İnovasyonda başarının sırrı

6.01.2016 11:36:340
Paylaş Tweet Paylaş
İnovasyonda başarının sırrı
Transferwise ismi şirket uçurumun kenarından dönen şirketlere mükemmel bir örnek. Zaten benim de bu şirkete yatırım yapmamın asıl nedenlerinden biri de bu. Bu şirketin kurucularından Kristo Käärmann ve Taavet Hinrikus’a ihtiyaç duyduklarının zıddı para biriminden ödeme yapılıyordu: Taavet’e Euro para birimiyle ödeme yapılıyordu ancak kendisi Londra’da yaşıyordu; Kristo’ya ise Pound para birimiyle ödeme yapılıyordu ancak ipotekli ev kredisinin taksitlerini Euro cinsinden ödemek zorundaydı. Her iki adam da ellerindeki dövizi bozdurmak için bankalara başvurmak zorunda kalıyordu ve yaptıkları her işlemde komisyon adı altında yüzde 5 zarar ediyorlardı. Sonunda bu iki girişimci kendi aralarında bir anlaşma yaptı: Taavet elindeki Euro’ları Kristo’nun banka hesabına yatıracak ve Kristo da elindeki Pound’ları Taavet’in banka hesabına yatıracaktı ve böylece bankalara ödedikleri komisyondan kurtulmuş olacaklardı. Farklı para birimleriyle ticaret yapan insanları birebir eşleştiren bir servis olan Transferwise çok kısa bir süre sonra işleri yoluna koymuş ve düzenli çalışmaya başlamıştı. Peki bu modeli o kadar özel kılan ne?
Uluslararası para transferi piyasası dünyanın dört bir yanındaki insanlara çok gerekli bir hizmet sunuyor. Hatta bazı endüstri tahminlerine göre yılda 5 ile 10 trilyon dolar arasında para transferi yapılıyor. Ancak son 10 yıl içinde bu sistem kendini pek de fazla geliştiremedi. Bilhassa da çoğu bankalar aynı hizmet için gereksiz yere olağanüstü yüksek komisyonlar talep ettiklerinden ve bazıları da bu komisyonlar konusunda olmaları gerektiği kadar şeffaf olmadıklarından bu pazarda bozuculuk yapılmasının vakti geldi. Paralarını Transferwise aracılığıyla gönderen insanlar (sıklıkla gelişmiş ülkelerde çalışan ve gelişmekte olan ülkelerdeki akrabalarına para gönderen işçiler) kısa bir sürede paralarını hem çok daha çabuk hem de çok daha düşük bir maliyetle transfer edebileceklerini gördü. Bu sektörde benim gözüme çarpan bir başka inovasyoncu ise geçen haziran ayında benim de jürisinde olduğum Virgin Media Business’ın Pitch to Rich Ödülü’nü kazanan İngiltere merkezli yeni kurulmuş bir teknoloji şirketi olan Fourex’di. Uluslararası para takası konusunda Fourex’in farklı bir yaklaşımı var: Onlar yabancı para biriminden bozuk paraları ve kağıt banknotları Pound’a,dolara veya Euro’ya çeviren otomatik makinelere güveniyor. Bu makineleri çalıştırmak için hiçbir şekilde insana gerek duyulmadığından onları döviz bürolarına kıyasla çok daha kolay bir şekilde istediğiniz yere koyabiliyorsunuz. Bu gibi potansiyel bozucu işlerin ilerlemesi için üç koşul gereklidir:
1YENİ TEKNOLOJİ: İlk koşul bu şirketin teknolojisinin bir soruna yönelik basit, kusursuz ve sezgisel bir çözüm sunabiliyor durumda olmasıdır.
2ERİŞİM: Bir şirket sunumunu erken beğenenlerin dışındaki kullanıcıları da cezbedebilecek kapasitede olmalıdır. Bugün bozucu değişikliklere maruz kalan endüstri sayısının çok fazla olmasının nedenlerinden biri internetin dünyayı değiştirmiş olması değildir ama daha iyi bağlanabilirliğin ve akıllı telefon kullanımındaki global artışın çok sayıda yeni iş modelini geçerli kılmak için gerekli kritik kitleyi yaratmış olmasıdır.
3ZAMANLAMA: Bozucu inovasyonlar sıklıkla insanlar yeni bir teknolojiye giderek alışırken ve yeni olasılıkları keşfetmeye hazırken ortaya çıkar. Transferwise’ın son derece cazip birebir eşleşme komisyonlarını sunabilmesinin başlıca nedeni insanların bu servise güvenmeleridir. İleride bir gün her endüstri bozuculukla yüzleşecektir. Eğer sizin şirketiniz de geçtiğimiz yıllarda o kadar fazla değişiklik göstermeyen sektörlerden birinde faaliyet gösteriyor ise o zaman yeni teknolojilere ve inovasyonlara ayak uydurmak zorundasınız demektir, yoksa elinizdeki pazar payını piyasaya yeni girenlerle paylaşma riskini alırsınız. Bu konuda önünüzü görebilmenize yardımcı olacak kaynaklar mevcut, mesela Virgin Media Business’in yeni kurulmuş teknoloji şirketlerine ve küçük iş yerlerine yönelik dijital beceriler merkezi var (learndigitalskills.co.uk).

AMFİDE ÖĞRENEMEYECEĞİNİZ 4 DERS
Benim çalışarak öğrendiğim ve asla bir üniversitede öğrenemeyeceğim dört tane altın kuralım var.
1GERÇEK YAŞAM DENEYİMİ
Okullarda girilen sonu gelmeyen sınavların büyük bir stres içinde geçtiğini ve başarılı olmak için çok sıkı çalışmak gerektiğini hiç kimse inkar edemez. Ancak genç girişimciler için bunca zaman ve çaba çok daha iyi bir amaç doğrultusunda harcanabilir. İşe ilk başladığım zamanlar aşırı utangaç bir çocuktum ve yeni bir şirket kurma fikri yani toplantılar yapmak, fikirler geliştirmek ve bir takıma liderlik yapmak bana çok korkutucu geliyordu. Ancak bir işi öğrenmenin en iyi yolu onu bizzat yaparak öğrenmektir. İşletmecilik diplomaları olsun veya olmasın işe yeni başlamış tüm girişimciler işi deneme
yanılma yöntemiyle öğrenir. Neyin işe yarayıp neyin işe yaramayacağını açıklığa kavuşturdukça kendi tarzınızı oluşturursunuz.
2ÇEVRE ÖNEMLİ
Bir girişimci olarak çalışmak sizin maceralardan hoşlanıyor olmanızı gerektirir. Endüstriniz hakkındaki her şeyi kendinize öğretmeniz ve aynı sorunlar üzerinde çalışan geniş bir arkadaş ve dost grubu kurmanız gerekir. Ancak bu insanlar çok farklı alanlardan veya bölgelerden de olabilir. Danışmanlarınızın sadece etrafınızdaki insanlardan olması gerekmez. Benim ebeveynlerim küçücük yaşımdan itibaren beni dünyayı keşfetmeye teşvik etmekte çok dikkatli davrandı. Ben de çoğu girişimcinin özünde oldukça meraklı ve cesur insanlar olduklarını fark etmiştim. Zaten biz Virgin’de ne zaman yeni bir şirket kursak veya yeni bir pazara girsek ve hatta yaptığımız partilerde bile çalışanlarımızın hepsi de bu ruh hali içindedir. Biz daima çalışanlarımızı ofis dışına çıkmaya, insanlarla görüşmeye ve kendi araştırmalarını yapmaya teşvik ederiz.
3UZMANLAŞMAK HER ZAMAN İYİ DEĞİL
1980’li yıllarda Virgin sadece bir müzik markası olarak bilinirken, biz bir havayolu şirketi kurmayı düşündüğümüzü açıkladığımızda geleneksel bakış açısı hemen bizim cahil birer budala olduğumuzu ve bu girişimin kesinlikle hüsranla sonuçlanacağını ilan etmişti. Oysa biz insanları nasıl eğlendireceğimizi çok iyi biliyorduk ve bu bilgi birikimimizden uçak içi hizmetler ve eğlence sistemlerini yaratırken müthiş faydalanmıştık. Bu yeni kurduğumuz şirket yani Virgin Atlantic fevkalade eğlendiriciydi ve bir o kadar da havalıydı ki müesseseleşmiş bir endüstride bile çok önemli bir niş oluşturmayı başarabilmiştik.
4ÖĞRENMEK YAŞAM BOYUDUR
Teknolojik ilerlemeler inovasyonların hızını geometrik oranda artırdıkça endüstrilerin tamamı da büyük bir hızla değişiyor. İş hayatında başarılı olmak isteyen her insanın uyum sağlayabilmek ve en son gelişmelerin önünde yer alabilmek için her gün yeni şeyler öğrenmeye hazırlıklı olması şart. Ben son birkaç yıldır paylaşılan ekonomiler ya da finansal teknoloji hizmetlerini bozuculuk üzerine kurulmuş yeni teknoloji şirketlerine yatırım yapıyorum, zira iki alan da daha birkaç yıl öncesine kadar yoktu. Sahadan gelen sesleri dinlemek, yeni kurulmuş teknoloji şirketlerinin arkasındaki insanlarla görüşmek ve onların nasıl faaliyet gösterdikleri hakkında bilgi sahibi olmak sayesinde bu heyecan verici yeni sektörler hakkında kendimi bir hayli eğittim. Tutkularınızın peşinden gitmeye devam edin, o zaman çok şey öğrenirsiniz


YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz