Maç arkadaşım

CEO’lar spor müsabakalarını genelde tribünlerde izlemeyi tercih ediyor. Bu mümkün değilse de evlerinde büyük ekranlı televizyonlarından aile, dostlar ve arkadaşlarla seyretmekten büyük keyif alıyorlar

30 KASIM, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Maç arkadaşım

Özlem Aydın Ayvacı

oaydin@capital.com.tr

Spor, iş dünyasının en büyük tutkularının başında geliyor. Futbol, basketbol en çok izlenen iki branş olsa da tenis, voleybol gibi spor müsabakaları da iş dünyasının ilgi gösterdiği karşılaşmalar arasında yer alıyor. CEO’lar maçları en fazla tribünden izlemeyi seviyor. Bu mümkün olmuyorsa da evlerinde büyük ekranlı televizyonlarından aile, dostlar ve arkadaşlarla izlemekten de keyif alıyorlar. İş dünyası temsilcilerinin maç arkadaşlarının yeri onlar için ayrı. Birlikte maç izlerken pek çok unutulmaz anı sahibi de oluyorlar. Örneğin en büyük tutkusu spor olan Yemeksepeti CEO’su Nevzat Aydın, maçlara genellikle arkadaşı Emre Uğurlu ile gidiyor. Aydın, “Birçok anım olsa da bu yılki Dünya Kupası’nda formasını giydiğim takımların kaybetmesi ve sosyal medyada bu konunun büyük ilgi uyandırması kupa boyunca en renkli anılarımı oluşturdu” diyor. Esas Gayrimenkul CEO’su Kazım Köseoğlu ise futbol ve basketbolu takip ediyor. Dünya Kupası maçlarını mutlaka izliyor. Galatasaraylı olan Köseoğlu maçlara ise kardeşi Can Köseoğlu, dayısı Ali Sabancı ve kuzenleriyle gidiyor. Köseoğlu, “Zaman zaman gol için kendi aramızda yer değiştiririz” diyor. Dayısı Ali Sabancı’yla Schalke- Galatasaray Şampiyonlar Ligi 2’nci maçına deplasmana gittikleri zamanı ise unutamıyor ve “Yerimiz Almanların arasındaydı ve 3’üncü golden sonra yerimden zıpladığımda bana bakan Almanları unutamam. Çok centilmence davrandılar ve hiçbir şey demediler” diye hatırlıyor. 

ÇOCUKLARI VE ARKADAŞLARIYLA

Renault Mais Genel Müdürü ve CEO’su Dr. Berk Çağdaş, futbol ve basketbol maçlarını izlemekten keyif alıyor. Çağdaş, fırsat bulduğunda çocukları ve arkadaşlarıyla maça gidiyor. Kendini “Koyu Fenerbahçeli” olarak tanımlayan Çağdaş, takımının tüm maçlarını takip ediyor. “Kombinem var ve fırsat buldukça Fenerbahçe maçlarına gidiyorum. Gidemezsem de maçları muhakkak TV’den izlerim” diye konuşan Çağdaş, maçları izlerken çok heyecanlandığına ve ortamın havasına girdiğini ifade ediyor. Unutamadığı maçı ise şöyle anlatıyor: “Fenerbahçe’nin o tarihe kadar ‘Yenilmez’ unvanı olan Manchester United ile oynadığı maçta Boliç’in uzaktan attığı golü ve o anda arkadaşlarla yaşadıklarımızı unutamam.” BAT Türkiye ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Gökhan Bilgiç, basketbol tutkunu. Fenerbahçeli olan Bilgiç, Euroleague maçlarını takip ediyor. Ülker Arena açıldığından beri kombinesi olduğunu söyleyen Bilgiç de maçlara bir grup arkadaşı ve çocuklarıyla beraber gidiyor. Bilgiç son 6 yıldır tüm Final 4 müsabakalarını yerinden takip ettiğini belirtiyor. Bilgiç ve maç arkadaşlarının en önemli maç ritüeli, maç öncesi erken buluşup önce beraber yemek yemeleri. 

NEUCHATEL VE KOPENHAG GALİBİYETLERİ 

Novo Nordisk Genel Müdürü Dr. Burak Cem, sadece futbol maçı izliyor. Galatasaraylı olan Cem, maçları genellikle evde TV karşısında arkadaşları, 4 oğlu ve eşiyle izliyor. “Maç seyrederken yeniliyorsak seyretmeyi bırakırım. Bir süre sonuç değişmezse seyretmeye devam ederim. Kazanmaya başlarsak seyretmeye yine ara veririm” diyen Cem’in unutamadığı maç ise Galatasaray’ın İsviçreli Neuchatel’i 5-0 yendiği maç. Cem, şöyle anlatıyor: “O günlerde maçı el radyosundan dinliyorduk. En son golde diğer Galatasaraylı arkadaşım sevinçten radyoyu duvara fırlatıp kırmıştı. Hem komik hem üzücü hem de saçma bir hareket olmuştu ama muhteşem zaferi kutlamak bizi çok mutlu etmişti.” Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, sıkı bir Galatasaraylı. Sporun her dalına ilgi duyduğunu ama futbol maçlarını daha sık izlediğini söyleyen Kolbaşı, “Hem saha hem tribün atmosferini göz önünde bulundurunca futbol izlemek benim için ayrı bir keyif” diyor. Son dönemde özellikle çocuklarıyla basketbol maçlarını da izlediğini söyleyen Kolbaşı, “Türk basketbolunda gerçekten kaliteli ve heyecanı yüksek karşılaşmalar oluyor” diyor. Galatasaray’ın futbolun yanı sıra basketbol maçlarını da sıkı takip ettiğini söyleyen Kolbaşı, maçlar için kombine bilet aldıklarını belirtiyor. Kolbaşı’nın maç arkadaşları ise her zaman ailesi ve kuzenleri. Kolbaşı unutamadığı maçlarıysa şöyle anlatıyor: “2000 yılında Kopenhag’da Galatasaray’ın UEFA finalini kazandığı maç tekrar tekrar anlatacağım bir hatıra. Diğeri de 9 Kasım 1988’deki Neuchatel Xamax ile yaptığımız ve imkansızı başardığımız maçtır.” 

FENERLİLERİN UNUTAMADIĞI

GF Hakan Plastik Orta Doğu ve Türkiye Başkanı Batuhan Besler, Fenerbahçeli. Futbol ve basketbol maçlarını takip ediyor. Oğlu ve yakın arkadaşlarıyla maçları bazen sahadan bazen televizyondan izlediklerini söyleyen Besler, Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki ikinci yarıda Fenerbahçe lehine dönen 4-3’lük maçı unutamadığını söylüyor. Besler, o günü şöyle hatırlıyor: “İlk devre 3-0 yeniktik ve biz maçı o zamanlar sadece kahvede seyredebiliyorduk. İlk devre sonunda ben ayrılmak istedim, GS’li arkadaşlar dalga geçti ve kazanmanın zafer sarhoşluğuyla ‘Kal’ dediler. Ben de ‘Tamam sizi kırmayacağım ama görürsünüz bu maç böyle bitmez’ dedim. Maçı 4-3 kazandık, GS’li arkadaşların yüzlerindeki ifade görmeye değerdi.” Doğtaş Kelebek CEO’su Ersin Serbes de futbol ve basketbol maçlarının sıkı takipçisi. Fenerbahçe kongre üyesi olan Serbes, basketbol maçlarını genellikle oğluyla birlikte tribünden izliyor. Futbol maçlarına ise şirketten arkadaşlarıyla gidiyor. Serbes’in unutamadığı maç da Besler’le aynı. 3 Mayıs 1989 yılı Çarşamba günü Ali Sami Yen stadında TSYD Kupası Çeyrek Final 2’nci maçı. Serbes, şöyle anlatıyor: “Galatasaray- Fenerbahçe oynuyor. Tuzla Piyade Yedek Subay Okulu’nda askerliğimizin acemilik bölümünü ifa ediyoruz. Bölük Komutanımız Ümit Üsteğmen sıkı bir Galatasaray taraftarı. Yalvar yakar maçı seyretmek için izin alıyoruz. Kendisi de tabii ki bizimle izliyor. Maçta ilk yarıyı Galatasaray 3-0 önde kapatıyor. Biz Fenerbahçeliler şoktayız. Komutanımız zevkten dört köşe. Keşke izlemeseydik diyoruz. İkinci yarıda Fenerbahçe fırtınası esmeye başlıyor ve Aykut Kocaman’ın 1, Hazan Vezir’in 3 golü ile Fenerbahçe maçı 4-3 kazanıyor. Biz sevinçten adeta deliriyoruz ve tezahürat yapıyoruz ve bu durumda zaten öfkeli olan komutanımız bizi ‘spor olsun diye’ 5 km tam teçhizat koşturuyor. Ne bu maçı ne de sonrasını unutabilirim.” 

HEYECANDAN BAYILTAN MAÇ

GittiGidiyor Genel Müdürü ve eBay MENA Bölge Direktörü Öget Kantarcı, futbol, basketbol ve tenis maçlarını izlemeyi çok seviyor. Koyu bir Galatasaray taraftarı ve aynı zamanda Galatasaray kongre üyesi olan Kantarcı, “Kongre üyeliğiyle kulübüme sadece tribünde değil, her platformda katkıda bulunabilmeyi hedefliyorum. Galatasaray’ın her maçını takip ediyorum” diyor. Kantarcı, Galatasaray’ın maçları İstanbul’daysa büyük çoğunlukla stadyumda ve o coşkulu atmosferin içinde bulunarak seyretmekten çok keyif alıyor. Eğer karşılaşmalar deplasmanda ise televizyondan ya da arkadaşlarıyla birlikte sevdiği bir mekanda maçı izlemeyi tercih ediyor. “Genelde oğlumla ve en yakın arkadaşım Sinan Uycan’la maçları izlerim. Stattaki maçlara da yine genellikle Sinan’la giderim” diyen Kantarcı, Galatasaray’ın maçları öncesinde pek çok taraftar gibi kendisinin de bir totemi olduğunu söylüyor. Kantarcı, bu toteme göre maçtan 24 saat öncesinden itibaren Galatasaray’la ilgili hiçbir haber okumuyor, dinlemiyor ve hiçbir programı izlemiyor. Ayrıca sarı-kırmızı hiçbir şey giymiyor. Kantarcı, unutamadığı maçıysa şöyle anlatıyor: “2006 yılında şampiyonluk yarışı verdiğimiz rakibimiz Fenerbahçe’nin son maçında 16 dakikalık uzatma oynanıyordu. Ben de Ali Sami Yen’de bizim maçı izliyordum. Galatasaray kazandı ve diğer maçtaki 16 dakikalık uzatmanın bitmesini bekliyorduk. O süre öyle uzun geldi ki heyecandan baygınlık geçirmişim. Kendime geldiğimde Fenerbahçe 1-1 berabere kalmıştı ve statta herkes şampiyonluğu kutluyordu. Benim için gerçekten unutulmaz bir anı oldu.” 

UĞURLU FORMA KAZANDIRIYOR 

Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, futbol ve basketbol maçlarını takip ediyor. Kırmızı, “Futbolda lig maçları, şampiyonlar ligi maçları, dünya ve Avrupa şampiyonalarını, bazı premier lig maçlarını takip ederim. Basketbolda bazı NBA, Euroleague ve önemli lig maçlarını izlerim” diyor. Taraftarı olduğu Galatasaray’ınsa tüm maçlarını izlediğini söyleyen Kırmızı, Doğa Sigorta olarak Galatasaray TT Arena’da sahibi oldukları locada kendi sahalarında oynanan tüm maçları takip ediyor. Kırmızı, deplasmanda ise Şampiyonlar Ligi gibi önemli maçlara gidiyor. Gidemediği deplasman maçlarını mutlaka TV’den izliyor. Maç esnasında yanında ailesinin ve arkadaşlarının olduğunu belirten Kırmızı, “Doğa Sigorta locamızda acentelerimiz, iş ortaklarımız ve basından dostlarımızla da bir araya gelerek maçları takip ediyoruz. Ayrıca GSYİAD’dan dostlarımızla da maçlarda mutlaka bir araya geliyoruz. Uğurum Şampiyonlar Ligi formamdır” diye anlatıyor. Kırmızı’nın bu zamana kadar en keyif aldığı maçsa karlı havada 2 gün oynanan ve Galatasaray’ın İtalyan devi Juventus’u elediği Şampiyonlar Ligi maçı olmuş. Kırmızı, bu maçı şöyle anlatıyor: “İkinci gün maça gitmeyi istemedim, eleneceğimizi düşünüyordum. Sonra aklıma uğurlu formam geldi. Göğsünde Marshall yazan beyaz şampiyonlar ligi formamızı giyip maça gittim. Böylece her zamanki gibi kazandık. Maça giderek galibiyet benim sayemde olmuş hissiyle büyük keyif aldım. Bu formayı da uğur olarak bir nevi totem yaptım.”

AİLEYLE STADA

Derimod Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sedef Orman’ın Beşiktaş aşkı bir başka. Orman, Beşiktaş’ın tüm maçlarını, bazı önemli basket maçlarını, UEFA ve Şampiyonlar Ligi gibi organizasyonların finallerini ve hatta dünya kupası finallerini bile tribünden izleyebilen şanslı azınlıktan. Orman, maçlara ise kızlarıyla gidiyor. Orman, şöyle anlatıyor: “Hepimiz futboldan çok keyif alıyoruz ve hepimiz fanatiğiz. Maç günleri bizim için başlı başına ritüel. Uğurlu forma giymekten Twitter’a yazdığımız totem sözcüklerine kadar bir sürü ritüelimiz var.” Sinpaş GYO Genel Müdürü Seba Gacemer ve ailesi koyu Fenerbahçeli. Fenerbahçe’nin ağırlıklı futbol olmak üzere basketbol maçlarını da takip eden Gacemer, “Bu yıl Sinpaş olarak Euroleague sponsoru olmamız nedeniyle uluslararası organizasyonları da ilgiyle takip ettim. Fenerbahçe’nin uluslararası başarısını ailemle birlikte büyük bir heyecanla izledik” diyor. Çocukları ve eşiyle hafta sonlarına denk gelen tüm maçları yakından takip ettiklerini söyleyen Gacemer, derbileri kaçırmamaya çalışıyor ve maçları da ailesiyle birlikte statta izliyor. Gacemer, takımdaki her oyuncuya ayrı ayrı imzalattıkları forma koleksiyonlarının da olduğunu belirtiyor ve “Bunları çocukların odasında özenle saklıyoruz. Maçlara giderken de mutlaka üzerimizde takımın renklerini taşıdığımız formalarımız oluyor. Birlikte bayrak açma ritüelimiz de var” diyor. Gacemer, 2016-2017 Euroleague şampiyonluk kupasını kaldırdıkları anı unutamadığını söylüyor. 

MONAKO SİHRİ 

Galatasaraylıların unutamadığı maçların içinde bir Monako adı mutlaka geçiyor. Bankacılık ve reel sektörde birden fazla banka ve yabancı sermayeli şirkette yönetim kurulu üyeliği ve danışmanlık yapan Mehmet Sönmez de Monako maçını unutamayanlardan. Galatasaray kongre üyesi olan Sönmez, tüm maçları stattan izliyor. Sönmez’in arabasının plakası bile Galatasaray’ın kuruluş yılı olan 1905 rakamlarını içeriyor. Maçlara başta oğlu Sinan olmak üzere genç iş adamları ile giden Sönmez, “Böylece adrenalini yüksek daha keyifli maç izliyoruz” diyor. Sönmez, unutamadığı maçı şöyle anlatıyor: “Ağustos 2000’de Monako’da oynanan süper kupa maçında Real Madrid’i yenerek kupayı almıştık. Rahmetli Sakıp Sabancı’nın tribünlerimizi coşturup sonra da Monako sokaklarında sevincimize bizlerle beraber ortak olmasını unutamam.” Gülman Group Yönetim Kurulu Başkanı Polat Gülman, Galatasaraylı. Yılda ancak 1 veya 2 kez stada gitme şansı oluyor. Gülman o maçlara da çok sevdiği lise arkadaşı Doruk Acar ile gidiyor. “Şahsen Trabzonlu arkadaşlarım olmasaydı Pasolig kartım bile olmazdı” diyen Gülman, arkadaşı Doruk Acar’ın koyu ve çok bilgili bir Galatasaraylı olduğunu anlatıyor. Futbol ekonomisi konusunda yazılmış bir kitabı bile olan Acar, Gülman’ı maça götüren arkadaşı. Gülman’ın unutamadığı maç anısıysa kendi anlatımıyla şöyle: “Evde, televizyondan başından sonuna dek izlediğimi tek ve en güzel maç babam ile 1989 yılında Monako-GS maçıdır. Gol Prekazi’den, teknik direktör Mustafa Denizli’ydi. GS’li olmanın verdiği müthiş gururu hayatım boyunca unutamam. Bu maç babamla da birlikte izlediğimiz tek maçtır.” 

BASKETBOLSEVERLER NBA’İ DE İZLİYOR 

ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, basketbolu çok seviyor. Argüden, lise sonda Tarsus Amerikan Koleji’nin Anadolu’dan ilk Türkiye şampiyonu olan basketbol takımında, daha sonra da iki yıl üst üste üniversiteler arası Türkiye şampiyonu olan Boğaziçi Üniversitesi basketbol takımında yer alarak 3 kez Türkiye şampiyonluğu heyecanını yaşamış. Argüden, özellikle NCAA Final 4, Euroleague Final 4, FİBA uluslararası müsabakalar ve Türkiye ligi basketbol maçlarını kaçırmamaya gayret ediyor. Argüden, “Amerika seyahatlerim olduğunda NBA maçlarına gitmeye gayret ediyorum. Maçlara iş arkadaşlarım, eski takım arkadaşlarım veya aile ile gidiyorum. Mümkün olduğunca sahada, gidemediğim zaman da TV’den izliyorum” diyor. Argüden’in maç arkadaşlarından biri de DeFacto CEO’su İhsan Ateş. You First Sports Yönetici Ortağı Mehmet Özdemir de sıkı basketbol izleyicisi. Fenerbahçe taraftarı olduğu için özellikle Fenerbahçe’nin Euroleague ve Euroleague Final 4 maçlarını takip eden Özdemir, ABD seyahatlerine gittiğinde o şehirde o hafta maç varsa yılda bir kaç kez NBA maçını da izlediğini belirtiyor. Özdemir, maç arkadaşlıklarını şöyle anlatıyor: “Özel hayatımızda da dost olduğumuz bir maç arkadaşları grubumuz var. Her maç öncesi bir araya gelir, yemeğimizi yer, sohbet eder, eğlenir ve oradan maçı seyretmeye geçeriz. Beraber maç seyretmek en etkili totemimiz.” 


“20 YIL SONRA STADA GİTTİM, YENİLGİ YAŞADIM”
ZİYA AKKURT / NUROLBANK YÖNETİM KURULU BAŞKANI

TV’DEN İZLİYOR
Nurolbank Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Akkurt, futbol ve basketbolda lig, Avrupa kupaları, Avrupa şampiyonaları veya dünya kupası organizasyonu maçlarını takip ediyor. Fenerbahçe’de kongre üyesi olan Akkurt, maçları genellikle televizyondan izlediğini söylüyor. “Sahada maç seyredebilmek ayrı bir kültür ve yetenek bende o maalesef yok” diyen Akkurt’un maç arkadaşı yok.
RAKİPLERİ DE İZLERİM Maçları spor yarışması olarak gördüğünü söyleyen Akkurt, “Kazanmak da var kaybetmek de. Eğer iyi oynuyorlarsa rakip takımların maçlarını da seyrediyorum” diyor. Akkurt, unutamadığı maçı ise şöyle anlatıyor: “Yaklaşık 20 yıl sonra ilk kez FB stadına FB-Beşiktaş maçına gittim. Maalesef maçı 4-3 kaybettik. Yıllar sonra stada gidip sevdiğim takımın maçını seyrediyorum ve dramatik bir şekilde 10 kişi kalmış takıma 4-3 yeniliyoruz.”



“KIZIMLA İZLEDİĞİMİZ MAÇLARI KAZANIYORUZ”HÜSEYİN YÜCEL BAHÇEŞEHİR KOLEJİ İCRA KURULU BAŞKANI
AMATÖR LİGLERİ DE İZLİYORUM
Basketbol ve futbol özellikle zaman yaratarak takip ettiğim branşlar. Yalnızca TBL ve 1’inci lig değil, amatör lig maçlarını da izlemeye çalışıyorum. Yeni yeteneklerin kariyerlerinin başlangıcına tanıklık etmek ve gelişimlerini izlemekten büyük zevk alıyorum. ABD’ye gittiğimde denk getirebilirsem NBA maçlarını canlı izlemeye çalışıyorum. Avrupa basketbolunu yakından takip ediyorum. EuroLeague de takip etmeyi çok sevdiğim bir diğer organizasyon. Türk ve dünya futbolunu da yakından takip ediyorum.
GÖNLÜMDEKİ İKİ TAKIM Gönülden Bahçeşehir Koleji taraftarıyım. Geçen yıl takımımızı kurarken basketbol camiasına yeni bir soluk getirmeyi, gençlerin sporu bir yaşam biçimi olarak benimsemesine katkı sağlamayı misyon edindik. Gönlümde yatan bir diğer takım da çocukluğumdan beri Beşiktaş. Stattaki locamızda her maçını büyük bir heves ve heyecanla takip ettiğim Beşiktaş’ın yeni sezon itibarıyla yönetim kurulunda yer alacak olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Maçları yakın arkadaşlarım ve iş arkadaşlarımla izlerim. Totemlerim var. Kızım Ada ile izlediğim maçlarda genelde kazanıyoruz.



“KİMİN FORMASINI GİYSEM KAYBEDİYOR”NEVZAT AYDIN / YEMEKSEPETİ CEO’SU
EN RENKLİ ANILARIM
Bana göre bu yılki Dünya Kupası’nın en heyecanlı anı Belçika’nın sürpriz bir şekilde favori olan Brezilya’yı elemesiydi. En iyi maç ise 4-3 skorla biten Fransa-Arjantin maçıydı. Birçok anım olsa da bu yılki Dünya Kupası’nda formasını giydiğim takımların kaybetmesi ve sosyal medyada bu konunun büyük ilgi uyandırması kupa boyunca en renkli anılarımı oluşturdu. Aslında son 5 yıldır özellikle Şampiyonlar Ligi maçlarında tuttuğum takımların kaybetmesi arkadaşlarım arasında hep espri konusu olmuştur.
EN EĞLENCELİSİ Bunun Dünya Kupası’na yansıyacağını ve bu kadar popüler olacağını tahmin etmemiştim. Birçok kişi tuttuğum takımları ve giydiğim formaları sosyal medya üzerinden takip edip eğlenceli ve komik yorumlar yaptı. En eğlencelilerden biri ise İsveçİngiltere maçı öncesinde Kazan Havalimanı’nda İngiltere formasıyla fotoğrafımı çekip paylaşan bir kişinin “Sıradaki kurban İngiltere mi?” yorumuyla paylaşmasıydı diyebilirim.
DÜNYA KUPASI ZEVKİ Futbol, basketbol ve tenis maçlarını izliyorum. Fakat futbolla daha çok ilgileniyorum. Neredeyse tüm Avrupa Liglerini takip ediyorum. Özellikle Dünya Kupası benim için zevkin tepe noktası. Kupadan ziyade sanki bir dünya festivali gibi. Bütün dünya aynı anda aynı heyecanı yaşıyor. Dünya Kupası başladığı zaman hayat akışımı tamamen buna göre ayarlıyorum.
MAÇ ARKADAŞIM EMRE Basketbolda da NBA, Euroleague, Avrupa ve dünya şampiyonalarını takip ediyorum. Teniste ise Grand Slam ve Atp Masters turnuvalarını izliyorum. Trabzonspor taraftarıyım. Takımda çeşitli dönemlerde iki kez yöneticilik yaptım. Maçları fırsat buldukça sahadan izlemeyi tercih ediyorum ve maçlara genellikle arkadaşım Emre Uğurlu ile giderim.



“TAKIMIMIZA GÜVENİRİZ” 

BARAN DEMİR İBRAHİM POLAT HOLDİNG CEO’SU

GENELDE STATTAYIM 
Genelde futbol maçlarını seyrederim. Nadiren de tenis turnuvaları, basketbol turnuvalarını izlerim. İyi bir Beşiktaş taraftarı ve kongre üyesiyim. Beşiktaş’ın İstanbul’daki maçlarının tümünü statta izlerim. Yurt içi deplasman maçlarını TV’den, yurt dışı maçlarını da statta izlerim.
STAT ARKADAŞLIĞI İstanbul’daki maçlara devamlı gittiğim arkadaşlarım var. Ayrıca statta koltuğumun etrafındaki taraftarların çoğu dostumuz, arkadaşımız ya da yıllar içinde stat arkadaşlığı yaptığımız Beşiktaş taraftarları. Maça giderken önce Beşiktaş Çarşı’da yemek yer ondan sonra maça gideriz. Totemlerimiz yoktur. Takımımıza güvenir maça gideriz.
ZAFER BAYRAMI’NDA GELEN ZAFER Anılar çok. Bu kapsamda 30 Ağustos’ta Partizan ile yaptığımız maçı güzel bir oyun ve gollerle 3-0 kazanarak tur atlamamız unutulmaz anı haline geldi. Üstelik bugünün Zafer Bayramı’na denk gelmesi ve tribünlerle birlikte coşku içinde kutlanması maç anısını daha da unutulmaz hale getirdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz