"Büyük Krizin Neresindeyiz?"

Büyüme, canlanma, hareketlilik, olumlu sinyaller... Son dönemde ekonomi ve sektörlerden benzer haberler geliyor, çeşitli yorumlar yapılıyor. Beyaz eşyadan gıdaya, sektörlerdeki son durumla ilgili a...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Büyük Krizin Neresindeyiz?

Büyüme, canlanma, hareketlilik, olumlu sinyaller... Son dönemde ekonomi ve sektörlerden benzer haberler geliyor, çeşitli yorumlar yapılıyor. Beyaz eşyadan gıdaya, sektörlerdeki son durumla ilgili analizlere yer veriliyor. Ancak, ortaya konulanlar durumu açıklamaya pek yeterli değil... Sektörün “dip” yaptığı yerden bugüne, alınan yolun kapsamlı analizini ilk defa Capital yapıyor ve herkesin merak ettiği soruya da açıklık getiriyor:

 

Nisan ayında Devlet İstatistik Enstitüsü(DİE) tarafından açıklanan 2001 rakamları herkeste şok etkisi yaptı. Ekonomideki küçülme tahminlerin çok üstünde çıktı. Gayri Safi Milli Hasıla(GSMH), bir önceki yıla oranla yüzde 9.4 küçüldü. Oysa yapılan tahminler yüzde 7-8 arasında yoğunlaşıyordu. Küçülme yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.2, ikinci çeyrekte 11.8, üçüncü çeyrekte ise 8.5 olarak gerçekleşti. Ancak, asıl şaşırtıcı olan son çeyrekteki yüzde 12.3’lük daralmaydı. Çünkü, sonbahara doğru ekonomide canlanma sinyallerinin gelmesi, ekonomi çevrelerinin son çeyrekle ilgili tahminlerini daha iyimser yapmalarına neden olmuştu. Ekonomideki bu seyrin sektörlere yansıması da trajik oldu. Peki sektörler krizi hangi dönemlerde yoğun yaşadılar ve bugün krizin neresindeler?

 

Yaptığımız çalışma, krizin şubat-mart ile yılın son çeyreğinde daha fazla hissedildiğini ortaya çıkardı. Bu dönemde, özellikle iç piyasadaki durgunluk sektörleri tam anlamıyla vurdu. 2002’de ise sektörlerden canlanma sinyalleri gelmeye başladı. Ancak, talepteki bu kısmi artış henüz beklentileri karşılamaktan çok uzak.

 

Beyaz eşyada ihracat etkisi

 

Talep ertelemeleri en büyük darbeyi beyaz eşya sektörüne vurdu. 2000’e göre yüzde 40’lık bir daralmayla yılı bitiren sektör, krizi en fazla martta hissetti. Bu ayda üretim, yüzde 8 oranında gerilerken, iç satışlar yüzde 36 küçüldü. Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkan Yardımcısı Gündüz Özdemir, “Yıl sonuna doğru sektörde, marta göre yüzde 25, KDV indirimi de dahil edildiğinde yüzde 50 oranında artış kaydedildi” diye konuşuyor.

 

Çıkış ivmesini 2002’de de sürdüren beyaz eşya sektörü, ocakta biraz zorlansa da, şubatta yüzde 18 artış sağladı. Gündüz Özdemir’e göre, bu çıkışı, faizlerin ve enflasyonun düşmesinden olumlu yönde etkilenen tüketici talebi sağladı.

 

Bu olumlu etki, kendini martta da hissettirdi. Mart ayında satışlar ocak ayına göre yüzde 35 arttı. Bu veriler, sektörün, krizden çıkmak üzere olduğunu gösteriyor. Bu artışta sektör oyuncularının ihracata yönelmesinin de katkısı var. Özdemir, 2002’nin ilk 3 ayının, 2001’in aynı dönemine göre daha iyi olduğuna dikkat çekiyor. Ona göre, bu performans 2002 yılının geçen yıldan daha iyi geçeceğinin bir işareti.

 

<b>Elektronikte iç Pazar durgun

 

Elektronikte de beyaz eşyaya benzer bir trend yaşadı. 2001’de 8 milyon 113 bin adet TV üretildi. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 9 oranında bir daralma anlamına geliyor. Sektör, en büyük etkiyi ise iç satışlarda yaşadı. 2000’de 1 milyon 715 bin olan içi satışlar, 2001’de 958 bine geriledi. Vestel Elektronik Genel Müdürü Sertaç Beller, şubattan itibaren krizin etkilerini iç pazarda hissetmeye başladıklarını söylüyor. Bu ayda iç satışların, ocak ayına göre neredeyse 3’te 1 oranında düştüğüne dikkat çeken Beller, “2001’de kapasite kullanım oranları da yüzde 75’e kadar düştü” diyor.

 

Her şeye rağmen sektör krizin ağır etkilerini atlattı. 2002’in ilk 2 ayında 1 milyon 584 bin TV üretildi. Geçen yılın aynı döneminde 1 milyon 466 bin adet üretim yapıldığı dikkate alınırsa, yüzde 8 oranında artış gerçekleştiği görülüyor. Ancak, iç pazarda henüz istenen seviyeye ulaşılamadı. Sertaç Beller, “Sektörümüz, krizi ihracata daha fazla ağırlık vererek geçme gayretinde başarılı oldu. İç pazardaki rakamlar tatmin edici düzeyde olmaktan çok uzak. Bu sayıların makul seviyelere kısa sürede gelebileceğini sanmıyoruz” diye konuşuyor.

 

Cep telefonunda “iyileşme” var

 

Geçmiş yıllarda çok hızlı büyüyen cep telefonu da, ekonomik sıkıntılardan payını aldı. Nisan ayı ise krizin etkilerinin en çok hissedildiği dönem oldu. Sony Ericsson Türkiye Pazarlama Müdürü Oben Tezel, Nisan 2001’de sadece 135 bin adet cep telefonu satılabildiğine dikkat çekiyor. Yıl boyunca düşme eğiliminin sürdüğü sektörde, eylül ile birlikte yükselme trendine girildi. Ancak, 11 Eylül olayları, tekrar düşüşü beraberinde getirdi.

 

Sektör, 2001’i, bir önceki yıla göre yüzde 75-80 civarında bir küçülme ile kapadı. Düşüş trendinin sona erdiğini söyleyen Tezel, bugün Nisan 2002’ye oranla yüzde 40 büyüme sağladıklarına dikkat çekiyor ve şöyle devam ediyor:

 

“Kriz, cep telefonu sektöründe ciddi bir yeniden yapılanmaya sebep oldu. Pazardaki oyuncuların düşük maliyetli iş sistemleri kurması sonucunda stoklar daha hızlı çevrilmeye ve maliyetler düşmeye başladı. Yeni  teknolojiler yavaş yavaş insanların rahat kullanacağı ve hayatlarına katma değer katacak şekillere gelmeye başladı. Bu da büyük bir olasılıkla kısa bir zaman dilimi içinde yeni telefonlara olan talebi arttıracak”.

 

Bilgisayarda büyüme başladı

 

Arena Bilgisayar Murahhas Azası İzi Kohen, krizi en yoğun mayıs-temmuz döneminde yaşadıklarına dikkat çekiyor. Bu dönemde satışlar yaklaşık yüzde 75 oranında düştü. Aynı dönemde ithalatta da önemli daralmalar yaşandı. Kohen, krizin en yoğun hissedildiği dönemde, irili ufaklı birçok şirketin kapandığını, kalanların ise iş modellerini değiştirdiklerini anlatıyor.

 

2001’de küçülme oranının yüzde 65 olarak gerçekleştiği tahmin ediliyor. 2002 yılının ilk 2 ayına temkinli girdiklerini söyleyen İzi Kohen, mart sonu itibariyle son çeyreğe göre yüzde 15 oranında bir büyüme gerçekleştiğini belirtiyor. Ona göre, bu büyümede, banka kredileri etkili oldu. Bu, sektörün krizi yavaş yavaş atlattığı anlamına geliyor. IDC’nin analistlerinden Mediha Gramos, canlanma eğiliminin ağustos sonundan itibaren belirginleşmesini beklediklerini söylüyor. Ancak, ona göre, 2003’ten önce büyük sıçramalar beklenmemeli.


İnşaatta teminat sorunu var

 

İnşaat sektörü, krizi mart-eylül döneminde derinden hissetti. Finans sektörünün içinde bulunduğu sıkıntı, sektörde işleri adeta durma noktasına getirdi. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Nihat Özdemir bu dönem için şöyle konuşuyor:

 

“Yurt dışı kredi kuruluşlarından Hazine garantisi ile aldığımız proje kredilerini ya bulamadık ya da inanılmaz maliyetlerle bulduk. Dolayısıyla bu dönemde üyelerimizin yüzde 35’i çok ciddi sıkıntılar yaşadılar. Büyük kredi faizlerini zor ödediler”.

 

Özdemir, “Tünelin ucunda ışık göründü” diyerek krizden çıkmaya başladıklarına işaret ediyor. Ona göre, sektörün düzelmesi için bankaların tam anlamıyla  krizden çıkması gerekiyor. Çünkü, sektör teminat mektubu bulma konusunda hala ciddi sıkıntılar yaşıyor.

 

Çimentoda çıkış 4 yıl sonra

 

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan İğnebekçili, ekonomik sorunların etkisini yılın son 3 ayında yoğun hissettiklerini söylüyor. Bu dönemde üretimde yaşanan büyük düşüşler de tabloyu destekledi. İç piyasadaki büyük durgunluk, hemen hemen bütün fabrikaların erken ve daha uzun süreli revizyona girerek, üretimlerine ara vermesine yol açtı. Kapasite kullanım oranları yüzde 30’lara düştü.

 

Sektör, 2002’nin ilk aylarına da kötü girdi. İlk 2 ayda krizin yanı sıra, iklim koşulları ve gayri menkul piyasalarındaki olağanüstü durgunluk da etkili oldu. Adnan İğnebekçili, düzelen hava şartları ve ekonomide kaydedilen olumlu gelişmelere paralel olarak martta kısmi de olsa talep kıpırdamaları yaşandığını söylüyor. Ancak, ona göre, sektör krizin tam içinde. 2001’de yaşanan kayıpların telafisi için en az 2 yıl, krizden çıkışın ise 4 yıl süreceği tahmin ediliyor.

 

Demir-çelikte rekor düşüş

 

Demir Çelik sektörü ekonomik krizi şubat mart döneminde daha fazla hissetti. Kurlardaki dalgalanmalar iç piyasa satışlarını durma noktasına getirdi. 2001’de iç satışların yüzde 35 daralması, sektör için rekor bir düşüş oldu. Üreticiler, iç piyasadaki kayıplarını ihracatla gidermeye çalıştı. Ancak, dış pazarlardaki alıcıların fiyatları düşürme eğilimi baskı yarattı.

 

İhracattaki yüksek performans sayesinde üretim artışı yüzde 8’e ulaştı. Ancak, bu iyileşme, 11 Eylül saldırılarıyla sekteye uğradı. Aralık ayında üretimdeki düşüş bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10’a ulaştı. Bu gerilemeyle sektör 2001’i, yüzde 4.6’lık artışla kapatabildi.

 

Sektör 2002’ye de kötü bir giriş yaptı. İlk 2 ayda üretim ve ihracatta yüzde 7 civarında bir gerileme yaşandı. Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, yürürlüğe giren koruma tedbirlerinin, üreticileri endişelendirdiğini söylüyor. Yayan, bu durumun 2002 yılında üretimde düşüş ihtimalini arttırdığına dikkat çekiyor.

 

Finansta durum nasıl?

 

Sigorta sektörü 2001’de yüzde 40’lık bir büyüme kaydetti. Büyümeyi, artan deprem tarifeleri ile trafik sigortaları sağladı. Ray Sigorta Genel Müdürü Çetin Alanya’ya göre, yüzde 90 oranındaki enflasyonda bu büyüme oranı reel bir küçülmeyi ifade ediyor. Şubattan itibaren krizi hisseden sektörde,  prim artışı Nisan-eylül döneminde düştü. En hızlı büyüyen branş olan Kasko, yıl boyunca ancak yüzde 13.7 arttı. Faaliyet karları da azaldı. Çetin Alanya, krizin, sektörü, şirket sayısının azaldığı ve karların öz kaynaklara oranla düştüğü bir ortama götürdüğünü söylüyor.

 

Faktoring sektörü de krizi yoğun hissetti. Şirketler Şubat-nisan döneminde yurt içi işlemlerde faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldılar. Yapı Kredi Faktoring Genel Müdürü Rengin Ekmekçioğlu, nisan ortasından sonra seçici davranarak yurt içi işlemlere başlayabildiklerini söylüyor. Bu nedenle 2001’de dernek üyesi şirketlerin toplam cirosu bir önceki yıla oranla yüzde 42 geriledi. Yurt içi ciro ise yüzde 49 küçüldü. Birçok faktoring firması işini tasfiye etmek zorunda kaldı. Sektörde 2002 için yüzde 30 oranında bir ciro artışı öngörülüyor. 

 

Leasing sektörü faktoring’e göre daha fazla küçüldü. Şubat haziran döneminde krizi yoğun yaşayan sektörde, nisan haziran arasında küçülme yüzde 65-70’lere ulaştı.  Koç Lease Genel Müdürü Hamit Aydoğan, krizin etkilerinin yavaş yavaş atlatıldığını söylüyor. Ona göre, 2002’de kaybın yüzde 30’u telafi edilecek.

 

Reklam 10 yıl geri gitti

 

Krizin en yoğun etkilediği sektörlerin başında reklamcılık geliyor. 2001’de reklam yatırımları 730 milyon dolarda kalarak bir önceki yılın yarısına ulaşabildi. Reklamcılar Derneği Başkanı Nesteren Davutoğlu, 10 yıl geri gittiklerini ve son 50 yılın en büyük küçülmesini yaşadıklarını söylüyor.

 

Yıl boyunca daralmanın sürdüğü sektörde, Eylül-aralık döneminde yaşanan yüzde 50 oranındaki küçülme derinden hissedildi. Nesteren Davutoğlu, şirketlerin finansal yapısının zayıfladığını ve birkaç şirketin de faaliyetlerine son vermek zorunda kaldığını söylüyor.

 

Ona göre, 2002’de gerilenen noktadan yüzde 30 oranında bir büyüme kaydedilecek. Bu, kaybı telafi etmiyor ama, iyileşme fitilini ateşlemiş oluyor. 2002’nin ilk 2 ayında reklam yatırımlarının yüzde 6 büyümesi de iyileşmenin başladığı anlamına geliyor.

 

İnternette temmuz olumsuz geçti

 

İnternet sektörü son yılların en hızlı büyüyen alanlardan biriydi. Ancak, 2000’den itibaren bütün dünyada sektör küçülme trendine girdi. Bu süreç Türkiye’ye de yansıdı. Çok sayıda şirketin bu alana girmesi sektörü etkiledi. Kriz de bu sürece olumsuz etki yaptı. Doğan Online Genel Müdürü Tamer Özmen, 2001’de, Doğan Online gelir kalemlerinde reel anlamda büyüme olmadığını söylüyor. Krizde en olumsuz ay ise temmuz oldu.  

 

Temmuz ayından yıl sonuna kadar olan dönemde abonelik tabanlarında yüzde 40’a varan bir büyüme kaydettiklerini söyleyen Özmen, aynı dönemde sektördeki abone sayısının 600-650 bin dolayında yatay seyir izlediğini tahmin ediyor. Tamer Özmen, “Önümüzdeki dönem bazı şirketler için krizin artan ölçüde derinden hissedildiği ve sektörden  çekilmelerine yol açacak gelişmelere sahne olacak” diye anlatıyor.

 

<b>KRİZE İHRACATLA DİRENDİLER

 

İLK ÜÇ AY İYİ GEÇTİ: Tekstil ve hazır giyim, krizden diğer sektörlere göre daha az etkilendi. Her iki sektör de şubat ve mart döneminde krizi hissetti. Hazır Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Umut Oran, özellikli bankaların içinde bulunduğu kötü sürecin kendilerini etkilediğini söylüyor.

 

Ona göre, bu etki sektör rakamlarına yansımadı. 2001’de hazır giyim ihracatında yüzde 0.5, tekstilde ise yüzde 10 oranında artış sağlandı. Umut Oran, sektörün krizde olmadığını söylüyor. İlk 3 aylık veriler de Oran’ı destekliyor. 2002’in ilk 3 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre hazır giyim ve tekstil ihracatında yüzde 5.8 artış yaşandı.

 

<b>İHRACAT YÜZDE 17.2 ARTTI: 2001’de deri ve deri mamulleri sektörü yüzde 17.2’lik ihracat artışıyla krize direndi. Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Turgut Koşar, dövizle alıp dövizle satış yapılmasının krizden etkilenmemeyi sağladığını söylüyor. Deri ürünlerinin yeniden moda olması da talebi arttırdı. Özellikle yurt dışı pazarlardan gelen talep krizden yara alınmadan çıkılmasını sağladı.

 

<b>“OTOMOTİVDE CANLANMA BAŞLADI”

 

Tolga Oğuz/Ford Otosan

 

Sektörün patlayacağı hayaliyle yaşayan otomotiv üreticileri, krizden en büyük darbeyi aldılar. Sektörün durumunu Ford Otosan Pazarlama Müdürü Tolga Oğuz özetledi:

 

<b>MARTTA DİBE VURDU: Mart ayında bankalar ve finansal kuruluşlar tüketici kredisi vermeyi durdurunca otomotiv satışları da büyük oranda düştü. 11 Eylül terör olaylarından sonra ekim ayında ise satışlar, mevsim normallerinin çok altında gerçekleşti. Yani şubat sonrası bütün aylarda otomotiv sektörü zor bir yıl yaşadı. Ancak, en büyük düşüş martta yaşandı.

 

<b>KÜÇÜLME YÜZDE 73: Otomotiv pazarı mart ayında toplam 12 bin 407 perakende satış gerçekleştirdi. Bu bir önceki yılın mart ayına göre yüzde 73, son 5 yılın ortalama mart ayı satışlarına göre de yüzde 65 daha düşüktür.

 

<b>BÜYÜME TRENDİNE GİRİLDİ: 2002'ye girerken vergilerin yeni düzenlemeye göre artması, ocak ayının 2 bin 167 satış adediyle rekor düzeyde düşük gerçekleşmesine sebep oldu. Sektör büyüme trendine ancak Mart 2002'de girebildi. Enflasyon ve devalüasyon arasındaki makasın kapanması ile beraber fiyatların daha da yerine oturması, ertelenen taleplerin geri gelmeye başlaması ve devlet alımları ile sektörde canlanmalar oldu. İhracatta ise, ilk beklenilenin aksine doların son birkaç ayda düşük seyretmesi firmaları zora soktu.

 

“ÖNEMLİ BİR YOL KAT ETTİK”

 

Dengiz Pınar/Gima

 

Geçen yıl yaşanan ekonomik sorunlar organize perakendecikte durgunluk yaratarak yansımasını buldu. Gima Genel Müdürü Dengiz Pınar, sektörün geçen yılını ve bugün geldiği noktayı değerlendirdi:

 

<b>NİSAN EN DURGUN AYDI: 17 Şubat tarihinden itibaren mart sonuna kadar krizden çıkılacağı görüşü yaygındı. Perakendeciler bu dönem boyunca fiyat artışı yapmadılar. Ancak, nisan ayında tüketici beklentileri negatif yönde değişti. Aynı dönemde, perakendeciler fiyat artışı yapmak zorunda kaldı. Dolayısıyla, perakendeci için nisan yılın en durgun geçen dönemiydi. Yükselen fiyatlar, olumsuz beklentide olan ve alım gücünü kaybeden tüketicinin alımlarını azaltmasına neden oldu. Aynı şekilde yeni ücretlerin belirlenemiyor olması, işten çıkarmaların hızlanması nedeniyle temmuz ve ağustos da durgundu.

 

<b>KÜÇÜLME YÜZDE 20 OLDU: Tahminlere göre, perakende sektörü, 2001’de yüzde 15-20 civarında küçüldü. 2001’de yapılacak yeni ve yenileme yatırımlarından vazgeçiş de dikkate alındığında küçülmenin boyutunun daha yüksek olduğunu düşünüyoruz.

 

<b>TALEP ARTIŞI OLACAK: Finansal kaynak ihtiyacını karşılamak, mevcut müşterilerin alım gücünü desteklemek amacıyla 2002 yılına, kar marjları alt limitlere çekilerek ve fiyatlar düşürülerek girildi. Buna rağmen bugüne baktığımızda sektör olarak geçen yıla oranla önemli bir yol kat ettik. Bunda kampanyaların ve indirimlerin önemli bir payı oldu. Yüzde 3 civarında tahmin edilen talep artışının perakendeciliğe daha yüksek oranlarda yansıyacağını düşünüyoruz. Market zincirleri ve alışveriş merkezlerinde 2002 büyüme oranının alt limitinin yüzde 10 olması ihtimalini yüksek buluyoruz.

 

 

 

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz