"Kobibank’ın Hedefi 1 Trilyon Dolar!"

KOBİ bankacılığı sadece Türkiye’de değil dünyada da yükselişte. Yapılan araştırmalar global pazarda bankaların gelirlerinin ortalama yüzde 16’sının KOBİ bankacılığından geldiğini gösteriyor. 2006 s...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kobibank’ın Hedefi 1 Trilyon Dolar!

KOBİ bankacılığı sadece Türkiye’de değil dünyada da yükselişte. Yapılan araştırmalar global pazarda bankaların gelirlerinin ortalama yüzde 16’sının KOBİ bankacılığından geldiğini gösteriyor. 2006 sonu itibariyle toplam gelirler 635 milyar Euro’ya (900 milyar dolar) ulaştı. Önümüzdeki 3 yılda ise global KOBİ bankacılığı hacminin her yıl ortalama yüzde 10 oranında büyümesi bekleniyor. Türkiye’deki rakamlar ise çok daha çarpıcı. Sadece kredilerde, bundan 5 yıl önce yüzde 4 düzeyinde olan KOBİ’lerin payı, 2007’nin ilk 4 ayında yüzde 20’lere ulaşmış durumda. Bankaların kârının da yaklaşık yüzde 20’si KOBİ bankacılığından geliyor.

Uluslararası araştırma şirketi Mercer Oliver Wyman ve EFMA’nın 2006 yılında hazırladığı bir rapor, tüm global finansal hizmetler pazarı için KOBİ’lerin potansiyeline işaret ediyor. KOBİ bankacılığının yeni dönemin yükselen trendi olduğunu ortaya koyuyor. 2006 itibariyle KOBİ’lerin global bankacılık gelirlerinden aldığı payın yüzde 16 düzeyinde olduğu belirtilen raporda, önümüzdeki 3 yıl için ise KOBİ bankacılığı hacminin yıllık yüzde 10 büyüme göstereceği tahmin ediliyor.

Başta Avrupa ve Amerika olmak üzere tüm dünyada KOBİ bankacılığı büyük bir yükselişte. Bazı ülkelerde bankaların bu alandan elde ettiği gelir, toplam gelirlerinin yüzde 25’ini aşıyor. Tayland ve Güney Kore gibi gelişmekte olan pazarlarda ise beklenen yıllık büyüme oranı da yüzde 20’lere yaklaşıyor.

Türkiye’de de tablo farklı değil. Üstelik çok daha büyük potansiyel var. Örneğin, gelişmiş Avrupa ülkelerinde KOBİ’lere kullandırılan nakit krediler, toplam kredilerin yüzde 40’larına ulaşırken, Türkiye’de bu oran henüz çok daha düşük. Diğer yandan KOBİ’lerin toplam kredilerden aldıkları payın son 5 yılda ciddi bir artış gösterdiği dikkat çekiyor. 2002 yılında tüm bankacılık sektöründe KOBİ’lerin kullandığı toplam krediler, toplam kredilerin yüzde 4’ü düzeyindeyken, 2007 yılında bu oranın yüzde 20’lere ulaştığı görülüyor. Bazı bankalarda bu oran yüzde 35’lere ulaşıyor.

Bütün bu göstergeler KOBİ bankacılığının yükselişini açıklıyor. Ancak, bankaların son yıllarda KOBİ bankacılığına eğilmelerinin tek nedeni bu pazardan yüksek gelir elde etmeleri değil. KOBİ bankacılığı, bankaların kârlılığında da pozitif etki yapıyor. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, “Bizim bankada KOBİ işkolunun, toplam banka kârının içerisindeki oranı yüzde 23’ü geçti” sözleriyle önemli bir saptama yapıyor. HSBC de KOBİ bankacılığının 2010 yılına kadar toplam banka kârının en az yüzde 25’ine ulaşmasını öngörülüyor. Sektördeki diğer bankalar için de tablo aynı.

Dünyadaki Hacmi 635 Milyar Euro
KOBİ bankacılığının global pazarda oluşturduğu hacim 2006 yılı itibariyle 635 milyar Euro düzeyinde. Bu rakamın 400 milyar Euro’su ana KOBİ bankacılığı faaliyetlerinden oluşurken, geriye kalan 235 milyar Euro’su ise KOBİ’lerin yarattığı bireysel bankacılık hizmetlerinden geliyor.

Türkiye’de ise faaliyet gösteren işletmelerin yüzde 98’ini KOBİ’ler oluşturuyor. Bunun da 2 milyon adet işletmeye işaret ettiği tahmin ediliyor. Diğer yandan mevcut istihdamın da yüzde 60’ı KOBİ’ler tarafından üretiliyor. Küçük ve orta ölçekli şirketler tarafından yaratılan ekonomik değerin de yüzde 30’lara ulaştığı görülüyor.

BDDK’nın verilerine göre Türkiye’de KOBİ’lere kullandırılan krediler, toplam kredilerin içerisinde yüzde 15-20 aralığında bir paya ulaşmış durumda. TEB Ticari Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz, “Bu da ortalama 160 milyar YTL’lik ticari kredi pazarından 25-30 milyar YTL düzeyinde bir büyüklüğün KOBİ’lerden geldiğini gösteriyor” diyor.

Kârın Yüzde 20’si Buradan Geliyor
KOBİ bankacılığı dünyada her yıl 80-90 milyar düzeyinde ekonomik kârlılık yaratıyor. Bu kârın 55-60 milyar Euro’su ana KOBİ bankacılığı faaliyetlerinden elde edilirken, 25-30 milyar Euro gibi bir büyüklüğü de KOBİ’lerin yarattığı bireysel bankacılık hizmetlerinden sağlanıyor.

Türkiye’de de KOBİ’lere verilen toplam krediler arttıkça, bankaların KOBİ’lerden elde ettiği kâr da artıyor. Sektör genelinde bankaların toplam kârının ortalama yüzde 20’si KOBİ bankacılığı alanından geliyor. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Kayhan Söyler, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Bugün KOBİ müşterilerimizin sayısı 340 bin civarında. KOBİ’lere kullandırdığımız kredilerin toplam kredilerimiz içerisindeki payı yüzde 34 düzeyinde. Bu pay da bankamızın kârlılığını olumlu etkiliyor”.

Yapı Kredi Bankası’nda KOBİ’ler toplam banka müşterilerinin yüzde 10’luk bir bölümünü oluşturuyor. Banka 2007’nin ilk yarısında KOBİ’lere yönelik toplam 2,5 milyar YTL’nin üzerinde nakit kredi kullandırdı. Yıl sonuna kadar KOBİ kredilerinde yüzde 50 oranında büyüme hedefliyor.

Kobi’lere Vıp Hizmet Veriliyor
Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Sönmez, KOBİ tarafında hedeflenen büyümeyi, yeni hizmet modeli ile yakalayacaklarını söylüyor. 2007 yılından itibaren KOBİ’leri VIP statüsüne aldıklarını belirten Sönmez, şöyle diyor:

“Türkiye geneline yayılan 600’ün üzerindeki şubede gişe işlemlerinden finansman ürünlerine kadar tüm bankacılık ihtiyaçlarında KOBİ müşterlerine öncelikli ve ayrıcalıklı hizmetler sunuyoruz”.

Sadece Yapı Kredi’de değil, tüm sektörde bankalar KOBİ’lere yönelik özel hizmet modelleriyle çalışıyor. Örneğin, Finansbank’ın KOBİ’lere yönelik özel bir internet sitesi var. KobiFinans adlı bu site, Finansbank’ın KOBİ müşterilerine sadece finansl kaynak değil, bilgi kaynağı da sunuyor. Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Bekir Dildar, tüm özel ürün ve hizmetlerle KOBİ bankacılığı alanında büyük bir çıkış yakaladıklarına dikkat çekiyor ve şu rakamları veriyor:

“2006 yılında bir önceki yıla göre kârımız yüzde 41 arttı. KOBİ müşteri sayımızda yüzde 37’lik bir yükseliş oldu. Portföyümüzde 300 KOBİ müşterisine ulaştık. Bu yıl KOBİ bankacılığı alanında 5. yılımızı kutluyoruz ve hedefimizde bu alanda lider olmak var”.

Hızlı Ve Kârlı Büyüme Devam
Özellikle son birkaç yıldır KOBİ bankacılığı alanında atılım yapan bankalar, yakaladıkları büyümeyle paralel önemli yatırımlar da yaptılar. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, “Sadece personel sayımız yüzde 20 oranında artış gösterdi” diyor ve ekliyor:

“KOBİ işkolunun toplam çalışma büyüklüğündeki artış da yılbaşından bu yana yüzde 20 seviyesinde gerçekleşti”.

Bankacıların beklentisi, KOBİ bankacılığının önümüzdeki dönemde de hızlı ve kârlı büyümesini sürdüreceği yönünde. Bu tahminle bankalar, gelecek hesaplarında KOBİ bankacılığına önemli bir yer ayırıyor. HSBC İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Sakallıoğlu, HSBC’nin önümüzdeki 5 yıllık planında en önemli yeri KOBİ’lerin oluşturduğunu söylüyor. Sakallıoğlu şöyle diyor:

“2010 yılında 300 bin KOBİ’ye, 2,5 milyar dolar tutarında kaynak ayırmayı planlıyoruz. Bankamız 2010’a kadar 350 şubeye ulaşacak ve bu şubelerin hepsinde KOBİ’lere yönelik özel ürün ve hizmetler sunacağız. KOBİ kredilerinden aldığımız pazar payını da bugünkü yüzde 3 oranından yüzde 10’a çıkaracağız”.

KOBİ pazarı sahip olduğu potansiyel ile bankalar için önemli bir rekabet alanı haline gelmiş durumda. Fortis Genel Müdür Yardımcısı Metin Karabiber, mevcut rekabetin yeni dönemde artarak devam edeceğini söylüyor ve ekliyor:

“Rekabet, bankaların KOBİ’lere yönelik ürün ve hizmetlerini çeşitlendirmelerini ve iyileştirmelerini sağlayacak. KOBİ’lerin önemi artarak devam edecek”.

Kayhan Söyler /İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı

“Kobi’lere Verilen Önemin İvmesi Artacak”

Türkiye’de 2008 Beklentisi
Yabancı sermayenin Türk bankacılık sistemine olan ilgisi ve artan rekabet koşullarının da getirdiği etkiyle KOBİ Bankacılığına yönelik çalışmalar giderek artıyor ve çeşitleniyor. Bu kapsamda bankaların hedefleri ve toplam kredileri içerisindeki KOBİ kredilerine ilişkin payların yükseleceğini, KOBİ’lere verilen kredilerin 2008 yılında banka aktiflerindeki oranlarının artacağını, piyasa hacminin de buna bağlı olarak genişleyeceğini tahmin ediyoruz.

Dünyadaki Uygulamalar
Küçük ve orta boy işletmeler dünya ekonomisinin lokomotifi olarak tanımlanıyor. Zira, daha az yatırımla daha çok üretim, ürün çeşitliliği ve istihdam yaratıyorlar. Bu konuda tüm dünyada muhtelif uygulamalar var. Yakın çevremizde Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Polonya gibi ülkelerde bulunan, çoğunluğu uluslararası bankaların cari hesap, şirket kredi kartı, kambiyo/döviz işlemleri, mevduat hesabı, hazine bonosu, devlet tahvili, yerli ve yabancı piyasalarda on-line işlemler, türev ürünler gibi sunulan ortak ürünler mevcut.

Avantajlı Ürün Paketleri
Diğer yandan Avrupa Birliği Geliştirme Projeleri’ne yönelik çalışmalar, uygun komisyon tahsilatları, faiz oranlarında indirim gibi çeşitli avantajlar sunan ürün paketleri de göze çarpıyor. Türkiye’de de KOBİ’lere yönelik ürün ve hizmetlerin çeşitlenerek artacağını düşünüyoruz. Bu bağlamda gelecek dönemde KOBİ’lere veren önemin ivmesi artacak. Bu ivmenin de kısa vadede yavaşlamayacağı düşüncesindeyiz.

Erol Sakallıoğlu / Hsbc Genel Müdür Yardımcısı Vekili

“Gelecekte Kobi’lerin İhtiyacını Sadece Bankalar Karşılamayacak”

Tüm Dünyada Trend Aynı
Türkiye’deki KOBİ’lerin ekonomi ve finansal sektör içerisindeki paylarının, gelişmiş piyasalara oranla oldukça düşük olduğu bir gerçek. Ancak diğer yandan bu oranın hızla arttığını da göz ardı etmemek gerekiyor. KOBİ bankacılığının yükselişi yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada görülen bir eğilim. Bunun önemli sebeplerinden bir tanesi globalleşme.

Globalleşmenin Etkisi
Şirketlerin global ekonomide yer almaları için artık büyük ölçekli olmaları gerekmiyor. KOBİ’lerin ithalat ve ihracatta aldıkları pay tüm dünyada hızla artıyor. Küresel rekabet ve iç pazara yönelik inovasyon ihtiyacı da buna eklenince, tüm dünyada KOBİ’lerin finansman ihtiyaçları ön plana çıkarıyor. Bunun sonucunda da KOBİ’ler ile finansal sektörün ilişkisi de aynı şekilde artıyor. Kısaca, KOBİ’ler bankalar için tüm dünyada büyük bir potansiyel olarak yerini korumaya devam edecek olarak görülüyor.

İhtiyacı Kim Karşılıyor?
Türkiye’deki KOBİ’lerde dünyadaki rakiplerine oranla daha yoğun yaşanan sermaye ihtiyacı, gelişmiş piyasalarda sadece bankalar aracılığı ile değil, risk sermayesi şirketleri, KOBİ borsaları, kredi sigorta şirketleri, KOBİ finans şirketleri gibi diğer finans kurumlarınca da karşılanıyor. Türkiye’de ise KOBİ’lerin finansal ihtiyaçlarını, özel sektörde bankalarımız ve kısmı olarak faktoring ve leasing şirketlerimiz üstlenmiş durumda.

Yeni Finansal Kaynaklar
Dünyadaki gibi alternatif finans kaynakları, mali yapının gelişmesi ile paralel önümüzdeki yıllarda Türkiye’de de etkin biçimde oluşmaya başlayacak. Bununla beraber KOBİ’ler bankalar kadar bu finans kurumlarından da finansman ihtiyaçlarını karşılar duruma gelecekler. Sonuç olarak ekonominin temel taşlarından olan KOBİ’ler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önümüzdeki yıllarda gözde segment olarak yerini koruyacak.

Dünyada Bankalar 4 Farklı Modelle Çalışıyor

Behemoth Yaklaşımı
Oliver Wyman ve EFMA tarafında yapılan çalışma dünyada bankaların KOBİ bankacılığı alanında öne çıkan 4 modelle çalıştıklarına dikkat çekiyor. Bunlardan biri “Behemoth Yaklaşımı”. Bu yaklaşımı benimseyen bankalar, KOBİ’lere yönelik ürün ve hizmetlerini dünya çapında, her tür ekonomik ölçekte sunma amacıyla yola çıkıyor. Özellikle kredi değerlendirme ve müşteri ilişkileri yönetimi alanında uzmanlar. Tüm kanallarda rekabetçi fiyatlarla çalışıyorlar. Ürünlerinin her zaman “pazarın en iyisi” olması gerekmiyor. Şube kanalında ve alternatif dağıtım kanalında güçlüler.

Kategori Öldürenler
Bu modelle çalışan bankalar genellikle tek bir ürün üzerine odaklanıyor, bu ürünle piyasada 1 numara olmayı hedefliyorlar. Müşteri segmentasyonunda ustalar. Her yeni girişimlerinde müşterilerine deneme ve öğrenme imkanı sunuyorlar. Faaliyet gösterdikleri alanda en iyi fiyat, en uygun ürün ve en hızlı geri dönüşüm amacıyla hareket ediyorlar. Bu modelle çalışan bankalar en sık ABD’de görülüyor.

Kişiye Özel Banka
Yüksek maliyetli bir model olarak dikkat çekiyor. Bu yaklaşımı benimseyen bankalar, klasik şubecilik dönemini bir kenara bırakıyor, müşterilerle özel iletişim kuran şubelere odaklanıyor. Karar alma süreçleri merkezi ve otomatik. Bu model daha çok güçlü yerel bankalarda ya da müşteri odaklı bankalarda görülüyor.

KOBİ sahiplerini hedef alan bu bankalar, Avrupa’da genellikle 50 yaş üzerinde olan bu kişilerle çalışmanın sırrının iyi iletişimde olduğuna inanıyor.

Akıl Verenler
Bu modeli benimseyen bankalar, KOBİ’lerin daha karmaşık ihtiyaç ve taleplerine odaklanıyor. Daha çok da, uzun süre küçük ya da orta ölçekli kalmak istemeyen, büyüme peşinde olan KOBİ’leri hedef alıyorlar. KOBİ’lere “terzi işi” denilebilecek düzeyde özel ürün ve hizmet sunmak amacındalar. Bu bankaların müşterileri de genellikle onlara akıl veren, karmaşık ihtiyaçlarını çözümleyen her türlü ürün ve hizmete bedel ödemeye razı oluyorlar. Banka ve KOBİ müşterileri arasındaki ilişki genellikle uzun vadeli oluyor.

Hande D. Süzer
hdemirel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz