projeler yapacağız” diyerek açıklıyor.

CIO’NUN KAPSAMA ALANI BÜYÜDÜ

CIO'ların görev tanımı yeni bir pozisyon olmasının da etkisiyle sürekli gelişiyor ve değişiyor. Erdal Tunca’nın “İlk zamanlarda finans fonksiyonuna daha ağırlıklı olarak hizmet veren bilgi sistemleri departmanları artık işletmenin tamamını kapsar hale geldi” saptaması, bu gelişimi doğrular nitelikte.

İşletmelerin elektronik ortamda çalışmak zorunda oldukları bu dönemde, iş yapış biçimlerinin de önemli ölçüde değişti. Daha önceleri yapılan işin daha hızlı yapılabilmesi için elektronik ortama aktarılması yeterli olurken, gelişen teknolojiler sayesinde artık mevcut işlerin ya hiç yapılmaması, ya da tamamen farklı biçimde yapılması gerekiyor. Tunca, “Bu gibi durumlar bazen oldukça devrimci bir yaklaşım gerektiriyor. İşletmelerde daha önce hiç düşünülmemiş iş alanları ortaya çıkıyor” diyor.

REKABET YARIŞINDA ÖNEMLİ OYUNCU

Buradan yola çıkarak CIO’nun görevini tanımlayan Erdal Tunca, CIO’nun şirket stratejisindeki öneminin altını bir kez daha çiziyor: “Genelde BT çalışanlarının ve doğal olarak da CIO'nun sorumluluk alanındaki şirketlerde yapılmakta olan işleri çok iyi bilmesi, şirketlerin stratejik planlarının oluşturulma aşamasında söz sahibi olması, gelişen yeni teknolojilerden üst düzey yöneticileri haberdar etmesi gerekiyor. İşletmelerin rekabetinde artık BT de önemli bir rol oynuyor. CIO'nun da bu konuda önemli bir sorumluluğu vardır.”

“CIO’NUN İKİ GÖREVİ VAR”

Hüsnü Erel/Garanti Teknoloji Genel Müdürü

Garanti Teknoloji Genel Müdürü Hüsnü Erel, “gizli CIO’lar” arasında yer alıyor. Başında bulunduğu kurum olan Garanti Teknoloji, Doğuş Holding şirketlerinin büyük bir kısmının bilgi teknolojileri operasyonlarını gerçekleştiriyor.

GRUBUN TÜM BT OPERASYONLARININ PATRONU

Hüsnü Erel, “Ben de pratikte CIO ne yapıyorsa onu yapıyorum ama resmi olarak bu unvan Türkiye’de yaygın olarak kullanılmıyor zaten” diye konuşuyor. Aynı zamanda Garanti Bankası genel müdür yardımcısı da olan Erel, sorumluluk alanını şöyle anlatıyor:

“Garanti Teknoloji, Doğuş Holding’in kuruluşlarının neredeyse tamamının hem BT operasyonlarını (network yönetimi, hosting, server konsolidasyonu gibi) hem de yazılım geliştirmelerini gerçekleştiriyor. Tüm güvenliği de buradan yönetiyoruz. Aslında, Doğuş’un büyük şirketlerinin tüm internet erişimleri, operasyonları, network yönetimleri ve yazılım geliştirme sürecinin tümü Garanti Teknoloji’de yapılıyor.”

BT STRATEJİLERİ MERKEZDEN BELİRLENİYOR

Garanti Teknoloji, aynı zamanda birlikte çalıştığı tüm şirketlerin bilgi teknolojileri stratejilerini de belirliyor. Erel, çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelerek şirketlerin yapmak istedikleri iş planları doğrultusunda gerekli yazılımları geliştirdiklerini belirtiyor.

Garanti Bankası ve Garanti Sigorta gibi şirketlerin dahil olduğu Garanti Grubu’nun tüm operasyonları Garanti Teknoloji tarafından yapılıyor. Bunun yanında Tansaş’ın operasyonlarının büyük bir bölümü ve destek yazılımları da Garanti Teknoloji tarafından gerçekleştiriliyor. Erel, Tansaş’ın paket program da kullandığını, DOHAŞ’ın kendi ve tüm bayi otomasyonunun ise Garanti Teknoloji tarafından gerçekleştirildiğini söylüyor. Bunun yanında NTVMSNBC de Garanti Teknoloji’den host ediliyor ve kullanılan yazılımlar da burada geliştiriliyor.

YENİ İŞ ALANI YARATMAK CIO’NUN İŞİ

Hüsnü Erel CIO’nun iki temel görevini şöyle anlatıyor : “Öncelikle CIO’nun kurumların iş planları çerçevesinde tüm IT yatırımlarının yönetimi, geliştirilmesi ve uzun vadede planlanmasına kadar olan tüm yelpazeyi kapsaması gerekiyor. İkincisi değişen görevler arasında yer alıyor. Kurumların yeni iş alanlarına girmesine destek olmak, mevcut işlerini daha verimli hale getirmek, mevcut süreçleri daha kısaltılmış, düzgün ve basit hale getirmek, B2B ve B2C’lerde yeni iş alanları yaratmak da CIO’nun görevidir bence.”

“HIZA AYAK UYDURMAK ZORUNDAYIZ”

Alper Göğüş/Koç Holding Bilişim Hizmetleri Koordinatörü

Koç Holding’deki üst düzey yöneticilerin çoğu öğrencilik yıllarının hemen ardından burada çalışmaya başlamıştır. Alper Göğüş de 20 yıllık bir Koç Holding mensubu. 1983 yılında personel koordinatörlüğü yetiştirme elemanı olarak gruba adımını atan Göğüş, bugün tüm Koç’un bilgi teknolojileri stratejilerini elinde bulunduruyor. Tüm bilişim teknolojilerinden sorumlu olduğunu belirten Göğüş, “Aynı zamanda Koç Topluluğu şirketlerini kapsayacak şekilde gerçekleştirilen ortak projelerin tamamının yönetimi de bizde” diye konuşuyor.

BİR CIO’NUN KARİYER SERÜVENİ

Holdingde çalışmaya başladığı 1983 yılında bir BT departmanı olmadığına dikkat çeken Alper Göğüş, o dönemi şöyle anlatıyor:

“İnsan kaynakları bölümünde bir bilgisayarla yapılacak veritabanı programını benim sorumluluğuma verdiler. Oradan bir bilgi işlem merkezi çıktı ve sayımız giderek arttı, büyük bir bilgi işlem merkezine dönüştü. Holding’in Fındıklı’dan Nakkaştepe’ye taşınması ile birlikte bölüm şeflik düzeyinden müdürlük seviyesine geçti.

Müdürlük döneminde daha çok sadece Nakkaştepe’nin BT departmanı olarak çalıştı. Daha sonra tüm topluluğun mali grup bilgilerinin konsolidasyonu, kombinasyonu ve bunların raporlanması başladıktan sonra da 1991 yılında koordinatörlük oluşturuldu. Koç Topluluğu bazında çalışmalar başladı. Ben 1998 yılına kadar koordinatör yardımcısıydım ve sonrasında da Koç Holding Bilişim Hizmetleri Koordinatörü oldum”.

E-DÖNÜŞÜM PROJESİNİ YÖNETİYOR

Koç Grubu’nda da henüz CIO kavramı pozisyon olarak kullanılmıyor. Ancak, Alper Göğüş’ün sorumlulukları da bir CIO’nunkilerle örtüşüyor. Bilişim hizmetleri koordinatörlüğü şu anda yoğun olarak son iki yıldır gündemde olan “e-dönüşüm projesi” ile ilgileniyor. Bu proje ile birlikte topluluğun süreçlerinin sorgulanmaya başladığını belirten Göğüş, bu dönemde işlerin nasıl daha iyi yapılabileceğinin gündeme geldiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor:

“Bundan 4-5 yıl önce klasik sistemlerin iyileştirilmesinden söz ediyorduk, şimdi ise web dünyasıyla birlikte âtıl kalan süreçleri elimine edip daha dinamik ve hızlı olmayı amaçlıyoruz. Bu hedefi internet dünyasında nasıl gerçekleştirebileceğimizi düşünüyoruz”.

KOÇ’TA BT ANAYASASI HAZIRLANDI

Koç Topluluğu’nda geçtiğimiz yıl topluluğun yüzde 80’ini içine alacak şekilde üye şirketlerin BT yöneticilerinin yer aldığı bir kurul oluşturulmasına karar verdiklerini söyleyen Göğüş, amaçlarını şöyle açıklıyor:

“Burada amaç Koç Grubu’nun BT anayasasının bu kurul içinde oluşturulmasıydı. Teknolojide her şey çok hızlı değiştiği için BT kurulunu her ay topluyoruz ve değişimlere ayak uydurmak için ne yapmamız gerektiğine karar veriyor, bize yapılan önerileri inceliyor ve topluluğun BT yönüne uyumluysa kabul ediyoruz.

Kısa bir süre sonra Koç Topluluğu şirketlerinin BT denetimleri tamamlanma aşamasına gelecek. Önce iç denetim başlayacak. Holding bazında yapılan denetimler de bizi daha disiplinli, kuralları olan bir yapıya kavuşturacak. Artık bilgi çöplüğü olmayı engellemek gerekiyor. Kurallar ve standartlar olduğu takdirde dağınık bilgiler toparlanacak ve daha kolay kullanılabilecek”.

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz