San Sebastian'da gurme turu

San Sebastian, dünyada metrekareye düşen en fazla Michelin yıldızlı restoranın olduğu bir bölge…

23 AĞUSTOS, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
San Sebastian'da gurme turu

Nil Dumansızoğlu

ndumansizoglu@capital.com.tr

Türk Hava Yolları’nın her gün direkt Bilbao uçuşunun faaliyete geçmesiyle birlikte, Bilbao-San Sebastian-Biarritz üçlüsü son zamanlardaki en moda destinasyonlardan biri haline geldi. Bilbao için en güzel zaman eylül ayı… Çünkü hava ne çok sıcak ne çok soğuk oluyor. Et ve deniz mahsulleri için de en güzel mevsim olduğu söyleniyor. Bilbao ile San Sebastian arası yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Bir araba kiralanarak gidilmesini tavsiye ediyorum çünkü yeşillerin arasında dağ, deniz, göl gibi doğanın tüm güzelliklerini görebileceğiniz muhteşem bir yoldan geçiyorsunuz. San Sebastian seyahatiyle asıl amacım buradaki Michelin restoranlara gitmekti. Michelin adı, aslında bildiğimiz lastik şirketi Michelin’den geliyor. Fransız kamyon şoförleri, uzun yollar kat ederken çeşitli restoran ve kafelerde mola veriyor, gittikleri yerleri birbirlerine tavsiye ediyorlar ve böylece en beğenilen restoranlar listesi oluşuyor. 1900’lü yılların başında ise Michelin lastik şirketi, müşterilerine fayda sağlamak için bir rehber yapmaya karar veriyor. Müşterilerine konaklayabileceği, yemek yiyebilecekleri, araçlarını tamir ettirebilecekleri ve benzin alabilecekleri lokasyonları sıralıyorlar. Her yıl güncellenerek yayımlanan bu kitap, bugünün en prestijli restoran derecelemesi Michelin yıldızının temelini oluşturuyor. Yol kenarlarındaki “ha babam” restoranlar, birer gurme restorana dönüşüyor.
MICHELIN YILDIZI NASIL ALINIR?
Kimliğini kimsenin bilmediği Michelin müfettişleri, yıldız almaya aday restoranları gizlice ziyaret ediyor ve hangi restoranın yıldız alması gerektiğine karar veriyor. Restoranlar 1, 2 ve 3 yıldız olmak üzere derecelendiriyor. Ambiyansın menüyle bütünlüğü, hizmet kalitesi, temizlik, inovasyon, şefin restoran sahibi olması, şefin Michelin yıldızlı restoranlarda çalışma geçmişi yıldız almak için gereken kriterler arasında yer alıyor. 3 yıldır birinciliği bırakmayan restoran Danimarka Kopenhag’da. 2,5 yıl önceden rezervasyon yapmak gerekiyor. Dünyada toplam 480 kadar Michelin yıldızlı restoran var. Bu sayı, bu yıldıza sahip olmanın ne kadar zor olduğunu kanıtlıyor. Şefler, reytingde en üst sıralara girebilmek için müthiş bir uğraş veriyor. Restoranlarda müthiş bir AR-GE çalışması var. Aralık-nisan döneminde restoranlar kapanıyor ve yeni lezzetler için çalışmalar başlıyor. Yaklaşık 80 ila 100 arasında yemek üretiliyor, bunların 40’ı menüye giriyor. Restoranlar, maksimum 70 kişilik. Dolayısıyla çok önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Biz 3 ay önceden rezervasyon yaptırmamıza rağmen gitmeyi özellikle istediğimiz Asador Etxebarri’de yer bulamadık.
ADETA BİR SEREMONİ
Bu restoranlarda yemek adeta bir seremoni… Öğlen saat 12:00’de başlayan yemek akşam 17:00’ye kadar sürüyor. Yaklaşık 5 saat boyunca yeme-içme halinde olduğunuz için bu restoranlara sabah kahvaltısını hafif tutarak öğlen gidilmesini tavsiye ederim. Yine de çok küçük porsiyonlarda yemek yediğiniz için çok rahatsızlık hissetmiyorsunuz. Yemekle birlikte şarap seçimi de bir seremoni… Özel bir degüstatör geliyor ve şarap tavsiyesinde bulunuyor. Michelin restoranlarının bir özelliği de dekorasyonun minimalist tarzda olması. İnsan sadece yemeğe konsantre oluyor. Yemek sunumlarının da çok dikkat çekici olduğunu söyleyebilirim. Tabaklar ve bardaklar her yemeğin formatına göre değişiyor. Bir yemek dalgalı beyaz bir tabakta gelirken diğeri tahta bir kasenin içinde, bir başkası dümdüz cam tabakta servis ediliyor. Bu restoranlarda 15-20 yemekten oluşan hazır menüler oluyor. Gelip seçim yapamıyorsunuz. Fiyatları ise birkaç yüz Euro’dan başlıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz