Renkli yaşamayı seviyorum

Serra Akçaoğlu ile aile hayatını, benimsediği felsefeleri, uzun ve kaliteli bir yaşam için attığı adımları konuştuk ve CEO’nun bir iş dışı gününe tanıklık ettik...

27 EYLÜL, 20180
Paylaş Tweet Paylaş
Renkli yaşamayı seviyorum

Elçin Cirik

ecirik@capital.com.tr

İş dünyasının başarılı kadın yöneticilerinden Serra Akçaoğlu, iş ile özel hayatı dengeli yaşamaya çok özen gösteriyor. Emekliliğinde uzun seyahatlerle dünyanın farklı kültürlerini keşfetmeyi isteyen Citibank Türkiye CEO’su Serra Akçaoğlu, iyi yaş almak adına farklı danışmanlarla çalışıyor. “Hayatım renkli olsun, hep farklı şeyler deneyeyim istiyorum” diyen Akçaoğlu, yakın dönemde piyano çalmaya geri dönmeyi ve dans dersleri almayı da planlıyor.

10 yıldır Citibank Türkiye’nin kaptan koltuğunda oturan Serra Akçaoğlu, özel hayatı ile işi dengeleyerek sağlıklı ve iyi yaşamaya özel önem veriyor. “İyi yaşam adına birlikte çalıştığım, danışma kurulu diye tabir ettiğim, fikirlerine değer verdiğim uzmanlar var” diyen Akçaoğlu, 10 yıldır besin düzeninden un ve şekeri çıkarmayı başarmış. Her gün farklı antrenmanlar ile düzenli spor yapıyor, zaman buldukça Boğaz’da hızlı tempoda yürüyüşlere çıkıyor. “Stres yönetiminde en önemli desteğim annem” diyen yönetici, ailesinin hayatındaki en önemli danışma kurulu olduğu fikrinde. Akçaoğlu, bu desteği “Her biri değişik yönüyle bana katkı sağlıyor. Kardeşim mükemmelliyetçidir, eleştirileriyle hep daha iyisini yapmam için beni teşvik eder. Eşim pozitif enerjisi ve sakinliğiyle stresimi atmamda beni destekler” sözleriyle aktarıyor. Biz de Serra Akçaoğlu ile aile hayatını, benimsediği felsefeleri, uzun ve kaliteli bir yaşam için attığı adımları konuştuk ve CEO’nun bir iş dışı gününe tanıklık ettik. 

Yoğun iş temponuzda iş ve özel hayat dengesini nasıl kuruyorsunuz?

Ben hayatta her şeyin dengeli olmasına çok önem veren bir insanım. İnsan bir bütün, özel hayatla işi ayırt edemiyorsunuz. Özel hayatımda nasılsam iş hayatında da öyleyim. Kesinlikle aileye vakit harcanmasından yanayım. “Bütün hayatım iş, başka bir şeye zamanım kalmıyor” diyenlerden olmak istemem. Bunu kimseye de tavsiye etmem. Hem kendime hem aileme vakit ayırmaya çalışıyorum. Birlikte çalıştığım ekibim de bu dengede yaşasın isterim. Ekipten birinin eşiyle-çocuğuyla ilgili bir izin isteği olduğunda hemen “Kesinlikle gidin” derim. Ben de ailemle kaliteli vakit geçirmeye çalışıyorum. 

Peki ailece neler yapmayı seversiniz? Aile ritüelleriniz var mıdır?

Pazar günleri hep birlikte olmaya özen gösteriyoruz. Pazarları pek aile dışı program yapmam. Çekirdek bir ailem var. Annem, eşim ve iki kedimle birlikte yaşıyoruz. Pazar sabahları hep birlikte kahvaltı ederiz, omletleri ben yaparım. Her seferinde farklı omlet denemeleri yapıyorum. Kahvaltı sonrası annemle baş başa yürüyüşe gideriz. Annem psikolog, yürürken bana terapi yapar. Öğlenleri birlikte balık yeriz. Her hafta sonu balık yapmaya cesaret edemiyorum, arada dışarıdan getirtiyoruz. Öğleden sonrayı da iki kedimiz Pamuk ve Kartopu ile evde sohbetle geçiririz. Yılbaşlarını da evde, tüm aile ve arkadaşlarımızla birlikte geçirmeyi severiz. Yılbaşını kutlamayı çok severim. Yılbaşı öncesi evimde banka yönetim kadrosuyla kutlama yaparız. Çok nadir yılbaşı gecesi dışarıda oluruz. Mutlaka aralık ayında vakitlice yılbaşı ağacını çıkarırız. Ağacı hep ben süslerim, süslemem saatlerimi alır. Bayramları, Ramazan’ı da çok severim. Ben kendi adetlerimize sıkı sıkı tutunmamız gerektiğine inanıyorum. Ramazan sofralarına bayılırım, ufak ufak iftariyelikler hazırlamayı çok severim. 

Aslında siz mutfakta epey zaman harcıyorsunuz o zaman…

Evet, mutfağa çok meraklıyım. Az ama itinalı yemek yapmaya çalışıyorum. Yemekte estetik bakışa, masa dekorasyonuna çok önem veriyorum. Küçükken hep sahura kalkardık, bugün de çok çeşitli iftariyelikle Ramazan sofraları hazırlamaktan hoşlanıyorum. Hem geleneksel günleri, bayramları hem yılbaşını hatta Şükran Günü’nü kutlamayı seviyorum. Bu kutlamalarda bütün aile evimizde bir araya gelsin, ben organize edeyim isterim. Artık çok dijital bir dünyada yaşar olduk. Bütün gün internette bilgisayar başındayız. Akşamları televizyonun karşısına geçiyoruz. Annem, “Biz eskiden evde tiyatro yazar, oynardık” diyor. Şimdi biz birbirimizle daha az konuşur, daha az ilgilenir olduk. Ben hayatın paylaşarak güzel olduğuna inanıyorum. 

Dijital dünyadan uzak kalmak için ne yapıyorsunuz? Sosyal medya detoksu yapıyor musunuz örneğin? 

Akşamları sosyal medya mecralarına bakmamaya çalışıyorum. Cep telefonlarımı yatak odasından çıkarmayı başardım, bununla gurur duyuyorum. Öncesinde telefonlar başucumda uyuyordum. Bu adım bile önemli… Bir de yatmadan 1 saat öncesinde tüm dijital cihazlarla bağlantımı kesmeye çalışıyorum. Geceleri genelde bitki çayı içmeyi tercih ediyorum. İyi ve sağlıklı yaşam adına birlikte çalıştığım, danışma kurulu diye tabir ettiğim, fikirlerine değer verdiğim uzmanlar var. Farklı alanlarda farklı isimlerle çalışıyorum. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz