Geleceğe yön verecek 12 ana güç

Kelly’e göre geleceği şekillendirecek teknolojik trendler…

16.01.2017 12:17:220
Paylaş Tweet Paylaş
Geleceğe yön verecek 12 ana güç
9 ETKİLEŞİM ARTACAK 
Sanal gerçeklik (virtual reality) kullananlara tamamen gerçekmiş gibi gelen sahte bir dünya yaratıyor. Yakın zamanda prototip seviyesindeki birçok VR teknolojisini denedim. Bu teknolojilerin en başarılı olanları insanda tamamen gerçek bir ortamda olduğu hissini uyandıranlar. Zihnen etrafınızdakilerin sahte olduğunu, bir ofiste olduğunuzu bilseniz de sanal ortamın içinde olan benliğiniz gerçekten bir ormanda olduğunuza ikna olmuş durumda. Tamamen inanılabilir bir gerçeklik sunan VR teknolojileri neredeyse tamamlandı gibi. Sanal gerçekliği satılabilir yapan şey içinde olma kavramı. Tek nüans şu, bu gerçek değil sanal bir dünya olacak. Öte yandan sanal gerçekliğin sürdürülebilir avantajları gerçekçilikten değil verdiği etkileşim imkânlarından kaynaklanıyor. Gelecekte kurduğumuz etkileşim 3 şekilde artacak: 
1) Daha fazla duyu: Yaptığımız ürünlere daha fazla sensör koyacağız ve etkileşim imkânlarımız artacak.
 2) Daha fazla samimiyet: Etkileşim kurma biçimimiz Daha fazla derinlik: Etkileşimin artması teknolojinin içine daha da fazla girmemiz anlamına geliyor.

10 TAKİPTE KALIN
Vücudumuzun ateş, nabız gibi yaşamsal parametrelerini takip ederek kişisel tedaviler ve ilaçlar yaratabilme hayali gittikçe daha fazla ulaşılabilir bir hal alıyor. İnsanlar sağlıklarını uzun vadeli ve yakından takip ederek tamamen kendi ihtiyaçlarına yönelik çözümler getirebilecek. Artık hedef toplumunun çoğunluğuna iyi gelme ihtimali olan ilaçlar üretmek değil her bireye uygun kişiselleştirilmiş tedaviler geliştirmek olacak. Kişisel takip sağlıktan daha ötesi amaçlar da taşıyor. Küçük sensörler aracılığıyla hayatımızın her anını kayda geçirme şansına sahibiz. Buna “hayat akışı” adı veriliyor. Hayat akışını kaydederek hayatın her yönü dijital hale getirilip ileride ihtiyaç duyulduğunda kullanılacak bilgilere dönüştürülüyor. Böylece insan hafızasının çeşitli sınırlarının da ötesine geçmek mümkün. Hayat akışı konseptinin dört çeşit faydası var:
1) 24 saat 365 gün sağlık göstergelerinin devamlı izlenmesi ve buna uygun kişisel çözümler ve toplumsal sağlık politikaları üretilmesi.
2) Tanıştığımız, yazıştığımız insanlarla beraber etkileşim içinde bir kolektif hafıza yaratmak ve gerektiğinde bir bilgi kaynağı olarak buna başvurmak.
3) Her şeyi arşivleyerek üretkenliğimize ve yaratıcılığımıza faydalı hale getirmek.
4) Kendi hayatımızı organize etmek, şekillendirmek ve okumak için bir yöntem.

11 SORGULAYAN HİZMETLERE DİKKAT
İnsanlık hakkında inandığım şeylerin çoğu Wikipedia tarafından altüst edildi. Başlarda ben de çoğu insan gibi tamamen kullanıcılar tarafından yaratılan sanal bir ansiklopedinin başarılı olamayacağını düşünüyordum. Nasıl da yanılmışım! 2015’teki son rakamlara göre Wikipedia’da 288 dilde 35 milyon giriş vardı. Kolektif hareketin gücü zaten bilinen bir şey ama Wikipedia’nın başarısı aslında bürokrasinin azlığıyla alakalı. Peki bu modeli diğer alanlara, kitaplara veya müziğe uygulamak mümkün mü? Pratikte mümkün görünüyor. Wikipedia benim siyasi düşüncemi değiştirdi, eskiden özgürlükçü birisiydim ancak Wikipedia bana toplumsal gücün önemini gösterdi. Milyonlarca kişinin gerçek zamanlı bir şekilde birbirleriyle etkileşime girebilmesi sayesinde imkansız diye bir şey kalmadı. Bu değişim o kadar büyük ki sadece niceliksel değil niteliksel de bir değişim.

12 YENİ NORMALLER
Gezegenimizdeki 7 milyar insan gittikçe daha değişik yöntemlerle birbirleriyle iletişime geçiyor. Bu olguyu kimileri küresel akıl, bazıları da dünyanın beyni adını veriyor. Ben ise “holos” adını veriyorum, holos derken de insanlığın tüm zekasının doğanın ve makinelerin zekasının birleşiminden oluşacak olan şeyden bahsediyorum. 2015 yılında dünyada 15 milyar internete bağlı cihaz vardı. Bunların her birinde 1 ila 4 milyar arasında transistör var. Bu transistörlerden her birini beynin içindeki nöronlardan biri olarak düşünebiliriz. İnsan beyninde yaklaşık 86 milyar nöron var. Holos karmaşıklık açısından insan beyninden çok daha ötede. Üzerinde yaşamımızı sürdürdüğümüz platform işte böyle bir şey, 2025 yılında yaşayan her kişinin bu platforma erişimi olacağını düşünüyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz