"Üretimden Önce Sistemi Kurdu"

İskenderun Enerji Üretim ve Ticaret AŞ (İsken), Alman STEAG tarafından kurulan yabancı sermayeli bir şirket... Sugözü Termik Enerji Santrali’nin kuruluş ve işletimini üstlendi. Tesis henüz üretime ...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Üretimden Önce Sistemi Kurdu

İskenderun Enerji Üretim ve Ticaret AŞ (İsken), Alman STEAG tarafından kurulan yabancı sermayeli bir şirket... Sugözü Termik Enerji Santrali’nin kuruluş ve işletimini üstlendi. Tesis henüz üretime geçmedi, ancak şirket yönetimi kolları sıvadı. “Üretimden önce sistem” yaklaşımı ile SAP Projesi için KoçSistem ve PricewaterhouseCoopers ile anlaşma yaptı. KoçSistem ASP modeli ile hizmet verecek, diğer şirket ise danışmanlık yapacak. Böylece İsken, üretimden önce SAP modelini hayata geçirerek, “Uygulama Servis Sağlayıcılığı” hizmeti alımında bir “ilk”e de imza atıyor.

 

Almanya’nın ikinci büyük enerji şirketi SETAG, Türkiye’de sessiz sedasız çok önemli bir proje yürütüyor. Yumurtalık Sugözü Termik Santrali ihalesini kazanan şirket, tesisin hem yapımını hem de işletimini üstlenmiş durumda. Şirket, daha doğrusu İskenderun Enerji Üretim ve Ticaret AŞ (İsken) kuruldu, tesisin yatırımı ise devam ediyor. Yani henüz enerji üretimine başlanmış değil...

 

Buraya kadar her şey normal... Ancak, bu şirketi farklı kılan yönü, daha üretime başlamadan önce teknolojik alt yapısını, bilgi sistemlerini oluşturmaya başlaması, modern yönetim anlayışına yatırım yapması... Bir anlamda SETAG, “üretimden önce sistemini kurma” anlayışını benimsedi. Bu kapsamda Türkiye’nin alanında öncü kuruluşu KoçSistem ve önde gelen danışmanlık şirketlerinden PricewaterhouseCoopers ile anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre, SETAG, KoçSistem’den dünyanın en yeni yöntemlerinden biri olan “Uygulama Servis Sağlayıcısı” (ASP) hizmeti alacak. Böylece, 4 yıl süreyle şirkete, SAP projesi için gerekli donanım, bakım ve teknik destek hizmetlerini sunacak.

 

İsken’in bu büyük yatırımı 2003 yılında tamamlanacak. Ancak, şimdiden “İsken Projesi” adı altında altyapı ve teknoloji desteği almaya başladı. Bu konuda da KoçSistem’i seçti.

 

Pricewaterhouse ise projenin hayata geçirilmesinden sorumlu hale getirildi. İsken’in bu seçiminde en büyük etkiyi, “core business”a (ana iş) odaklanmak anlayışı yaptı. Teknoloji ve bilgi sistemleri gibi işleri uzman şirkete bırakıp, enerji üretiminde yoğunlaşmak isteyen şirket, böylece Türkiye’de bir “ilk”e de imza attı: “Üretimden önce sistem kurma”...

 

İsken Projesi ile yapılmakta olan yatırımın kontrol edildiğini belirten Pricewaterhouse  Managment Consultancy Services Manager Ertan Göral, “ İsken’in ilk amacı, yatırım işini kontrol altına alabilmekti. O amaçla uygulamaya erkenden başladı. Eğer bekleseydi, şu anda yürüyen yatırım işini daha az araçlarla takip etmek zorunda kalacaktı” diyor.

 

KoçSistem  İsken Projesi Proje Yönetmeni Kaan Bingöl ise “Burada seçilen yöntem altyapıyı tamamen outsource etmek. İsken kendi yatırımını kendisi yapmaya kalksaydı çok daha fazla bir finansman ve altyapı maliyetiyle karşı karşıya kalacaktı” diyor.

 

Kaan Bingöl, Ertan Göral ve KoçSistem İşletim Hizmetleri Birim Yöneticisi Duygu Ateşgöğüş ile İsken Projesi’ni konuştuk:

 

Projenin genel hatlarından bahseder misiniz?

 

Temel sorumluluğumuz şu anda mevcut olan iş süreçlerini SAP ile desteklemekti. Şu anda İsken’in sadece mali yönetim anlamında operasyonu var. O da muhasebe, maliyet muhasebesi ve sabit kıymetlerden oluşuyor. Daha çok giderlerin kontrol edilmesi amaçlanıyor.

 

Dolayısıyla, yapılmakta olan yatırımla ilgili olarak SAP’nin üç temel modülü devreye geçirildi. Fonksiyonel olarak baktığımızda kapsam bu. Operasyonlarda da işletme daha faaliyete geçmediği için, herhangi bir ek modül şu an için çalışmıyor. Tüm yapı KoçSistem’in İstanbul’da barındırdığı altyapı üzerinde çalışıyor.

 

Steag’dan biraz bahseder misiniz?

 

Steag, enerji üretiminde Almanya’nın dev kuruluşlarından bir tanesi. Türkiye’nin enerji pazarındaki gelişmeler nedeniyle burada yatırım yapmayı planlıyor. Adana’da Sugözü Termik Enerji Santrali kurmaya karar veriyorlar. Bu nedenle İsken, İskenderun Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş oluşturuluyor.

 

Şirket kurulduktan sonra, temel faaliyet alanı elektrik üretimi olduğu için Sugözü Termik Santrali’nin inşaatı başlıyor. Her ne kadar inşaat aşamasında olsa da, şu anda çok ciddi bir yatırım boyutu var. İsken’in şu andaki temel amacı, tesisi 2003 yılına kadar tamamlayıp faaliyete sokmak. Yani, Türkiye’deki en büyük yabancı sermaye yatırımlarından biri.

 

Steag, PricewaterhouseCoopers ve KoçSistem’le nasıl bağlantı kurdu?

 

İsken, iş süreçlerini destekleyecek bir altyapı kurmak istiyordu. Bunun iki temel sebebi vardı. Her ne kadar operasyona fiilen başlamamış olsa da, yapılan yatırımın boyutu oldukça büyük olduğu için, bunu iyi bir bilgi sistemiyle desteklemek istiyorlardı. İkinci neden ise, şirketin temel faaliyet alanında üretime başladığında, süreçlerini tam anlamıyla destekleyecek bir bilgi sistemine ihtiyaç duyacak olmasıydı. Dolayısıyla, bunu önceden yapmaları onlara çok büyük fayda sağlayacaktı.

 

Bu hedefleri gerçeklertirmek üzere, Steag’ın üst düzey yönetimi Türkiye’ye gelip, İsken Yönetimi ile birlikte projeyi hayata geçirebilmek için iyi bir iş ortağı arıyordu. O sırada bizle, PricewaterhouseCoopers ile, görüştüler. Biz de onlara, daha önce üzerinde KoçSistem ile çalıştığımız bir yaklaşım önerdik. Steag ve İsken yöneticileri de bunu onayladı.

 

Bu çalışmanın temel kapsamı ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

 

KoçSistem’le PricewaterhouseCoopers’ın birlikte önerdiği modelde altyapı sorumluluğu tamamen KoçSistem’dedir. Steag’in bilgi sistemlerindeki tercihi olan SAP, bu altyapıda kullanılıyor. PricewaterhouseCoopers da SAP sistemini hayata geçirirken, İsken’e yardımcı oluyor. Bu hatların belirlenmesinden sonra Steag’ın ve İsken’in üst düzey yönetimi gelip KoçSistemi ziyaret etti. Steag  dünyada da çoğunlukla altyapıyı “outsource” ediyor. Steag’ın Almanya’daki IT direktörleri KoçSistem’i incelediklerinde, hem kullanılan teknolojiden hem de güvenlik ve hizmet anlayışı gibi kriterlerden memnun kaldılar.

 

Ayrıca, KoçSistem’in dünyaca kabul görmüş çeşitli çözüm ortakları var. SUN da bunlardan biri... Steag’ın da dünya çapındaki tercihlerinden biri SAP, diğeri de SUN’dı. KoçSistem’in  bu şirketlerle kurduğu işbirliği, İsken ve Steag yönetimi için de olumlu bir gösterge oldu.

 

İsken Projesi ne zaman başladı?

 

Aslında ilişkilerin başlaması daha önceye dayanıyor. Ama fiilen projeye başlamamız Mayıs’ta oldu. İlk uygulamalarımız da Ekim ayında gerçekleşti. 

 

Yatırım tamamlandığında proje hangi birimlerde uygulanacak?

 

İsken, tüm operasyonu kapsayacak bir bilgi sistemi oluşturmak istiyor. Steag’ın da kullandığı SAP, özellikle işletmede bazı dış çözümlerle de desteklenebilir. Bu yapı netleştikçe, KoçSistem açısından bir yatırım planı ortaya çıkacak. Ardından “iş ortaklığı” çerçevesi içinde, süreçlerin bilgi sistemleri ile desteklenmesi konusunda İsken ile birlikte çalışacağız. Bugünlerde tam olarak bunu ortaya koymaya çalışıyoruz.

 

Şu an faaliyette olan birimlerde nasıl bir sistem uygulanıyor?

 

Proje tam faaliyete geçirilene kadar, KoçSistem hem yatırım hem de destek faaliyetlerini yürüttü. Projede çok kısa bir sürede hayata geçti. Elektrik enerjisi üretimine geçilmesiyle hem kullanıcı sayısı hem de kullanılacak sistemlerin artması anlamında bir büyüme olacak.

 

Verimlilikteki artışı belki İsken özelinde yanıtlamak zor. Ancak, genel olarak bu modelin verimlilik nasıl bir artış sağlıyor?

 

İsken henüz üretim faaliyetini başlatmamış olsa da, mevcut operasyonlar sırasında üretilen bilgilerin hem resmi kurallara hem de Steag’ın kurallarına göre raporlanmasını  sağlayan bir yapı oluşturmanın verimliliğe etkisi olacaktır. Böyle bir sistemi olan işletme stoklarını yüzde 95 ile 98 doğruluk arasında  kontrol altında tutabiliyorsa, iyi planlama yapabiliyorsa bunların maliyetini de şirketin amaçlarına yönelik olarak toplayıp raporlayabiliyorsa, geleceği bu parametreler etrafında planlıyorsa verimliliğe mutlaka pozitif yönde etkisi olacaktır. Bu sistemlerdeki temel hedefler de bunları yapabilmek zaten.

 

Sistem nasıl işleyecek?

 

Şirketler için operasyonlarını bilgi sistemleri ile desteklerken asıl önemli olan bu bilgi sistemini bir “lüks” olarak kurması değil, ihtiyaçları doğrultusunda kurması ve kullanmasıdır.

 

Dolayısıyla, yer aldığı sektörün gerektirdiği prosesleri bilgi sistemlerinin fonksiyonları ile destekleyebilmesi gerekiyor. Çimento veya enerji sektöründe, bakım ve onarım gibi destek süreçlere ait fonksiyonların önemi, üretimi proseslerini destekleyecek fonksiyonlarından daha fazla olabiliyor. Ancak otomotiv sektörüne baktığımızda üretim fonksiyonlarının yetenekleri ve çeşitliliği, tüm değer zinciri içinde daha fazla öneme sahip oluyor. Tüm bunları sağlam bir teknolojik altyapıyla desteklemediğiniz sürece, bilgi sistemi ile hedeflediğiniz gelişmeyi sağlamak güçleşiyor.

 

KoçSistem bu projeyi nasıl destekleyecek?

 

Projenin başından beri uygulamayı yapacak danışman ekiple beraber teknik altyapıda destek verenler birlikte çalışıyorlar. Uygulama planlarının hazırlanması sırasında, teknik altyapı ile ilgili adımları, KoçSistem ile PricewaterhouseCoopers birlikte planlamışlar. Ayrıca, KoçSistem, İsken ile yaptığı “Hizmet Düzeyi Anlaşması” ile, ihtiyaçların çözümüne yönelik prensipler üzerinde bir mutabakat sağlamış. Bu anlaşma ile, problemlere müdahale süreleri, sorunlara ne şekilde çözüm aranacağı, cevaplanamayan ihtiyaçlar için ödenecek cezalar hepsi belirlenmiş.

 

ASP MODELİ NASIL İŞLİYOR?

 

Daha düşük maliyetlerle, daha yüksek verim oluşturmak amacından yola çıkarak hazırlanan “Dış kaynak kullanım hizmetleri”, yönetim dilinde “Uygulama Servis Sağlayıcılığı” (ASP) olarak adlandırılıyor. Sistem, tüm bilişim hizmetlerinin tek elden verilerek, yönetilmesini amaçlıyor. Dış kaynak kullanım hızmetleri 3 aşamalı olarak veriliyor:

 

1- SUNUCU BARINDIRMA (Server Hosting): Bu kapsamda uygulamanın üzerinde çalışacağı donanım, gerekli yazılımlar, fiziksel altyapı, ağ altyapısı, yardım masası, sistemin denetim ve gözetimi, yedekleme, yükseltim, sistem güvenliği gibi hizmetler veriliyor. Bu model ile uygulama destek kadrosunu kendi içinde kurmuş olan büyük firmalara, güvenli bir altyapı desteği sunuluyor.

 

2- UYGULAMA BARINDIRMA (Application Hosting): Burada sunucu barındırma hizmetiyle birlikte uygulama projesinin gerçekleştirilmesi, basım ve desteği, yükseltim bileşenleri de modele dahil ediliyor.

 

UYGULAMA SERVİS SAĞLAYICILIĞI (Application Service Provider):

 

Kullanıcının ihtiyaç duyacağı ofis yazılımlarıyla birlikte, önceden yapılandırılmış sektörel çözüm uygulamaları ile standart ürünlerin modele dahil edilmesi hedefleniyor.

 

KEMİKLEŞMİŞ YAPIYA GÖRE DAHA KOLAY

 

Henüz faaliyete başlamamış bir şirketin SAP sistemine geçmesinin daha kolay olduğunu söyleyebilir miyiz?

 

Her ne kadar enerji üretimi başlamamışsa da, çok önemli bir yatırım devam ediyor. Bu da, şu anda faaliyetteki şirketlerin pek çoğundan daha fazla mali operasyonun yürümesine neden oluyor. Eğer bekleseydi, şu anda yürüyen yatırım işini daha az araçlarla takip etmek zorunda kalacaktı.

 

İşletmelerin elinde bir altyapı olduğunda ve bu altyapı bir organizasyonla desteklendiğinde, teknolojinin outsource edilmesi şirketler için daha radikal bir karar oluyor. Ama İsken’de bilgi sistemleri için bir teknolojik altyapı ve organizasyon kurulmamıştı. Dolayısıyla, bu kararı almak İsken için daha kolay olmuş olabilir. Tabii ki şirket operasyonunu yeni oluşturduğundan, organizasyonunda içinde kemikleşmiş alışkanlıklar da yoktu.

 

Organizasyonlar içinde bu tip “alışkanlıkları” değiştirebilmek, bu tür projeler için en kritik başarı faktörleri arasında yer alıyor.

 

MALİYETİ DAHA AZ

 

Alyapıyı outsource etmenin yararları...

 

Burada seçilen yöntem, altyapıyı tamamen outsource etmek. Bunun faydasından bahsedecek olursak, eğer bu kadar hızlı büyüyen bir şirket olarak İsken kendi yatırımını kendisi yapmaya kalksaydı, çok daha fazla bir finansman ve altyapı maliyetiyle karşı karşıya kalacaktı. Çünkü, bütün o hızlı büyümeyi kendi olanaklarıyla kendi altyapısını satın alarak sağlayacaktı. Bu sistem ödeme planlarını büyümeye göre ayarlıyor.

 

Ayrıca, bu kadar hızlı bir büyümeyi altyapı anlamında da sağlamak oldukça güç. Özellikle IT alanında uzman bir şirket değilse. Dört ay kadar süren bir çalışma ile proje hayata geçirildi. Eğer bu altyapıyı kendisi kurmaya kalsaydı, belli satın alma kararlarını vermesi bile iki üç ayı bulurdu. Bir de tabi organizasyon boyutu var. Bu büyümeyi destekleyecek IT altyapısını kurup buna destek verecek profesyonelleri de şirketinde barındırması gerekiyor.

 

BİLGİ SİSTEMİNİN ÖNEMİ

 

İsken, bu proje ile nasıl bir avantaj sağlayacak?

 

İsken’in planı, bütün operasyonları destekleyecek bir bilgi sistemi altyapısını kurmak. Bunun için güvenilir bir teknolojik altyapıya ve süreçlerini destekleyecek fonksiyonlara sahip olan bir çözüme ihtiyacı vardı. Tabi tüm bu sistemi adacıklar halinde değil de, birbiriyle entegrasyon sağlanmış bir bilgi sistemi haline getirmenin pek çok yararı var. Özellikle Almanya’daki ana şirkete raporlama yaparken çok büyük kolaylık sağlayacak. Çünkü, İsken Steag’a belli dönemlerde, Steag kuralları çerçevesinde rapor vermek zorunda. Sistemin bu kuralları destekleyecek şekilde tasarlanması ve bilginin üretildiği yerde kayıt altına alınması, raporların çok daha hızlı ve güvenilir olmasını sağlayacak.

 

 

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz