Golf hayat gibi

Baral ile golfe başlama öyküsünden golfteki hedeflerine kadar keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik...

27.01.2021 21:45:000
Paylaş Tweet Paylaş
Golf hayat gibi

PEYMAN CEO’SU KAAN BARAL, YAKLAŞIK 17 YILDIR GOLF OYNUYOR. GOLFÜ TÜM DEĞERLERİ VE KURALLARIYLA ÇOK ETİK BİR SPOR OLARAK GÖRÜYOR VE EN BÜYÜK TUTKULARINDAN BİRİ OLARAK TANIMLIYOR. GOLF SAYESİNDE HEM İŞ HEM SOSYAL ÇEVRESİNİ DE GENİŞLETTİĞİNİ BELİRTEN BARAL, GOLF OYNAYARAK BÜYÜK KAZANIMLAR ELDE ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR VE “GOLF ETİK REKABETİ, YILMADAN ÇALIŞMAYI, HEDEF KOYMAYI VE ODAKLANMAYI ÖĞRETİYOR. ÜSTELİK BUNU DOĞAYLA İÇ İÇE VE HAYATTAN KEYİF ALARAK BAŞARIYORSUNUZ” DİYE KONUŞUYOR.

Peyman CEO’su Kaan Baral, tam bir golf tutkunu. 30’lu yaşlarının başında golf oynamaya başlayan Baral, bugüne kadar Türkiye ve Tayland’da birçok turnuvaya katılmış. Birçoğundan da ödül ve kupalarla dönmüş. Baral’a göre golf, hayatın ta kendisi… Öyle ki golfü hayat kadar renkli ve zevkli ama bir o kadar da rekabetçi ve zorlayıcı buluyor. Bu sporun temelinde yatan centilmenlik ve dürüstlüğün kendisini cezbettiğini söylüyor. “Golf beni çok sakinleştirdi ve olgunlaştırdı. Bana sürekli odaklanabilmeyi ve anlık stresi daha iyi yönetmeyi öğretti. Golfte yaptığınız seçimler ve sonuçlar, hayatla çok fazla paralellik taşıyor” diyen Baral ile golfe başlama öyküsünden golfteki hedeflerine kadar keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. 

Golfe ne zaman başladınız? Nasıl bir hikayeniz var? 

Golf sporuna, 30’lu yaşlarda başladım. Aslında golfe, “Bu hayatta kaçırdığım bir şey var mı” telaşımın bir tutkuya dönüşmesiyle ilgi duydum diyebilirim. Önce İstanbul Golf Kulübü’nün efsanevi “Maslak” sahasına adım attım. İstanbul Golf Kulübü’nün gelenekleri, geçmişi, samimi ve cana yakın ortamıyla golfün centilmen havası ve zorluğu birleşince, kendimi birden bu sporun içinde buldum. Kulüp, 1895 yılında padişah fermanıyla kurulmuş, Avrupa’nın en eski golf kulüplerinden biri. Başkanlığını uzun yıllar rahmetli Mustafa Koç’un yaptığı bu nadide ve elit kulüpte golf oynamaya başlamak benim için her zaman gurur kaynağı oldu. Ne yazık ki birçok anılarımın olduğu bu eşsiz Maslak sahası kapandı. Sonra Kemer Country Golf Kulübü’ne üye oldum. Antalya golf turnuvalarını da hesaba kattığımızda, yaklaşık 2003 yılından bu yana golf oynuyorum. 

Kimlerden ders aldınız, kimlerle çalıştınız?

Golf oynamaya İstanbul Golf Kulübü’nün eski eğitmen ve oyuncularından Remzi İrier ile başladım. İlk handikapımı da Remzi Hoca verdi. Ardından, şu an halen İstanbul Golf Kulübünün Pro-Head Antrenörü ve Golf Direktörü olan Andrew McNabola’dan ders aldım. Son 5 yıldır Kemer Country Golf Kulübü’nün Pro-Head Antrenörü ve Golf Direktörü Erol Şimşek’ten ders alıyorum. Ayrıca Bangkok’ta yaşarken birkaç Pro-golf hocasından da ders alma fırsatı buldum. 

Golf kariyerinizde şu ana kadar aldığınız ödüller oldu mu?

Yaklaşık 17 yıldır golf oynuyorum. Bu zaman zarfında Türkiye ve Tayland’da zor ama bir o kadar da keyifli turnuvalarda oynama imkanım oldu. Ne mutlu bana ki birçok farklı ödül ve kupa alma şansını yakaladım. 

En çok heyecanlandığınız ve unutamadığınız turnuvalar hangileri? 

Hiç unutamadığım ve daima hatırladığım iki turnuva var. İlki, Bangkok’ta yaşarken üye olduğum Thai Beverage şirketinin sahip olduğu ünlü Rachapurek Golf Kulübü’nde oynadığım ‘Kulüp Şampiyonası.’ Tüm kulüp üyelerinin katıldığı, kıran kırana geçen ve sonuncusunda da o yılın kulüp şampiyonunun belirlendiği, Şampiyon Golfçü’nün isminin kulüp girişindeki duvara altın harflerle yazıldığı bir turnuvaydı. Bu turnuvada 2017 yılında şampiyon oldum. İsmim kulüp duvarına yazıldı. Bir Türk olarak birçok Thai ve İngiliz golfçü arasından şampiyon olarak çıkıp Bangkok’un en prestijli kulüplerinden birinin duvarına bir Türk golf oyuncusunun ismini yazdırmak, benim unutamadığım ve her zaman gurur duyduğum bir anımdır. 

İkincisi neydi? 

İkincisi ise Antalya’da Beko Pro-am Turnuvası’nda efsanevi golfçü John Daly ile oynadığım turnuva. John Daly, kendine has stili ve yaşam tarzıyla ünlenmiş fenomen bir golfçü olmasının yanı sıra driver çıkışlarını müthiş uzun vuran (300 yard üzeri) ‘British Open’ dahil iki major kazanmış bir golfçü. Golfe başladığımda aldığım ilk golf kitabı, ne güzel bir tesadüftür ki John Daly’nin British Open’ı kazanma hikayesini anlatan kitabı oldu. Kendisiyle oynama şansını yakaladığımda hem kitabı imzalatma imkanını yakaladım hem benim için unutulmaz diyaloglar ve vuruşlarla geçen bir turnuvada oynadım. O günün heyecanını ve rekabetini hala hatırlarım. Ne yazık ki yakın zamanda John Daly kansere yakalandığını açıkladı. Çok üzüldüm... Kendisine bir kez daha acil şifalar diliyorum.

Ne sıklıkla golf oynuyorsunuz? 

Golf, fiziksel anlamda rahat yapılabilen, vücudu zorlamayan, sosyal yönü çok cazip bir spor. Ayrıca ilerleyen yaşlarda yapılabilmesi de çok güzel. Golf, arkadaşlarınızla sohbet edip eğlenerek oynadığınız, oyun sonrası yemek yiyip iş hayatının stresini attığınız, sosyalleştikçe keyfi daha çok artan bir spor. Kısacası golfe zaman ayırmak istediğinizde 8 saati gözden çıkarmanız gerek. İş yoğunluğu sebebiyle hafta sonları bir defa, yazın ise işten biraz erken kaçıp hafta arası, akşam üstleri 6 delik oynamaya çalışıyorum. Bu benim için çok değerli. 

Kötü oynadığınızı düşündüğünüzde ne yaparsınız? 

Yaşam döngüsünü yansıtması aslında golfün en büyüleyici yanlarından birisi. Nasıl vuruş yapmış olursanız olun o çukuru nasıl oynamış olursanız olun sonraki çukurdan ilkine giderek sıfırdan başlayabilirsiniz. Efsanevi golfçü Sam Snead’in dediği gibi ‘Sahadaki engeller arasında en kötüsü korkudur’. Benim için en önemlisi, iyi de kötü de oynasam korkmadan vuruş yapmak. Golfte en önemli vuruş, bir sonraki vuruştur benim için. Aynı iş hayatında olduğu gibi,,,

Şu ana kadar oynadığınız ve en keyif aldığınız saha hangisi oldu? 

Türkiye’ de ve yurt dışında birçok sahada oynama şansı yakaladım. Benim için Antalya’daki National ve Sultan sahalarının yeri ayrıdır. Bangkok’taki Ratchapurek golf sahası da unutulmazım. 

Golfe ilişkin hedefleriniz neler? 

Aslında uzun yıllar ve yaşım elverdiğince golf oynamak istiyorum. En büyük arzum, kızım ya da oğlumla beraber yılda bir defa da olsa dünyanın en iyi sahalarında golf oynamak ve zaman geçirmek. Buna hedef değil de temenni dersek daha uygun olur sanırım. 

Golf dışında ilgilendiğiniz başka bir spor dalı var mı?

Her zaman sporla iç içe bir yaşamı tercih ettim. Ortaokulda başlayan ve üniversite yıllarının sonuna kadar gelen bir hentbol tutkum oldu. Boğaziçi Üniversitesi’nde okurken okul arkadaşlarımla İstanbulspor Hentbol Takımı’nı kurduk ve amatör kümeden birinci lige çıkan bir başarı öyküsüne imza attık. Ancak uzun yıllardır hentbol oynama fırsatım olmadı. Haftada 2 ya da 3 kez kick boks yapıyorum. Bu sporla Tayland’da tanıştım ve hala kardiyo amacıyla devam ediyorum. Tabii ki ringlere çıkmak gibi bir hedefim yok. 

Ailenizden başka golf oynayan ya da golfe ilgisi olan var mı? 

Oğlum Bora bir süre oynadı ancak Tayland’dan döndükten sonra bıraktı. Şimdi yoğun bir tempoda üniversiteye hazırlanıyor. Belki ileride tekrar döner diye golf takımlarını saklıyorum. Kızım Maya ise golfe yeni başladı. İlk turnuvası olan 30 Ağustos Zafer Bayramı Federasyon Kupası’nda, Minikler B kategorisinde birinci oldu. Onun adına çok iyi bir başlangıç oldu. Çocuklarımın bu güzel spora olan ilgilerini eşimle birlikte çok destekliyoruz. Başarılı olacaklarına inanıyoruz. 

Türkiye’de golf sporuna yönelik değerlendirmeleriniz neler? 

Ben aslında her yaştan insana golfe başlamasını tavsiye ediyorum. Ama ne yazık ki imkanlar çok kısıtlı... Ulaşılabilirlik anlamında, Türkiye’de golf şu anda 30 yıl önceki tenis sporu gibi. İstanbul’da sadece tek bir saha olması gerçekten çok üzücü. Tavsiye edelim, herkes golf oynasın dersek, ne yazık ki gerçekçi olmaz. Biraz klişe olacak ama devlet imkanlarıyla desteklenmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Golf sporunun, Türkiye ve özellikle Türk turizmi için çok doğru bir strateji olduğuna inanıyorum. Türk Hava Yolları bu stratejiyi çok iyi kullanıyor ve kendini bu alanda ayrıştırıyor. Gerçekten çok takdir ediyorum. Belek gibi birçok hub yaratarak golf sayesinde, turizm adına katma değer yaratabilecek turistleri rahatlıkla ülkemize çekebiliriz. Türkiye’nin toprak, iklim ve saha imkanı açısından buna çok müsait bir ülke olduğuna, bu hedefe odaklandığımızda da desteğin geleceğine inanıyorum.


Golf hayatıma ne kazandırdı?

ODAKLANMAYI ÖĞRETTİ 
İş ve sosyal çevre olarak golfün etkisi ve kazanımları bence tartışılamaz ama bireysel yönden de etkisi önemli. Golf beni çok sakinleştirdi ve olgunlaştırdı. Bana sürekli odaklanabilmeyi ve anlık stresi daha iyi yönetmeyi öğretti. Golfte yaptığınız seçimler ve sonuçlar, hayatla çok fazla paralellik taşıyor. Golf, iyi ya da kötü tüm yönleriyle karakterinizi ortaya çıkarıyor.
TUTKUYA DÖNÜŞÜYOR Golf, oyuncularına etik rekabeti, yılmadan çalışmayı, hedef koymayı ve odaklanmayı, doğayla iç içe, hayattan keyif almayı öğreten bir spor. Sadece bir aktivite veya hobi için başlanabilecek bir spor dalı değil. Tüm değerleri ve kurallarıyla tutkuya dönüşebilecek kadar etkin bir spor.
YENİ BAŞLAYANLARA TAVSİYELER Golfe yeni başlayanlara, bu tutkulu olduğu kadar zorlu yolculuk için kararlı olmalarını, devam etmelerini, bırakmamalarını tavsiye ederim. Golf, hayatta değerli bir mola olmasının yanı sıra kendini sürekli geliştirmeyi ve zorluklardan kaçmamayı öğreten, insanın kendi kendini disipline etmesine yardımcı olan bir spor. Golfe bu gözle bakmalarını tavsiye ederim.



“Hakem de oyuncu da sizsiniz”

CENTİLMENLİK VE DÜRÜSTLÜK 
Golf benim için hayatın ta kendisi, hayat kadar renkli ve zevkli ama bir o kadar da rekabetçi ve zorlayıcı... Bu rekabeti kendinizle yaşıyorsunuz. Sürekli kendinizi aşma, daha iyi olma hedefine odaklanıyorsunuz. Uzun yıllardır golf oynuyorum ama hala golf oynayanları izlerken ya da oynarken sürekli yeni bir şeyler keşfediyorum. Bu rekabetin temelinde, centilmenlik ve dürüstlük var. İşte bu beni çok cezbediyor.
KARAKTER MESELESİ Golf sporunu, kendinizden küçük ya da büyük her yaştan oyuncuyla oynayabilirsiniz. Golf, centilmence mücadele etmeniz ve tüm oyunculara saygı göstermeniz gereken bir spor. 7 bin 500 metre uzunluğunda bir alanda oynuyorsunuz ve sahada sadece 1 hakem oluyor. Futbolla kıyaslarsanız 100 metrelik sahada en az 5 hakem bulunuyor. Kalabalıktan uzak ve nispeten kendinizle baş başa kaldığınız, kendi kendinizi disipline etmeniz gereken bir spor. Kurallara uymak ve saygı göstermek tamamen sizin karakterinizle ilgili... Hakem de oyuncu da sizsiniz ve sadece kendinizi kandırabilirsiniz. Beni golfe tutkuyla bağlayan en önemli değerler bunlar oldu.




İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz