Türkiye enerji fonu hangi özelliklere sahip olmalı

21.09.2015 15:25:350
Paylaş Tweet Paylaş
Türkiye enerji fonu hangi özelliklere sahip olmalı
Enerji yatırımları hem sermaye yoğun hem çok sayıda risk barındırıyor hem de çok uzun bir zaman dilimine yayılıyor. Enerji ve onunla alakalı altyapı için dünyanın bugünden 2035’e uzanan menzildeki yatırım gereksiniminin 50 trilyon dolar civarında olacağı tahmin ediliyor. Yani bugünkü Amerika’nın ekonomik büyüklüğünün neredeyse 10 katı kadar. Benzeri bir meydan okumayla biz de karşı karşıyayız. Tıpkı petrol, doğalgaz, nükleerde olduğu gibi enerji sektörü yatırımlarının finansmanında da büyük ölçüde dışa bağımlıyız. Enerji kaynaklarına eşit erişim ve bağlantı sağlamak, kesintisiz enerji akışı sunmak için özellikle de kritik altyapı projelerine daha fazla yatırım yapılması, kapasitenin büyütülmesi, eskiyen tesislerin yenilenmesi ve verimliliğin artırılması gerekiyor. Hükümetin tahminlerine göre önümüzdeki 10 yıl boyunca her yıl en az 12 milyar dolara yaklaşan bir enerji finans ihtiyacı söz konusu. Lakin yerli finans piyasaları, elektrik üretimi, petrol/doğalgaz arama ve kullanımı, enerji iletimi, depolaması, dağıtımı ve teknoloji geliştirmeye yetecek kadar elverişli koşullarda fon toplayamıyor. Bulunabilen sermayenin maliyeti ise oldukça yüksek. Bu nedenle yurtiçi fon kaynaklarının giderek küçüldüğü bir dönemde, kapsamlı enerji projelerinin uzun vadeli ve ucuz finansmanını desteklemek için uluslararası rüzgârları arkamıza almamız, yaratıcı, akıllı ve ayağı yere basan çözümler bulmamız gerekiyor. Uzun vadeli kredileri sunmaya istekli katılımcı sayısı giderek azalıyor. Enerji için artık sadece Avrupa ve Japonya bankaları gibi geçmişten beri enerji sektörüne yüklü miktarda finansman sağlayan geleneksel kurumlara bağlı kalmadan ilave taze kaynaklar aramak gerekiyor. Özellikle Körfez, Asya ve eski Sovyet coğrafyasındaki egemen servet fonları, sigorta şirketleri, emeklilik fonları, özel sermaye ve İslami finans kuruluşları dahil olmak üzere geleneksel olmayan yatırımcılardan yararlanmak artan ölçüde cazip hale geliyor.
İLGİNÇ ÖNERİLER
Bosphorus Energy Club’ın son toplantısında üyelerin büyük çoğunluğu, bu muazzam enerji finansman ihtiyacını karşılamada yabancı yatırımcılara güven verecek, çekirdek katkı sağlayacak bir “Türkiye Enerji Fonu” (TEF) yaratılmasını önerdi. Günümüzde Türkiye’de devlet enerji sektöründeki varlığını azaltmaya odaklanmış durumda. Aslında böyle bir ortamda banka ve diğer finans kuruluşlarının faaliyet alanına giren böyle bir fonun tam tersi sonuç doğurabileceği kaygısı da yabana atılmamalı. TEF oluşturulurken devletin keyfi müdahalesinin önüne geçmek ve şeffaf bir yönetişim yapısı kurmak için çekirdek sermayeyi sağlaması öngörülen devletin uluslararası fonların beklentilerine uygun şekilde katılımı sağlanmalı. Kamu kaynaklarının, özel amaçlı yatırım fonlarına nasıl destek olabileceğine dair (doğrudan Hazine veya TÜBITAK gibi diğer devlet kurumları aracılığıyla) test edilmiş bazı örnekler halihazırda mevcut. Özel sermaye yatırım fonları, 2014’ün başlarında Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Türkiye mevzuatıyla tanıştırıldı. Temmuz 2014’ten beri enerji, teknoloji, sağlık ve diğer alanlar olmak üzere belirli sanayi sektörlerinde özel sermaye yatırım fonları oluşturmak mümkün. Onun için tümüyle yeni çözümler bulmaya çalışmak ve ateşi yeniden keşfetmek yerine, geçmişte ve günümüzde uygulanagelen Hazine’nin Türk özel sermaye fonlarını çağırması gibi bazı örneklerden ilham alınabilir. Bir kamu kurumunun asgari 500 ila 750 milyon dolar arası başlangıç sermayesi taahhüdü sağlamasıyla tekli veya çoklu fonlar aracılığıyla 5 milyar dolarlık bir fonun süratle oluşturulması gerçekçi görünüyor. Fon toplamanın ilk turu başarılı olursa ve bu fonlar yatırımcıları tatmin edecek projelere şırınga edilirse o zaman bundan sonraki turlarda daha fazla sermaye toplamak mümkün olabilir. Fonun belirli aşamalara ayrılmasının yanı sıra sıfırdan başlanan ve sürmekte olan projeler için “yenilenebilir enerji”, “enerji tasarrufu”, “petrol ve doğalgaz”, “enerji teknolojisi geliştirme” ve benzeri farklı fonlar yaratılması da düşünülebilir. Hem yatırımcıların hem hükümetlerin kısa veya orta vadeli beklentileri ve her bir proje demetinin ayrı yatırımcı hedef kitlesi olduğu dikkate alınırsa bu yöntemden daha etkili sonuç alınabilir.
ÖRNEK OLABİLİR
Aslında sadece Türkiye değil, çoğu enerji zengini komşu ülkeler de yüklü miktarda enerji finansmanına ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla TEF’in başarılı olması halinde aynı şekilde bu uygulamanın, bölgesel sınır ötesi projeler için de benzeri fonlar oluşturulmasına, böylelikle başka bölgelerdeki enerji projelerine örnek teşkil edeceği de söylenebilir. Yaptırımlar ve elverişli olmayan yatırım ortamı dolayısıyla Rusya’ya doğrudan yabancı yatırım akışı azalıyor. Bağdat, petrol üretimini günlük 10 milyon varil hedefine çıkarmak için yatırım çekmeye çalışıyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, petrol ve doğalgaz üretimini artırmak, altyapı kurmak için büyük fonlara ihtiyaç duyuyor. Bölgedeki ve küresel enerji piyasasındaki finansal sıkıntılara rağmen, 45 milyar dolarlık Güney Gaz Koridoru, Rusya’nın “Türk Akım” gaz boru hattı, yüksek voltajlı elektrik enterkonekte şebekesi önemli enerji yatırımları gerektirecektir. Uluslararası enerji şirketleri, İran’ın petrol, doğalgaz, elektrik ve boru hattı projelerini kazanmayı isterken bir yandan da mevcut yaptırımların gevşetilmesini umuyor. Diğer büyük bölgesel enerji projeleri arasında, Türkmenistan ve Doğu Akdeniz’de gaz arama ve üretimi, nakliye, depolama ve pazarlama faaliyetleri, Suriye’nin enerji altyapısının yeniden kurulması bulunuyor. Ayrıca Çin’in Sincan Uygur Bölgesi’nden Körfez’e ve Türkiye’ye uzanan enerji İpek Yolu, Türkiye, Ortadoğu/Körfez ve Güneydoğu Avrupa’daki konvansiyonel olmayan enerji kaynaklarının keşfedilmesi ve nükleer projeleri de bölgenin öne çıkan projelerinden… Ayrıca eskiyen elektrik üretim altyapısını geliştirmek ve özellikle de bölgenin enerji yoğun şehirlerine yeni imkanlar getirmek konusunda ciddi yatırım fırsatları bulunuyor. Bölgemizde, enerji alanında kapsamlı birleşme ve satın alma işlemi de bekleniyor. Türk hükümetinin kamu desteği, yatırımcılar için berrak bir uzak görüşlülük sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda fona katkıda bulunma/süreçte pay sahibi olma açısından kurumsal yatırımcılar için de vazgeçilmez bir bileşen haline gelecektir. Hükümetin yatırım ve güven ortamını iyileştirmek suretiyle potansiyel yatırımcılar cezbetme ve enerji alanındaki girişimciler için başlangıç amaçlı özkaynak sağlama gibi adımları göz önüne alması gerekiyor. Aksi taktirde dünya enerji piyasalarında hemen her bölgede cazip fırsatlar olduğu için sabırlı yatırımcılar ilgilerini başka istikametlere kaydırabilir.
KRİTİK UNSURLAR
 Yatırımcıların güvenine sahip olması ve başarıyla kurulması için TEF mutlaka şu unsurları içermeli:
* Sağlam yatırım stratejisi ve yönetişim mekanizmaları kurulmalı.
* Yatırım, yeniden finansman ve çıkış kararları bağımsız olmalıdır. Fonun yönetiminde yüksek oranda şeffaflık olmalı, net giriş/çıkış koşulları bulunmalı.
* Fon, Türkiye bankacılık sistemi tarafından da desteklenmeli.
* Sadece uluslararası standartlarda olan ekonomik testlerinden, fizibilite çalışmalarından, çevresel, sosyal ve yönetişim etki değerlendirmelerinden geçen projelere yatırım yapılmalı.
* Söz konusu fon, özkaynak, borç ve 70:30 borç-özkaynak oranına sahip devlet sermayesi birleşimini hedeflemeli.
* Fon, konuyla ilgili geçmişe sahip, nitelikli ve düzenlemeye tabi varlık yönetim şirketleri tarafından yönetilmeli. Yatırım konularının gözetimi, olası uyuşmazlıklar ve bütün fon yönetimi süreciyle olan uyum, LP (sınırlı sorumlu ortaklar) komitesi tarafından denetlenmeli.
* Yatırım yöneticilerinin gerçekleştirdiği yatırımlar, yeniden finansman hareketleri, çıkış ve diğer değer artırıcı işlemler, bağımsız ve dikkatli şekilde ele alınmalı.
* Düzenlenmeye tabi olan özel sermaye yatırım fonlarının yapısı; denetim, uyum, raporlama, bağımsız değerleme süreçleri için tüm kontrolleri sağlayıp denge oluşturulmalı. Böylece yatırımcılar için çok gerekli olan güvenilir ve şeffaf yapı sunulacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE

Yorum Yaz