Gücü artık kalıcı başarı belirleyecek

İş dünyasında gücün tanımı sürekli değişiyor.

1.09.2011 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Gücü artık kalıcı başarı belirleyecek


Capital: Global olma, yabancı ortaklıklar ve dünyada daha fazla kişiye ürünlerle ulaşmak gücü artırıyor mu?
- Hiçbir kuruluşun bugün dünya pazarlarında rekabet edebilecek etkinlik düzeyine ulaşmadan varlığını sürdürmesi mümkün değil. Bu anlamda, yabancı ortaklıklar ve daha geniş bir pazara ulaşmak, kuruluşların ekonomik gücünü artırıyor. Bir başka deyişle bu özellikler, kuruluşların gücünü oluşturuyor.

Capital: İş yaşamınıza ilk başladığınız yıllarla bugünü kıyaslarsanız size göre en büyük
değişim nerede, hangi alanlarda yaşandı?
- Benim iş yaşamıma başladığım dönemde, henüz, ekonomi bürokrasisi ve o zaman Kamu İktisadi Teşekkülü denen kamu girişimleri ekonomik yaşamın tüm süreçlerini doğrudan ve dolaylı olarak belirliyordu. Hemen hemen tüm hammaddeler kamu işletmeleri tarafından üretiliyordu. Özel kesime, kendi belirledikleri fiyat üzerinden ve yine kendi belirledikleri miktarda satıyorlardı. Hammadde ve ara malı ithalatı için gerekli olan döviz de Merkez Bankası'nın belirlediği fiyattan ve belirli tutarlarda veriliyordu. Özel kesimin ürettiği birçok malın fiyatı da kamu otoritesi tarafından belirleniyordu. Sermaye birikiminin zayıf, uluslararası ilişkiler tecrübesinin yetersiz olduğu o yıllarda normal görünebilir ama rekabete ve dolayısıyla yenilikçiliğe yer bırakmayan bu uygulamalar belki de özel sektörün yeterince gelişememesinin gerçek sebebiydi. Bugün ise ekonomik yaşam büyük ölçüde serbestleşmiş bir rekabet ortamı içinde sürüyor. Özel kuruluşların yenilikçi uygulamalarla farklılık yaratarak gelişmelerine olanak sağlıyor. Bence en önemli fark bu.

Capital: İş dünyasında itibar ve gücün kaynağı dönem dönem değişebiliyor. Geçmişten bugüne güç ve itibarın kaynağı nasıl değişti? Bugün iş dünyasında güç nereden geliyor?
- Dıştan bir bakışla itibarın ve gücün kaynağının dönemlere göre değiştiği söylenebilir. Bazen kaynağı belirsiz de olsa servetin, iktidarlara yakın olmanın, belirli kesimlerde yer almanın güç sağladığı ileri sürülür. Bunlar belirli kısa süreler için geçerli de olabilir ama kalıcı güç sağlamaz. Piyasa, dışa açılma, rekabet ağırlık kazandıkça devlete yakınlığın önemi azalır. Ama her ortamda her ülkede önemli bir faktördür. Ben, yönettikleri kuruluşların olanakları ve çalışmaları ile ülkenin gelişmesine katkıda bulunabilen kişilerin, güçlerini uzun vadeli olarak koruduklarını düşünüyorum.

Capital: Aileden gelen güce inanır mısınız?
- Girişimcilerin iş yapma biçimini belirleyen temel değerlerin aileden gelebileceğine inanırım. O değerler zamanla kurum değerleri halini alır. Bunlara sahip olmanın en kolay yolu, aileden devralmak ve sahip çıkarak geliştirmek. Ancak, aile değerlerinin zaman içinde geliştiğini unutmayalım. Yani hiçbir kuşak bu değerleri oluşturup geliştirmek açısından geç kalmış
değil.

Capital: Güç beraberinde mutlaka itibarı da getirir mi? İtibar mı yoksa güç kazanmak mı iş insanları için daha zor? Hangisi daha çok prim yapıyor? Siz her zaman hangisini tercih ettiniz?
- Gücün mutlaka itibar getirdiğine inanmıyorum. Çok güçlü insanlar itibarsız olabilir, çok itibarlı insanlar da güç sahibi olmayabilir. İtibarın güçten kaynaklandığını düşünmek, insanı fena halde yanıltır. Bir insanın gücü, itibarını artırmaya yarayabilir ama bu gücün ne şekilde kullanıldığına bağlı. Zaten bir insanın gücünü nasıl kullandığı herhalde karakterinin en yanılmaz göstergesidir. Gücünü sadece kendi çıkarları doğrultusunda yarar sağlamak için kullanmak herhalde itibarını kaybetmenin en kestirme yolu... İtibar, bir kişi ya da kurumun toplum tarafından olumlu değerlendirilmesi ve kabulüdür. Bu kabul olmadan kişiler ve kurumlar boşlukta kalır. Birtakım desteklerle varlığını sürdürmeye çalışsalar bile, süreklilik sağlayamazlar. Zaman zaman örneklerini gördüğümüz gibi, itibarsız güç, kalıcı olmuyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz