Aslanoba'nın yeni dönemi

Hasan Aslanoba’nın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle...

26.05.2017 14:58:480
Paylaş Tweet Paylaş
Aslanoba'nın yeni dönemi
* Şu anda portföyünüzde en başarılı gördüğünüz yatırımlar hangileri?
 Bitaksi ve Modanisa çok öne çıktı. 100 milyon doların üzerinde değerlemeye ulaştılar. Bunlar hala yeterli değil. Bunların gideceği yer “unicorn” dediğimiz milyar dolarlık şirket olabilme potansiyeli taşıyorlar. Türkiye’de unicorn yok ama Türkiye’de unicorn olması meselesi tamamen zaman meselesi. Önünde sonunda olacak.
* 2016-2017 ekonomik anlamda kötü geçiyor. Yatırım iklimini nasıl etkiliyor?
 Start up’lar ekonominin genel durumundan daha az etkileniyor. Çünkü daha hızlı manevra yapabiliyor, esnekler hemen bir yurt dışı açılım gerçekleştirebiliyorlar. Dijitalde oldukları için akışkanlık daha fazla. Start up dünyasında yüzde 10-20 büyüme oranları sağlıksızlık işareti sayılır. Sağlıklı büyüme için yüzde 50’nin üzerini görmemiz gerekir. E-ticaret işi yüzde 40 civarında büyüyor. Geç aşamadaki şirketleri de yüzde 40 büyüme oranları idare eder. 2017 tamamen politik gelişmelere bağlı. Bir anda ülke terör saldırılarıyla altüst olabiliyor. Önümüzde bir referandum var. Her şey şu anda ona kilitlenmiş durumda. Bir sürü karar verici onu bekliyor.
* Bugüne kadar sizin yatırım dünyasına etkiniz nasıl oldu?
 Çok fazla oldu. Örneğin 2016’yı neredeyse boş geçirdim. Sadece 1 milyon dolar civarında yatırım yaptım. 2016’da etkim az olmasına rağmen start up’lara 67 milyon dolar civarında yatırım yapıldı. Orta Doğu bölgesinde herkes bir şekilde benimle tanışmak istiyor. ‘Eski ekonomiden gelen bu adam kim’ diyorlar. Yeni jenerasyondan gelen, babalarının, amcalarının şirketlerinde biraz da sıkılmış olan genç arkadaşlar da benimle tanışmak, ilham almak istiyorlar. Hepsi Amerika’da iyi eğitim almış ve yeni ekonomide yer almak istiyor. Onlara ilham verdim. Benim ölçeğimde değil ama ufak da olsa yeni melek yatırımcılarımız türedi. Onların da yatırım yaptığını görüyoruz. Bir de yatırım yaptığım şirketler büyüdükçe dışarıdan da yatırım bulmaya başladılar.
* Melek yatırımcılığın yanı sıra girişimci de oldunuz. Tazedirekt ve Webnak işlerine nasıl girdiniz?
 İki girişime odaklandım. Biri Tazedirekt diğeri Webnak. Tazedirekt aslında bir başarısızlık hikayesi değil, gözüm korktu. O işin başarıya ulaşması için çok büyük para yakmam gerektiğini gördüm. Milyar dolar değerinde bir unicorn çıkarma hayalim vardı ama bunu başarabilmek için 100 milyon dolardan fazla yatırım yapmam gerekiyordu. Uzun süre zarar etmeyi göze almam gerekiyordu. Bu iş 1,5 yıl sürdü. Ben zaten 4-5 yıl kâr etmez gözüyle bakıyordum ama zararın bütçemin çok üzerine çıkacağını gördüm. Çok fazla yatırım gerekiyordu ve o yatırımı dışarıdan alamayacağımı hissettim. Amerika ve Avrupa’dan da yatırımcı gelmemeye başlamıştı. Birileri gelip ‘Tazedirekt’e 20 milyon dolar yatırmak istiyoruz’ da demedi. Birkaç yıl sonra benim finansal sağlığımı zorlayabilirdi. Bir love brand olmuştu. Herkes bayılıyordu. Bu bize özel bir durum değil. Böyle işlerde en az 5 yıl zarar etmeyi göze almanız gerekiyor. Mesela Amazon böyle bir örnek. Amerika’dan örnek aldığım Freshdirect yine aynı hikayeye sahip. O aile parasıyla başlamış. Kurucusu Jason’la tanıştım. Onlar da 85 milyon dolarla başlamış. Geçen yıl da 250 milyon dolar civarında yatırım aldılar. İlk 5 yıl zarar ettikten sonra kâra geçmişler. Ama ben onu Türkiye şartlarında göze alamadım.
* Tazedirekt’e ne kadar yatırım yapmıştınız?
 Fiziksel varlıklar da dahil 30 milyon dolar yatırım yapmıştım. Bunun bir kısmı duruyor bir kısmı da zarar olarak gerçekleşti.
* Webnak iş fikri nasıl doğdu?
 Webnak projesini ilk defa kafamda tasarlarken Erikli Su’yu yönettiğim 23 yıl içinde, uygun fiyatlı ve hızlı nakliye hizmeti bulmada yaşadığımız sorunlardan ilham aldım. Ambalajlı su işinde ürünlerin nakliyesi maliyet ve hız olarak çok önemliydi. Aynı zamanda büyük bir problemdi. Özellikle suyu en çok sattığımız ilkbahar ve yaz aylarında uygun fiyatlarda nakliye işimizi yapacak güvenilir kamyoncu bulmakta büyük sıkıntımız oluyordu.
Geleneksel nakliye komisyoncusu şirketlerle çalışıyorduk ancak çok verimsiz süreçlerde çalışıyor olmaları bizim maliyetlerimizi de artırıyordu. Sonuçta aracılık hizmeti çok yüksek maliyetlerle veriliyordu. Gelişen internet ve mobil teknolojilerinin bu büyük verimsizliğe ciddi şekilde çare olacağını fark ettim. Özellikle akıllı telefon fiyatlarının sürekli düşmesi, kamyoncu esnafında dahi yaygınlaşması bu iş modelini kurmamda çok yardımcı oldu. Webnak işimizi, ilk yatırımcısı olduğum Bitaksi işine çok benzetiyorum. Sonuçta her ikisi de mobil teknolojleri kullanarak, hizmet alanla satanı buluşturan modeller. 2015’in ikinci yarısında uygulamaya geçirdik sistemi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz